Cazkolik.com
Radyo Cazkolik İnternet üzerinde cazkoliklerin
buluştuğu bir caz radyosudur
CazFM.com canlı yayınını dinliyorsunuz.
 
Türkiye'nin Caz Takvimi

Baba Zula & Murat Meriç

Mekan: Uniq İstanbul, Glass Room, Huzur Mh., Maslak Ayazağa Cd. No:4, Tel: 0 212 286 0391
Tarihi: 23 Kasım.2017
Saat: 21:00
Etkinlik Bilgisi : Şehrine yeni etkinlik salonu Glass Room Uniq Hall`de kasım ayında faaliyetine başladı. Konser ve tiyatro etkinlikleriyle adından sözettirecek Glass Room`da bu akşam Baba Zula ve Murat Meriç`i dinlemek mümkün.


Ediz Hafızoğlu Nazdrave 13

Mekan: Hiçhane, Konya
Tarihi: 23 Kasım.2017
Saat: 20:30
Etkinlik Bilgisi : Cazdan rock n roll`a, deneysel müzikten Balkan müziğine birbirinden farklı tarzlarda çalışan Ediz Hafızoğlu geçtiğimiz ay `Nazdrave` 13 albüm lansman konserini Zorlu PSM Studio`da yapmıştı. Hafızoğlu `Nazdrave` 13 kapsamında June Pub Ankara`da, Hiçhane Konya`da ve Peyote Eskişehir`de dinleyiciyle buluşacak.

 


XXF Very Very French Festival: Amadou & Mariam

Mekan: Babylon Bomonti, Şişli
Tarihi: 23 Kasım.2017
Saat: 21:30
Etkinlik Bilgisi : U2, Blur, Coldplay ve David Gilmour gibi isimlerle aynı sahneyi paylaşan Malili Afro-blues ikilisi Amadou & Mariam, XXF Very Very French Festival kapsamında Renault ana partnerliğinde, 23 Kasım Perşembe günü saat 21.30`da Babylon`da. Bugüne kadar sekiz albüm kaydeden ikili, görme engellerine rağmen müzikle tüm engelleri yıkıyor. "Welcome To Mali" ile 52. Grammy Ödülleri`nde "En İyi Çağdaş Dünya Müzik Albümü" ödülüne aday gösterilen Amadou & Mariam, 2009 Nobel Barış Ödülleri`nde ve 2010 FIFA Dünya Kupası`nın açılış töreninde performans sergiledi.


Lisa Ekhdal Konseri

Mekan: İş Sanat Konser Salonu, İş Kuleleri, 4. Levent
Tarihi: 23 Kasım.2017
Saat: 20:00
Etkinlik Bilgisi : İş Sanat`ta caz serisi, İskandinavya`nın büyülü seslerinden Lisa Ekdahl ile başlıyor. 1971 yılında Stockholm`de dünyaya gelen sanatçı, İsveçli caz üçlüsü ``The Peter Nordahl Trio`` ile küçük caz kulüplerinde şarkı söylemeye başladı. Henüz 22 yaşındayken çıkardığı ilk solo albümü "Lisa Ekdahl" ile dört kere platin satış rakamlarına ulaşan ve üç dalda Grammy Ödülü`ne layık görülen sanatçı, 1994 tarihli hiti "Vem Vet" ile üne kavuştu. Ekdahl, İsveççe kaydettiği ilk üç albümünün ardından üç başarılı İngilizce albümle dünyaya açıldı. 2001 yılında çıkardığı 6. albümü ``Lisa Ekdahl Sings Salvador Poe`` ile bossa nova janrına yönelen şarkıcı, Fransa başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde çok beğenildi ve altın satış rakamlarına ulaştı. Bossa nova tarzını kırılgan ve çocuksu sesiyle harmanlayan Ekdahl 2016 yılında Famna Jorden isimli albümünü hayranlarıyla buluşturdu.


Funda Sezer Band

Sanatçı: Funda Sezer (v), Baki Duyarlar (p), Kağan Yıldız (b), Berke Özgümüş (d)
Mekan: The Badau, Yeldeğirmeni, Kadıköy (Rezervasyon: 0 532 306 4334)
Tarihi: 23 Kasım.2017
Saat: 21:00
Web Adresi: https://www.facebook.com/events/1
Etkinlik Bilgisi : İstanbul Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı Bölümü`nden mezun olan Funda Sezer, müzik aşkını uzun yıllar korolarda söyleyerek, çeşitli projelerde yer alarak ve kendi projelerini üreterek yaşattı. Donovon Mixon ve Randy Esen`den uzun yıllar dersler aldı. Daha önce Fundolatino ve Fundo`s Swings projeleriyle çeşitli mekanlarda sahne alan Funda Sezer, bu gece sizlere hem caz standartlarından hem de bossa novalardan oluşan bir program sunacak.


