Cazkolik.com
Radyo Cazkolik İnternet üzerinde cazkoliklerin
buluştuğu bir caz radyosudur
CazFM.com canlı yayınını dinliyorsunuz.
 
Türkiye'nin Caz Takvimi

Asena Akan

Mekan: Jazz Company, Talimhane, Taksim
Tarihi: 17 Kasım.2017
Saat: 22:00
Etkinlik Bilgisi : "İstanbul`un İzleri" albümünden şarkılar ve yeni bestelerle Asena Akan bu akşam Taksim Jazz Company`de.


Ezgi Aktan

Mekan: Kuzguncuk Sanat, Kuzguncuk No:85 (Rez: 0 553 228 4463)
Tarihi: 17 Kasım.2017
Saat: 21:00
Etkinlik Bilgisi : Son albümünden şarkılarla Ezgi Aktan bu akşam Kuzguncuk Sanat`ta.


27. Akbank Caz Festivali: Sattas

Mekan: Moda Sahnesi, Moda, Kadıköy
Tarihi: 17 Kasım.2017
Saat: 22:00
Etkinlik Bilgisi : Türkiye`nin tek reggae grubu Sattas bu akşam şarkılarıyla Moda Sahnesi`nde.


Sibel Demir Band

Sanatçı: Sibel Demir vo, Janusz Szprot p, Murat Ulus b, Burak Durman d.
Mekan: SAMM`s Bistro Uğur Mumcu Cad No 19 GOP Ankara 0 312 447 9 000
Tarihi: 17 Kasım.2017
Saat: 20.30
Web Adresi: http://www.hotelsamm.com
Etkinlik Bilgisi : Sibel Demir İstanbul`da doğdu. Müziğe İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Koro Şarkıcılığı bölümünde başladı. Aynı okulun Opera bölümünde lisans öğrenimine devam etti. Rezonans, Borusan ve Sirene Korolarında yer aldı. Opera öğrenimine devam ederken caza ilgi duydu. Sibel Köse ile caz vokal çalıştı. İÜ Devlet Konservatuvarı mezuniyetinden sonra 2016 Nardis Jazz Club vokal yarışmasında Pulawy Jazz Workshop ödülü kazandı. Klasik şan ve caz vokal çalışmalarını sürdüren Sibel Demir 17 Kasım`da Houseband eşliğinde Ankara`da SAMM`s bistro da...


27. Akbank Caz Festivali: Midnight Session: DJ Nomad

Mekan: Babylon Bomonti, Şişli
Tarihi: 17 Kasım.2017
Saat: 23:59
Etkinlik Bilgisi : Bu akşam Ephemerals konserinin ardından DJ setinin başına DJ Nomad geçecek.


Luis Ernesto Gomez & Latin Jazz Band

Sanatçı: Luis Ernesto Gomez (vo, tumba), Gülseren Gomez (vo, perc), Semih Sural (tp), Michel Lotz (keyb), Osmar Jose Lara (b), Riccardo Marenghi (d).
Mekan: Nardis Jazz Club, Rez: 0 212 244 6327 / 0 532 244 5778
Tarihi: 17 Kasım.2017
Saat: 22:30
Etkinlik Bilgisi : Dünya müziklerinin Latin yorumları, kendi besteleri, sımsıcak ritimler, görselliğin büyüsü, işitselliğin doruğa ulaşması... Müziğin ki Latin Amerika`dan Afrika`ya, Afrika`dan Avrupa`ya ve bize evrenselliğin birleştirdiği bir şanson`dan fado`ya, cumbia`dan salsa`ya, afrocuban`dan latin caza, böylesi hayat bulup şahlanıp içinize aktığı, seyircininse tüm bu ayinin bir parçası olarak inanılmazı yaşayıp en çekingenin dahi kıpır kıpır eşlikte bulunduğu şölen. İzlemek mi, dinlemek mi, yetersiz, yaşanır. Luis Ernesto Gomez, Paris’te yıllarca Arturo Sandoval, Danny Brillant, Yuri Buenaventura gibi ünlü Latin sanatçılarıyla çalmış 28 senedir sahnede olan uluslararası tumba ustası. Gülseren Yıldırım Gomez ise 2005 yılında Eurovision`a katılmış, 400 milyon kişi tarafından dinlenmiş, konservatuarı Paris’te bitirmiş, 20 senedir, çok dilde şarkı söyleyen, özel bir ses sanatçısı, perküsyoncu ve danscı. Gülseren ve Luis’in bugüne kadar Türkiye, Fransa ve Avrupa’da yayınlanmış 11 adet CD çalışması bulunuyor. Bestelerini de içeren bu albümler, dünya müziklerinin eski ve yeni yorumlarının yanı sıra kendilerine özgü tarzı yansıtıyor. Giriş: 50 TL.


