Cazkolik.com
Radyo Cazkolik İnternet üzerinde cazkoliklerin
buluştuğu bir caz radyosudur
CazFM.com canlı yayınını dinliyorsunuz.
 
Türkiye'nin Caz Takvimi

Asena Akan

Mekan: Jazz Company, Talimhane, Taksim
Tarihi: 17 Kasım.2017
Saat: 22:00
Etkinlik Bilgisi : "İstanbul`un İzleri" albümünden şarkılar ve yeni bestelerle Asena Akan bu akşam Taksim Jazz Company`de.


Ezgi Aktan

Mekan: Kuzguncuk Sanat, Kuzguncuk No:85 (Rez: 0 553 228 4463)
Tarihi: 17 Kasım.2017
Saat: 21:00
Etkinlik Bilgisi : Son albümünden şarkılarla Ezgi Aktan bu akşam Kuzguncuk Sanat`ta.


27. Akbank Caz Festivali: Sattas

Mekan: Moda Sahnesi, Moda, Kadıköy
Tarihi: 17 Kasım.2017
Saat: 22:00
Etkinlik Bilgisi : Türkiye`nin tek reggae grubu Sattas bu akşam şarkılarıyla Moda Sahnesi`nde.


Sibel Demir Band

Sanatçı: Sibel Demir vo, Janusz Szprot p, Murat Ulus b, Burak Durman d.
Mekan: SAMM`s Bistro Uğur Mumcu Cad No 19 GOP Ankara 0 312 447 9 000
Tarihi: 17 Kasım.2017
Saat: 20.30
Web Adresi: http://www.hotelsamm.com
Etkinlik Bilgisi : Sibel Demir İstanbul`da doğdu. Müziğe İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Koro Şarkıcılığı bölümünde başladı. Aynı okulun Opera bölümünde lisans öğrenimine devam etti. Rezonans, Borusan ve Sirene Korolarında yer aldı. Opera öğrenimine devam ederken caza ilgi duydu. Sibel Köse ile caz vokal çalıştı. İÜ Devlet Konservatuvarı mezuniyetinden sonra 2016 Nardis Jazz Club vokal yarışmasında Pulawy Jazz Workshop ödülü kazandı. Klasik şan ve caz vokal çalışmalarını sürdüren Sibel Demir 17 Kasım`da Houseband eşliğinde Ankara`da SAMM`s bistro da...


27. Akbank Caz Festivali: Midnight Session: DJ Nomad

Mekan: Babylon Bomonti, Şişli
Tarihi: 17 Kasım.2017
Saat: 23:59
Etkinlik Bilgisi : Bu akşam Ephemerals konserinin ardından DJ setinin başına DJ Nomad geçecek.


Luis Ernesto Gomez & Latin Jazz Band

Sanatçı: Luis Ernesto Gomez (vo, tumba), Gülseren Gomez (vo, perc), Semih Sural (tp), Michel Lotz (keyb), Osmar Jose Lara (b), Riccardo Marenghi (d).
Mekan: Nardis Jazz Club, Rez: 0 212 244 6327 / 0 532 244 5778
Tarihi: 17 Kasım.2017
Saat: 22:30
Etkinlik Bilgisi : Dünya müziklerinin Latin yorumları, kendi besteleri, sımsıcak ritimler, görselliğin büyüsü, işitselliğin doruğa ulaşması... Müziğin ki Latin Amerika`dan Afrika`ya, Afrika`dan Avrupa`ya ve bize evrenselliğin birleştirdiği bir şanson`dan fado`ya, cumbia`dan salsa`ya, afrocuban`dan latin caza, böylesi hayat bulup şahlanıp içinize aktığı, seyircininse tüm bu ayinin bir parçası olarak inanılmazı yaşayıp en çekingenin dahi kıpır kıpır eşlikte bulunduğu şölen. İzlemek mi, dinlemek mi, yetersiz, yaşanır. Luis Ernesto Gomez, Paris’te yıllarca Arturo Sandoval, Danny Brillant, Yuri Buenaventura gibi ünlü Latin sanatçılarıyla çalmış 28 senedir sahnede olan uluslararası tumba ustası. Gülseren Yıldırım Gomez ise 2005 yılında Eurovision`a katılmış, 400 milyon kişi tarafından dinlenmiş, konservatuarı Paris’te bitirmiş, 20 senedir, çok dilde şarkı söyleyen, özel bir ses sanatçısı, perküsyoncu ve danscı. Gülseren ve Luis’in bugüne kadar Türkiye, Fransa ve Avrupa’da yayınlanmış 11 adet CD çalışması bulunuyor. Bestelerini de içeren bu albümler, dünya müziklerinin eski ve yeni yorumlarının yanı sıra kendilerine özgü tarzı yansıtıyor. Giriş: 50 TL.