 
Sami Kısaoğlu ile "Kuzey Rüzgarı"
 

23. Akbank Caz Festivali Özel Festivalin merakla beklenen usta ismi John Surman`ı Sami Kısaoğlu kaleme aldı.

 4366 defa okundu. Yorum Ekle      Yorumları Oku  Önceki   |   Sonraki  

John Surman`ın ödüllü son albümü "Saltash Bell"i tek tıkla satın almak için lütfen bu satıra tıklayın.


John Surman’ın Müzik Okyanusuna Bir Yolculuk

1960’lardan günümüze Avrupa caz sahnesinde kendine sağlam bir yer edinmeyi başaran en önemli İngiliz caz müzisyenlerinden biri olan multi-enstrümantalist John Surman üç yıl aradan sonra 23. Akbank Caz Festivali’ne konuk oluyor. Surman Festival kapsamında geçtiğimiz yıl ECM etiketiyle çıkan solo albümü Saltash Bell’i seslendiriyor olacak. Sanatçının bariton, soprano saksofon, alto klarnetin yanı sıra synthesizerlardan da sorumlu olduğu bu albüm hatırlanacağı üzere caz alanındaki en önemli radyo kanallarından biri olan Jazz FM tarafından “En İyi Albüm” ödülüne layık görülmüştü. Sanatçının 28 Eylül Cumartesi akşamı saat 18:00’de Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda gerçekleştirecek olduğu konser öncesinde onun sesler okyanusunu daha yakından tanımak adına altı bölümden oluşan bir yazı kaleme aldım.


Prelude:

1960’lı Yıllar / Surman’ın Ses Paleti Üzerine


Caz tarihinin en üretken müzisyenlerinden biri olan Surman’ın kariyer sayfalarını geriye doğru çevirerek okuyacak olursak ilk olarak Alman caz eleştirmeni Joachim-Ernst Berendt’in milyonlarca baskı yapmış Caz Kitabı: Ragtime’dan Fusion’a ve Sonrası isimli çalışmasında Surman ile ilgili olarak kaleme almış olduğu şu satırları kulak vermek yerinde olur:

“Serbest üsluba eğilimli müzisyenler arasında 1960’lı yıllarda uluslararası planda tanınan sadece iki baritoncu vardı: Sun Ra Arkestra’nın üyesi Pat Patrick ve Avrupa’da İngiliz John Surman. Surman, 1970’li yılların başında soprano saksofona daha fazla önem verdi; ancak 1980’lerde yeniden baritona döndü. Çoşkulu glissandoları baş döndüren soundu ile bariton saksofonun hep çok dar kabul edilen tonal sınırlarını, tenor çalış tarzının tiz bölgelerine ve ötesine kadar genişletti; soundu üst perdelerde keskin ve soğukken, alt perdelerde yumuşak, sıcak ve dolgundu."

Albüm: Saltash Bells, Parça: Whistman`s Wood.


Japon eleştirmenlerce daha 1960’larda “Yeni cazın en önemli baritoncusu” olarak selamlanan Surman başlangıçta Norveçli meslektaşı Jan Garbarek gibi John Coltrane ve Amerikan cazından etkilenmiş fakat çok geçmeden kendi özgün sesini yaratmayı başarmıştı. Bir röportajında “Kulaklarım büyük ölçüde Mingus, Shepp, Coleman, Rollins ve Coltrane’in yaptıklarına odaklanmıştı” diyen Surman ilerleyen yıllarda yaşlı kıtanın müzikal topografyası ve tarih çizgisinde ileri ve geri giderek birçok müzik türünü keşfetme fırsatı buldu. Surman 1970’li ve 80’li yıllar boyunca olabildiğine çok boyutlu ve katmanlı bir müzikal gelişim gösterdi. Detaylarına ilerleyen satırlarda daha ayrıntılı olarak yer vermek istediğim bu gelişimin başlıca saç ayaklarını Surman’ın Ada Avrupası ve İskandinav halk müziklerine karşı olan ilgisi oluşturuyordu. Ortaçağ’dan rönesansa uzanan zaman diliminde yazılmış olan İngiliz kilise müziği eserleri ve minimal müziğin yenilenen akor dizileri de Surman’ın müzikal dilinin oluşumuna yön veren diğer etkenler arasında yer alıyordu.


