Cazkolik.com
Radyo Cazkolik İnternet üzerinde cazkoliklerin
buluştuğu bir caz radyosudur
CazFM.com canlı yayınını dinliyorsunuz.
 
Türkiye'nin Caz Takvimi

Barış Aslan Trio

Sanatçı: Barış Arslan (g), Kağan Yıldız (b), Cem Aksel (d).
Mekan: Nardis Jazz Club, Rez: 0 212 244 6327 / 0 532 244 5778
Tarihi: 24 Ekim.2017
Saat: 21:30
Etkinlik Bilgisi : “Bireysel olarak bugüne kadar birçok farklı proje ve festivalde yer alan gitarist Barış Arslan, bu sefer trio olarak sahne alacak. Caz standartlarına modern bir yaklaşım sergileyen grup, caz standartlarını kendi yorumlarıyla çaldıkları ve Barış Arslan’ın bestelerinden oluşan repertuarını dinleyicilerle paylaşıyorlar.” Giriş: 40 TL., Öğrenci: 25 TL.


Göksel Baktagir

Mekan: Altunizade Kültür Merkezi, Üsküdar
Tarihi: 24 Ekim.2017
Saat: 20:00
Etkinlik Bilgisi : Göksel Baktagir ve arkadaşları bu akşam Altunizade Kültür Merkezi salonunda "İstanbul Sazendeleri" isimli bir konser verecektir.


SO Duo

Mekan: Bomontiada / ALT Performans Odası, Tarihi Bomonti Fabrikası, Bomonti, Şişli
Tarihi: 24 Ekim.2017
Saat: 20:30
Etkinlik Bilgisi : Vokal, mandolin, klavyede Sumru Ağıryürüyen ve panduri, davul, ses, shruti box, klavyede Orçun Baştürk`ten oluşan SO Duo, 24 Ekim Salı günü saat 20.30`da müikseverlerle bomontiada ALT`ta buluşuyor. Müzisyenler gelenekselden avangarda farklı türlerdeki deneyim ve ilgilerini, söz ve müziklerini ağırlıklı olarak kendi yazdıkları şarkılarda buluşturuyor.


Beethoven ile Fazıl Say

Mekan: İKÜ Akıngüç Oditoryum ve Sanat Merkezi, Ataköy Kampüsü, Bakırköy, İstanbul
Tarihi: 24 Ekim.2017
Saat: 19:00
Etkinlik Bilgisi : Fazıl Say Beethoven sonatlarını İstanbul Kültür Üniversitesi Sanat Yılı açılışında seslendirecek.


Beethoven ile Fazıl Say

Mekan: İstanbul Kültür Üniversitesi Akıngüç Oditoryumu Ataköy Yerleşkesi
Tarihi: 24 Ekim.2017
Saat: 19:00
Etkinlik Bilgisi : İstanbul Kültür Üniversitesi Akıngüç Odiyoryumu (AOSM), yeni sanat yılını piyanist-besteci Fazıl Say ile açıyor.


 
Popüler Gündem
 

"Caz yaşadığın anla ilgilidir. Modern olmak gelecekle değil, şimdiki zamanla ilgilidir." Bunları söyleyen Frank Sinatra, yazan ise Bono...

 2518 defa okundu. Yorum Ekle      Yorumları Oku  Önceki   |   Sonraki  

Cazkolik Shop Ferit Odman`ın yeni albümü "Dameronia" satışa girdi:
Satın Al!

Bundan birkaç hafta önce…

Yılbaşına girmek üzere olduğumuz saatlerde kalabalık bir Dublin pub’ındayım. Kadehler Kelt âlemlerine özgü bir şekilde çın çın vuruluyor, tokuşturuluyor ve kırılıyor. Kapılar bir açılıp bir kapanıyor, âşıklar yılbaşı kutlamalarına gidip geliyor, aile kavgaları ya rafa kaldırılıyor, ya da kaldığı yerden başlıyor. Biranın neşesi ve canlılığı ile karamsarlık, Arthur Guinness’in bir bira bardağına kadifemsi siyah sıvıyı ilk kez doldurmasından bu yana 250 yıllık bu markadan sunulmak için sıraya girmiş bekliyorlar.