Shake

Mekan: Bova Sahne, Şehit Muhtar Mah. Mis Sokak, No:17, Beyoğlu, İstanbul (Tel: 0 533 647 5727)
Tarihi: 17 Kasım.2017
Saat: 21:30
Etkinlik Bilgisi : Shake bu akşam Bova Sahne`de.


Dünyanın Kemanları Festivali: Ortadoğunun Kadim Geleneği

Sanatçı: Cihat Aşkın, Parisa Arscoloni, Behrang Hoscami, Aşkın Ensemble
Mekan: Cemal Reşit Rey Konser Salonu
Tarihi: 17 Kasım.2017
Saat: 20:00
Etkinlik Bilgisi : Dünyanın kemanları festivalinin son konserinde kemancı Cihat Aşkın`ı yine bu coğrafyanın usta virtüözleriyle birlikte dinleyebilirsiniz.


27. Akbank Caz Festivali: Ephemerals

Mekan: Babylon Bomonti, Şişli
Tarihi: 17 Kasım.2017
Saat: 22:30
Etkinlik Bilgisi : 27. Akbank Caz Festivali bu akşam Babylon sahnesinde son konserlerinde Ephemerals ile devam ediyor.


Flapper Swing

Sanatçı: Nevin Hetmanek (v), Tamer Temel (sax), Erhan Erbelger (g), Tomas Hetmanek (g), Volkan Topakoğlu (b)
Mekan: The Badau, Yeldeğirmeni, Kadıköy (Rezervasyon: 0 532 306 4334)
Tarihi: 17 Kasım.2017
Saat: 21:00
Web Adresi: https://www.facebook.com/events/1
Etkinlik Bilgisi : Flapper Swing, Django Reinhardt ve Sidney Bechet`nin izinden giden akustik bir caz manouche grubudur. İki manouche gitar, kontrbas, soprano saksofon ve vokalden oluşan Flapper Swing, quintet formunda sahne alır. Repertuarlarında D. Reinhardt besteleri ve 1920-30`ların caz standartlarına yer veren grup dinleyicilerine o dönemin eşsiz atmosferini yaşatır. Giriş: 40 TL.


 
Popüler Gündem
 

Yazar ve eleştirmen Victor Aaron`dan yeni nesil genç kadın caz müzisyenleri arasında yaptığı müthiş araştırmada öne çıkan "Cazın 10 Genç Dişi Aslanı" isimli çalışması biz cazseverlerin cazın gelmekte olan yeni neslini tanıması için çok önemli bir fırsat...

 7410 defa okundu. Yorum Ekle      Yorumları Oku  Önceki   |   Sonraki  

Cazın geçen son 20-30 yılına geniş açıyla bakarsanız gördüğünüz şeylerin en dikkat çekici olanlarından biri cazın yüzünün hızla nasıl değiştiğidir. Bu değişimdeki temel faktörlerden biri cazdaki cinsiyet mizacının değişimidir. Bu anlamda geçmişten bugüne kadar Mary Lou Williams’tan, Marian McPartland’tan, Shirley Scott, Emily Remler, Jane Ira Bloom’a kadar bir kuşağın, bir çok büyük sesin görkemli performansları, muhteşem sesleri (neredeyse) görmezden gelindi, bu isimler sistemin inatçılığı ve direnci içinde kendilerine hakettikleri yerleri bulmakta güçlük çektiler. Oysa son yıllarda açık bir değişim görülüyor, tüm dünyada görülüyor. Özellikle cazın lokotomif ülkesi Amerika’da bu değişim çok açık belirgin. Geçtiğimiz haftalarda sitemizde yazılan bir yazıda da bahsedilmişti, okurlarımız anımsayacaklardır, günümüz caz dinleyicileri arasında bir anket yapılsa örneğin Diana Krall en ünlü, en tanınan bir kaç caz isminden biri olur. Bu örnek bile değişimin nasıl bir köktenliğe sahip olduğunu anlatmaya yeter. Aslında bu anlamda özellikle kadın caz vokali geleneği bugün vitrinin ön sırasında kendine hakettiği yerleri bulmaya başladıysa yukarıda ismi geçen neslin bu konuda yürüttükleri öncü çabaların büyük önemi olduğu kuşkusuz. Bu anlamda derin bir saygıyı hakediyorlar.