İlk Dönemler / ECM ile İlk Flört / Solo Projeler


Filmi biraz başa alıp Surman’ın kariyerinin ilk dönemlerine gidecek olursak, onun ilk olarak The Trio isimli toplulukta adını duyurmaya başladığını görürüz. 1970’lerin ortalarında en erken tarihli saksofon topluluklarından biri olan S.O.S’i kuran Surman bu dönemde Ronnie Scott, John McLaughlin, Albert Mangelsdorff gibi Avrupalı müzisyenler ile çalışır. 1976’da the Trio grubunda birlikte çalıştığı Amerikalı kontrbasçı Barre Phillips’in Mountainscapes albümünde yer alarak, otuz yılı aşkın bir süredir ECM ile sürdürdüğü dirsek temasına başlayan Surman, bu firmadan kendi adını taşıyan ilk albümünü ise 1979 yılında kaydeder. Upon Reflection ismini taşıyan bu kayıt ile beraber çok yönlü müzisyen kimliğini ön plana çıkarmaya başlayan Surman albümde saksofonların yanısıra bas klarnet ve synthesizer da çalıyordu. İngiliz folklorundan yalın ve zarif ezgiler taşıyan albümde Surman’ın eserlerinin armonik ve melodik yapılarını desteklemek amacıyla synthesizerda birbirini tekrar eden minimalist akorlara yer veriyordu. "Prelude and Rustic Dance" isimli parçada tamamen nefeslilerden oluşan bir performans sergileyen Surman, bu albüm ile beraber ilerleyen yıllarda da tek başına kaydettiği albümlerde sıklıkla kullanacak olduğu üstüste kayıt konusunun ipuçlarını veriyordu. Upon Reflection ile başlayan tek kişilik albümler dizisine, Withholding Pattern (1984), Private City (1987), Road To Saint Ives (1990) ile devam eden Surman özellikle Private City albümü ile caz çevrelerinde ününü arttırıyor, adından daha fazla söz ettiriyordu.

Albüm: Private City, Parça: Not Love Perhaps.


Müzikal Ortaklıklar: Karin Krog, Jack DeJohnette...


Hiç şüphesiz Surman’ın stüdyo ve sahne projelerinde çalışmış olduğu müzisyenlerle, birlikte üretmiş olduğu çalışmaların her biri ayrı bir yazı konusu olabilecek genişliktedir. Kariyerinin erken dönemlerindeki ilgi ve meraklarını gün geçtikçe genişleten Surman, sadece ilgi alanları doğrultusundaki projelerle sınırlı kalmamış ECM’ın katalogundaki birçok sanatçının albüm ve sahne projelerine de konuk olmuştur. Hilliard Ensemble’ın eski tenor sesi John Potter’ın John Dowland projelerine soprano saksofonu ve bas klarneti ile katılan Surman, Tunuslu udi Anouar Brahem ve Dave Holland ile Thimar (1997) albümünü gerçekleştirir. Surman’ın İskandinav folkloruna karşı olan ilgisi onu her daim bu coğrafyaya da yakın tutar. Sanatçı Norveç’in efsane sesi Karin Krog ve Terje Rpydal ile çeşitli albümler gerçekleştirir. Davulda postmodern üslubun “baba”sı olarak selamlanan Jack DeJohnette ile duo olarak ilk kez The Amazing Adventures of Simon Simon (1981) albümü için stüdyoya giren Surman’ın DeJohnette ile olan dostluğu otuzbeş yıl önceye uzanır. İkilinin yolları ilk olarak 1968 yılında DeJohnette’nin Bill Evans’ın triosunda çaldığı dönemde kesişir. Bu müzikal işbirliği ve dostluk 2000’li yıllara gelindiğinde de farklı projelerle devam eder.


