Cazkolik.com
Radyo Cazkolik İnternet üzerinde cazkoliklerin
buluştuğu bir caz radyosudur
CazFM.com canlı yayınını dinliyorsunuz.
 
Türkiye'nin Caz Takvimi

Radyo Programı: Jazz, Müzik ve Kadın, Konuk: Vedat Sakman (TIKLA-DiNLE)

Mekan: Radyo Cazkolik
Tarihi: 17 Ağustos.2017
Saat:
Web Adresi: www.cazkolik.com/radyocazkolik/pr
Etkinlik Bilgisi : Leyla-Diana Gücük bu hafta Türkiyede müziğin duayen ismi Vedat Sakman`ı sohbeti ve şarkılarıyla ağırlıyor.


Birsen Tezer

Mekan: Suat Taşer Sahnesi, Bostanlı, İzmir
Tarihi: 17 Ağustos.2017
Saat: 21:00
Etkinlik Bilgisi : Şarkılarıyla Birsen Tezer bu akşam İzmir`de.


Ece Göksu

Mekan: Dadyadost, Datça
Tarihi: 17 Ağustos.2017
Saat: 22:00
Etkinlik Bilgisi : Caz şarkıcısı Ece Göksu bu akşam Datça`da.


Summer Holiday Party

Mekan: Sanat Performans Açıkhava Sahnesi, Nevizade, Kameriye Sokak, No:13, Beyoğlu
Tarihi: 17 Ağustos.2017
Saat: 20:00
Etkinlik Bilgisi : Yurtdışından gelen DJ`ler eşliğinde bir yaz ve dans partisi.


İlhan Erşahin İstanbul Session

Mekan: Savra, Bitez-Bodrum (İletişim: 0 553 686 3929)
Tarihi: 17 Ağustos.2017
Saat: 21:30
Etkinlik Bilgisi : İlhan Erşahin ve grubu bu akşam Bodrum`da.


 
Levent Öget
 

"Kartalların ülkesinde caz..." Levent Öget Arnavutluk Caz Festival izlenimlerini kaleme aldı.

 4784 defa okundu. Yorum Ekle      Yorumları Oku  Önceki   |   Sonraki  

Cazkolik Shop Evrim Demirel Ensemble`ın "Ada" isimli albümünü satın almak için tıklayın!
Satın Al!

İlirya’nın köklerinden

günümüze “Kartalların

Ülkesi”nde caz...

Arnavutluk Caz Festivali

Tiran’da bulunan Yunus Emre Türk Kültür Vakfı’nın konuksever yöneticilerinin deyimi ile “iyi huylu uysal insanların ülkesi” Arnavutluk’da ilk kez bulunan biri için merak uyandıran bir ifade olarak günlerdir izlediğim insanların huzurlu hallerine bakışıma bu ifadeli sözler daha sonraları bana iyi bir tanım olarak gözükmüştü. Londra yolcusu havaalanı arkadaşımın “yağmurlara gidiyorsun” “beş gün boyunca sana kolay gelsin” deyişini Tiran’daki ayak-bastı otelimizden şehri ilk tanıma turu için ayrıldığımda anlamıştım. Bebek arabalarında tahta mandallarla tutturulmuş naylonların altındaki kâğıt mendil, su gibi şeyleri satan, ihtiyaçları bilen sokak yolcularının günübirlik satıcıları, nispeten iyi bakımlı görünümlü bu kadınlar, yağmurun şiddetini ve süresini bilen halleriyle etrafı benim gibi merakla izleyenler için iyi olan bir takım işaretler gönderiyorlardı. Altı günlük caz festivalinin sonraki mekanı olan beş yıldızlı sponsor otelinde yağmurlardan dolayı bahçesinden salona alınan ilk dakikaları başladığında Almanya’dan gelen topluluk Lebi Derya’yı yalnızca sound-checklerinde izleyebilmiş ve konserlerini kaçırmıştım. Oysaki topluluğun bas klarnet ve saksafonlarını çalan üyesi Stefan Baumann’ı “mutlaka konserinde de görmeliyim” şeklindeki niyetim ne yazık ki gerçekleşememişti. Hatırımda kalan ise onların konserleri öncesindeki yalnızca bu deneme soundlarıydı. İyi huylu uysal insanların ülkesinin davetkâr ev sahiplerinin nazik karşılama etapları ve ilk gün ve geceki tanışma yemekleri, zamanı bu anlamda iyi kullanamamamıza neden olsa da gecenin üçüncü grubu Marco Zappa’nın İsveç’li müziklerine yetişmemle ilk gecenin deneyimi gecikmeli de olsa gerçekleşmiş oldu. Otel salonunun yağmurlar yüzünden ‘idareten’ hazırlanmış düzenine böylelikle Tiran Şehri ayağı öncesinde dahil olmuştuk. Açık hava için hazırlanmış düzen, telaşsız sakin görünümlü bütün bu insanlarca bir yandan masalarında içkilerini içerek, kiminin sıralarında ya da kimilerinin arka bölümleri doldurarak festivalin daha da keyifli olmasını sağlayan önemli bir topluluğa dönüştürüyordu.