Shake

Mekan: Bova Sahne, Şehit Muhtar Mah. Mis Sokak, No:17, Beyoğlu, İstanbul (Tel: 0 533 647 5727)
Tarihi: 17 Kasım.2017
Saat: 21:30
Etkinlik Bilgisi : Shake bu akşam Bova Sahne`de.


Dünyanın Kemanları Festivali: Ortadoğunun Kadim Geleneği

Sanatçı: Cihat Aşkın, Parisa Arscoloni, Behrang Hoscami, Aşkın Ensemble
Mekan: Cemal Reşit Rey Konser Salonu
Tarihi: 17 Kasım.2017
Saat: 20:00
Etkinlik Bilgisi : Dünyanın kemanları festivalinin son konserinde kemancı Cihat Aşkın`ı yine bu coğrafyanın usta virtüözleriyle birlikte dinleyebilirsiniz.


27. Akbank Caz Festivali: Ephemerals

Mekan: Babylon Bomonti, Şişli
Tarihi: 17 Kasım.2017
Saat: 22:30
Etkinlik Bilgisi : 27. Akbank Caz Festivali bu akşam Babylon sahnesinde son konserlerinde Ephemerals ile devam ediyor.


Flapper Swing

Sanatçı: Nevin Hetmanek (v), Tamer Temel (sax), Erhan Erbelger (g), Tomas Hetmanek (g), Volkan Topakoğlu (b)
Mekan: The Badau, Yeldeğirmeni, Kadıköy (Rezervasyon: 0 532 306 4334)
Tarihi: 17 Kasım.2017
Saat: 21:00
Web Adresi: https://www.facebook.com/events/1
Etkinlik Bilgisi : Flapper Swing, Django Reinhardt ve Sidney Bechet`nin izinden giden akustik bir caz manouche grubudur. İki manouche gitar, kontrbas, soprano saksofon ve vokalden oluşan Flapper Swing, quintet formunda sahne alır. Repertuarlarında D. Reinhardt besteleri ve 1920-30`ların caz standartlarına yer veren grup dinleyicilerine o dönemin eşsiz atmosferini yaşatır. Giriş: 40 TL.


 
Popüler Gündem
 

David Adler?dan: "Caz ve Protesto: Bir Yeniden Değerlendirme-2"

 3825 defa okundu. Yorum Ekle      Yorumları Oku  Önceki   |   Sonraki  
Cazın dünyanın politik seyri ile olan ilişkisi her dönem kimi caz müzisyenlerinin ama daha çok da caz üzerine düşünen ve yazan tarihçi ve eleştirmenlerin ilgi alanına girmiştir. Biz de cazkolik.com olarak ara ara bu tür değerlendirmelere hem cazın kendi tarihsel gelişimi, hem de içinden çıktığı toplumun bu müziği nasıl şekillendirdiğini görebilmek ve yaşadığı çağ ile ilişkisi bakımından olayları ele alan, sosyal ilişkilerini sorgulayan yazı ve yazarlara yer vermeye çalışıyoruz. Birazdan okuyacağınız yazı işte tam da böyle bir yazının ikinci bölümü. Ünlü caz eleştirmeni ve tarihçi David Adler "Caz ve Protesto: Bir Yeniden Değerlendirme" isimli makalesinde cazın özellikle 60’lı yıllardan bu yana gelen sivil haklar hareketi içindeki yerini günümüz ile bağlantılarını da sorgulayarak yapmaya çalışıyor. Bunu yaparken de ayrıntılı bir analize girişiyor, referanslarını gösteriyor, işaret ediyor.

Cazın içinden çıktığı Afro-Amerikan toplumunca -haklı olarak- Amerikan Sivil Haklar Hareketi içinde, özellikle de 60’lı yılların müzisyenleri tarafından politik bir meşale gibi kullanıldığı bilinmeyen bir şey değil ama bu sürecin nasıl yaşandığını Adler’ın kaleminden okuyor olmak hepimiz için önemli bir bilgi birikimi yaratacaktır kuşkusuz.

30 Nisan’dan itibaren ilk bölümünü yayınladığımız yazının sizler tarafından büyük ilgi gördüğünü biliyoruz ve teşekkür ediyoruz. Şimdi ise yazının kalan kısmını siz değerli cazseverlere sunuyoruz. Yazının ilk bölümünü okumamış olan okurlarımız da bu yazının hemen alt kısmında yeralan diğer haberler kısmına tıklayarak yazının ik bölümüne ulaşabilirler.

