|
Radyo Cazkolik
İnternet üzerinde cazkoliklerin
buluştuğu bir caz radyosudur |
|||
![]() |
|
||
|
|
|||
|
|
|||
|
|||
|
Türkiye'nin Caz Takvimi
Gülcan AltanSanatçı: Gülcan Altan: Vokal, Murat Güner: Gitar - vokal, Alper Kaptaş: Gitar - Vokal, Alpay Sürücü: Garmon, Tarkan Tana: Perküsyon, Hakan Gürbüz: Bas Gitar-VokalMekan: Alt - İstiklal Cad. Tomtom Mah. Acara Sok. No:5/B Taksim, Beyoğlu Istanbul, Tel.: 0 212 244 8567 Tarihi: 18.05.2012 Saat: 22:00 Web Adresi: http://www.altnokta.com Etkinlik Bilgisi : Eğitimini aldığı Türk müziğinin yanında, özellikle İspanyolca söylediği şarkılarla, fadolarla izleyicilerinin büyük beğenisini toplayan bir sanatçı. Türkçe şarkılardan oluşan “Gülümser” adlı albümünün yanı sıra ülkemizde konuşulan etnik dillerde hazırlanan “10 dilde 10 şarkı” albümündeki ortak bir çalışmaya da imza atan Gülcan Altan, müziğin renkli ve çok sesli dünyasındaki yolculuğuna şimdi Adigece ve Abhazca şarkıları seslendirdiği ve “Gunef” adını verdiği albümüyle devam etmekte. Güzel ve keyifli bir yolculuğa hazır mısınız? Sanat Deliorman BandSanatçı: Vokal: Sanat Deliorman, Klavye: Adem Gülşen, Bas gitar: Özgür Salıcı, Tenor saksafon: Duru Tuna, Perküsyon: Korhan OganMekan: Elite World Otel - Jazz Company Tarihi: 18.05.2012 Saat: 22.00-01.00 Web Adresi: http://www.facebook.com/events/43 Etkinlik Bilgisi : Caz söylemeye 2003`te, çevirmenlik okuduğu Boğaziçi Üniversitesi`nin a cappella caz korosunda başlayan Sanat Deliorman, cazın usta sesi Sibel Köse ve değerli eğitmen Randy Esen`in öğrencisi oldu. Mart 2011`de 7.si düzenlenen Nardis Genç Caz Vokal Yarışması`nda ödül kazanan Sanat, İKSV Genç Caz Seçmeleri`ni geçerek Tünel Şenliği`nde sahne almaya hak kazandı. Sanat bu akşam caz dostlarıyla tekrar bir araya geliyor. TrebekaSanatçı: Trebea: Vocal, Philippe Petit: PianoMekan: Istanbul Jazz Center - Çırağan Cad. Salhane Sok. No.10 34349 Ortaköy 0 212 327 5050 Tarihi: 18.05.2012 Saat: 21:30 Web Adresi: http://www.istanbuljazzcenter.com Etkinlik Bilgisi : Afrika, Asya ve Avrupa kökenli bu vokalist ve süper grubun eşsiz sesin keyfini çıkarın. Bir müzikal yolculuk, duygulu, etnik mozaiği ile Jazz. Trendy ve özgün. Trebeka dünyasına hoşgeldiniz! Kerem Görsev Chamber JazzSanatçı: Kerem Görsev piyano, Sedef Erçetin çello, Kağan Yıldız kontrbas, Ferit Odman davulMekan: Haliç Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi / Eski Karaağaç Cad. Halıcıoğlu Tarihi: 18.05.2012 Saat: 21:00 Web Adresi: http://www.keremgorsev.com Etkinlik Bilgisi : Kerem Görsev Trio çellist Sedef Erçetin`in katılımıyla özel bir etkinlikte chamber jazz etkinliğinde sahne alacak.(Kerem Görsev`in konuk olduğu ve "Tanıdığım Piyanistler" teması altında yayınlanan programı dinlemek için bu satıra tıklayın) (Sedef Erçetin`in konuk olduğu programı dinlemek için lütfen buraya tıklayın) Aşkın Arsunan ve Jazzino BandSanatçı: Aşkın Arsunan piyano, Duygu Tarhan-Ceyda Koybaşıoğlu vokal, Batuhan Salliel saksofon, Şenova Ülker trompet, Aycan Teztel bas gitar-trombon, perküsyonda Volkan Öktem ve William Cardoso GonzalesMekan: Bloom Restoran / Ambarlı Dere