Albania Jazz Festival benim için İstanbul’da 21.sini geride bırakarak gelip izlediğim bir başka caz festivali olarak çok farklı tarz ve türlerin neredeyse hiçbir konsept kaygısı taşımadan tüm bir içtenlikle, ilk bakışta bir çeşit kendi tasasızlığını taşıyan bir çerçevede farklı bir iddiasını ortaya koyuyordu.

Arnavutluk Caz Festivali’nin ilk geceki en jazzy grubu olan Martin Brunner Trio modern-klasik çizgideki anayol müzikleri ile geç bir saate taşınmış bir konser olmasına karşın belki de her yerde olduğu-her zaman olduğu gibi kemikleşmiş bir caz dinleyicisini burada da salona bağlıyordu. Yaklaşık dört buçuk saatte üç konser izlemiş olanlar için olması gereken yorgunluğun yerine Martin Brunner’in etkileyici piyanosundan çıkan güçlü müziğiyle dinleyenler ilk geceyi mutlu bitirmiş gözüküyorlardı. Arnavutluk caz dinleyicisine olan izlenimimi geliştirebilmek adına konseri izleyenlerin sanki büyük bir kulüp ortamında dinlermişçesine ancak son derece saygılı ve hepsinden önemlisi hemen hiç ses çıkarmadan ve salonu terk etmeden ortaya koydukları özen bu müziğe olan ilginin gelişeceğini mi yoksa bir Avrupa kentinde olduğumuzu mu kanıtlıyordu bilemiyorum.

* * *

Anlatılanlara göre kenti terk etmek isteyen gençlerce kurtulmak istenen, dar bir yetişme çevresi olarak görülen bu hâkim anlayış, üç milyonluk ülke içindeki kenti pek de çekici bir yerleşim bölgesi olmadığını gösteriyordu. Yine de nüfusun neredeyse üçte birinin toplandığı bir yerdeydik. Dünya tarihine ilk ateist ülke unvanı ile de geçmiş olan Arnavutluk bugün de farklı dinlerin yerleşmesine ‘çaba gösterilen’ toplumsal yapısıyla 3.sü yapılan bu festivalde de katılımcı gruplarıyla ve tabii bu toplumsal manzaraya uygun bir paralellik gösterircesine hazırlanılmıştı. Uluslararası caz festivali olma halini daha çok farklı kültürlerin yalnızca bir caz müziği içinde değil de her türlü etnik ve kültürel olguyu müzik çeşitliliği içinde dünya müziklerini kültürel kaynaşmaya açan bir seviyede buluşturan çizgiye ulaşılmıştı.