Cazkolik.com


Caz ve Protesto: Bir Yeniden Değerlendirme.

David R. Adler
(Nisan 2009)
 
Baraka bir adım daha öteye gitti ve zararlı komplo teorisini yeniden dolaşıma soktu: Yahudiler biliyordu.
 
Baraka sık sık Blue Ark toplantısında karısı Amina ile birlikte çaldı. Baraka saksafoncu Billy Harper’ın “Where Dat Stuff Come From?” adlı bir metni aktaran 2008 tarihli Blueprints of Jazz Vol. 2 adlı çalışmasında misafir müzisyendir. 2002’de Baraka birçok önemli cazcının eşlik ettiği olağanüstü hip hop gurubu The Roots’un Phrenology adlı çalışmasına katıldı. “Something in the Way of Things (In Town)” ürkütücü, soyut müziği Baraka’nın garip, zorlayıcı sözlü icrasıyla birleştirir. Bir açıklama onu şöyle tanımlar: "New Jersey Valisi James E. McGreevey’in sessiz kalmayı seveceği. . . ancak asla yapamadığı ölümü izleyen ses.”
 
Direnç olarak gerici
 
Daha kötü vakalar da olmuştur. İsrail doğumlu, Britanya kökenli saksafoncu Gilad Atzmon açık Yahudi-karşıtlığını savunurken, Yüksek Kuram’ın laf kalabalığını anmaksızın, Filistin insan hakları davasının arkasına sığınır. 2004’te The Guardian’ın bir sütununda kendisini cazdaki “direniş” geleneğinin savunucu olarak konumlar, ancak o korkunç bir şekilde çarpıklaşan geleneği temsil eder.
 
Atzmon, Richard Wagner’in Yahudi-karşıtı yazılarını onaylar: “. . . Wagner İsrail’de yasaklanabilir, ancak Marx’ın, Weininger’in ve Wagner’in söylemek zorunda olduklarını söylemelerine neden olan koşullar değişmemiştir.” Şunu ilan etmiştir: “İsrail’in Nazi Almanya’sına göre daha büyük düşman olduğunu kabul etmek zorundayız.” Hatta Nazilerin o kadar da kötü olmadıklarını iddia etmiştir: “İsrail ordusu ve politikacıları (ve Anglo-Amerikalıların) arasında çok yaygın bir eğilim olan nüfusun yoğun olduğu bölgelerin yoğun bombalanması ve toptan yok edilmesi hiçbir zaman bir Nazi taktiği ya da stratejisi olmamıştır.”
 
Bazı muhabirler Atzmon’un görülmemesi imkansız olan nefret tüccarlığını başka bir şey olarak nitelerler.
 
Baraka’dan farklı olarak Atzmon neredeyse bütün politik enerjisini Yahudileri taciz etmeye adar ve 20. yüzyılın çığır açan yazarı ve caz araştırmacısı olarak kazanılan şöhretle yetinemez. Adı kötüye çıkmış beyaz üstünlüğü taraftarı David Duke, Atzmon’u “dünyadaki en ünlü Yahudi müzisyenlerden biri” olarak selamlamış ve onu Itzhak Perlman ve Barbra Streisand ile aynı kefeye koymuştur. Aslında o her ne kadar Orient House Ensemble ile olan CD’leri caz yayınlarında bazı olumlu eleştiriler aldıysa da Birleşik Devletler’de pek tanınmaz. Ancak Britanya’da Atzmon’un bağnazlığı ve soykırımın inkarını aktif olarak savunması ve aşırı soldaki bazıları arasında taraftar bulması ilerici paylaşım sitelerinde ve aktivistler arasında büyük bir öfke yaratmıştır.
 
Kötü bir utandırıcı şanssızlık Davos’da Ocak ayı sonunda bir panelde İsrail Devlet Başkanı Şimon Peres’e çıkışan Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İsrail’in işlediği suçlar konusunda değerli bir kaynak olarak Atzmon’dan alıntı yaptığında yaşandı. Her dik başlı saksafoncu bir NATO üyesi ülkenin başbakanının kendisinden alıntı yapmasını başaramaz. Ancak Atzmon’un muğlaklığı sayesinde, Erdoğan’ın çıkışı üzerine haberlerin çoğu hiç de Atzmon’dan bahsetmedi. Bu olayı garip bir şekilde çok önemli hale getiren bir ayrıntı gözden kaçtı.    
 