Bizim Cazkolik olarak yapmaya çalıştığımız yukarıdaki girişten de anlaşılacağı gibi bu yazının konusu geleceğin genç kadın caz müzisyenleri. Yazar ve eleştirmen Victor Aaron bu temadan hareket ederek önemli bir çalışmaya imza atmış. Yaptığı derlemede 40 yaş altının, hatta çoğu otuz yaş altının 10 genç ve başarılı kadın müzisyenin ismini derleyerek kısa yorumlarla bizlerle paylaşmış. Genç neslin çok çok başarılı isimleri arasında kuşkusuz ki cazseverlerin yakından tanıdığı Esperanza Spalding, Grace Kelly, Tal Wilkenfeld gibi isimler biraz daha öne çıkıyor. Bu isimlerin yanında da gerek çaldıkları enstrümanları, gerekse de vokal yorumlarıyla olsun her an büyük alkışları üstüne çeken farklı isimlerde dikkatimizi çekmeye, büyük caz dünyasının içinde kendilerine ait olan yerleri belirlemeye çalışan bu 10 ismi aktarmaya çalışacağız.

Cazkolik.com

İşte günümüz cazının geleceğinde söz sahibi olacağı anlaşılan 10 genç dişi aslanı;


Yazar Victor Aaron pek çok gazete ve derginin yanısıra AllAboutJazz, Jazz.com, NPR gibi önemli sitelerde de yazılarını yayınlamaktadır.


SHAREL CASSITY

Oklohoma doğumlu genç yıldız müzik dünyasındaki ilk albümü “Just For You”ya geçen yıl kavuştu. 2009 içinde yeni bir albüme daha imza atan Cassity, Julliard’lı bir müzisyen ve ‘sidewoman’ olarak Ingrid Jensen, Jimmy Heath, Mark Whitfield gibi önemli isimlerle çalıştı. ASCAP Genç Besteci Ödülü ile Down Beat Müzik Ödülleri’nden ikisini alarak kariyerine güçlü bir başlangıç yapmış oldu. Aslında alto saksafon çalmayı tercih eden genç ve güzel müzisyen bariton, soprano ve tenor saksafonla birlikte flüt, klarnet ve piccolo’yu da benzer ustalıkla çalıyor.

“Just For You”da geleneksel cazın içinde yolculuk eden Cassity albümünde kendisi gibi önemli çıkış yakaladığı görülen genç tromboncu Michael Dease ile birlikte çalışmış. Yedi şarkının üçünde imzası olan Dease’in bestelerinde Cassity’nin alto saksafonu parçalarda Charlie Parker’ın cümlelerini tatlı ve belki de biraz küstahça kullanmış.


ANAT COHEN

İsrail’den dünyaya yayılan müzikal bir ailenin klarnetçi kızkardeşi Anat Cohen, world fusion tarzında müzikleriyle tanınan kardeşleri saksafoncu Yuval ve trompetçi Avishai ile kendi yolculuğuna yeni yeni başladı. 3 kardeş bir arada önce iki albüm kaydettiler ama ardından Anat klarnetiyle kendi kariyerinin peşinden koşmaya başladı ve şimdiden dört albüme ulaştı bile.

Anat Cohen’in müzisyen olarak sahip olduğu silahı güvenilir yaşlı klarneti. Nefesli ailesinin diğer üyeleri bas klarinet, tenor saksafon ya da soprano saksafonda çalan Cohen’i tüm resimlerinde elinde bir tür simge haline gelen klarnetiyle görürsünüz. Dünya Cohen’in İsrailli olduğunu bilmesine rağmen o Klezmer türü ya da world eksenli müzik yapmak için kendini zorlamadı aslına bakarsanız, ağırlıklı olarak latin ritmlerle örülü ya da klasik düzenlemelerden oluşan bir müzikal dokuyu takip etmeyi tercih etti. Bunu en iyi son albümü “Notes From the Village”da görebilirsiniz ama klarnetinde yine de belirgin bir Avrupa izi var, klasik yanından kaynaklanıyor olsa gerek!