Klasik Müzik ile Caz Arasında Bir Yerde


Surman’ın kariyerinin son on yıllık döneminde belirgin bir şekilde ön plana çıkan fikirlerden biri de müzisyenin yaylı çalgılar ile doğaçlama müziğin bir arada var olabileceği çalışmalara göstermiş olduğu ilgidir. Tamamı Surman’ın bestelerinden oluşan The Spaces in Between albümü her ne kadar yaylılar soundunun ön planda olduğu bir çalışma gibi gözükse de, her notasında Surman’ın İskandinav folklorüne olan ilgisini inceden inceye hissettirdiği bir çalışmadır. Yaylılar tarafında birkaç parçada armonik yapı olarak neredeyse klasik dönem akor kurulumlarına ve cümle yapılarına yer vermiş olan Surman özellikle bariton ve soprona saksofonlarda çaldığı sololarla bu klasik düzenin çok ötesinde geçer.

Albüm: Upon Reflection, Parça: Edges Of Illusion.


Köklere Dönüş: Saltash Bells


Surman’ın 23. Akbank Caz Festivali kapsamında seslendirecek olduğu Saltash Bells albümü bir anlamda onun 1980’lı yıllarda gerçekleştirdiği solo projelerine geri döndüğü bir çalışma. Kendisine ilham kaynağı olan İngiliz ve Kuzey Avrupa folklorik ezgileri etrafında son derece özgün bir sesler kosmosu tasarlayan Surman albümde tüm enstrümanlara kendisi hayat veriyor. Surman’a özgü onlarca farklı resimsellik barındıran albümün çıkış noktasında bestecinin Norveçli fotoğrafçı ve yönetmen Odd Geir Saether’nin filmi için yaptığı müzikler yer alıyor. Zaman içinde film projesi ekonomik nedenlerle rafa kalksa da Surman özellikle çocukluk anıları etrafında gezinerek bu proje için düşündüğü müzikleri yazmaya devam eder. Sonuç ise atmosferik seslerin çekirdeğini oluşturduğu kimi zaman klasik müzik kimi zaman ise kilise müziği ve koral müziğe dair renklerin hissedildiği caz ile örülü bir albüm olur. Surman’ın sonsuzluğa refarans veren sololarıyla bir diğer büyük usta Jan Garbarek’i de hatırlattığı bu albüm bazen gizemli ve karanlık taraflarıyla bazen ise insana mutluluk veren yumuşak ve melodik müzikal yapısıyla dinleyeni ilk seferde içine alan bir çalışma.


Postlude


Caz doğası gereği özellikle yirminci yüzyılın ikinci yarısından bu yana çok yönlü ve çok odaklı bir müzik olmuştur. Bu çok yönlülük içinde çok az müzisyen Surman kadar engin bir hayal gücüne sahip olmuş ve birbirlerinden böylesine farklı sesleri bir araya getirerek kendi sesinin bir parçası kılmıştır. Caz tarihinin görmüş olduğu en cesur bariton saksofon müzisyenlerinden biri olan Surman baritonun adeta o kükreyen sesine korkusuzca kendi müziğinde yeniden hayat verirken, bu enstrümanın solo yorumculuğuna dair tüm limitleri zorlamıştır. Hiç şüphesiz Surman’ı biricikleştiren en önemli noktalardan biri de budur. İşte sadece bu nedenle bile Surman için 28 Eylül Cumartesi akşamı saat 18:00’de Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda olmaya değer.