Bazı muhabirler Atzmon’un görülmemesi imkansız olan nefret tüccarlığını başka bir şey olarak nitelemeyi tercih ederler. The Guardian’ın yakın tarihli bir sayısında John Lewis, Atzmon’un “İsrail’e şiddetle saldırmasına” ve “açıkça Yahudi-karşıtlığına” tebrik niteliğinde terimlerle gönderme yaptı. (“Yahudi-karşıtlığı” sayfanın hiçbir yerinde yoktur.) Dürüst olmak gerekirse, Lewis bazı Filistinli eylemcilerin Atzmon ve onun “kışkırtıcı bir şekilde Yahudi-karşıtı retoriğiyle” hiç ilişkili olmamayı istediğini belirtti. Ancak belirsiz bir şekilde övücü tanımlamasıyla Lewis bu konuda Atzmon’un tarafını tutmaya birdenbire son vermiş görünür.

Yeni Zelanda’da Gisborne Herald’da Martin Gibson tarafından Ocak 2009’da yayımlanan başka bir methedici röportajda Atzmon şunu ilan etti: “Başımıza gelen şeylerden biri, Nazilerin yenilgisini Yahudi ideolojisinin ve Yahudi halkının bir doğrulanması olarak yorumlamamız aptallığıdır.” Ayrıca şunları söyledi: “Yahudi ideolojisinin dünyayı felakete sürüklediğini ve durdurmamız gerektiğini düşünüyorum.” Bu açık ırkçılığa karşı çıkmada başarısız olan yalnızca Gibson değildi. Çarpıcı bir saflık ve yetersizlik teşhiri içinde şöyle yazdı: “Kendisi Yahudi olsa da, onun Yahudi-karşıtı olduğuna dair kaçınılmaz suçlamalar da dahil olmak üzere Bay Atzmon’u susturmaya yönelik sayısız girişim olmuştur.”
 
Atzmon’un tarzı, ustaca olsa da, eşsiz değildir. Onu ayrıksı kılan onun politik gündemiydi.
 
Giderek ana akım haline gelen keskin Siyonist-karşıtlığından yararlanan Atzmon sayıları çoğalan müzik gazetecileriyle ve de editörlerle ilişkide bulunmayı yararlı görmüştür. Ancak onun müziği nedir – gürültüyü, çeşitli sazları ve perküsyonu, Orta Doğu vokallerini ve geleneksel caz enstrümanlarını içeren karmaşık bir karışım mı? Herkesin kabul ettiği gibi bu dinlemeye değer bir müziktir. Bu da cazın eskiden beri varolan ve dünyanın her yerinden etkileri özümseme yeteneğini gösterir – yetenekli icracılar olarak birçok ünlünün Batı Afrika, Güney ve Orta Amerika, Doğu Asya ve evet İsrail’den (Anat Cohen, Omer Avital, Reut Regev, Gilad Hekselman ve daha bir çoğu) ortaya çıkması. Iraklı (Amir ElSaffar), İranlı (Hafez Modirzadeh), Hindistanlı (Vijay Iyer), Pakistanlı (Rez Abbasi) ve başka yerden göçmenlerin çocukları da cazın dilini etkileyen diaspora unsurlarıdır. Bu nedenle Atzmon’un tarzının ustaca olsa da eşsiz olmadığının görüyoruz. Onu ayrıksı kılan onun politik gündemidir. Bazıları bunu zehirli olarak kabul eder; diğerleri ise şüphe ettiği halde kanıt yetersizliğinden İsrail’in suçsuz olduğunu düşünür.

“Yararlı olmanın” kabusu

Bir gitarist, editör ve eylemci olarak geçirdiğim yılların ardından 1999’da caz üzerine yazmaya başladım. O zamandan bu yana müzik zevkim giderek daha radikal yönde, politik görüşlerim ise ters yönde gelişti. Bunun büyük ölçüde rastlantı olduğuna inanıyorum, her ne kadar hâlâ bunun ardında bir şeylerin olduğunu düşünüyorsam da.  1990’lı yılların ortalarında Başkanlık için Nader’in gönüllüsü olarak öncelikle yaygın olarak “anaakım caz” başlığı altında gruplanan bebop ve post-bop ile ilgilendim. Her ne kadar uzak ara aşırı olan ve hatta bazı caz müzisyenlerinin müzik olarak görmedikleri soundları anlasam ve sevsem de, bugün bu hâlâ benim ilgi alanım. Kısmen bu müziği her taraftaki hiper-kapitalist ve tüketimci dünyadan yenileyici bir şekilde ayrı olarak dinliyorum. Ancak sağlam bir liberal ve sosyal demokrat olarak dahi, politik zeminde serüvenci, deneysel müzisyenlerin ve taraftarlarının buluşma eğiliminde oldukları yer olan ve Ian McEwan’ın günümüzün savaş-karşıtı sokak protestocu solun “iç bayıltıcı öz-saygı” dediği müzikle giderek daha az ilgileniyorum.