İlk gecenin konserlerinden birinde çılgıncasına her tür çalgıyı kullanarak müzik yapmaya çalışan İsveçli Marco Zappa gibi ikinci gecenin ilk konserindeki İsrailli Tal Kravitz’de hem kostümleri ile hem de esprili anlatımlarıyla gitardan, saza, gaydaya kadar farklı enstrümanları dünya gezginciliği içinde anlatmaya çalışırken çaldı. Büyük bir ağaç testeresinden ses çıkarmaya, o sesleri müziğe taşımaya çalıştığı tek kişilik konserinde kendisine zaman zaman perküsyonlarla eşlik eden bir Arnavut müzisyeni de dinleyiciler ile kaynaşmak adına çabalarının içine kattı. İstanbul ve Filistin yazılı tişörtleriyle gözükmeye çalışan ve tüm hallerinden yalnızca bir müzisyen olmadığını bir iyi niyet elçisi gibi görülmek endişesini de taşıyan Tal Kravitz ilk kez izleme fırsatını bulduğum bu festivalin en kültürel manipülasyonunu sağlıyordu. Çabalarına ‘salonda bir piyanist’ olup olmadığını eğer var ise ve isterse onunla da müzik yapmak istediğini söyleyerek aslında herhangi bir piyanisti ararken Evrim Demirel’in salonda kendisini bilmeden ancak Demirel’in hemen ona katılmasıyla da anlamlı bir buluşmayı sağlayan bu ortak çalışlar daha bir süre önce Türkiye’de yas ilan edilen üç günlük sürecin içinde yurt dışında ‘müziğin’ bunu kıran bir olgu olabileceğinin somut bir kanıtı olmuştu. Organizasyon tarafından aynı sahneyi paylaşması istenmeyen ve değişiklik yapılarak farklı günlere alınan İsrail ve Türkiye gruplarının konserleri daha ikinci festival gecesinde bu sıra dışı ve beklenmedik bir rastlantı ile olması gereken insani buluşmayı gerçekleştirmiş oldu. Aynı zamanda festivalin ilk gecesi canlı yayında ulusal televizyon kanalı News 24`e de çıkarak röportaj veren İsrailli Tal Kravitz ve Evrim Demirel müziklerinden bahsederek ‘birleştiren’ dünyayı işaret ettiler. Tüm bunların ardından Arnavutluk Caz Festivali’nin maratonunun başlarında da olsa geride kalan iki gününün ardındaki en sürpriz konserlerinden biri Avusturya’lı gruptan geldi. Tam bir neşe dalgası yaratan akordeoncu Franziska Hatz’ın dört kişilik topluluğu Grossmütterchen Hatz Salon Orkestar isimlerinde olduğu gibi salon müzikleri yani dans eğlence birlikte keyif alma saatleri yarattılar. Alkışlar içinde ilk kez bis alan bir grup da olan Hatz repertuvarlarındaki birbirinden güzel besteleriyle belki de bu yılki tüm festivalin sembolü sayılabilecek bir performansı sağlamış oldular. Pop, rock, ska, folk, klezmer, geleneksel müzikler ve en az da caz unsurlarının yer aldığı tam bir karışımı davul, keman, vokal, saksafon, basklarnet ve vokal ile son derece neşeli bir biçimde harmanlamış oldular...

İddialı konserleriyle her yıl giderek en tanınmış festivallerden biri olmayı hak etmesine karşın belki de Avrupa’nın içinden de olsa henüz periferide kalmış bu festivallerin nahif yapısının yeniden İstanbul’un ruhuna katılması ve darısı İstanbulluların caz festivallerinin başına gelmesi dileklerimle bir günü daha geride bırakıyoruz. Festivalin önümüzdeki süre içindeki ağır toplarından Evrim Demirel Ensemble, aslında tüm festivalin en beklenen konseri olduğunu iki gecenin ardından ağırbaşlı müzikleriyle provalarına dahi gösterilen ilgiyle şimdiden ortaya koymuş oldular. Tiran’daki yarınki son gecemizde Shkodra ve Fier kentleri öncesinde heyecan ile İtalyan Marco Castelli Trio’nun ardından sahneye çıkacak olan Evrim Demirel Ensemble’ı bekliyoruz. Özer Özel, Volkan Topakoğlu, Erdem Göymen’in (tambur-vokal, kontrbas, davul) eşliklerindeki bu dörtlünün başarılı projeleri dost topraklarda keyifle çınlayacaktır... Türkiye’nin Ensemble’ı ilk kez yurtdışı performanslarıyla Arnavutluk Caz Festivali’nde, Shqiperia’nın mütevazı insanlarıyla...

Levent Öget
Tiran / Arnavutluk

Cazkolik.com / 25 Temmuz 2014, Cuma


- Levent Öget`in Mart 2014`de yayınlanan Evrim Demirel ve Kudsi Ergüner röportajını okumak için tıklayın.

- Levent Öget`in Mayıs 2011`de yayınlanan Spiral Quartet`ten Philippe Poussard röportajını okumak için tıklayın.

- Levent Öget`in Aralık 2012`de yayınlanan ünlü caz piyanisti Jacky Terrasson röportajını okumak için tıklayın.

- Levent Öget`in Mart 014`de yayınlanan Taksim Trio konser izlenimlerini okumak için tıklayın.