Sami Kısaoğlu
Müzikolog

Cazkolik.com / 03 Eylül 2013, Salı

Paylaş
Bu bölümde yayınlanmış önceki yazılar
» Merak edilen soru; 22. İstanbul Caz Festivali`nde izleyeceğimiz "Tigran Hamasyan neden bu kadar önemli" cevabı Sami Kısaoğlu yazdı. » Arkadaşımız Sami Kısaoğlu 25-26 Mart geceleri Mehmet Uluğ anısına gerçekleşen konserlerde Babylon sahnesinde izlediğimiz David Murray Infinity Quartet konserine dair izlenimlerini Cazkolik okurları için kaleme aldı. » Avrupa caz sahnesinden yükselen bir piyano üçlüsü; Phronesis » Moda dergisinden fırlamış gibi duran şefi Eric Whitacre ile Rezonans korosunun yarınki (8 Kasım) konserini Sami Kısaoğlu yazdı. » 24. Akbank Caz Festivali Özel: Festivalin merakla beklenen "Nefes" projesini arkadaşımız Sami Kısaoğlu neyzen Kudsi Erguner ile konuştu. » 20 Ağustos gecesi Maçka Küçükçiftlik Parkı`nı dolduran Portishead hayranları bu yaz İstanbul`da izlediğimiz en güzel konserlerden birine şahit oldu. » > Sami Kısaoğlu, 42. İstanbul Müzik Festivali`nin özel projesi olan » 21. İstanbul Caz Festivali Özel: Bu yıl festivalin en merakla beklenen konserlerinden Brad mehldau ve Mark Giulina`nın Mehliana isimli projesini Sami Kısaoğlu yazdı. » Alto saksofonun gelmiş geçmiş en önemli isimlerinden Art Pepper`ın kariyerinin en dikkat çeken kayıtlarından » Plak formatında yeniden basılan ve caz tarihinin dönüm noktası sayılan albümlerinden Eric Dolphy`nin » Son yıllarda yetiştirdiği yeni nesil isimlerle Avrupa genelinde öne çıkmaya başlayan İtalya cazı ve müzisyenleri her zaman dikkat çekici albümlere imza attılar. Sevgili Sami Kısaoğlu yeni yazısında genç ve başarılı piyanist Claudio Filippini ve son albümünü Cazkolik okurları için kaleme aldı. » Sami Kısaoğlu`ndan Giovanni Mirabassi, Brooklyn Rider ve Jan Bang`in yayınlanan yeni albümlerine ilişkin notlar yayında. » ACT müziğin 2013 yılında yayınladığı albümler içinde en rafine müziğe sahip olanlarından "Polska"yı Sami Kısaoğlu yazdı. » Üç gün üstüste Salon sahnesinde izleyeceğimiz Ólafur Arnalds`ı sevgili Sami Kısaoğlu`nun kaleminden okumadan tanımak mümkün değil. » Sami Kısaoğlu Venedik Caz Festivali`nde geçen yılın Jammz etkinliklerine katılan Melisa Kral ve Gürtuğ Gök`ü takip etti, festival izledi... » 23. Akbank Caz Festivali Özel Festivalin merakla beklenen usta ismi John Surman`ı Sami Kısaoğlu kaleme aldı.23. Akbank Caz Festivali Özel Festivalin merakla beklenen usta ismi John Surman`ı Sami Kısaoğlu kaleme aldı. » Ramazanda Caz bu akşam Avrupa caz sahnesinin çok önemli bir ismi olan Norveçli besteci ve piyanist Jon Balke`yi Batagraf isimli projesiyle ağırlıyor. Balke`yi arkadaşımız Sami Kısaoğlu kaleme aldı. » Sami Kısaoğlu`ndan üst üste harika festival yazıları: Bu akşam bandolim`in Jimi Hendrix`i lakaplı Hamilton De Holanda`ya niye öyle diyorlar ve Stefano Bollani ile konseri yazısı yayında. » Sami Kısaoğlu, Sakıp Müzesi bahçesinde dinleyeceğimiz cazın genç, iki güzel kadın sanatçısını yazdı: China Moses ve Anat Cohen. » Sami Kısaoğlu`nun kaleminden "Esbjörn Svensson Trio`nun Sanatına Senfonik Bir Dokunuş." » Sami Kısaoğlu`ndan yeni bir günlük dizisi yayında: Hollanda Caz Panoraması, 1. Bölüm... » "Cazın Yıldızları İstanbul`daydı" müzik yazarı sevgili Sami Kısaoğlu Uluslararası Caz Günü all star konserini özel olarak kaleme aldı. Konserin ve performansların şifreleri yayında. » Berlin`de caz başkadır... » "Sessizlik tıpkı benim için sesin kendisi kadar önemli" diyen ve 22 Kasım Perşembe Borusan`da konseri olan Hollandalı saksofonist Yuri Honing ile Sami Kısaoğlu özel bir söyleşi gerçekleştirdi. » Sami