Sanatın “yararlı” olmasını isteyen toplumsal sistemler kesinlikle kabuslara yol açan sistemlerdir

Guelph Üniversitesi’nden Daniel Fischlin bu soundun muhalif pratik, yorum ve eleştiri olduğunu yazdı. Onun meslektaşı olan Ajay Heble avangard cazı destekleyen yazısında “diyatonik müziğin (yani anaakım caz) tonik yapısına geri dönmenin ideolojik bir anlaşma, statükoyu güçlendirmenin bir yolu” olduğunu öne sürdü. Ancak Heble’nin sımsıkı paradigması karşısında sanatçıların niyetleri çok farklıdır, dinleme deneyimi fazlasıyla özneldir. Ve modern cazın büyük bölümü uyum ile uyumsuzluk “içerde” ile “dışarda” arasında bölünür. Heble’nin de kabul ettiği gibi, “uyumsuz müzikler ile muhalif politikalar arasındaki bağlantılar her zaman kolayca savunulabilir değildir.”

Robin Balliger’in “müzik ve müziğin temsilleri toplumsal ve politik anlamı olan bağlamlı etkinliklerdir” iddiasını ciddiye alırım. Ancak bu kendi içinde bir alanı olan müzik düşüncesine kapıyı kapatmaz. Fischlin “sound’un arı ve esas olduğu, kendi toplumsal ve politik bağlamlarından koptuğu, kendi soyut ve metafizik potansiyeli içinde anlamlı, ancak gündelik yaşamın burada ve şimdiyi söylemek zorunda oluşuyla ilişkisiz olduğu bir kabus dünyasını” istemesine gülmek zorundayım. Yeryüzünde varolan bütün gerçek kabuslar arasında Fischlin’in senaryosu oldukça yumuşak, hatta çekici görünüyor.

Aslında sanatın “yararlı” olmasını isteyen bütün sistemler kesinlikle kabuslara yol açan sistemlerdir. İngiliz klasik besteci Cornelius Cardew (1936-1981) hocalarını suçladı ve yeteneğin Mao Zedung’un ünlü sözünü yaymak yönünde kullandı: “Sanat için sanat, sınıfların üzerinde sanat, politikadan kopuk ya da bağımsız sanat diye bir şey yoktur.” Eğer bu kabul edilirse, bu Mao’nun ve Cardew’in yaptığı gibi öncü partinin bireysel dışavuruma savaş açma hakkı ve görevi olduğunu kabul etme yönünde büyük bir adımdır.   

Ne yazık ki radikaller bu konuları ihmal etme eğilimindeler, daha da kötüsü onlar liberallere adalet arayışında yetersiz kaldılar diye şiddetle saldırıyorlar. Baraka 2001’de Jazz Times’a hâlâ her gün Lenin ve Mao’yu okuduğunu söyledi. Onun Facebook fan sayfası onun en önemli esin kaynaklarından biri olarak Küba Devrimi’ni listede gösterir. Önemli olan, şairlerin payını kilit altında tutan bir rejimi destekleyen ünlü bir şair değildir. Günümüzün radikal solunda bu hiç önemli değildir.

Önemli olan, şairlerin payını kilit altında tutan bir rejimi destekleyen ünlü bir şair değildir. Günümüzün radikal solunda bu hiç önemli değildir

Sanatlara dair demokratik bir vizyonun özel ya da geneli fetişleştirmesi gerekmez ve çoğumuz bunu sezgisel olarak biliyoruz. Her halükarda şükürler olsun ki Terence Blanchard ve Donald Harrison gibi New Orleans müzisyenleri (Larry Blumenfeld ve diğer gazeteci meslektaşlarını anmıyorum bile) yeteneklerini Katrina kasırgası felaketini kaydetmek ve canlı ve tarihsel bir toplumu geliştirmek için kullandılar. Darcy James Argue “Habeas Corpus” gibi parçaları bestelemiş ve sahneden işkencenin utancını ve Blackwater’ın (askeri nitelikli Amerikan sivil güvenlik şirketi) icrasını ve istismarını anlattı. Böyle çok sayıda örnek vardır, ancak hiçbiri bütün çizgilerden caz meraklılarının Demokrat aday için ve şimdi de Başkan Barack Obama için desteğin artışında birleştiğinde olduğu gibi heyecanlandırıcı değildir.

