| | | | | | |
Radyo Cazkolik İnternet üzerinde cazkoliklerin
buluştuğu bir caz radyosudur
Anasayfa Türk Caz Müzisyenleri Türk Caz Albümleri Cazkolik Röportajları Anketkolik Bülten Üyeliği
Cazkolik Yazarları Cenk Akyol Deniz Türkoğlu Emre Kartarı Güzin Yalın Okan Aydın Salim Zaimoğlu Sami Kısaoğlu Tunçel Gülsoy Zuhal Focan
Türkiye'nin Caz Takvimi

Quentin Angus Quintet

Sanatçı: Chad Lefkowitz (ts), Matthew Sheens (p), Quentin Angus (g), Scott Colberg (b), Kenneth Salters (d)
Mekan: Nardis Jazz Club
Tarihi: 23.05.2012
Saat: 21:30
Web Adresi: http://www.nardisjazz.com
Etkinlik Bilgisi : Avustralyalı 24 yaşında çok ödüllü genç bir caz gitaristi olan Quentin Angus grubuyla Nardis’te! Quentin New York’taki Purchase College Conservatory of Music mezunu. ABD caz çevresine katıldığı zamandan itibaren ödüller de almaya başlayan genç sanatçı John Abercrombie, John Riley gibi ustalardan da övgü dolu sözler duydu. Bu günlerde Avrupa turunda olan sanatçı ve grubu turnenin İstanbul ayağında Nardis’te sahne alıyor. Günümüz New York müziğinden örneklerle sizlerle olacaklar… Giriş: 30 TL, Öğrenci: 15 TL


Yavuz Akyazıcı Quartet

Mekan: Hayal Kahvesi Bistro
Tarihi: 23.05.2012
Saat: 22:00
Web Adresi: http://www.hayalkahvesi.com
Etkinlik Bilgisi : 2011 Haziran ayında Yavuz Akyazıcı Project ile yayınladığı Turkish Standards, Vol.1 albümüyle caz standartlarının doğuş konseptini Türkçe pop şarkılarına uyarladı.


Happy People

Sanatçı: Çağıl Kaya vokal, Tamer Temel saksofon-flüt, Semih Önyer keyboard,Eylül Biçer gitar, Oğuzhan Tosun bas gitar, Onur Alatan davul
Mekan: Alt - İstiklal Cad. Tomtom Mah. Acara Sok. No:5/B Taksim, Beyoğlu Istanbul, Tel.: 0 212 244 8567
Tarihi: 23.05.2012
Saat: 22:00
Web Adresi: http://www.altnokta.com
Etkinlik Bilgisi : 2007 yılında kurulan grup Erykah Badu`dan RH Factor`a, Michael Jackson`dan Kenny Garrett`a RB ve caz arasında gidip gelen repertuvara sahip.


Baki Duyarlar Quartet

Mekan: Oyun Atölyesi / Dr. Esat Işık Cad. No.15 Moda, Tel: 0 216 345 3939
Tarihi: 23.05.2012
Saat: 20:30
Etkinlik Bilgisi : Piyanist ve besteci Baki Duyarlar yeni albümü Kemenjazz`ın ilk konseri için Oyun Atölyesi`nde.


Selen Gülün & Ekin Cengizkan Duo

Sanatçı: Selen Gülün: Piano, elektronikler ve vokal, Ekin Cengizkan: Davul ve elektronikler
Mekan: 60 m² - İstiklal Cd. Mis Sk. Tan Ap. (Eczane üzeri) Beyoğlu
Tarihi: 23.05.2012
Saat: 22:00
Web Adresi: http://www.facebook.com/60metreka
Etkinlik Bilgisi : Selen Gülün`ün Answers adını taşıyan son albümünden eserlerin doğaçlamalar ile harmanlanacağı gecede ikiliyi 60 m²`nin samimi ortamında dinleyeceğiz. Giriş: 10 TL, Öğrenci: 5 TL


 
Popüler Gündem
  | | | | |

Village Vanguard cazın mabedi, o mekanı bir de sahibesi Lorraine Gordon?dan dinleyelim...

