Cazkolik.com
Radyo Cazkolik İnternet üzerinde cazkoliklerin
buluştuğu bir caz radyosudur
 
Türkiye'nin Caz Takvimi

Baba Zula & Murat Meriç

Mekan: Uniq İstanbul, Glass Room, Huzur Mh., Maslak Ayazağa Cd. No:4, Tel: 0 212 286 0391
Tarihi: 23 Kasım.2017
Saat: 21:00
Etkinlik Bilgisi : Şehrine yeni etkinlik salonu Glass Room Uniq Hall`de kasım ayında faaliyetine başladı. Konser ve tiyatro etkinlikleriyle adından sözettirecek Glass Room`da bu akşam Baba Zula ve Murat Meriç`i dinlemek mümkün.


Ediz Hafızoğlu Nazdrave 13

Mekan: Hiçhane, Konya
Tarihi: 23 Kasım.2017
Saat: 20:30
Etkinlik Bilgisi : Cazdan rock n roll`a, deneysel müzikten Balkan müziğine birbirinden farklı tarzlarda çalışan Ediz Hafızoğlu geçtiğimiz ay `Nazdrave` 13 albüm lansman konserini Zorlu PSM Studio`da yapmıştı. Hafızoğlu `Nazdrave` 13 kapsamında June Pub Ankara`da, Hiçhane Konya`da ve Peyote Eskişehir`de dinleyiciyle buluşacak.

 


XXF Very Very French Festival: Amadou & Mariam

Mekan: Babylon Bomonti, Şişli
Tarihi: 23 Kasım.2017
Saat: 21:30
Etkinlik Bilgisi : U2, Blur, Coldplay ve David Gilmour gibi isimlerle aynı sahneyi paylaşan Malili Afro-blues ikilisi Amadou & Mariam, XXF Very Very French Festival kapsamında Renault ana partnerliğinde, 23 Kasım Perşembe günü saat 21.30`da Babylon`da. Bugüne kadar sekiz albüm kaydeden ikili, görme engellerine rağmen müzikle tüm engelleri yıkıyor. "Welcome To Mali" ile 52. Grammy Ödülleri`nde "En İyi Çağdaş Dünya Müzik Albümü" ödülüne aday gösterilen Amadou & Mariam, 2009 Nobel Barış Ödülleri`nde ve 2010 FIFA Dünya Kupası`nın açılış töreninde performans sergiledi.


Lisa Ekhdal Konseri

Mekan: İş Sanat Konser Salonu, İş Kuleleri, 4. Levent
Tarihi: 23 Kasım.2017
Saat: 20:00
Etkinlik Bilgisi : İş Sanat`ta caz serisi, İskandinavya`nın büyülü seslerinden Lisa Ekdahl ile başlıyor. 1971 yılında Stockholm`de dünyaya gelen sanatçı, İsveçli caz üçlüsü ``The Peter Nordahl Trio`` ile küçük caz kulüplerinde şarkı söylemeye başladı. Henüz 22 yaşındayken çıkardığı ilk solo albümü "Lisa Ekdahl" ile dört kere platin satış rakamlarına ulaşan ve üç dalda Grammy Ödülü`ne layık görülen sanatçı, 1994 tarihli hiti "Vem Vet" ile üne kavuştu. Ekdahl, İsveççe kaydettiği ilk üç albümünün ardından üç başarılı İngilizce albümle dünyaya açıldı. 2001 yılında çıkardığı 6. albümü ``Lisa Ekdahl Sings Salvador Poe`` ile bossa nova janrına yönelen şarkıcı, Fransa başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde çok beğenildi ve altın satış rakamlarına ulaştı. Bossa nova tarzını kırılgan ve çocuksu sesiyle harmanlayan Ekdahl 2016 yılında Famna Jorden isimli albümünü hayranlarıyla buluşturdu.