Yakın zamanda Meet The Press’de Obama “kültürümüzün çeşitliliğinin” ve “inanılmaz bir goblen olan Amerika”nın parçası olarak caza başvurdu. Seçim sonrasında kendisini bir “köpek” olarak tanımladığı ilk basın toplantısında, müzikten her zaman gelişmiş ve de kültürel ve etnik karışıma dayanmış olan Afrika kökenli bir sanat olarak bahsedebildi. Caz içten gelen bağlantı duygusunu savunur. Bunlar aynı zamanda seçim kampanyası sırasında Obama’nın Sanat Politikası Komitesi’nin yaydıkları düşünceler tarafından desteklenirler: küresel kültürel mübadeleyi artırma, sanatlara daha fazla federal kaynak sağlama, sanat eğitimiyle daha fazla ilgilenme, serbest çalışanlar için daha fazla sağlık hizmeti. Bir taraftar grubu olan Americans for the Arts her türlü ekonomik yenilenmenin anahtarı olarak sanat dallarına daha fazla kaynak bulunması için sıkı lobi yaptılar ve Obama yönetiminin buna tepkisi bu nedenle çok daha cesaretlendirici olmuştur.

Obama’nın başkanlığı kesinlikle çeşitli çevrelerden protestolarla karşılaşacaktır. Politikacılar her zaman halka yanıt verebilir olmalıdır ve bu bir istisna değildir. Ancak Bush döneminin açıkça gösterdiği gibi, muhalefet etme hakkını desteklemek, her muhalifi safça alkışlamaktan daha fazlasıdır.    

-Bitti-

 
Gilad Atzmon, “Beyond Comparison,” Al-Jazeerah.info, 12 Ağustos 2006.

Gilad Atzmon
, “Saying No to the Hunters of Goliath,” Ağustos 2007. [http://www.gilad.co.uk/html%20files/saying%20NO.htm]

Gilad Atzmon, “Free Jazz,” The Guardian, 15 Kasım 2004. [http://www.guardian.co.uk/music/2004/nov/15/popandrock]

Amiri Baraka, “Somebody Blew Up America, Ekim 2001. [http://www.amiribaraka.com/blew.html]

Cornelius Carnew, Stockhousen Serves Imperialism and other articles (Latimer New Dimension, 1974).

Jem Cohen, director, Instrument: Ten Years with the Band Fugazi (Discord DVD, 1974).

Stanley Crouch, “The End of ‘Bad Boy’ Thinking,” The Daily Beast, 20 Kasım 2008.

Daniel Fischlin & Ajay Heble (der.), Rebel Musics: Human Rights, Resistant Sounds, and the Politics of Music Making (Black Rose, 2003).

John Gennari, Blowin’ Hot and Cool: Jazz and Its Critics (University of Chicago Press, 2006).

Martin Gibson, “No choice but to speak out: Israieli musician a ‘proud self-hating Jew,” Gisborne Herald, 23 Ocak 2009. [http://www.gisborneherald.co.nz/Default.aspx?s=3&s1=2&id=8879]

Ajay Heble, Landing on the Wrong Note: Jazz, Dissonance and Critical Practice (Routledge, 2002).

LeRoi Jones, Blues People: Negro Music in White America (Morrow Quill, 1963.

Dr. Martin Luther King, Jr., “On Importance of Jazz,” Berlin Caz Festivali Açılış Konuşması, 1964. [http://www.hartford-hwp.com/archives/45a/626.html]

Andrew W. Lehren, “Guilty Until Proven Innocent,” JazzTimes, Nisan 2009.
John Lewis, “Manic Beat Preacher,” The Guardian, 6 Mart 2009. [http://www.guardian.co.uk/music/2009/mar/06/gilad-atzmon-israel-jazz-interview]

Peter Margasak, “Malachi Ritscher’s Apparent Suicide,” Post No Bills (Chicago Reader blog), 7 Kasım 2006.
[http://blogs.chicagoreader.com/post-no-bills/2006/11/07/malachi-ritscher-apparent-suicide]

Dan Morgenstern, Living with Jazz: A Reader, der. Sheldon Meyer (Pantheon, 2004).

Robin Pogrebin, “Arts Leaders Urge Role for Culture in Economic Recovery,” The New York Times, 25 Ocak 2009.

Malachi Ritscher, “Mission Statement,” Kasım 2006. [http://www.savagesound.com/gallery99.htm]

Ron Sakolsky & Fred Wei-han Ho (der.), Sounding Off! Music as Suversion/Resistance/Revolution (Autonomedia, 1995).