2007 ve 2008 yıllarında evine bir kaç kez DownBeat’in ‘yükselen yıldız’ ödülüyle dönen genç ve yetenekli müzisyen Berklee School of Music mezunu, aynı yıllarda JJA ödüllerine de aday olup ‘Yılın Klarnetçisi’ seçilmeyi de başarmıştı. Az önce, yukarda da dediğimiz gibi son albümü eleştirmenlerden ve dinleyiciden büyük alkış alan “Notes from the Village” öyle bir boyuta geldi ki pek çok kişi yakın gelecekte kardeşi Avishai Cohen’in yakaladığı ünü ve başarıyı aşıp geçeceğini düşünüyor. Bu tip rekabet söylentilerinin onların nezdinde bir önemi var mıdır bilemeyiz ama müzisyeni daha yaratıcı ve iyi yapmak için kimbilir belki de bu tip rekabetlere ihtiyaç vardır.


KAIT DUNTON

North Teksas Üniversitesi, Jazz Studies’i 2008 yılında oldukça iyi dereceyle bitiren piyanist Kait Dunton mezun olur olmaz hiç zaman kaybetmeden kurduğu triosuyla kendi bestesi olan sekiz parçayı “Real & Imagined” adı altında kaydetti. Kendi ilk albümünü kendi prodükte eden, düzenlemelerini kendi yapan, kendi pişiren, kendi yiyen biri olarak piyasaya sürdü.

Bütün bunları bir insanın tek başına yapması zaten kolay bir şey değilken bir de bunu kusursuz yapması iyice şaşırtıcı bir durum. Bunun yanına eklenecek başka müzikal nedenleri da katarsanız şahsen geçen yıl çok çeşitli yerlerden methini sık sık duyduğum bir kaç caz kaydından biri oldu hep “Real & Imagined”. Dunton şimdi Güney Kaliforniya’da yaşıyor. Bizim bu yazımızda ele aldığımız genç isimlerin ikisi New York dışında yaşıyor. Şimdi şu soruyu sormamız tersine sormamız lazım, eskiden ve halen pek çok müzisyen için ‘New York’a hazır değil’ derlerdi, şimdi ise tersinden soralım ‘New York, Kait için hazır mı?’


HIROMI UEHARA

Hiromi Uehara ya da kısaca Hiromi bu isimlerin içinde Türk caz dinleyicisinin de en yakından tanıdığı isim. Ülkemize geldiğini biliyoruz, geçen yıl İzmir’de konseri vardı, şimdi anımsamadığımız başka zamanlarda gelmiş olabilir. Bu nedenle bize yakın biri. Ne kadar iyi bir piyanist olduğunu zaten tüm dünya yakından biliyor. Şimdiden 5 albüm gerçekleştiren Hiromi, Chick Corea ile yaptığı kaydın tüm dünyada getirdiği büyük yankının üzerinden çok da fazla zaman geçmeden Stanley Clarke ve Lenny White ile kaydettikleri “Jazz in the Garden” daha da geniş bir spektruma sahip olmasını sağladı.

Bu ufak tefek piyano dehası Japon kızı Hiromi, Berklee’de öğrenciyken bir stüdyoda Ahmad Jamal tarafından keşfedildi ve Jamal hemen onu kendi stüdyosuna aldırttı. Caz fusion ve karmaşık armonileri oldukça becerikli, hızlı ve hatasız çalan Hiromi rock temelli caz denemeleri de yapıyor, hatta bu konuda ‘Hiromi’s Sonic Bloom’ isimli bir grubu da var. Bu ekiple kaydettiği son albümü “Beyond Standart” cazseverlerin büyük ilgi gösterdiği albümlerden oldu. İsminden de anlaşılacağı gibi caz standartlarına getirdiği Hiromi yorumları genç müzisyenin önümüzdeki 30 yıl boyunca caz dünyasındaki önemli figürlerden biri olacağına işarettir kuşkusuz.


ANNE METTE IVERSEN

Danimarka’da doğup büyüyen klasik eğitimli konrtbasçı eğitimini klasik piyano üzerine aldı ve Kraliyet Danimarka Müzik Akademisi’nde 4 yıl boyunca gördüğü eğitimden 2001 yılında mezun oldu. Bu sürecin ardından New York’a taşınan genç müzisyen geçen zaman içinde üç kişisel albüm yayınladı. Son çalışması çift CDli bir albüm, ilk CD “Many Places” isimli bir kayıt, aynı dörtlüye yaylı grubu da eklenerek kaydettiği ikinci albümü ise “Best of the West” isimli.