Caddesi No:6 Ortaköy Beşiktaş 0 212 - 288 6582 Tarihi: 18.05.2012 Saat: 22:30 Etkinlik Bilgisi : Haftanın 7 günü 09.00 – 02.00 arasında servis veren Bloom, haftada üç gün yemek sonrasında usta müzisyen ve kompozitör ‘Aşkın Arsunan ve Jazzino Band’i ağırlıyor. İlki Mart ayında başlayan caz geceleri Nisan ayında da her Çarşamba, Cuma ve Cumartesi gecesi saat 22:30 da Bloom’un sahnesinde! İmer Demirer QuartetSanatçı: İmer Demirer (tp), Serkan Özyılmaz (p, keyb), Ahmet Türkmenoğlu (b), Cem Aksel (d)Mekan: Nardis Jazz Club Tarihi: 18.05.2012 Saat: 22:30 Web Adresi: http://www.nardisjazz.com Etkinlik Bilgisi : İmer Demirer Ankaralı. Müzik hayatına 1976 senesinde İstanbul Devlet Konservatuar`ı trompet bölümüne girerek başladı. Burada 11 sene Gökmen Ahmet Noyan`la çalıştı. 1987 senesinde M.S.Ü Devlet Konservatuarı`ndan mezun oldu. 1989 yılında TRT Caz Orkestrası`na katıldı. 1998’de kapanana kadar Bilgi Üniversitesi Müzik Bölümü`nde “caz ensemble ve trompet” dersleri verdi. Pek çok uluslararası festivalde sahne alan ve sideman olarak birçok albümlerde çalarak katkıda bulunan İmer Demirer 2009 senesinde Pozitif Müzik etiketiyle "You, Me & Char" adlı albümü yayımlamıştır. Albümde kendi bestelerine de yer veren İmer Demirer konser ve sahne çalışmalarına devam etmektedir. Giriş: 35 TL. (İmer Demirer`in konuk olduğu radyo programını dinlemek için buraya tıklayın) YansımalarSanatçı: Düzenleyen: Şenol FilizMekan: Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezi / Yenimahalle Yanıkses Sok. Bakırköy 0 212 660 7974 - 660 0420 Tarihi: 18.05.2012 Saat: 20:00 Etkinlik Bilgisi : Geleneksel müziğimize derin bağlarını, kendilerine özgü müzik anlayışlarıyla harmanlayan topluluk Yansımalar, Bab-ı Esrar, Serzeniş, Vuslat, Pervane albümleriyle nitelikli ve geniş bir dinleyici kitlesi oluşturdu. Bu konserde klasikleşmiş parçalarının yanı sıra, hazırlıklarını yaptıkları yeni albümlerinden ve klasik müziğimizin seçkin saz eserlerinden oluşan bir repertuarla dinleyicilerini gelenekten geleceğe bir yolculuğa çıkmaya davet ediyor. İlham GencerSanatçı: İlham GencerMekan: Pera Palace Hotel Tarihi: 18.05.2012 Saat: 15:00 Etkinlik Bilgisi : Pera Palace Hotel’in geleneksel çay saatlerinde bu ay perşembe, cuma ve cumartesi günleri 15.00-18.00 saatleri arasında piyanist İlham Gencer’in parmaklarından dökülen melodiler yankılanıyor. Ücret: 59 TL. (İlham Gencer`in Radyo Cazkolik`te konuk olduğu ve tatlı sohbetiyle ilk ve tek albümünden müziklerin yayınladığımız programı dinlemek için lütfen tıklayın.) SAMM`s Caz Sanatçı: SU İDİL (vokal), YAHYA DAİ (sax), Janusz Szprot (piano), Murat Ulus (kontrbas), Kuzey Yılmaz (davul)
Mekan: SAMM`s bistro Uğur Mumcu Cad. No:19 GOP Ankara Tarihi: 18.05.2012 Saat: 20.30 Web Adresi: http://www.facebook.com/bistrosam Etkinlik Bilgisi : SAMM`s Bistro, Ankaralı cazcıları Ankaralı cazseverler ile buluşturmaya devam ediyor. Bu hafta Ankaralı saksofonist YAHYA DAİ geliyor. |
Mayıs sonuyla birlikte biten bir sezonun son ayını yeniden gözden geçiren Deniz Türkoğlu kendi notlarını iletiyor...Bu içerik 2637 defa okunmuştur.