Scott Saul, Freedom Is, Freedom Ain’t: Jazz and the Making of the Sixies (Harvard University Press, 2003).
 
Bu makaleyi Türkçeye ve caz dağarcığımıza kazandıran arkadaşımız ve iyi bir caz dinleyicisi olan sevgili Ertan Yılmaz’a Cazkolik.com olarak teşekkürlerimizi sunuyoruz.
 
Cazkolik.com
Paylaş
Bu bölümde yayınlanmış önceki yazılar
» Burak Sülünbaz Röportajı: 27. Akbank Caz Festivalde oğluyla çalacak Ulf Wakenius`la konuştuk. » Farklı geçmişten yola çıkıp hayatlarını mitolojikleştiren iki kadın; Simone de Beauvoir & Billie Holiday » Festival Portresi: 24. İstanbul Caz Festivali`nde izleyeceğimiz Miles Mosley geleneği bilen bir değişimci » Burak Sülünbaz Yazdı: Thelonious Monk`un yeni bulunan kaydı yılın büyük sürprizi oldu. » Cazkolik Röportajı: 12-15 nisan arası gerçekleşecek X Jazz Festival`i Sebastian Studnitzky ile konuştuk. » Yılbaşı öncesi geleneksel Christmas Jazz playlistimiz yayında. Bu müzikler kadar güzel bir yıl olması dileğimiz. » 29 Kasım akşamı Zorlu PSM`de izleyeceğimiz Jose Feliciano`nun hayatını yönlendiren üç büyük hit! » 25. Akbank Caz Festivali Özel: Oğuz Büyükberber ve Marc Sinan ilk kez İstanbul`da aynı sahneyi paylaşacak. » Türkiye`nin caz müziği bakımından dün bir gurur gecesine tanık olduk. Konser izlenimlerimiz yayında. » Ünlü şarkıcı Viktor Lazlo`dan cazın efsanevi ismi Bille Holiday üzerine müzikali 4 Aralık`ta CRR`de. » Ölmeden önce serisinden özel bir liste: "Ten Free Jazz Albums To Hear Before You Die" » Bu yıl caz konserleri konusunda bir sakinlik içinde olan CRR Mart ayı takvimini açıkladı. » "İçimde Aşk Var" ilk albümünü yayınlayan genç sanatçının tutkularını gizlemediği şarkılarla dolu. » Alaçatı Jazz Rüzgarı 25 Haziran`dan itibaren rüzgardan ziyade festival fırtınası gibi esecek... » "Bir başkadır benim öyküm..." Tunçel Gülsoy`un Ayten Alpman ile yaptığı geçmişe yolculuk yeniden yayında... » Yeni kuşak cazcıların geliştirdiği eklektik vizyonerliğin öne çıkan ismi Aaron Parks 10 Nisan`da Salon`da! » Biri dünyaca ünlü müzisyen, diğeri onu yıllardır büyük zevkle dinleyen cazseverin habersiz kesişen yolları. » Son yılların etkileyici sesi Youn Sun Nah gitarist Ulf Wakenius ile 21 Ocak akşamı Borusan Müzik Evi`nde. » Yılın en iyi yerli caz albümlerini bütün bir yılı en yakından takip eden Zuhal Focan`a sorduk... » Ara Malikian`ın "Pagagnini" özel gösterisi 7 Aralık akşamı Cemal Reşit Rey sahnesinde... » İş Sanat yeni sezon programını açıkladı. Cazın yaşayan efsanesi Sonny Rollins 2 Kasım`da İş Sanat`ta! » Dokuzuncusu düzenlenecek Bach Günleri, St. Antuan Kilisesi ve Garaj İstanbul`da gerçekleşecek. » Ud`un rönesansını gerçekleştiren adam Anouar Brahem ruhundaki müziği Eyal Hareuveni`ye anlattı. » Yaz başı çıkan albümleriyle modern divalar Terri Carrington, Madeleine Peyroux ve E. Elias göz kamaştırıyor. » Latin caza, bossa novaya otuz yıldır damgasını vuran Eliane Elias 17 Şubat`ta İş Sanat`ta. » Bobby McFerrin son albümü VOCAbuLarieS`i meslektaşı Nora McCarthy`e anlattı. » 20. Akbank Caz Festivali Özel: Bu yıl Akbank Caz Festivali yan etkinlikleriyle de oldukça zengin. » Montreal Güzel Sanatlar Müzesi ve Cité de la Musique işbirliğiyle Miles