Kısaoğlu, 17 Kasım Cumartesi gecesi Borusan Müzik Evi`nde izleyeceğimiz `Kuzey Avrupa`dan yıldızlar karması` konserini yazdı... » Steen Rasmussen Quarteto`nun müziği, Josefine Cronholm`un sesiyle Ipanema plajında günbatımı... » Sami Kısaoğlu "Lean On Me"nin bestecisi, soul`un büyük sesi Bill Withers`ın ikinci albümü Still Bill`i yazdı. » Bu akşam (10 Ekim) Babylon`da konseri olan ve festivalin en ilginç müziklerine imza atacak The Kilimanjaro Darkjazz Ensemble`un kurucusu Jason Köhnen ile Sami Kısaoğlu özel bir röportaj gerçekleştirdi. » 22. Akbank Caz Festivali`nde bir zen kaşifi; Nik Bartsch » Sami Kısaoğlu`ndan bu akşam müzikseverler tarafından festivalin merakla beklenen ismi Esperanza Spalding için özel portre çalışması: » Sami Kısaoğlu akşamki Till Brönner konserine dair en sıcak izlenimlerini kaleme aldı: » Sami Kısaoğlu`ndan 12 Temmuz akşamı 19. İstanbul Caz Festivali`nde konseri olan kuzey cazının usta ismi Lars Danielsson`u altı başlıkta anlama kılavuzu yazısı... » `Kuzey Rüzgarı` Berlin`den esiyor... Sami Kısaoğlu, Akbank Sanat Caz Günleri kapsamında 20 Haziran Çarşamba akşamı İstanbul`da konseri olan ve Die Zeit tarafından `dünyanın en heyecan verici piyanolu üçlüsü` olarak adlandırılan Michael Wollny`i Cazkolik okurları için kaleme aldı. » Sami Kısaoğlu Ağustos ayında davetli olarak gittiği Norveç seyahatinin ardından bu kezde Ocak ayında davetli olarak gittiği Berlin`de tuttuğu notları Cazkolik okurları için Berlin Caz Günlüğü olarak kaleme aldı: » Zamansız ve Coğrafyasız Seslerin Peşinde Bir Ses Ressamı: Stephan Micus » Kuzey ışıkları diyarında bir hafta. » Altı ay aradan sonra 11 Şubat akşamı Salon`da yeniden İstanbul`da sahne alacak Dan Berglund ve grubu Tonbruket`in son albümü » > 21. Akbank Caz Festivali`nin beklenen ismini Sami Kısaoğlu yazdı; "Tenor Saksofonda Bir Renk Ustası; Charles Lloyd" » Kuzey cazın ustası Arild Andersen`i yazarımız, müzikolog Sami Kısaoğlu yazdı: `Kontrbasın Kuzeyli Şairi...` » Seslerle Çevrili Bir Yaşam: Mari Kvien Brunvoll » "Kuzey Rüzgarı"nın ikinci yazısında sevgili Sami Kısaoğlu The Hilliard Ensemble ile Jan Garbarek`in ortaklığında yayınlanan "Officium Novum" albümünü anlatıyor... » "Kuzey Rüzgarı" isimli köşesinde Sami Kısaoğlu "Kuzeyden Ilık Bir Nefes" başlıklı ilk yazısıyla yayında...
Bu içeriğe yapılan yorumlar
Bu içeriğe hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapabilirsiniz!
Reklam İçin Bize Yazın Bizi Arayın
0 216 385 4912
Cazkolik Shop Yeni
Albüm Bülten Üyeliği
Bizi Takip
Edin
Cazkolik.com • Türkiye’nin Caz Takvimi • Günün Albümü • Günün Parçası • Günün Müzisyeni • “Jazz”lı Gündem • Albüm Eleştirileri • Cazkolik Röportajları • Yerli Caz Albümleri Arşivi • Yerli Caz Müzisyenleri Arşivi Cazkolik Yazarları:
• Ali Haluk İmeryüz • Arto Peştemalcıgil • Ayşe Tütüncü • Beliz Hazan • Burak Sülünbaz • Cenk Akyol • Cenk Erdem • Deniz Türkoğlu • Emre Kartarı • Güç Başar Gülle • Güzin Yalın • Levent Öget • Leyla Diana Gücük • Murat Ali Oral • Murat Beşer • Okan Aydın • Salim Zaimoğlu • Sami Kısaoğlu • Sevin Okyay • Tunçel Gülsoy • Turgay Yalçın • Zekeriya Şen

Radyo Cazkolik Servisleri: • Radyo Cazkolik Programları • Radyo Cazkolik Playlistleri • CazFM.com (Online stream radio) Cazkolik Shop: • Yerli & yabancı albümler
   (Yıllara göre)
• Jazz Box Sets • Jazz Collections • Jazz Vinyls • Jazz Books • Ethnic • Classical
Cazkolik.com bir Feridun Ertaşkan Rek. ve Tas. Hiz. Ltd. Şti. hizmetidir. | İletişim için: cazkolik@cazkolik.com | info@cazkolik.com | Tel: 0 216 385 4912

“Jazz, insan ruhunun zaferinin sembolüdür.” Archie Shepp