Anne Mette Iversen’ın kontrbasının varlığı fazla iddialı bir varlık değil ama şunu hissediyorsunuz ki onun bası, sesi ve rengi olmadan parçanın da rengi yok! Çift CD’li albümün her bir CD’si ekipte çalınan her aletin potansiyelini azami dereceye çıkarmanın fırsatlarını sunuyor, besteler müzisyenlere bu fırsatı veren bir besteciden alınma. Son söz olarak şöyle diyelim; Anne Mette Iversen canlı, zeki, yaratıcı düzenlemeler yapmak için yetenekli bir müzisyen, genç ve yetenekli olması cazın geleceğinin ön saflarında kendine ayrıcalıklı bir yer kapmasını sağlayacaktır kuşkusuz.


HAILEY NISWANGER

Bu yazının konusu olan “genç kadın aslanlar”dan yalnızca multi enstrümantalist Hailey Niswanger halen yeniyetmelik çağında. Henüz 19 yaşında genç ve güzel, yetenekli, eğitimli bir genç kadın. Daha 8 yaşındayken hızla öğrendiği klarnet onun ne kadar yetenekli olduğunun anlaşılması bakımından önemli olmuş. Bu yetenek ileriki yıllarda kendisine Berklee’de burs kazanmaya yetecekti ve ilk yıl okuldaki çalışmaların tümüne katıldı, hepsini tamamladı.

Hiç kuşku yok ki bundan sonra da hızla öğrenecek, eksiklerini hızla kapatacak, ustalaşacak. Henüz mezun olmadı ama olduktan sonra büyük isimlerle büyük sahneleri paylaşmak, Terri Lyn Carrington, Christian McBride, Taylor Eigsti, Phil Woods, McCoy Tyner, George Duke, Maceo Parker gibi isimlerle konserlere çıkmak ona çok da uzak değil. 2008’de “Mary Lou Williams Kadınlar Caz Festivali”nde girdiği saksafon yarışmasını kazandı, sonraki yıl bu etkinliğe katılması için yine davet aldı.

Bu yazdıklarımız size referans olması açısından yeterli değilse eğer çıkardığı ilk albümünü de örnek verebiliriz. Kendi gibi okuldan olan arkadaşlarıyla birlikte kaydettiği “Confeddie”yi yayınladı genç müzisyen, albüm Haziran sonundan beri satışta. Alto saksafon çalan Niswanger okuldaki hocalarının da yardımıyla yedi güzel parçayı yedi farklı cover yapmış. Albümdeki parçalar geleneksel yorumlama tarzına yakın anlayışla ele alınmış, uçuşan renklerden kolajlar oluşturmaya çalışan Niswanger’ın sınıfı geçtiğini açık yüreklilikle söyleyebiliriz.


LINDA OH

Linda Oh Avustralyalı genç bir basçı. Böyle söyleyince aklınıza hemen kendi yaşıtı ve yine Avustralyalı olan Tal Wilkinfeld gelmiş olmalı ama tüm mukayese çapı bu iki müzisyen arasında ancak bu kadar, başka ortak yanları yok. Linda Malezya’da doğmuş, Avustralya’da yetişmiş. Dört yaşından beri piyanodan tahta nefesli sazlara kadar geniş enstrüman aralığında gidip gelmiş, nihayetinde lisede okurken elektrik bas gitarı tercih etmiş. Gelecekte ki kulvarını tespit ettikten sonra New York’a, cazın başkentine gelip bu işi ustalarından öğrenmeyi tercih etmiş.

Linda’nın yeteneklerini organize etme konusunda büyük yeteneği var, bu yüzden şimdiden film müzikleri yaptı, big bandler için müzikler üretti, ASCAP Genç Caz Bestecisi ödülü’nü aldı. Bu nedenle New York çevresinin akustik ve elektrik bas konusunda aranan isimlerinden biri haline gelmeye başladı. Geçen yıl da ilk albümünü kaydetti ve sahnesine çıkmaya başladı. Albümü oldukça benzersiz bir sese sahip. Bir bas, trompet ve davul triosundan oluşan ekip ciddi imalar ve free-dark melodilerle dolu bir kayıt. Sert bir caz da diyebilirsiniz, rock entonasyonları olan albümde diyebilirsiniz, Red Hot Chili Peppers etkisi var da diyebilirsiniz.

Linda Oh’un en önemli özelliği başından itibaren kendi soundundan vazgeçmemiş olması, soundunu işleyip olgunlaştırmakta gösterdiği çaba zamanla kendi müziğini kolayca kalabalığın içinde ayıredilir hale getirmesi ve caz ile modern tarzların üzerinde denemeler yapmaktan kaçınrmamasıdır.