Mayıs`a Veda Ederken...Yazın, hoş geldin partisi vererek güneşin saatlerce gök kubbede asılı kaldığı bu günlere varmadan önce kışı oldukça yoğun bir şekilde yaşadık, eminim ki sizlerde bana katılıyorsunuzdur bu konuda. Ruhumuz bedenimizi aşıp uzaklara kaçmak istiyor. Tabii iş böyle olunca bir sahil kuytusu, bir ağaç altı ev sahipliği yapıyor hepimize yahut ayaklarımız altındaki çimenler. Ama Mayıs ayına veda ederken en son neler izledik şöyle bir üstlerinden geçelim ve sonraki yazılarda yıldızların altındaki konserlerden yayın yapalım. Ama öncesinde hep beraber Cemal Reşit Rey’in kapanış gösterilerini tekrar hatırlayalım. Sizlere daha önceden de bahsettiğim gibi İstanbul geçen ay İspanyollar tarafından adeta işgal edildi. Son iki Flamenko gösterisi ise dünyaca ünlü Antonio Najarro Dans Topluluğu tarafından gerçekleştirildi. İki gece üst üste sahne alan topluluk dünya turnesi kapsamında sırasıyla Flamenco Oriental ve Jazzing Flamenco gösterilerini sergilediler. Najarro klasik bale eğitimlerinden, flamenko dansına kadar birçok türde eğitip alıp, dereceyle bitirmiş bir dansçı. İş böyle olunca gösterilerinde modern danstan, klasik dansa; klasik danstan etnik danslara kadar uzanan figürler karşımıza çıkıyor.
İstanbul’da sergiledikleri gösterilerine dönecek olursak; benim açımdan Flamenco Oriental oldukça başarılıydı. Şunu belirtmekte yarar var, çünkü oryantal kelimesinin sizlere sıradan gelmesini istemem. Gösteride duyduğumuz müzik düşündüğünüz gibi Arap ezgilerinin baskın olduğu türden değildi. Aksine daha batıya yakın, Akdeniz’in öte yakasının melodilerinin, flamenko ateşi ile yanmasından doğan bir füzyondu. Daha Endülüs, daha Cezayir ve gizemli Fas’ın havası vardı kulaklarımızda. Yani anlayacağınız öyle klasik Mısır ya da Arabistan çöllerinin esintisi değildi izlediğimiz. Açılış dansı olarak hep beraber sahneye çıkıp figürlerine başladıklarında tanıdık bir şeyler sezmiştim. Sonra bir baktık ki bizim ülkemizden de geçerek sahnede Mevlana’nın semazenlerine selam ediyorlardı. Daha sonra rotamız güneye dönerek toprak kokusunun buram buram duyulduğu diyarlardan geçtik. Bunu nasıl bu kadar net söyleyebiliyorum çünkü kahve, beyaz tonlarındaki kıyafetleri zihnimde o duyguyu canlandırdı. Bellerine ve kafalarındaki tüllerine eklenmiş para şeklindeki demirlerde az çok dünyanın neresinde olduğumuz konusunda fikirler veriyordu bizlere. Kastanyetlerin tıkırtısı, zapateado’nun ritimleri sırasında duyduğumuz seslerin hepsi oryantal ezgilerle uyum içinde bir birliktelik oluşturuyordu.
