Koro algısını kökten değiştiren çağdaş topluluk Chromas'ın kurucusu Başak Doğan ile Leyla Diana Gücük konseri öncesi konuştu

Koro algısını kökten değiştiren çağdaş topluluk Chromas'ın kurucusu Başak Doğan ile Leyla Diana Gücük konseri öncesi konuştu

Türkiye’nin en önemli korolarından birinin kurucusu ve şefi olan Başak Doğan ile 16 Haziran akşamı Zorlu PSM’de verilecek konser öncesi Cazkolik için kısa bir konuşma fırsatı elde ettik. Bu röportaj için PSM’ye teşekkürlerimizle sohbete başlamak isterim.

 

 

 

Chromas; çağdaş, ritmik, sıradışı, zorlayıcı, keyifli, amatör ruhla profesyonel işler üreten bir koro

 

 

Leyla Diana Gücük: Cazkolik için ilk röportajımızı 2019'da 3. PSM Caz Festivali kapsamında Bobby McFerrin konserinden sonra yapmıştık. Bobby McFerrin ile aynı sahnede olmanın büyüsünü konuşurken koronun kuruluşu üzerinden henüz 4 yıl geçmiş ve büyük hedefleriniz olduğundan bahsetmiştiniz. Bugünlere geldiğimizde görüyoruz ki epeyce büyük adımlar atılmış ve yelpazeyi hayli genişletmişsiniz, tebrik ediyoruz. İsterseniz önce kısaca koroyu ve yapısını tanımakla başlayalım. Boğaziçi Üniversitesi Felsefe bölümü eğitiminiz sırasında koro deneyiminiz olduğunu biliyoruz. Bu yıllarda da kadınlar korosu kurduğunuzdan ve bunun bir ilk olduğundan söz etmiştiniz. Daha sonra özgün koro Chromas‘ı kurma yoluna gittiniz. Biraz bu gelişimden ve renkliliğin öneminden bahseder misiniz?

 

Başak Doğan: Aradan 4 sene geçmiş, ve bu dört senede neler değişmiş, inanılmaz! 😊 En başa dönelim, Chromas’ı 2015 yılında şefliğe profesyonel anlamda devam etme kararımın en önemli adımı olarak kurdum. Chromas gençlerden oluşan, amatör bir ruhla profesyonel işler yapan bir koro. Çağdaş, ritmik, alışılagelmedik, zorlayıcı, keyifli, farklı bir repertuvar yarattık ilk günden bu yana. Hem repertuvarda hem şarkıcılarımın uzmanlıklarında farklı tarzları öne çıkarmayı seviyorum. Aynı zamanda her fikrin özgürce dile getirilebildiği, herkesin birbirine fazlasıyla saygı duyduğu bir ortam yaratmanın da peşine düştüm. Bu yüzden antik Yunan’da renkler anlamına gelen Chromas ismi koronun karakterine çok uygun.

 

Chromas, 2020’de kurduğum Vokal Akademi’nin altyapısını oluşturdu, ardından Vokal Akademi Pop-Caz Korosu’nu kurdum, Global Vocal Happening isimli 24 saat süren uluslararası online festivalimizi başlattım, DenizBank ana sponsorluğunda VoiceUp A Capella Festivali’ne ise bu sene başlıyoruz. Zaten işbirliklerimiz her gün bir öncekinden daha büyük. Açıkçası bugün geldiğimiz yerden, Chromas ile yaptığımız işlerden inanılmaz gururluyum. Ne güzel bir 8 sene olmuş!

 

 

 

Yüksek lisans tezimde bahsettiğim 'Sezgisel Şeflik' kavramını Chromas'ta hayata geçiriyorum

 

 

Leyla Diana Gücük: Danimarka’da yapmış olduğunuz yüksek lisansınızın konusu ‘Sezgisel Şeflik‘ üzerine. Bu kavramdan, öneminden ve koronuzun pratiğinde nasıl işlediğinden bahsedebilir misiniz?