IRIS ORNIG

“Armoni, ses ve ritmi böylesine kavrayan biri seçkin müzisyenlerin içinde kendine hakettiği yeri bulur. Her zaman geleneğin üzerinde çalışan genç bir basçıyı dinlemek, bilmek beni mutlu etmiştir, bundan hoşnut olurum, bu hoşnutluk bana onların kendi çağdaş müziklerini yapmaları konusunda gerekli umudu vermiştir hep.” Günümüzün bas virtüözlerinden Larry Grenadier (ki kendisi 10-11-12 Eylül tarihlerinde Trio + ile İstanbul Jazz Center’daydı hatırlayacağınız gibi) böyle söylüyor genç Iris Ornig için. Anne Mette Iversen gibi Almanya doğumlu ve temel eğitimini Avrupa kökenli olarak almış bir müzisyen. Sonradan New York’un canlı caz dünyasının içinde ayrıca bir formel eğitimde almış denebilir elbette.

İlk albümü “New Ground” Mayıs ayında yayınlandı. İlk albümünde dahi vokalist kullanması Ornig’in kendinden nasıl emin olduğunu gösterir, sahnede vokalistlerle birlikte dahi swing yapabildiğini kanıtlar. New York gibi gerçek bir arenada 2003 yılından bu yana gözde caz kulüplerinde düzenli olarak çalan Ornig tıpkı Grenadier’nin öngörüsü gibi cazı gelecek kuşaklara taşıyan kadın aslanlardan biri olacağı konusunda hiç şüphe yok.


MATANA ROBERTS

Matana Roberts belki de bir şans olarak doğma büyüme Chicagolu bir müzisyen ve şehrinin gururlu bir ürünü! Aynı zamanda Chicagolu yaratıcı müzisyenleri destekleyen “Yaratıcı Müzisyenlerin Gelişimi Birliği” isimli bir birliğinde üyesi. Roberts’ın alto saksafonu Chicagonun ‘ağır abileri’ Fred Anderson, Jeff Parker, Nicole Mitchell, Josh Abrams, Chad Taylor, And Stones gibi isimlerle sahnelerde çalarak, yanarak, pişerek büyüdü, yetişti. Bu pişme süreci sonunda elbette kendi albümlerini de getirmiş olacak ki 2002 ve 2004 yıllarında ilk çalışmalarını yayınladı.

2002 yılında New York’a taşınan genç müzisyen ilk solo albümü “The Chicago Project”i yayımladığında pek çok kulak kabararak ne bu böyle diye insanlar kafalarını çevirip baktılar. İlk albümünün prodüktörlüğünü ünlü Vijay Iyer yapmıştı. Biz de bu albümde anladık ki Roberts derin armonik düşünceler üzerine hayli kafa yormuş, bu işi ne kadar ciddiye almış ve yeni fikirler üretmiş. Parçalarına insancıllığı ve dinselliği enjekte etmiş. Bu çabalar ve içtenlikte kendisine DownBeat’in 2009 yıldızı yükselen yılın alto saksafonisti ödülüne getirmiş, 2008’de Lionell Loueke ile birlikte JJA tarafından yılın umut vade eden genç müzisyenleri ödülünü getirmiş. Bu ödülleri öyle kolay vermiyorlar insanlara, bunu da hatırlatmış olalım

Matana Roberts küçük gruplar için müzik üreten biri olmayacaktır. Epik bir yanı var onun, 7 kuşak öteye giden zengin ailevi mirası var, böyle bir mirasın yönlendirmesi olacaktır. “Matana” İbranice “Hediye” demektir, Roberts’ın müziği de cazın avant-garde hayranlarını mutlu edecek düzeyde yoğunlaşan bir müzik olacaktır kuşkusuz.


ADA ROVATTI

İtalyan kökenli genç müzisyen Ada Rovatti tenor ve soprano saksafon üzerine yoğunlaşan başarılı bir müzisyen. Berklee’de full burslu olarak okuyan Rovatti New York’da yaşıyor ve JoAnn Brackeen, Miroslav Vitous, Bob Mintzer, Randy Brecker, John McLaughlin gibi efsane isimler aynı sahneleri paylaşıyor.