Paylaş
Bu bölümde yayınlanmış önceki yazılar
» Azerbaycan Türk Büyükelçiliği`nin bu yıl Bakü`de ilk kez gerçekleştirdiği "Bakü Caz Festivali" hem güzel konserlere, hem de caz müzisyeni Alper Berksü`nün kalp krizi geçirerek aramızdan ayrılmasıyla çok büyük bir üzüntüye neden oldu. » "Kartalların ülkesinde caz..." Levent Öget Arnavutluk Caz Festival izlenimlerini kaleme aldı. » Taksim Trio`ya eşlik eden üç ustanın Zorlu Center konserini izleyen Levent Öget izlenimlerini kaleme aldı. » `Caz Açılımları` son bölümünün konuğu caz yazarı, tarihçi ve radyo programcısı Hülya Tunçağ. » Levent Öget`in `Caz Açılımları` serisinde caz dinleyicilerine kulak verdiği bölümün ikincisi yayında. » Levent Öget`in Caz Açılımları serisi bu kez sahnenin öte tarafındakilerle, caz dinleyicileriyle konuşuyor. » Caz, yaşadığımız sosyal gerilimleri, ayrımcılığı yadsıyan, kültürel diyalogu harekete geçiren bir müziktir. Levent Öget `Caz Açılımları` 8. bölümde Bilgi Ekonomisti Dr. Özgür Uçkan`la konuştu. » Caz açılımları tartışmalarında sıra organizatörlerde... Kod ve Majör Müzik`ten Eyüp İblağ ve Necati Tüfenk`in çarpıcı tespitleri yayında. » Caz Açılımları serisinde sıra festival yöneticilerinde; İKSV`nin genel müdürü Görgün Taner ve Afyon Caz Festivali yönetmeni Hüseyin Başkadem Levent Öget`in konukları. » Uzun yıllar boyunca caz müziğini radyoda dinleyerek seven, tanıyan ve öğrenen cazseverler için caz radyoculuğu bugün ne durumda? » Belki caz konserlerinde sayıca artış var, belki izleyiciler de eskisine göre artık daha çok peki ama caz klüpleri bakımından da durum öyle mi? » Levent Öget ile Caz Açılımlarının üçüncü bölümünün konukları Türk caz sahnesinin iki önemli trompet ustası Şenova Ülker ve İmer Demirer. » Levent Öget ile 2012`de Caz Açılımları`na devam; Caza olan ilginin artışından ülkemizin caz müzisyenleri hakettikleri payı alabiliyorlar mı? » Önceki yıllara göre çoğalan konser ve etkinliklerin sayısı cazın artık daha çok insana seslendiği anlamına geliyor mu?
Bu içeriğe yapılan yorumlar
Bu içeriğe hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapabilirsiniz!
Reklam İçin Bize Yazın Bizi Arayın
0 216 385 4912
Cazkolik Shop Yeni
Albüm Bülten Üyeliği
Bizi Takip
Edin
Cazkolik.com • Türkiye’nin Caz Takvimi • Günün Albümü • Günün Parçası • Günün Müzisyeni • “Jazz”lı Gündem • Albüm Eleştirileri • Cazkolik Röportajları • Yerli Caz Albümleri Arşivi • Yerli Caz Müzisyenleri Arşivi Cazkolik Yazarları:
• Ali Haluk İmeryüz • Arto Peştemalcıgil • Ayşe Tütüncü • Beliz Hazan • Burak Sülünbaz • Cenk Akyol • Cenk Erdem • Deniz Türkoğlu • Emre Kartarı • Güç Başar Gülle • Güzin Yalın • Levent Öget • Leyla Diana Gücük • Murat Ali Oral • Murat Beşer • Okan Aydın • Salim Zaimoğlu • Sami Kısaoğlu • Sevin Okyay • Tunçel Gülsoy • Turgay Yalçın • Zekeriya Şen

Radyo Cazkolik Servisleri: • Radyo Cazkolik Programları • Radyo Cazkolik Playlistleri • CazFM.com (Online stream radio) Cazkolik Shop: • Yerli & yabancı albümler
   (Yıllara göre)
• Jazz Box Sets • Jazz Collections • Jazz Vinyls • Jazz Books • Ethnic • Classical
Cazkolik.com bir Feridun Ertaşkan Rek. ve Tas. Hiz. Ltd. Şti. hizmetidir. | İletişim için: cazkolik@cazkolik.com | info@cazkolik.com | Tel: 0 216 385 4912

“Jazz, insan ruhunun zaferinin sembolüdür.” Archie Shepp