* * *

İlginç bir atmosfer. Yeni İrlanda parasıyla kumar oynanıyor ve kaybediliyor. Kelt Kaplanı (*Yazar burada İrlanda’yı kastediyor) kuyruğunu bacaklarının arasına kıstırırken müteahhitlerle bankerler geçen yılı düşünüp huzursuzca ve zoraki gülümsüyor; yeni yılı düşünüp huzursuzca ve zoraki duygularını bastırıyorlar. O sırada herkesi düşüncelerinden sıyıran bir ses duyuluyor hoparlörlerden: “My Way”i söyleyen Frank Sinatra bu. Hayata meydan okumaya bir methiye olan şarkı bu yıl kırk yaşına bastı. Herkes şarkıya eşlik ederken bir ömür boyu nedeni var. Benim etkilenmemin sebebiyse onun sesinde bulunmayan bir nitelik: duygusallık.

* * *

Bu sıkılmış bir yumruk gibi çıkan ses acaba gelecek yıl için bir ipucu mu veriyor? İş yaşamınızın, aşk yaşamınızın, yaşam yaşamınızın belirsizlikler sisi içinde Sinatra’nın sesi neden bir sis düdüğü gibi çıkıyor? Gergin zamanlarda böylesi güvenli bir ses romantikleşmenize izin veriyor ama çok akıntıya kapıldığınız takdirde de pembe gözlüğünüzü burnunuzdan çekip alıyor.

İnanılırlığa çağrı. Bir ses diyor ki, “Bana yalan söyleme.” Anlamı, “Bebeğim, başka birisi varsa bana şimdi söyle.” Uydurukçu değil mükemmel. Üstüne şapkanızı asabileceğiniz bir dürüstlük.

* * *

Eski yıl (ve onunla birlikte pek çok âlemci) yuvarlanıp giderken, mekândaki duygular umutla korku, beklentiyle ürperme arasında gidip geliyor. Hangi duyguyu boylarsanız boylayın onun sesi sizi avucunun içine alıyor.

* * *

Artık Dublin’de, kendi evimdeyim. Az sonra benim başıma geleceği gibi akrabalar ve arkadaşlar üşüştüğü zaman sirkeye dönmeye hazır, güzel bir şarabın mantarını açıyorum. Mahzenin duvarındaki delikten sarı bir tezahürü görmeye çalışıyorum: Frank’ın 1993’te yaptığı “Duets” albümünde, birlikte “I’ve Got You Under My Skin”i söyledikten sonra bana gönderdiği bir tablo bu. Kendi elinden çıkma bir resim. Dümdüz bir çölde topaç gibi şiddetle dönen iç içe geçmiş dairelerin yer aldığı çılgın sarı bir tuval. Francis Albert Sinatra, ressam, modernista. Palm Springs’teki evinde birkaç gün geçirdim. Müthiş bir heyecandı – miller boyunca uzanan ve üzerinde hiçbir cisim olmayan çöle, kum tepelerine bakmak. Gerçekten de çok mil vardı, hele Miles Davis. Ve caz üzerine bolca muhabbet. İşte o zaman o tabloyu bana göstermişti. O dairelerin bir boynuza veya trompetin ağzına benzediğini düşünüyordum, bunu ona da söyledim.

“O tablonun adı ‘Jazz’, istersen senin olsun.”

Kendisinin Miles Davis’e en büyük esin kaynaklarından biri olduğunu duyduğumu söyledim.

Ufak tefek adamdan kısa ve öz cevaplar:

“Genellikle küpe takan adamlarla takılmam.”

“Miles Davis asla bir notayı ziyan etmedi evlat – ne de sersemlerle çenesini yordu.”

“Caz yaşadığın anla ilgilidir. Modern olmak gelecekle değil şimdiki zamanla ilgilidir.”

* * *

Söylediklerini şimdi, şu yeni yılda düşünüyorum. Pop müziğin Big Bang’ı bana en önemli şeyin yaşadığın an olduğunu söylüyor. Yeni bir tuval ve boyayı asla lüzumundan fazla kullanmamak. Ya grup arkadaşlarımla birlikte bir albümü bitirmek için harcadığımız zamanı duysa ne derdi? Hem de etrafında yaygara yapan yönetmenlere, yapımcılara – aslında herkese – karşı o meşhur sabırsızlığıyla. Haklı olduğuna eminim. “Kayıt” düğmesine bastıktan sonra o kısacık zaman dilimini dolu dolu yaşamak, işte o anı ebedî kılan budur. Eğer Frank gibi, bir daha aynı şekilde söylemeyecek şekilde söylerseniz. Eğer Frank gibi, daha önce hiç söylemediğiniz gibi söylerseniz.