Funda Sezer Band

Sanatçı: Funda Sezer (v), Baki Duyarlar (p), Kağan Yıldız (b), Berke Özgümüş (d)
Mekan: The Badau, Yeldeğirmeni, Kadıköy (Rezervasyon: 0 532 306 4334)
Tarihi: 23 Kasım.2017
Saat: 21:00
Web Adresi: https://www.facebook.com/events/1
Etkinlik Bilgisi : İstanbul Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı Bölümü`nden mezun olan Funda Sezer, müzik aşkını uzun yıllar korolarda söyleyerek, çeşitli projelerde yer alarak ve kendi projelerini üreterek yaşattı. Donovon Mixon ve Randy Esen`den uzun yıllar dersler aldı. Daha önce Fundolatino ve Fundo`s Swings projeleriyle çeşitli mekanlarda sahne alan Funda Sezer, bu gece sizlere hem caz standartlarından hem de bossa novalardan oluşan bir program sunacak.


 
Sami Kısaoğlu ile "Kuzey Rüzgarı"
 

"Kuzey Rüzgarı"nın ikinci yazısında sevgili Sami Kısaoğlu The Hilliard Ensemble ile Jan Garbarek`in ortaklığında yayınlanan "Officium Novum" albümünü anlatıyor...

 6885 defa okundu. Yorum Ekle      Yorumları Oku  Önceki   |   Sonraki  

Bu yazıya eşlik eden iki parça "Officium Novum" albümünden alınan büyük besteci Arvo Part`ın "The Holy Mother Of God" isimli çalışması ile Jan Garbarek`in bestesi olan "We Are The Stars"dır.


“Officium Novum”

İngiliz vokal topluluğu The Hilliard Ensemble ve Norveçli saksofon ustası Jan Garbarek, ilk defa 1993 yılında “Officium” albümüyle işbirliğine gittiklerinden bu yana onsekiz yıl ve üç albüm geride kaldı. Garbarek’in saksofon sololarının tenor, kontrtenor ve bas sesleri üzerine kurmuş olduğu armonik zarafet, hem caz hem de koral müzik tutkunlarını oldukça memnun etmişti o dönemde. Tam olarak ne klasik ne de caz türlerine ait olan albüm, doksanların ilk yıllarında o zaman hiç  de tahmin edilmeyen bir satış başarısı yakalarken, birçok ülkede de liste başı olmuştu. Ortaçağ kilise müziklerinin dört erkek sesi ve Garbarek’in saksofonları tarafından yorumlandığı bu albümden beş yıl sonraya tarihlenen “Mnemosyne” albümü ise ortaçağın müzikal coğrafyasının ötesine geçerek, yirminci yüzyıl bestecilerinin eserlerine de yer veriyordu.

İkinci albümün ardından oniki yıl bekleyen The Hilliard Ensemble ve Garbarek, 2010 yılının son günlerinde bu kez yaşadığımız toprakların hiç de yabancısı olmayan bir bestecinin ekseninde oluşturulmuş bir albüm ile huzurlara geldi. İlk albümün ismine biraz da atıfta bulunarak “Officium Novum” ismini alan çalışma, diğer iki albüm gibi Avusturya’daki St. Gerold Manastırı’nda kaydedildi. Sağlamış olduğu akustik zenginlik ile The Hilliard Ensemble, Garbarek ortaklığında kaydedilen üç albümde önemli bir yere sahip olan St. Gerold Manastırı, içermiş olduğu doğal yankılanma ile dört insan sesi ve saksofonun sesinde kolay kolay yakalanamayacak olan bir görkem ve derinlik sunuyor.

Coğrafyalar ve Zamanlar Arasında Bir Yolculuk:

Albümde yer alan bestecilerin coğrafyalar ve zamanlar arası göstermiş oldukları çeşitlilik dikkate değer bir konu. Bir anlamda doğu-batı ve geçmiş-gelecek kontrastı yakalanan albümde Ermenistan, Bizans, Fransa, İspanya ve Rusya gibi diyarlara yolculuklar söz konusu. Odak  noktasında Türkiye doğumlu Ermeni müzisyenlerden Komitas Vardapet’in bestelerinin olduğu albümün repertuarının büyük bir kısmı, The Hilliard Ensemble’ın Ermenistan’a yapmış olduğu ziyaretler sonucunda şekillenir. Albümde yer alan Komitas eserleri her ne kadar 1910 ile 1915 yılları arasına tarihlenmiş olsa da, kökenleri neredeyse antik çağlara kadar uzanır. Besteci kimliğinin yanısıra; aynı zamanda etkin çalışmalar gerçekleştirmiş bir etnomüzikolog olan Komitas bu parçalarda dini içerikli Ermeni müziğinin nasıl halk müziğinden gelişmiş olduğunu gözler önüne sererken, bir yandan da bu folklorik temaların sanat müziğinde nasıl kullanılabileceğini gösterir. Albümde yer alan Komitas eserlerinden ikisi olan "Hays hark nviranats ukhti" ve "Surb, surb" Ermeni kilisesi ayinlerde söylenmek üzere yazılmış eserler olsada bestecinin kendisi tarafından farklı zamanlarda farklı formlarda düzenlenmiştir. Bu iki eserin albümde yer alan versiyonları ise bestecinin 1914-15 yıllarında İstanbul’da yazmış olduğu şekilleridir.

Komitas seçkisinin yanısıra; Arvo Pärt’ın topluluk için yazmış olduğu “Most Holy Mother of God” eseri şüphesiz albümün en çok iz bırakan parçalarından biri. Pärt’ın 2003 yılında The Hilliard Ensemble için yazmış olduğu ve ilk performansı gerçekleştirildiği zaman a cappella olarak yorumlanan esere, bu kez Garbarek’in saksofon doğaçlamaları eşlik ediyor. Dinleyenleri daha ilk dakikalarından itibaren büyülemeyi başlayan eserde, önce solistler birer birer sonrasında dört ses olarak müthiş bir uyum içinde oktavlar ve gamlar arasında geziniyor. Tüm bunlar yaşanırken Garbarek’in nefesi topluluk üyelerinin sesine karışıyor ve bastığı her notada birkez daha topluluğun beşinci üyesi haline geliyor.

Rimsky Korsakov’un (1844-1908) öğrencisi olan Nikolai N. Kedrov (1871-1940) onüç dakikalık eseri “Litany”nin yanısıra; onüçüncü yüzyıla tarihlenen bir Bizans ilahisi ve on altıncı yüzyıla ait olan anonim bir İspanyol ilahisi olan “Tres morillas”ın da yer aldığı albümde, Perotin’nin “Alleluia, Nativitas” eserine getirilen yeni bir yorum yer alıyor. Özellikle Perotin’nin eserinde vokallerde gözlemlenen serbest yaklaşım, Hilliard üyelerinin zaman içinde caz müziğinin doğaçlamaya dayanan tavrını başarılı bir şekilde özümsemiş olduklarını gösteriyor.

Alman oyuncu Bruno Ganz’ın seslendirmiş olduğu, İzmir doğumlu Yunanlı şair Giorgos Seferis’in (1900 – 1971) “Nur ein Weniges noch” isimli şiiri ile son bulan albümde Garbarek’in de iki eserine, iki şiir kaynaklık ediyor. “Allting finns” isimli parçada İsveçli şair Pär Lagerkvist’in (1891-1974) “Den Döde” (“The dead one”) şiirinin sözleri üzerine bestesini kurgulayan Garbarek’in albümdeki diğer bestesine (“We are the stars”) Kuzey Amerika kıtasına yerleşen ilk yerli halklardan biri olan Pasamaquoddy halkının bir yerel şiiri kaynaklık ediyor. Daha evvel 1998 tarihli “Rites” albümünde de yer alan ve Torstein Gerthe yönetimindeki çocuk korosu tarafından yorumlanan “We are the stars” bu kez ilkinden biraz daha kısa olarak karşımıza çıkıyor.