Ada Rovatti’ye dikkatlerin yönelmesi için iki temel sebebi burada şöyle söyleyebiliriz; Birincisi Rovatti’nin gerçekten müthiş vuruşları var. Diğeri de bu yıl çıkardığı dördüncü albümü “Green Factor”da İrlandanın Kelt müziği formlarını alıp cesurca cazın içinde kullanması, harman yapmadaki cesur başarısı sanatını hemen cazın dikkat çekici bölgesine yerleşmesine neden oluyor. Maceraperestliği göz dolduruyor, kulak okşuyor.

Cazkolik.com / 21 Eylül 2009, Pazartesi

Paylaş
Bu bölümde yayınlanmış önceki yazılar
» Burak Sülünbaz Röportajı: 27. Akbank Caz Festivalde oğluyla çalacak Ulf Wakenius`la konuştuk. » Farklı geçmişten yola çıkıp hayatlarını mitolojikleştiren iki kadın; Simone de Beauvoir & Billie Holiday » Festival Portresi: 24. İstanbul Caz Festivali`nde izleyeceğimiz Miles Mosley geleneği bilen bir değişimci » Burak Sülünbaz Yazdı: Thelonious Monk`un yeni bulunan kaydı yılın büyük sürprizi oldu. » Cazkolik Röportajı: 12-15 nisan arası gerçekleşecek X Jazz Festival`i Sebastian Studnitzky ile konuştuk. » Yılbaşı öncesi geleneksel Christmas Jazz playlistimiz yayında. Bu müzikler kadar güzel bir yıl olması dileğimiz. » 29 Kasım akşamı Zorlu PSM`de izleyeceğimiz Jose Feliciano`nun hayatını yönlendiren üç büyük hit! » 25. Akbank Caz Festivali Özel: Oğuz Büyükberber ve Marc Sinan ilk kez İstanbul`da aynı sahneyi paylaşacak. » Türkiye`nin caz müziği bakımından dün bir gurur gecesine tanık olduk. Konser izlenimlerimiz yayında. » Ünlü şarkıcı Viktor Lazlo`dan cazın efsanevi ismi Bille Holiday üzerine müzikali 4 Aralık`ta CRR`de. » Ölmeden önce serisinden özel bir liste: "Ten Free Jazz Albums To Hear Before You Die" » Bu yıl caz konserleri konusunda bir sakinlik içinde olan CRR Mart ayı takvimini açıkladı. » "İçimde Aşk Var" ilk albümünü yayınlayan genç sanatçının tutkularını gizlemediği şarkılarla dolu. » Alaçatı Jazz Rüzgarı 25 Haziran`dan itibaren rüzgardan ziyade festival fırtınası gibi esecek... » "Bir başkadır benim öyküm..." Tunçel Gülsoy`un Ayten Alpman ile yaptığı geçmişe yolculuk yeniden yayında... » Yeni kuşak cazcıların geliştirdiği eklektik vizyonerliğin öne çıkan ismi Aaron Parks 10 Nisan`da Salon`da! » Biri dünyaca ünlü müzisyen, diğeri onu yıllardır büyük zevkle dinleyen cazseverin habersiz kesişen yolları. » Son yılların etkileyici sesi Youn Sun Nah gitarist Ulf Wakenius ile 21 Ocak akşamı Borusan Müzik Evi`nde. » Yılın en iyi yerli caz albümlerini bütün bir yılı en yakından takip eden Zuhal Focan`a sorduk... » Ara Malikian`ın "Pagagnini" özel gösterisi 7 Aralık akşamı Cemal Reşit Rey sahnesinde... » İş Sanat yeni sezon programını açıkladı. Cazın yaşayan efsanesi Sonny Rollins 2 Kasım`da İş Sanat`ta! » Dokuzuncusu düzenlenecek Bach Günleri, St. Antuan Kilisesi ve Garaj İstanbul`da gerçekleşecek. » Ud`un rönesansını gerçekleştiren adam Anouar Brahem ruhundaki müziği Eyal Hareuveni`ye anlattı. » Yaz başı çıkan albümleriyle modern divalar Terri Carrington, Madeleine Peyroux ve E. Elias göz kamaştırıyor. » Latin caza, bossa novaya otuz yıldır damgasını vuran Eliane Elias 17 Şubat`ta İş Sanat`ta. » Bobby McFerrin son albümü VOCAbuLarieS`i meslektaşı Nora McCarthy`e anlattı. » 20. Akbank Caz Festivali Özel: Bu yıl Akbank Caz Festivali yan etkinlikleriyle de oldukça