İlerleyen dakikalarda çölün verdiği uçsuz bucaksızlık hissinden kurtulup sahrada bir vaha bulduk. Kızların o klasik uzun İspanyol etekleri, gözümüzde denizkızlarının kuyrukları gibiydi. Karşı gruptaki erkekleri kendilerine çağırırlarken el figürleriyle, sesi bir sirenin ki gibi büyüleyici olan solistten yardım almaktan geri kalmadılar. Kıyafetlerin tonları bu bölümde mavinin yeşille iç içe geçmiş haliydi. Adeta mistik bir gezintiye çıkmıştık Antonio Najarro Dans Topluluğu ile beraber. Tıka basa dolu olan salon gösteri bitiminde tamamen ayaktaydı. İş böyle olunca alkışların verdiği coşkuyla dansçılarda salon ışıkları altında neredeyse 20 dakikalık sokak flamenkosu gerçekleştirdiler. Gelelim ikinci geceye yani Jazzing Flamenco’ya. Öncelikle şunu belirteyim ki şarkılar tamamen 5 üzerinden 5 vokal performans sergileyen solist olsun, orkestra olsun caz konusunda kelimenin tam anlamıyla muhteşemdiler. Lakin her zaman yaptığınız füzyon başarılı olacak diye bir kaide yok. Geçen sene Tango Flamenco gösterisi çok başarılıydı keza dünya turnesine çıktıklarında kapalı gişe performans bile sergilediler, ayrıca gösterinin şarkılarının olduğu bir albüm bile mevcut. Ama şöyle bir dünya haritasını gözünüz önünde canlandırın. Flamenco Oriental ya da Tango Flamenco benzer yer küre kuşaklarının tınısı. Ritim, kültür, güneşin eğimi bile fazla değişmiyor bu bölgelerin etnik melodilerinin üzerinde parlarken. Lakin caz deyince akla gelen New York yukarıda kalıyor ve inanın bana kuzeye gidildikçe melodiler tamamen farklılaşıyor. O yüzden de Jazzing Flamenco’da bana göre müzik ve gösteri arasında uyumsuzluklar vardı. Kadının kastanyet takırtıları caz müziğin üzerinde adeta ağaçkakan gibi kalıyordu.
Ve son olarak da bahsedeceğim isim Fado’nun Prensi diye adlandırılıyor. Çoğumuz fadoyu kadın sesinden dinlemeye alışmışızdır. Hem zaten Fado’yu tüm dünyaya hediye eden isimlerde kadınlardır; Maria Severa ve Amalia Rodrigues. ’79 yılında Grande Noite do Fado ödülünü kazanan Camané Fado, konser gecesi tüm hüznünü, kalp kırıklıklarını şarkıları aracılığıyla bizimle beraber paylaştı. Uzun yıllardır sahne almasına rağmen şarkı söylerken sade, varoluşundan vazgeçmiş bir tavır sergileyen Camané belki de bu sayede tamamen duygu dünyasının içine hapsediyor. 6 milyondan fazla albüm satan Camané, beklenenden de daha uzun bir süre sahnede kalarak en can yakan şarkılarını teker teker söyledi. Onu dinlerken okyanusun rüzgârını tenimde, dalgalarının sesini kulağımda ve tuzunu adeta dudaklarımda hissettim. Bu kadar mı bir insan alıp bizi götürebilirdi bambaşka kıyılara?
20’den fazla şarkı söyleyen Camané, anlaşılan müziği ve fado’nun matemini o kadar çok seviyor ki sona doğru daha fazla bu matemi ruhlarında taşıyamayıp salondan ceylan misali kaçan seyircilere inat, şarkı söylemeye devam etti. Kapanışta söylediği Sei De Um Rio’yu da sizler için yazıma eşlik eden şarkı olarak seçtim.Umarım hepiniz dinlerken keyif almışsınızdır. Deniz Türkoğlu
Bu Bölümde Yayınlanmış Diğer Yazılar
|
|
||