The Hilliard Ensemble ve Garbarek Ortaklığı

Coltrane sonrası dönemin ardından büyük ölçüde İskandinav folkloru üzerine inşaa etmiş olduğu semâvî saksofon soundu ve kendine has müzikal grameri ile dünya çapında bir üne kavuşan Garbarek’in, The Hilliard Ensemble ile olan ortaklığı da onu çok daha farklı kitleler ile bir araya getirdi. Hilliard üyeleriyle birlikte yarattığı, kültürlerarası müzik köprüsünde olabildiğince özgür bir yaklaşım sergileyen Garbarek, gerçekleştirdikleri her performansda ne derece usta bir doğaçlama ustası olduğunu kanıtlar. Hilliard üyelerinden bariton Gordon Jones bir röportajında Garbarek ile ilgili olarak şöyle der: “The Hilliard Ensemble ve Jan Garbarek’in birlikte çalışması düşüncesi ilk önerildiği zaman Garbarek bizim için bir bilinmeyendi. Geride kalan onca yılın sonrasında ise; onun da müzikal karakterinin bizim ile benzer olduğunu fark ettik. Daha önce birçok müzisyen ile ortak projeler gerçekleştirdik fakat onun, içlerinde birkez bile olsun bizim yaptığımız gibi nota sayfalarına bakmayan ve tamamen doğaçlama çalan tek isim olduğunu söyleyebilirim. Garbarek’in parçalara eklemiş olduğu doğaçlamalar, zamanla bizleri de bu konuda cesaretlendi. Doğaçlamalara ilk İtalyan Magrigalleri’nde başladık ve gerisi geldi.” Bir röportajında Garbarek ise; Hilliard üyeleri ile olan müzikal ortaklığına dair olarak şu sözleri söyler: “Çalışmalarımın büyük bir kısmı farklı kültürlerden olan müzisyenler ile birlikte yapılmıştır. The Hilliard Ensemble ile olan çalışmalarımız da benim için böyle. Bu coğrafyalar anlamında değilse bile zamansal olarak böyledir. Topluluk ile en iyi anlarımız daha önce duyulmamış bir müziği ortaya çıkardığımız anlardır.”