Bu içerik 482 defa okunmuştur.

“O mekânı ayakta tuttuğu için tanrı onu korusun. İnsanın moralini düzeltiyor. Ama orada ilk kez çaldığım zaman ne yalan söyleyeyim ondan çok korkuyordum.” – Roy Hargrove.

Her caz müzisyeninin rüyası olan efsanevi Village Vanguard’ın sahibesi Lorraine Gordon kulübün 74 yıllık hayatını Barry Singer’a anlattı.

Canlı performansın merkezi olan Village Vanguard’ıziyaret eden her caz hayranı, bu mekânla ilk tanışmasını gayet iyi hatırlar.Dar merdivenler, yalın dekor, gösterişsiz ortam, taş gibi sert sandalyeler; kesinlikle bu mekâna özgü özellikler. Ve derken alkışlar dinince bir sessizlik hâkim olur ve o zaman gerçek bir dinleme odasında olduğunuzu, ciddi müzik hayranları için çalan ciddi müzisyenlerin huzurunda bulunduğunuzu anlarsınız. Bütün caz müzisyenleri Vanguard’da çalmak ve muhtemelen burada kayıt yapmak için yaşar. Ve eğer Lorraine sizden hoşlanırsa bunu gerçekleştirirsiniz.

Lorraine Gordon’un geçenlerde yayımlanan otobiyografisi sayesinde artık dünyanın en ünlücaz kulübü hakkında daha çok şey biliyoruz. İki ayrı sahibinin eşsiz düşüncelerini öğrenmiş bulunuyoruz. Max Gordon bu kulübü 1935’te kurarak 1989’daki ölümüne kadar malî sıkıntılar ve misyon değişikliklerine rağmen yaşattı. O tarihten itibaren Lorraine Gordon bayrağı devraldı ve hiç yere düşürmedi. Bir gece kulübe gittiğiniz zaman haşin bir ifadeyle, sıraya girmiş müşterilere bakan uzun gri saçlı kadına dikkat edin. İşte o Lorraine’dir. Vanguard’ın görgü kurallarına uyduğunuz takdirde sizi beğenecektir.

Vanguard’a içerden ilk bakış, Max Gordon’un 1982’de yazdığı “Live at the Village Vanguard” adlı kitaptı. Bu eserde, kulübü şairler, folk şarkıcıları, komikler ve sokaklarda nutuk çekenler için 1935’te bir Greenwich Village mekânı olarak açan adamın bakış açısından buranın hikâyesi anlatılıyordu. 40’ların başında genç Lorraine Gordon sık sık Vanguard’a gelip Pazar günleri öğleden sonra verilen caz konserlerinde Lester Young ve Ben Webster gibi müzisyenleri dinliyordu. 1948’de Lorraine Max ile resmen irtibat kurarak Thelonious Monk adlı tuhaf bir piyanisti işe alması tavsiyesinde bulundu. Bu konuşma sadece Monk’un kariyerinin başlangıcı olmakla kalmayıp caz müziğinin tarihindeki en verimli ilişkilerden de birinin başlangıcı oldu. Ancak bu olay Lorraine Gordon’ın hikâyesinin başlangıç noktası değildi. Max’ın tersine Lorraine, kitabının alt başlığından anlaşılacağı üzere “cazın içinde ve dışında” pek çok işe girip çıktı. Ayrıca ne Max Gordon ne de Village Vanguard onun yaşamının ilk 25 yılında pek büyük bir yer tutmadı. Lorraine’in kitabında Village Vanguard’dan çok kendi hayatıyla ilgili bölümler yer alıyor. Kitap uzun bir roman gibi okunurken Lorraine okuyucuyu 20’li yıllardaki çocukluğuna götürüyor. “Cazı ta en başından beri seviyordum” diyor Gordon. Bu aşk onu önce Blue Note plak şirketinin kurucusu Alfred Lion’latanıştırdı. Önce onun asistanı olarak çalışmaya başladı, ardındanşirketin heyecan dolu ilk günlerinde onunla evlendi. Ancak Lion’dan boşanıp Max Gordon’la evlendiğinde doğrudan Village Vanguard’la ilgilenmedi. Aksine pek çok işe girip çıktı. Çocuklarını büyüttü, birposter galerisi işletti, 60’larda savaş karşıtı bir eylemci oldu,80’lerde Brooklyn Müzesinin pazarlama müdürlüğünü yaptı. Kitabı her macerayla ilgili anekdotlarla dolu. Bunların arasında Monk ve Streisand gibi tanınmış isimlerin yanı sıra fazla bilinmeyen Ike Quebec ve Jabbo Smith gibi caz devleriyle olan ilişkileri de yer alıyor.

