Aydın Balpınar'ın ardından

Aydın Balpınar'ın ardından

 

Müzisyen Aydın Balpınar genç yaşta hayata veda etti

 

 

Önceki akşam hepimizin irkildiği günlerden biri oldu...

 

Kendimize döndüğümüz ve her zaman oradan başka bir şey yokmuş gibi hissettiğimiz günlerden oluşsa da bilincimiz, bazı acı gerçekler bölüyor inanmakta ısrar ettiğimiz benliğimizi.

 

Kaç kişi soruyor kendine, Aydın Balpınar kaçımızın konserinde çalmıştı ve o an ben neyi kaçırdım diye? Ben defalarca sordum kendime... Birkaç damla uykunun da çoğu bu sorularla geçti. Aydın’ı ne kadar tanıyordum ve ne kadarını görmezden geldim diye...

 

Aydın Balpınar İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı çello bölümünden mezun olmuş, ardından Hollanda’da Codarts Müzik Okulunda kontrbas çalışmıştı. Oldukça sık caz grupları ve projelerinde yer alıyor, caz kulüplerinde grupların parçası oluyordu.

 

Tüm bu yoğunluğun ve kalabalığın içinde ıskaladığımız şeyler olmuştu belli ki.

 

Müzik yaparken tanıdığımız, bittiğinde ise ilgilenmediğimiz pek çok detayla yaşıyoruz günümüzde. Her şeyin mutluluk getirmemesi, severek yapmadığımız, yaptırmadığımız detaylarda gizli. Her ne pahasına olursa olsun nezâketi korumak adına çaba sarf etmediğimiz ve misafir hayatımızı sonsuz sanmakta gizli. Bunu, birilerini suçlamak için yazmıyorum, sadece kendim dahil birbirimize sımsıkı sarıldığımız günlerin, daha çok sevip destekleyeceğimiz, iyi taraflarımızı parlatıp eksik taraflarımıza yapıcı eleştiriler getireceğimiz arkadaşlıkların özlemini duyuyorum.

 

 

Aydın Balpınar ve Şenay Ocak Bova Sahne'de

 

Ve eminim Aydın da duyuyordu. Fakat biz duymakta çok geç kaldık. Sanırım onun için söyleyebileceğimiz en ortak şey daima kibar, sevecen ve destekleyici olmasıydı. Hassas diye yazılan pek çok argümana katılmadığımı belirtmek isterim. Çünkü hassasiyet dediğimiz olgunun günümüzde çıtasının çok düşük olduğunu düşünüyorum. Bizim gururlu, onurlu, utanan, umursayan, duyumsayan ne kadarımız kaldı hâlâ bilmiyorum. En azından, ağzımızdan çıkanların ve davranışlarımızın sorumluluğunu alma kısmında tartımız kaldı mı işimizin yürümesi dışında?

 

Sanatçılar olarak, her ne kadar işimizin keyif almaktan ibaret olduğu düşünülse de, kendime şunu soruyorum, sanatın ortaya çıkardığı anlam bütünlüğü, neşe ve ilham hepimiz için müziğe olan sevgiden gelmemiş miydi? Ortak paydamız sevgiden geldiyse, amacımız neden insanlık için daha aşağılarda kaldı zaman zaman?! Bunu kendime de soruyorum... Ve tekrar söylüyorum, kimseyi suçlamayan bir yerden beraber olmayı; müziğimize, birbirimize ve müziğe olan sevgiye sahip çıkmayı teklif ediyorum.

 

Caz müzisyenlerinin müzik için verdikleri emeği karşılığında kazandıkları maddi kaynakların yaşamak için yeterli olmadığını bilerek eğitim almaya başladım. Üstelik, imkanım olsaydı yurt dışına da giderdim. Aydın gibi giden arkadaşlarımız da oldu. Onlar kocaman kontrbasları, enstrümanlarını ücretsiz provalara taksiyle getiren, gecenin geç saatlerinde zor koşullarda maddi anlamda sıfıra sıfır evine dönen insanlardı. Bunu, caz müziğine olan tutkularından yaptılar biliyorum. Aydın’ın o kadar çok grupla çalması, bu işe gönül vermesi hepimiz için belki sıradandı ama Türkiye’de gencecik bir ışıltıydı o anlaşılmayı bekleyen... Sırtında aldığı parayı değil, alnının terini ve caza olan sevgisini taşıyan.

 

Onun sırtına binerek ona acı veren her negatif durum bizim alnımıza da sürülmüş bir kara lekedir. Bu ülkenin genç yeteneğine ket vurmuş bir cehâlettir. Onun kendi sesini duyuracağı nice duygunun, hikâyenin yer alacağı albümlere koca bir sus demektir. Ve tüm bu nedenleri her birimizin sorumluluk alarak düşünmesi, bu koşulları hem kendi içimizde hem dışımızda düzeltmek adına çaba göstermek başka kayıpların önüne geçecektir belki de.

 

 

Aydın Balpınar

 

Onu hem bir müzik adamı, hem arkadaşım olarak çok özleyeceğim. Kısacık bir anıyı onu belleğimde yaşatmak için paylaşmak isterim.

 

Onu son görüşüm 10 Aralıktaki doğum günü konserimdi. Sanki onunla daha önce çaldığımız koca bir dört yılı, o konserle zemzem suyuyla yıkamıştık. Girerken beni elbisemle görüp ne kadar şık olmuşsun, iyi ki doğdun Şenay’cığım dedi. Konserimiz çok iyi geçti ve sarıldık ayrılırken. Onu bulup özellikle vedalaşmadan çıkmak istememiştim bu defa. Ellerine sağlık dedim, içten bir gülümseme ve teşekkürle; kısa bir sohbet ile vedalaşmamız içtendi... Onu ilk gördüğüm gün ise Burgazada Cennet Bahçesi’nde çalmıştık. Bütün gün gülümsemiş, kedilerle oynamış, bana destek olup sohbet etmişti. O fotoğrafa rastladım gözlerimden akan yaşlarla bu sabah... Arşivlerde, gerilerde kalmıştı, dönüleceği düşünülmeden.

 

Artık yapabileceğim tek bir şey kalmıştı onun için. Fotoğrafa bakarak içimden durmadan tekrar ettiğim o dilek... Aydın’cığım... Umarım bir cennet bahçesinde yine gönlümüzce buluşuruz. Ben seni hep oradaki halinle ve arkamda kocaman sevgisini kontrbas sololarıyla sırtlayan çocuk yüzlü, o güzel adam olarak hatırlayacağım.

 

Şenay Ocak

 

Cazkolik.com / 19 Mart 2024, Salı

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Şenay Ocak

Caz vokalisti ve eğitimci Şenay Ocak müzikoloji üzerine yüksek lisans yapıyor, yurtiçi ve dışında caz üzerine akademik çalışmalarını, proje ve eğitimlerini sürdürüyor.

  • Instagram
  • Email

YORUMLAR

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.