Eğer.

Eğer pop müzik tarihinin duygusallıktan nasibini en az almış sesinin sonunda duyguya boğulduğunu – şşşt - duymak isterseniz, Frank’ın uykusuzluğa methiyesi olup “Duets”te gizli parça olarak yer alan “One for My Baby (and One More for the Road)”ı dinleyin. Sonuna kadar dinlediğinizde o büyük adamın hıçkırarak ağladığını duyacaksınız: “It’s a long, long, long road.” Dalga geçmiyorum.

Tıpkı Bob Dylan, Nina Simone ve Pavarotti gibi Sinatra’nın sesi de yaşlandıkça gelişti. Meşe fıçılarda yıllarca bekletilen viski gibi olgunlaştı. Tabii, bir iletişimci olarak notaları okumak işin yalnız bir kısmı.

Şarkıcılar, diğer müzisyenlere kıyasla dünya hakkında bildikleri şeylere – bilmek istemedikleri şeylerin tersine – daha çok ihtiyaç duyarlar. Bunun her zaman bir tehlikesi olmakla birlikte – örneğin saflığın kaybedilmesi, kendi başına bir tehlikedir – yorumlama becerileri, genellikle kötü harcanan bir hayat içinde kazanılır. Örnek ister misiniz? İşte örnek. Sinatra’nın “My Way”i söylediği iki farlı yorumu ele alalım.

İlk yorum 1969’da kaydedilmişti. Yönetim kurulu başkanı, şarkının sözlerini onun için yazan Paul Anka’ya, “Ben işi bırakıyorum, bıktım artık, çekip gidiyorum” demişti. Şarkının bu yorumunda – uğurlamaktan ziyade kovma gibi - bir böbürlenme vardır. Adeta bir adamın başından sonuna kadar yaptığı yanlışlarını sergilediği bütün maçoluğu içinde barındırır.

İkinci kayıtta Frank artık 78 yaşındadır. Don Costa’nın düzenlemesi aynı, sözler ve melodi tıpatıp aynı olduğu halde, şarkı bu defa yenilgiyle ilgili yürek burkan bir şarkı olmuştur. Şarkıcının kibiri kapının dışındadır. (Bu şarkıcı, yani ben, bir su birikintisinin içindedir.) Şarkı bir özür dilemeye dönüşmüştür. Ne amaçla? İkilik, karmaşıklık. İkiliği anlayan bir adamla düet yaptığım için şanslıydım. Bu adam aynı şarkı içindeki birbirine karşıt iki fikri duyacak kadar yetenekli ve hangi anda hangi yanı öne çıkaracağını bilecek kadar akıllıydı.

Şimdi bizim anımız. Ne duyuyoruz?

Pub’daki bu yılbaşı kutlamasında, bütün mekân kulakları sağır eden bir koro gibi “I did it my way” diye şarkı söylerken, bir salon dolusu İrlandalı şamatacıyla birlikte Amerikan şarkı kitabının bu en temel eserinde şarkıcının ve şarkının her iki yanını, kibri ve alçakgönüllülüğü, mavi gözleri ve kırmızıyı dinliyorum.