Lorraine yaşam öyküsünün iki yüzüncü sayfasından sonra, 1989’da Max’ın ölümüyle birlikte Vanguard’ı nasıl devraldığını anlatmaya başlıyor ve Max’ın bunu asla hayal edemediğini söylüyor. Kitabın geri kalan kısmı günümüze kadar geliyor. Bu bölüm, cazın altın çağı olan elliler ve altmışlardançok farklı günümüzde bir kulüp – özellikle de bir caz kulübü – sahibi olmanın dertleri ve sıkıntılarıyla dolu. Ancak Lorraine işi yavaş yavaş büyütüyor. LorraineVillage Vanguard kendine özgü bir ada ve ayakta kalmasını sağlayan bir ruha sahipti” diye yazarken bu başarıdan kendine pay çıkartmayı reddediyor. “İnsanlar sürekli, sadece Village Vanguard’da olmak için kapıdan içeri giriyordu. Bunların çoğu aslında o sırada kimin çaldığına aldırmıyorduve muhakkak ki, işleri kimin çekip çevirdiğini de önemsemiyordu. Ancak bazıları çok değerbilirdi. O Vanguard âşıkları öyle güzel insanlardıki. Onlar bana güç veriyordu.”

Şu anda 84 yaşında olan Lorraine Gordon’ın günlük yaşamı, Vanguard’ın dümenine geçtiği ilk günlerden bu yana pek fazla değişmedi. Hemen hemen her öğleden sonra kapıyı açıyor, telesekretere gelen mesajları dinliyor, ses provası için gelen müzisyenleri karşılıyor, rezervasyon yapmak için telefonları cevaplıyor. Genellikle konserlerin ilk bölümü boyunca kapıya yakın bir yerde oturuyor. Bu konuda “patron olmanın iyi tarafı, kapanana kadar kalmayı gerektirmemesi” diyor. Ve kiminle çalışılacağına hâlâ Lorraine karar veriyor. “Kimi seviyorsam onu işe alıyorum. Başka da bir şey bilmiyorum.” Oysa çok şey biliyor! Caz hakkında eline geçen her şeyi okuyup mümkün olduğunca çok müzik dinliyor.

“Doğruyusöylemek gerekirse, konser programını yaparken dengelere aldırmıyorum.Kimi istiyorsam, onlar da müsaitse onu çağırıyorum. Bazen dört haftaüst üste trompetçiler oluyor. Ama bunun nesi kötü ki?” Lorraine aynı zamanda inatçı bir insan. Kübalı piyanist Chucho Valdes’i getirtebilmek için bürokrasiyle ve dışişleri bakanlığının kurallarıyla uğraşması bunun kanıtı. Büyük bir öfkeyle, Valdes’in artık dünyanın her yerine gidebildiğini söylüyor: “Her yere gidiyor, bir tek George Bush’un Amerika’sı hariç.”

