Standard A La Turc
Nardis Jazz Club :
09 Eylül 2010, Persembe, Saat: 21:30
Önder Focan (g), Şenova Ülker (tp), Erdal Akyol (b), Ediz Hafızoğlu (d). Önder Focan’ın çok ilgi gören projelerinden biri olan bu proje onun caz standartlarına yaklaşımını baz alan çalışmasıdır. Sanatçıya göre “bugün için evrensel bir müzik olan caz, ana besin kaynaklarından biri olan popüler şarkıları sadece Amerikan kaynağından almak durumunda değildir. Dünyanın diğer ülkelerindeki caz müzisyenlerinin kendi çevrelerindeki popüler şarkıları kendi müzikal anlayışlarıyla, yeni caz formatıyla yorumlamaları caz adına çok doğal bir olgu ise, dünyanın kendi yaşadığı bölgesindeki sevdiği, kaynağı ne olursa olsun (pop, halk müziği, Türk sanat müziği gibi) popüler parçaları cazcı gibi yorumlamaktır”. Bu bağlamda hepimizin bildiği pek çok parçayı caz müzisyenlerinin yorumları dinlemek çok keyifli oluyor.
www.nardisjazz.com
Express Brass Band
Haymatlos :
09 Eylül 2010, Persembe, Saat: 22:30
Münih kökenli Express Brass Band yaklaşık 10 yıldır Sun Ra Arkestra ve Art Ensemble of Chicago gibi grupların izinden gidip kendine has bir tarzı yakalamayı başarıyor. Kökenlerini Jazz, Soul, Afrobeat, Maghreb’den Afghanistana kadar uzanan oriental müziği ve Balkan olarak tanımlayan Express Brass Band dünya çapında aktif olan Brass Band ağının parçası olarak yıllardan beri Almanya’nın Münih şehrinin bir sembolü haline geldi. Express Brass Band’in İstanbul’a gelmesi Streetart İstanbul Projesi kapsamı çerçevesinde gerçekleşmektedir. Grup 9 Eylül ile 17 Eylül arası İstanbul’da bulunacak.
-
"Jazz"ly Gündem...
Aydın Esen 27 Şubat'ta İstanbul'un yeni konser salonu "Salon"da olacak...
Bir gün Aydın Esen’in ik kayıtlarından olan “Anadolu” hakkında bir internet sitesinde, Hawaii’den yazan bir okurun söyledikleri ilgimizi çekmişti, tarihi aklımızda değil ama ikibinlerin ortalarında yazmış olduğu yorumda okur; “İlk Aydın Esen albümümü bundan yıllar önce satın almıştım. Endonezya, Denpasar’da o sıralarda polis korsan kopya kasetlere karşı çok sıkı önlemler almıştı. Yakaladıklarını kızgınlıkla imha ediyordu. Orayı sonra kiraladığım bir motosikletle terketmiştim. Benim için çok heyecan verici bir yolculuktu. Kasette Esen’in cesur piyanosu hayatıma oldukça zengin tadlar katmış, yolda giderken palmiye ağaçlarının başımın üstünde örümcek ağları gibi örgülü gölgeler oluşturuyor, damağımda egzotik tadlar bırakıyordu. Sonradan Asya’yı bırakıp evime döndüm. Albümün CD versiyonunu çok aradım. Aydın Esen ismiyle bir solo piyano kaydını buldum. Sonradan, Esen’in Paris’te yaşayan bir Türk olduğunu, Amerika’da hiç bir kaydının yayınlanmadığını öğrendim. Bugün, “Anadolu” albümü benim için hala taptaze bir müziktir. Size şunu öneririm ki, Aydın Esen’in neyini bulursanız mutlaka alın, çünkü onun müzikleri size de benim gibi unutamayacağınız anlar yaşatacaktır.” Dünyanın öbür ucundaki bir insanın, hiç tanımadığı, belki de tümüyle tesadüfen aldığı bir kasetteki müziğe böylesine bayılıp, ardından yıllar boyu peşini bırakmaması ve yine yıllar sonra internetin artık bunca hayatımıza girdiği günlerde yine eski anılarına yaslanıp Aydın Esen için bunları söyleme ihtiyacı hissetmesi yalnızca müzisyenin sahip olduğu gücü gösterir. Dünya üzerinde çok az kavram böylesi etkiye sahiptir. Gördükleriniz hafızalarınızda görüntülerden oluşur, müzik ise yukarda anlattığı gibi minicik bir an dahi olsa yaşamın içinde sizi kıskıvrak yakalamış bir anıdır.
İşte böylesi bir güce -örnekteki gibi ispatlanmış bir örnek olarak- sahip olan dünyaca ünlü piyanistimiz Aydın Esen 27 Şubat’ta İstanbulun yeni konser salonu olan “Salon”da sevenleriyle buluşacak. Cazseverlerin kesinlikle orada olması gereken konserlerden biri hiç şüphesiz.
Bu konser haberinin ilk duyurusu geldiğinde elimize hemen okuduğumuz bu okur yorumunu hatırladık ve bu konser haberi için sanki hafızamızda saklamışız gibi oldu şimdi yazarken.
Esen 2005 yılında kendisinin piyano, Steve Smith’in davul ve vurmalılar, Dave Liebman’ın soprano ve tenor saksofonda, Anthony Jackson’ın ise bas gitarda olduğu bir albüm yayınlanmıştı; “Flashpoint”. Eleştirmen John Kelman albüm hakkında yazarken Aydın Esen için “Ekibin diğer üyelerine göre daha sürpriz bir isim. Flashpoint’te akustik piyano çalmakla birlikte içiçe geçirerek kullandığı synth tonlarıyla organik sesler üretiyor.” diyor. Yazar yazısında özellikle de albümdeki “Fabric of Reality” parçasına dikkatimizi çekmiş, 70’lerin fusion günlerine yaptığı ‘retro’ dönüşlere kulak veriyoruz diyor.
Yukarda tüm bunları anlattık ama 27 Şubat’ta bunları çalmayacak elbette Aydın Esen. Neler olacağını ancak orada olarak öğreneceğiz.
"AYDIN ESEN & RANDY K." YER: SALON İKSV TARİH: 27 ŞUBAT 2010, CUMARTESİ SAAT: 21.00 BİLET FİYATLARI: OTURMALI: 40 / 30 TL, ÖĞRENCİ / AYAKTA: 25 TL. Cazkolik.com / 8 Şubat 2010, Pazartesi