 

Başak Doğan: Tezimde “Sezgisel Şeflik” olarak bahsettiğim kavram aslında şeflik deneyimlerimin bir araya geliş hikayesi. Şefliğe başladığım günden bu yana herkesin sesinin duyulduğu, herkesin katkı sunduğu dolayısıyla gerçekten beraber üretilen bir müziğin büyüleyici olduğuna inandım. Bu yüzden kalıplaşmış koro provalarından, egzersizlerinden çıkıp, o an koronun bir organizma olarak ihtiyacına yönelik geliştirdiğim yöntemlerle prova yapma anlayışını geliştirdim. Tabi ki bunu yapabilmek için “toolbox”ınızın ağzına kadar dolu olması gerekiyor, ki anında ihtiyaca yönelik özgün provayı yaratabilin. Bu yolculukta birçok değişik egzersiz ve prova yöntemi biriktirdim. Özellikle Danimarka Kraliyet Konservatuarı’nda aldığım eğitim bu yönde beni çok geliştirdi. Hocam Jim Daus Hjøerne’den öğrendiğim Vocal Painting metodu, hem benim şeflik kariyerimde hem de Chromas’ın müzikalitesinde çığır açtı. Vocal Painting’den de bahsedeyim, müzikal bir işaret dili ve 80+ işaretten oluşuyor. Bu işaretlerle müziğe anlık olarak çok ince bir ayar yapabiliyorsunuz, yepyeni bir müzik yaratabiliyorsunuz, hiç konuşmadan ekipteki herkesin fikrini alarak ortak ve hızlı bir müzikal ürün çıkarabiliyorsunuz. Sezgisel Şeflik tüm bunların bir bütününü ve hasadını içeriyor.

 

Leyla Diana Gücük: Türkiye’de çok değerli farklı korolar da var. Fakat sizi diğer korolardan ayıran özelliğinizden bahseder misiniz?

 

Başak Doğan: Türkiye’nin koro geleneği tek seslilik üzerine. Geleneksel Türk Müziği mikrotonal olduğundan armonize etmesi çok mümkün değil. Çok sesli bir koro olmamız nedeniyle geleneksel korolardan ayrılıyoruz. Türkiye’de çok sesli koro geleneği ise yeni yeni kökleniyor. Danimarka’da okuduğum dönemde daha evrensel bir geleneği izleme şansım oldu ve bu trendleri takip ediyor, daha yenilikçi repertuvarlar ve sahneler peşinde koşuyorum. Sanırım bu da Chromas’ı Türkiye’deki korolar içerisinde farklılaşan bir yere koyuyor.

 

Leyla Diana Gücük: Chromas için 16 Haziran’da Zorlu PSM’de gerçekleştireceğinizi konserin önemi büyük. Hem görsel hem işitsel deneyimler yaşayacak izleyiciler sanıyorum ve çok kalabalık bir kadro ile çıkacak olan koronun bir de konuk sanatçıları var. Bu geceye dair söyleyecek çok şey var belli ki, lütfen biraz daha detaylandırır mısınız?

 

 

 

Zorlu PSM konserinde koro olarak geliştirdiğimiz hünerleri teknolojinin sunduğu güzelliklerle birlikte kullanacağız

 

 

Başak Doğan: Bugüne kadar tüm konserlerimizde kendimize özgü, farklı işler yapma peşine düştük. İçinde bulunduğum işlerde beni mutlu eden şey de bu. 16 Haziran'da, Zorlu PSM Turkcell Platinum Sahnesi'nde vereceğimiz konserde ise tabiri caizse tüm hünerlerimizi bir araya getirip, teknolojinin bize sunduğu güzellikleri de kullanmayı hedefledik.

 

50 kişilik bir kadro ile sahnedeyiz. Işık ve sesin bir arada izleyiciye deneyim sunduğu, adeta bir Rock konseri hissi yaşatacağız, diyebilirim. Coldplay'den, Mirkelam'a; Queen'den Şebnem Ferah'a, duymayı özlediğiniz pek çok eseri çok sesli düzenlemeleriyle bu konserde dinleyebileceksiniz.

 

Ve evet o gece, çok çok sevdiğimiz ve zaman zaman bir araya geldiğimiz sanatçı konuklarımız olacak. Duygu Soylu, Koray Candemir ve Evrencan Gündüz'ü sahnemizde ağırlayacağız.

 

Bu konserde izleyicimizin bize bolca eşlik edeceğini, bizimle birlikte salınıp dans edeceğini düşünüyorum.