Cazın, pop müziğin ticari başarısını yakalayamaması onu üzmüyor: “Caz şu anda çok güçlü. Ben insanların cazı bazı zırvalardan daha çokdinlemelerini isterim, ama bu imkânsız. Yine de bir sorun yok. Güçlü,bağlı, nispeten bilgili, yeni seslere ve müzisyenlere açık birdinleyici kitlemiz olsun yeter.” Yeni müzisyenlere karşı bu açıklık, Village Vanguard’ı yetmiş yıldan beri, Thelonious Monk’tan Bad Plus’a kadar caz dünyasının hayati bir performans mekânı haline getirdi.

Lorraine Gordon, Vanguard’ı kızı Deborah’a devretmek için gereken önlemleri aldığını belirtirken bir yandan da emeklilik planları yapmadığını söylüyor. “Emeklilik mi? Ne lüzumu var? Bir şeye karşı tutku duyduğun zaman, ona bağlandığın zaman hayat o kadar güzel ki… Ben şanslıyım… Max bana bu harika küçük kulübü bıraktı. Yalnız tam bana bıraktı demek doğru olmaz. Kulüp ortada duruyordu. Ben de aldım. Boynuzlarından tuttuğum gibi salladım.”

Barry Singer’a öyküsünü anlatan Lorraine Gordon,250 sayfalık kitabı çok zengin anılarla beziyor. Cazın, iş yaşamının ve 80 yıllık bir yaşam boyunca değişen pek çok şeyin içine girmemizi sağlıyor. Okuyucunun keyifle okuyacağı sayfalara çok sayıda fotoğraf ve Lorraine Vanguard’ın başına geçtiğinden beri verilen caz konserleriyle ilgili göz kamaştırıcı bir kronoloji eşlik ediyor. Lorraine ve Max Gordon’ın kitaplarını arka arkaya okumak, cazın en bireysel ve büyüleyici öykülerinden birini sunduğu gibi, bir mekânın bu müziği nasıl kalıcıbir sanat türü statüsüne yükselttiğini gösteriyor. İster bir günlüğüne ister ömür boyu Manhattan’da olun, hayatınızın hiç olmazsa bir gecesini Village Vanguard’da geçirin. Üstelik orada kimin çaldığının da pek önemi yok. Muazzam bir tecrübe olacaktır.

Vanguard’ın merdivenlerinden aşağı inmek adeta birisinin bağrına gitmek gibi birşey. Orada her şey bir biri üstüne eklene eklene ilerledi. VillageVanguard’ı bu hale kimse getirmedi. Tıpkı caz gibi kendi kendine büyüyüp gelişti.” – Lorraine Gordon.

Barry Singer

Bu yazıyı cazkolik için Türkçeye kazandıran sevgili arkadaşımız Fethi Aytuna’ya teşekkür ederiz.

Cazkolik.com / 23 Mart 2009, Pazartesi


 