Bono
The New York Times
9 Ocak 2009

Cazkolik.com için aslından çeviren: Fethi Aytuna

Cazkolik.com / 24 Aralık 2015, Perşembe

Paylaş
Bu bölümde yayınlanmış önceki yazılar
» Cenk Akyol Yazdı: İngiltere`nin en sempatik bluescusu Norman Beaker yeni albüm çıkardı! » Leyla-Diana Röportajı: Türkiye`de arabesk dediğiniz Mısır`ın pop müziğidir. » Festival Portresi: 24. İstanbul Caz Festivali`nde büyük bir caz divasının eve dönüş projesini dinleyeceğiz. » Altmışlarda devrimlerin peşinde koşulurken kimi müzisyenler ruhsal reformun peşindeydi. » Zorlu PSM cazın en önemli divalarından Dianne Reeves`i 18 nisanda ağırlamaya hazırlanıyor. » Hazır önümüz yaz, vizeler de hakikaten kalkacaksa işte Avrupa`nın en iyi 10 caz klübü! » 8 Mart Dünya Kadınlar Günü`nde caz müziğinde kadınların konumuna tarihsel bir bakış açısı. » ECM`in Şubat & Mart`ta yayınlayacağı albümlerinde zengin ses paletleri ve kişisel hikayeler var. » Jazz nedir? Evet, nedir jazz? Bu soruyu ya siz sordunuz ya da size soruldu. Ne cevap veriyorsunuz bilmiyoruz ama Jazz`ın ne olduğu içerde kayıtlı. » "Caz yaşadığın anla ilgilidir. Modern olmak gelecekle değil, şimdiki zamanla ilgilidir." Bunları söyleyen Frank Sinatra, yazan ise Bono... » Doğumlarının 100. yılında Billie Holiday ile Frank Sinatra`nın hayatlarına dair bir mukayeseli anlatım. » Lorraine Gordon dünyanın en önemli caz klübü Village Vanguard`ı gazeteci Barry Singer`a anlattı. » Cazın arka odası, cazın tavan arası... » Cazın `en iyiler` listesinde sıra bu kez basçılarda... » Tüm zamanların en iyi 10 erkek caz şarkıcısı. » Kayahan Bey ile yirmi yıl öncesinden bir "jazz" anısı? » Londra`dan Notlar... Arkadaşımız Filiz Taylan Yüzak Londra Caz Fest.`te izlediği Chucho Valdes konserini Cazkolik için kaleme aldı. » "Göz kırpması gibi anlardan oluşan soyut bir kurmaca bu..." Caz piyanisti ve besteci Ülkem Özsezen yeni albümü "Milliday"i yayınladı. » Charlie Haden`a veda... "Ölümün karşısında söylenebilecek tüm sözler sadece "Palabras!" » New York`da caz müzisyeni olmak nasıl bir şeydir? New York`ta yaşayan basçı Buğra Balcı`dan kısa ve eğlenceli bir video! » Wall Street Journal`in ünlü caz yazarı Marc Myers, Sonny Rollins ile Coleman Hawkins`in "Body and Soul" yorumunu konuştu. » > Avrupa`nın en genç, en yeni, en yaratıcı ve en heyecan verici sanatçıları bu festivalde, festival ayrıntıları haberde. » Best of`ların birbiri ardına yayınlandığı günlerde milenyumun ilk yılına uzanıyoruz, 2000 yılına, yeni bin yılda hangi albümleri baş tacı etmişiz? » Yer: New York, Tarih: 17 Ekim 2013, Mekan: New York`un ünlü Lincoln Center Dizzy`s Club Coca Cola`sı... Gece 23 suları... » Kerem Görsev: "Nota basarak değil, ruhuma hitap ederek çalacak genç müzisyenler arıyorum." » Pazar günü yapılan İKSV Genç Caz seçmelerinde cazın geleceğine dair heyecan verici yeni yetenekler tanıdık. » İstanbul Dünya Caz Günü`nde cazın dünya başkenti oldu... » Uluslararası Caz Günü kutlamaları kapsamında 30 Nisan`da İstanbul`da gerçekleştirilecek konser ve etkinliklere katılacak sanatçılar ve program belli oldu. » Dave Holland ve Pepe Habichuela Flamenco Quintet feat. Josemi Carmona 6 Nisan akşamı 2010 yılında yayınladıkları Hands albümü kapsamında CRR`de konser verecek. » 20. İzmir Avrupa Caz Festivali`nde izleyiciyi modern Avrupa cazına dönük seçkin ve etkileyici konserler bekliyor. » 1992`den 2012`ye: Son 20 yılın en iyi 20 caz albümü listesi... » > 22. Akbank Caz Festivali`ne dair açıklanan ilk beş isim kalplerimizi yerinden hoplatmaya, kulaklarımızı kıskandırmaya, hevesimizi artırmaya yetti... » Haziranda caz başkadır... Akbank Sanat Caz Günleri 7-27 Haziran arasında dünyaca ünlü isimlerin katılacağı 5 konser ve 3 workshop