Davis`in hayatı oldukça kapsamlı bir sergiyle Ağustos ayına kadar açık. » Vuvuzela uğultusunun içinden Güney Afrika cazına bakmak. » 43. yaşındaki Montreux Jazz Festivali`nin afişlerle görsel tarihi... » 52. Grammy`lerin sonuçları belli oldu, kazananlar kim? » Büyük davulcular kuşağından Steve Gadd artık hep cazın içinde. » Pop caz ve fusion`ın büyük ustası Bob James İstanbul Jazz Center`da... » Gustav Lundgren JC`s`de... » 19. Akbank Caz Festivali Özel: Festival bu yıl konserler dışında zengin içerikli panellere de sahne olacak... » Yeni neslin 10 genç dişi aslanı... » Free Cazı Sivil Haklar Hareketiyle İlişkilendirmedeki Yanlış Anlayışlar - 3 » Fender Rhodes`ların tarihi... » "Free Cazı Sivil Haklar Hareketiyle İlişkilendirmedeki Yanlış Anlayışlar-2" » Free Cazı Sivil Haklar Hareketiyle İlişkilendirmedeki Yanlış Anlayışlar - 1 » John Scofield`ın merakla beklenen albümü "Piety Street" yayınlandı. » Caz ve Protesto: Bir Yeniden Değerlendirme (Bölüm 2) » Caz ve Protesto: Bir Yeniden Değerlendirme » Beat kuşağının sembol ismi Jack Kerouac’ın caz sevgisi... » 7. Amatör Caz Müzisyenleri Festivali. Bana bol müzik, az da çiğ börek... » Bir caz ikonu olarak, "Bir Devin Adımları: John Coltrane" (3) » Bir caz ikonu olarak, "Bir Devin Adımları: John Coltrane" (2) » Bir caz ikonu olarak, "Bir Devin Adımları: John Coltrane" (1) » ASCAP, 2009`un "Genç Caz Bestecisi Ödülü" adaylarını açıkladı » Caz denizini yeterince derin bulmayan Peter Cincotti yeni albümüyle pop okyanusuna açılıyor. » Dave Brubeck`in efsanevi albümü "Time Out"un ilk yayınlanışının üzerinden 50 yıl geçti. Bir kaç gün sonra gireceğimiz 2009 albümün yayınlanışının 50. yılı olacak... » Cazın en iyileri halen eskileri... » Eleştirmenlerin seçimleri belli oldu... 2008 » DownBeat "Şöhretler Salonu"nun en yeni üyesi Keith Jarrett oldu... » Bebop`tan modern caza Ari Hoenig`in Punk Bop yorumu...
Bu içeriğe yapılan yorumlar
Ellerinize sağlık çok güzel olmuş.
Saygın Mehmet Çağlar / 25.05.2009 23:08:36
Reklam İçin Bize Yazın Bizi Arayın
0 216 385 4912
Cazkolik Shop Yeni
Albüm Bülten Üyeliği
Bizi Takip
Edin
Cazkolik.com • Türkiye’nin Caz Takvimi • Günün Albümü • Günün Parçası • Günün Müzisyeni • “Jazz”lı Gündem • Albüm Eleştirileri • Cazkolik Röportajları • Yerli Caz Albümleri Arşivi • Yerli Caz Müzisyenleri Arşivi Cazkolik Yazarları:
• Ali Haluk İmeryüz • Arto Peştemalcıgil • Ayşe Tütüncü • Beliz Hazan • Burak Sülünbaz • Cenk Akyol • Cenk Erdem • Deniz Türkoğlu • Emre Kartarı • Güç Başar Gülle • Güzin Yalın • Levent Öget • Leyla Diana Gücük • Murat Ali Oral • Murat Beşer • Okan Aydın • Salim Zaimoğlu • Sami Kısaoğlu • Sevin Okyay • Tunçel Gülsoy • Turgay Yalçın • Zekeriya Şen

Radyo Cazkolik Servisleri: • Radyo Cazkolik Programları • Radyo Cazkolik Playlistleri • CazFM.com (Online stream radio) Cazkolik Shop: • Yerli & yabancı albümler
   (Yıllara göre)
• Jazz Box Sets • Jazz Collections • Jazz Vinyls • Jazz Books • Ethnic • Classical
Cazkolik.com bir Feridun Ertaşkan Rek. ve Tas. Hiz. Ltd. Şti. hizmetidir. | İletişim için: cazkolik@cazkolik.com | info@cazkolik.com | Tel: 0 216 385 4912

“Jazz, insan ruhunun zaferinin sembolüdür.” Archie Shepp