zengin. » Montreal Güzel Sanatlar Müzesi ve Cité de la Musique işbirliğiyle Miles Davis`in hayatı oldukça kapsamlı bir sergiyle Ağustos ayına kadar açık. » Vuvuzela uğultusunun içinden Güney Afrika cazına bakmak. » 43. yaşındaki Montreux Jazz Festivali`nin afişlerle görsel tarihi... » 52. Grammy`lerin sonuçları belli oldu, kazananlar kim? » Büyük davulcular kuşağından Steve Gadd artık hep cazın içinde. » Pop caz ve fusion`ın büyük ustası Bob James İstanbul Jazz Center`da... » Gustav Lundgren JC`s`de... » 19. Akbank Caz Festivali Özel: Festival bu yıl konserler dışında zengin içerikli panellere de sahne olacak... » Yeni neslin 10 genç dişi aslanı... » Free Cazı Sivil Haklar Hareketiyle İlişkilendirmedeki Yanlış Anlayışlar - 3 » Fender Rhodes`ların tarihi... » "Free Cazı Sivil Haklar Hareketiyle İlişkilendirmedeki Yanlış Anlayışlar-2" » Free Cazı Sivil Haklar Hareketiyle İlişkilendirmedeki Yanlış Anlayışlar - 1 » John Scofield`ın merakla beklenen albümü "Piety Street" yayınlandı. » Caz ve Protesto: Bir Yeniden Değerlendirme (Bölüm 2) » Caz ve Protesto: Bir Yeniden Değerlendirme » Beat kuşağının sembol ismi Jack Kerouac’ın caz sevgisi... » 7. Amatör Caz Müzisyenleri Festivali. Bana bol müzik, az da çiğ börek... » Bir caz ikonu olarak, "Bir Devin Adımları: John Coltrane" (3) » Bir caz ikonu olarak, "Bir Devin Adımları: John Coltrane" (2) » Bir caz ikonu olarak, "Bir Devin Adımları: John Coltrane" (1) » ASCAP, 2009`un "Genç Caz Bestecisi Ödülü" adaylarını açıkladı » Caz denizini yeterince derin bulmayan Peter Cincotti yeni albümüyle pop okyanusuna açılıyor. » Dave Brubeck`in efsanevi albümü "Time Out"un ilk yayınlanışının üzerinden 50 yıl geçti. Bir kaç gün sonra gireceğimiz 2009 albümün yayınlanışının 50. yılı olacak... » Cazın en iyileri halen eskileri... » Eleştirmenlerin seçimleri belli oldu... 2008 » DownBeat "Şöhretler Salonu"nun en yeni üyesi Keith Jarrett oldu... » Bebop`tan modern caza Ari Hoenig`in Punk Bop yorumu...
Bu içeriğe yapılan yorumlar
Bu içeriğe hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapabilirsiniz!
Reklam İçin Bize Yazın Bizi Arayın
0 216 385 4912
Cazkolik Shop Yeni
Albüm Bülten Üyeliği
Bizi Takip
Edin
Cazkolik.com • Türkiye’nin Caz Takvimi • Günün Albümü • Günün Parçası • Günün Müzisyeni • “Jazz”lı Gündem • Albüm Eleştirileri • Cazkolik Röportajları • Yerli Caz Albümleri Arşivi • Yerli Caz Müzisyenleri Arşivi Cazkolik Yazarları:
• Ali Haluk İmeryüz • Arto Peştemalcıgil • Ayşe Tütüncü • Beliz Hazan • Burak Sülünbaz • Cenk Akyol • Cenk Erdem • Deniz Türkoğlu • Emre Kartarı • Güç Başar Gülle • Güzin Yalın • Levent Öget • Leyla Diana Gücük • Murat Ali Oral • Murat Beşer • Okan Aydın • Salim Zaimoğlu • Sami Kısaoğlu • Sevin Okyay • Tunçel Gülsoy • Turgay Yalçın • Zekeriya Şen

Radyo Cazkolik Servisleri: • Radyo Cazkolik Programları • Radyo Cazkolik Playlistleri • CazFM.com (Online stream radio) Cazkolik Shop: • Yerli & yabancı albümler
   (Yıllara göre)
• Jazz Box Sets • Jazz Collections • Jazz Vinyls • Jazz Books • Ethnic • Classical
Cazkolik.com bir Feridun Ertaşkan Rek. ve Tas. Hiz. Ltd. Şti. hizmetidir. | İletişim için: cazkolik@cazkolik.com | info@cazkolik.com | Tel: 0 216 385 4912

“Jazz, insan ruhunun zaferinin sembolüdür.” Archie Shepp