gerçekleştirecek. » Tord Gustavsen`le ilk randevumuz on yıl önce Changing Places ile olmuştu, aradan geçen yıllara rağmen yarın akşam yeniden buluşacağız. » Ghetto, 20 ile 28 Nisan geceleri Tortured Soul ve Movits! ile müzik severleri house ve jazz müziğinin kalbine doğru dansla yoğunlaşan cıvıl cıvıl, enerjik bir yolculuğa çıkartacak... » Geçen yıl yine tam bugünlerde yapılan JAZZ15 Nisan başında başlıyor... » Çeşme-Alaçatı ve jazz iyi hoş da ya izleyici açısından durum nasıldı? » İlk gerçek tutkusu basketbol olan çocuktan cazın yaşayan efsanesine; Randy Weston İstanbul`da... » Jeff Hamilton ile cazın swing kökenli kaynağına yolculuk Nardis`te... » "Love Is A Losing Game"in erkek sesi Sachal Vasandani CRR`ye geliyor... » Caz tarihinin kaydedilen ilk plağı? » > 3 - 17 Mart tarihleri arasında gerçekleşecek 19. İzmir Avrupa Caz Festivali düzenlenen toplantıyla programını duyurdu. » 2011`de caz vokalin Top 5 ismi ve muhteşem şarkıları notlarıyla yayında... » Caz davulun tarihine adını bagetleriyle kazıyan Paul Motian 80 yaşında öldü. » Latin Grammy ödülleri düzenlenen törenle sahiplerini buldu... » 2003 Avrupa turnesinden beri `Kayıp Akorlar`ın peşinde olan Steve Swallow ve Carla Bley`i Salon`da izleyeceğiz. » Wayne Shorter`dan milenyumun ötesine taşınan modernizm, Brian Blade`den tam saha pres! » Wayne Shorter Quartet Avrupa turunu 18 Ekim Cemal Reşit Rey konseriyle taçlandıracak. » Yeni sezonu 15 Eylülde açacak Salon Ekim ayı konserleri cazseverleri tahrik edici isimlerle dolu... » Doris Day ile başlayıp Wynton Marsalis`e uzanan, oradan Allan Harris`e uğrayıp ardında taa Hindistan`ı dolanan caz haberleri yolculuğu bir tık`la başlıyor... » 25. İzmir Festivali`nde sahne alan Natalie Cole`u arkadaşlarımız izledi... » Diane Reeves`in `Strings Attached` İş Sanat konserinden yansıyanlar... » The Wall Street, Clint Eastwood ile hayatının tutkusu cazı konuştu... » Grammy`lerden yeni çıkan albümlere kadar dünya cazından son haberler... » İyi ki yapılmış dedirten korsan kayıt. » Caz eğitiminde "yaparak öğrenme" yerine `akademik takdis`. » "Cazı kurtarmak" ama neyden? » Gelişim, caz ve doğaçlama. » Mike Zwerin Aralık ayı başında kaleme aldığı yazısında Barselona Caz Festivali`nden aklına takılanlara dikkati çekiyor... Barselona Caz Festivali ve ciddiyetsiz müzik! » Dave Gelly 23 Kasım 2008`de Observer`da yazdığı yazısında diyor ki; "Bana caz verin, Jamie Cullum değil"
Bu içeriğe yapılan yorumlar
Bu içeriğe hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapabilirsiniz!
Reklam İçin Bize Yazın Bizi Arayın
0 216 385 4912
Cazkolik Shop Yeni
Albüm Bülten Üyeliği
Bizi Takip
Edin
Cazkolik.com • Türkiye’nin Caz Takvimi • Günün Albümü • Günün Parçası • Günün Müzisyeni • “Jazz”lı Gündem • Albüm Eleştirileri • Cazkolik Röportajları • Yerli Caz Albümleri Arşivi • Yerli Caz Müzisyenleri Arşivi Cazkolik Yazarları:
• Ali Haluk İmeryüz • Arto Peştemalcıgil • Ayşe Tütüncü • Beliz Hazan • Burak Sülünbaz • Cenk Akyol • Cenk Erdem • Deniz Türkoğlu • Emre Kartarı • Güç Başar Gülle • Güzin Yalın • Levent Öget • Leyla Diana Gücük • Murat Ali Oral • Murat Beşer • Okan Aydın • Salim Zaimoğlu • Sami Kısaoğlu • Sevin Okyay • Tunçel Gülsoy • Turgay Yalçın • Zekeriya Şen

Radyo Cazkolik Servisleri: • Radyo Cazkolik Programları • Radyo Cazkolik Playlistleri • CazFM.com (Online stream radio) Cazkolik Shop: • Yerli & yabancı albümler
   (Yıllara göre)
• Jazz Box Sets • Jazz Collections • Jazz Vinyls • Jazz Books • Ethnic • Classical
Cazkolik.com bir Feridun Ertaşkan Rek. ve Tas. Hiz. Ltd. Şti. hizmetidir. | İletişim için: cazkolik@cazkolik.com | info@cazkolik.com | Tel: 0 216 385 4912

“Jazz, insan ruhunun zaferinin sembolüdür.” Archie Shepp