Sami Kısaoğlu
Müzikolog
Cazkolik.com / 05 Temmuz 2011, Salı

Paylaş
Bu bölümde yayınlanmış önceki yazılar
» Merak edilen soru; 22. İstanbul Caz Festivali`nde izleyeceğimiz "Tigran Hamasyan neden bu kadar önemli" cevabı Sami Kısaoğlu yazdı. » Arkadaşımız Sami Kısaoğlu 25-26 Mart geceleri Mehmet Uluğ anısına gerçekleşen konserlerde Babylon sahnesinde izlediğimiz David Murray Infinity Quartet konserine dair izlenimlerini Cazkolik okurları için kaleme aldı. » Avrupa caz sahnesinden yükselen bir piyano üçlüsü; Phronesis » Moda dergisinden fırlamış gibi duran şefi Eric Whitacre ile Rezonans korosunun yarınki (8 Kasım) konserini Sami Kısaoğlu yazdı. » 24. Akbank Caz Festivali Özel: Festivalin merakla beklenen "Nefes" projesini arkadaşımız Sami Kısaoğlu neyzen Kudsi Erguner ile konuştu. » 20 Ağustos gecesi Maçka Küçükçiftlik Parkı`nı dolduran Portishead hayranları bu yaz İstanbul`da izlediğimiz en güzel konserlerden birine şahit oldu. » > Sami Kısaoğlu, 42. İstanbul Müzik Festivali`nin özel projesi olan » 21. İstanbul Caz Festivali Özel: Bu yıl festivalin en merakla beklenen konserlerinden Brad mehldau ve Mark Giulina`nın Mehliana isimli projesini Sami Kısaoğlu yazdı. » Alto saksofonun gelmiş geçmiş en önemli isimlerinden Art Pepper`ın kariyerinin en dikkat çeken kayıtlarından » Plak formatında yeniden basılan ve caz tarihinin dönüm noktası sayılan albümlerinden Eric Dolphy`nin » Son yıllarda yetiştirdiği yeni nesil isimlerle Avrupa genelinde öne çıkmaya başlayan İtalya cazı ve müzisyenleri her zaman dikkat çekici albümlere imza attılar. Sevgili Sami Kısaoğlu yeni yazısında genç ve başarılı piyanist Claudio Filippini ve son albümünü Cazkolik okurları için kaleme aldı. » Sami Kısaoğlu`ndan Giovanni Mirabassi, Brooklyn Rider ve Jan Bang`in yayınlanan yeni albümlerine ilişkin notlar yayında. » ACT müziğin 2013 yılında yayınladığı albümler içinde en rafine müziğe sahip olanlarından "Polska"yı Sami Kısaoğlu yazdı. » Üç gün üstüste Salon sahnesinde izleyeceğimiz Ólafur Arnalds`ı sevgili Sami Kısaoğlu`nun kaleminden okumadan tanımak mümkün değil. » Sami Kısaoğlu Venedik Caz Festivali`nde geçen yılın Jammz etkinliklerine katılan Melisa Kral ve Gürtuğ Gök`ü takip etti, festival izledi... » 23. Akbank Caz Festivali Özel Festivalin merakla beklenen usta ismi John Surman`ı Sami Kısaoğlu kaleme aldı.23. Akbank Caz Festivali Özel Festivalin merakla beklenen usta ismi John Surman`ı Sami Kısaoğlu kaleme aldı. » Ramazanda Caz bu akşam Avrupa caz sahnesinin çok önemli bir ismi olan Norveçli besteci ve piyanist Jon Balke`yi Batagraf isimli projesiyle ağırlıyor. Balke`yi arkadaşımız Sami Kısaoğlu kaleme aldı. » Sami Kısaoğlu`ndan üst üste harika festival yazıları: Bu akşam bandolim`in Jimi Hendrix`i lakaplı Hamilton De Holanda`ya niye öyle diyorlar ve Stefano Bollani ile konseri yazısı yayında. » Sami Kısaoğlu, Sakıp Müzesi bahçesinde dinleyeceğimiz cazın genç, iki güzel kadın sanatçısını yazdı: China Moses ve Anat Cohen. » Sami Kısaoğlu`nun kaleminden "Esbjörn Svensson Trio`nun Sanatına Senfonik Bir Dokunuş." » Sami Kısaoğlu`ndan yeni bir günlük dizisi yayında: Hollanda Caz Panoraması, 1. Bölüm... » "Cazın Yıldızları İstanbul`daydı" müzik yazarı sevgili Sami Kısaoğlu Uluslararası Caz Günü all star konserini özel olarak kaleme aldı. Konserin ve performansların şifreleri yayında. » Berlin`de caz başkadır... » "Sessizlik tıpkı benim için sesin kendisi kadar önemli" diyen ve 22 Kasım Perşembe Borusan`da konseri olan Hollandalı saksofonist Yuri Honing ile Sami Kısaoğlu özel bir söyleşi gerçekleştirdi. » Sami Kısaoğlu, 17 Kasım Cumartesi gecesi Borusan Müzik Evi`nde izleyeceğimiz `Kuzey Avrupa`dan yıldızlar karması` konserini yazdı... » Steen Rasmussen Quarteto`nun müziği, Josefine Cronholm`un sesiyle Ipanema plajında günbatımı... » Sami Kısaoğlu "Lean On Me"nin bestecisi, soul`un büyük sesi Bill Withers`ın ikinci albümü Still Bill`i yazdı. » Bu akşam (10 Ekim) Babylon`da konseri olan ve festivalin en ilginç müziklerine imza atacak The Kilimanjaro Darkjazz Ensemble`un kurucusu Jason Köhnen ile Sami Kısaoğlu özel bir röportaj gerçekleştirdi. » 22. Akbank Caz Festivali`nde bir zen kaşifi; Nik Bartsch » Sami Kısaoğlu`ndan bu akşam müzikseverler tarafından festivalin merakla beklenen ismi Esperanza Spalding için özel portre çalışması: » Sami Kısaoğlu akşamki Till Brönner konserine dair en sıcak izlenimlerini kaleme aldı: » Sami Kısaoğlu`ndan 12 Temmuz akşamı 19. İstanbul Caz Festivali`nde konseri olan kuzey cazının usta ismi Lars Danielsson`u altı başlıkta anlama kılavuzu yazısı... » `Kuzey Rüzgarı` Berlin`den esiyor... Sami Kısaoğlu, Akbank Sanat Caz Günleri kapsamında 20 Haziran Çarşamba akşamı İstanbul`da konseri olan ve Die Zeit tarafından `dünyanın en heyecan verici piyanolu üçlüsü` olarak adlandırılan Michael Wollny`i Cazkolik okurları için kaleme aldı. » Sami Kısaoğlu Ağustos ayında davetli olarak gittiği Norveç seyahatinin ardından bu kezde Ocak ayında davetli olarak gittiği Berlin`de tuttuğu notları Cazkolik okurları için Berlin Caz Günlüğü olarak kaleme aldı: » Zamansız ve Coğrafyasız Seslerin Peşinde Bir Ses Ressamı: Stephan Micus » Kuzey ışıkları diyarında bir hafta. » Altı ay aradan sonra 11 Şubat akşamı Salon`da yeniden İstanbul`da sahne alacak Dan Berglund ve grubu Tonbruket`in son albümü » > 21. Akbank Caz Festivali`nin beklenen ismini Sami Kısaoğlu yazdı; "Tenor Saksofonda Bir Renk Ustası; Charles Lloyd" » Kuzey cazın ustası Arild Andersen`i yazarımız, müzikolog Sami Kısaoğlu yazdı: `Kontrbasın Kuzeyli Şairi...` » Seslerle Çevrili Bir Yaşam: Mari Kvien Brunvoll » "Kuzey Rüzgarı"nın ikinci yazısında sevgili Sami Kısaoğlu The Hilliard Ensemble ile Jan Garbarek`in ortaklığında yayınlanan "Officium Novum" albümünü anlatıyor... » "Kuzey Rüzgarı" isimli köşesinde Sami Kısaoğlu "Kuzeyden Ilık Bir Nefes" başlıklı ilk yazısıyla yayında...
Bu içeriğe yapılan yorumlar
Müzikal derinliği ile , kaliteli ve çok farklı son derece seçkin eserlerle bizleri büyülüyorsunuz, başarılı çalışmalarınızın sürekli olacağına inancım tam, sevgi ve saygılar..
Salim Zaimoğlu / 09.07.2011 01:05:08
Reklam İçin Bize Yazın Bizi Arayın
0 216 385 4912
Cazkolik Shop Yeni
Albüm Bülten Üyeliği
Bizi Takip
Edin
Cazkolik.com • Türkiye’nin Caz Takvimi • Günün Albümü • Günün Parçası • Günün Müzisyeni • “Jazz”lı Gündem • Albüm Eleştirileri • Cazkolik Röportajları • Yerli Caz Albümleri Arşivi • Yerli Caz Müzisyenleri Arşivi Cazkolik Yazarları:
• Ali Haluk İmeryüz • Arto Peştemalcıgil • Ayşe Tütüncü • Beliz Hazan • Burak Sülünbaz • Cenk Akyol • Cenk Erdem • Deniz Türkoğlu • Emre Kartarı • Güç Başar Gülle • Güzin Yalın • Levent Öget • Leyla Diana Gücük • Murat Ali Oral • Murat Beşer • Okan Aydın • Salim Zaimoğlu • Sami Kısaoğlu • Sevin Okyay • Tunçel Gülsoy • Turgay Yalçın • Zekeriya Şen

Radyo Cazkolik Servisleri: • Radyo Cazkolik Programları • Radyo Cazkolik Playlistleri • CazFM.com (Online stream radio) Cazkolik Shop: • Yerli & yabancı albümler
   (Yıllara göre)
• Jazz Box Sets • Jazz Collections • Jazz Vinyls • Jazz Books • Ethnic • Classical
Cazkolik.com bir Feridun Ertaşkan Rek. ve Tas. Hiz. Ltd. Şti. hizmetidir. | İletişim için: cazkolik@cazkolik.com | info@cazkolik.com | Tel: 0 216 385 4912

“Jazz, insan ruhunun zaferinin sembolüdür.” Archie Shepp