Paylaş
Bu Bölümde Yayınlanmış Diğer Yazılar
» Aşk şarkılarının İspanyol efsanesi Julio Iglesias yeni albümü hakkında sadece Cenk Erdem`le konuştu. » "Bir başkadır benim öyküm..." Tunçel Gülsoy`un Ayten Alpman ile yaptığı geçmişe yolculuk yeniden yayında. » Yeni kuşak cazcıların geliştirdiği eklektik vizyonerliğin öne çıkan ismi Aaron Parks 10 Nisan`da Salon`da! » Biri dünyaca ünlü müzisyen, diğeri onu yıllardır büyük zevkle dinleyen cazseverin habersiz kesişen yolları. » Son yılların etkileyici sesi Youn Sun Nah gitarist Ulf Wakenius ile 21 Ocak akşamı Borusan Müzik Evi`nde. » Yılın en iyi yerli caz albümlerini bütün bir yılı en yakından takip eden Zuhal Focan`a sorduk... » Ara Malikian`ın "Pagagnini" özel gösterisi 7 Aralık akşamı Cemal Reşit Rey sahnesinde... » İş Sanat yeni sezon programını açıkladı. Cazın yaşayan efsanesi Sonny Rollins 2 Kasım`da İş Sanat`ta! » Dokuzuncusu düzenlenecek Bach Günleri, St. Antuan Kilisesi ve Garaj İstanbul`da gerçekleşecek. » Ud`un rönesansını gerçekleştiren adam Anouar Brahem ruhundaki müziği Eyal Hareuveni`ye anlattı. » Yaz başı çıkan albümleriyle modern divalar Terri Carrington, Madeleine Peyroux ve E. Elias göz kamaştırıyor. » Latin caza, bossa novaya otuz yıldır damgasını vuran Eliane Elias 17 Şubat`ta İş Sanat`ta. » Bobby McFerrin son albümü VOCAbuLarieS`i meslektaşı Nora McCarthy`e anlattı. » Bu yıl Akbank Caz Festivali yan etkinlikleriyle de oldukça zengin. » "We Want Miles"; Montreal Müzesi’den ’bir ikonun yaşamı...’ » Vuvuzela uğultusunun içinden Güney Afrika cazına bakmak. » 43. yaşındaki Montreux Jazz Festivali`nin afişlerle görsel tarihi... » 52. Grammy`lerin sonuçları belli oldu, kazananlar kim? » Büyük davulcular kuşağından Steve Gadd artık hep cazın içinde. » Pop caz ve fusion`ın büyük ustası Bob James İstanbul Jazz Center`da... » Gustav Lundgren JC’s’de... » Akbank Caz Festivali bu yıl pek çok panele de sahne olacak... » Yeni neslin 10 genç dişi aslanı... » Free Cazı Sivil Haklar Hareketiyle İlişkilendirmedeki Yanlış Anlayışlar - 3 » Fender Rhodes’ların tarihi... » "Free Cazı Sivil Haklar Hareketiyle İlişkilendirmedeki Yanlış Anlayışlar-2" » Free Cazı Sivil Haklar Hareketiyle İlişkilendirmedeki Yanlış Anlayışlar - 1 » John Scofield son albümü "Piety Street"i anlatıyor. » Caz ve Protesto: Bir Yeniden Değerlendirme (Bölüm 2) » Caz ve Protesto: Bir Yeniden Değerlendirme » Village Vanguard; 71 yıllık tarih! » Beat kuşağının sembol ismi Jack Kerouac’ın caz sevgisi... » Bir caz ikonu olarak, » Catia Werneck 4 gün boyunca JC’s Club’da... » Bir caz ikonu olarak, "Bir Devin Adımları: John Coltrane" (2) » Bir caz ikonu olarak, "Bir Devin Adımları: John Coltrane" (1) » Kısa adı ASCAP olan Amerikan Besteciler, Yazarlar ve Yayıncılar Birliği, 2009’un » Peter Cincotti yeni albümüyle cazı bırakıp pop okyanusuna açılıyor... » Dave Brubeck’in ünlü "Time Out" albümü 2009’da 50. yaşına giriyor... » Cazın en iyileri halen eskileri... 2008’in "En İyi 15 ’reissue’ Albüm"ü... » Eleştirmenlerin seçimleri belli oldu... 2008 "TOP 10"ları yayınlıyoruz. » DownBeat "Şöhretler Salonu"nun en yeni üyesi Keith Jarrett oldu... » Bebop`tan modern caza Ari Hoenig`in Punk Bop yorumu...
Bu İçeriğe Yapılan Yorumlar
Bu içeriğe hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapabilirsiniz!
Cazkolik Ziyaret Etmenizi Öneriyor İKSV | SALON | İŞ SANAT | AKBANK SANAT | CEMAL REŞİT REY | BORUSAN KÜLTÜR SANAT | İZMİR KÜLTÜR SANAT VE EĞİTİM VAKFI | NARDİS JAZZ CLUB | ANKARA CAZ DERNEĞİ | BABYLON | KEREM GÖRSEV | GENÇ CAZCILAR GHETTO
Cazkolik.com bir Feridun Ertaşkan Rek. ve Tas. Hiz. Ltd. Şti. hizmetidir.  |  cazkolik@cazkolik.com  |  info@cazkolik.com  |  t: 0 216 385 49 12