 

Leyla Diana Gücük: Ağustos ayında İstanbul’da uluslararası bir festival gerçekleşecek. “DenizBank VoiceUp A Capella Festivali”

 

Başak Doğan: Denizbank sponsorluğunda 22-27 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşecek olan bu festivalde İstanbul’un farklı yerlerinde etkinlikler gözüküyor. Hem yurt dışından hem de ülkemizin çeşitli bölgelerinden birçok katılımcı, dünyaca ünlü koro şefleri ilk defa belki ülkemizi bu vesile ile ziyaret edecekler ve müzikler ile kucaklaşacağız. İçinde bulunduğumuz şu zamanlarda ne kadar değerli bir kucaklaşma olduğunun altını çizmek isterim.

 

 

 

Ağustos ayında bir çok yerde konser, atölye, eğitim ve panel gerçekleştireceğiz

 

 

Leyla Diana Gücük: Bu festival ile ilgili bizimle detayları paylaşır mısınız?

 

Başak Doğan: 22-27 Ağustos tarihleri arasında Şişli, Beyoğlu, Beşiktaş ve Kadıköy’de birçok mekânda çok sayıda konser, atölye, eğitim, panel ve buluşma olacak. 23 ülkeden yaklaşık 600 sanatçı İstanbul’a gelip bu çok sesli kaotik ve büyüleyici şehirden ilham alarak çok kültürlü bir yaratım sürecine girecek. Konserlerle ise 5000 civarı İstanbullu’yu çok sesliliğimize ortak edeceğiz. Tüm konserlerimiz katılımcılarımıza ücretsiz olacak.

 

Leyla Diana Gücük: Dünyanın her neresinde ve hangi meslekler icra ediliyorsa edilsin kadın olma durumu halen hassas bir yerde konumunu koruyor. Gönül istiyor ki kadın erkek kavramları yerine insanca, eşit değerler konuşulsun. Fakat hâl böyle olmadığı için ve zamanın ilerleyişiyle ters orantılı giden Türkiye’de kadın sanatçı olma konusuna değinecek olursak; sizin yaşadığınız zorluklar ya da engeller oluyor mu? Dışardan gördüğüm kadarıyla siz güçlü bir kadın figürü çiziyor ve duruşunuzla her türlü engeli aşarız mesajını çiziyorsunuz ama işin aslını sizden öğrenmek isteriz.

 

Başak Doğan: Maalesef çok haklısınız, zorlanmıyorum dersem yalan olur. İlk günden bu yana “yapamazsın”ı o kadar çok duydum ki. Kadın sanatçı olmanın yeterince zorluğu yokmuş gibi, kadın şef olmak diye kendine has bir zorluk kategorisi var ne yazık ki. Bu konuyu olabildiğince konuşmaya, kendi deneyimimi her yerde aktarmaya çalışıyorum. Kadın şef adaylarına mentorluk edeceğim bir programa başlıyoruz bu Ekimde, buradan da söylemiş olayım; projemize sponsor arıyoruz.

 

 

Leyla Diana Gücük: Sanatın gücü ile çok şey yapılabileceğine inananlardanız. Siz, koronuz ve Türkiye’deki yeriniz ile dünyadaki saygınlığınızdan da bahseder misiniz? Böylesi büyük bir festival gerçekleştirdiğinize göre, artık çok daha fazla görünürüz diyebilir miyiz?

 

Başak Doğan: Sanatın gücü ile çok şey yapılabiliyor evet! Bu söylediğim de “müziğin iyileştirici gücü” gibi daha soyut bir yerden değil. Koronun, içerisindeki onlarca insanın hayatını değiştirdiğini, kendilerinin en iyi versiyonunun ortaya çıkmasına araç olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Etrafımızda ise, çok farklı arkaplanlardan gelen gençlerin bir arada üretim yapması, herkese örnek oluyor, izleyenlere de bir umut ışığı yakıyor. Bu sırada müzikal anlamda da hem Türkiye’deki koro müziğine çok büyük bir katkı sunuyoruz, hem de Türkiye’den müziğin dünyada yaygınlaşmasını sağlıyoruz.

 

 

Yerebatan Sarnıcı, büyük hangarlar, otoparklar gibi yerlerde konserler vermek istiyoruz

 

 

Leyla Diana Gücük: İleriye dönük, hedeflediğiniz ve yapmak istediğiniz projelerinizden bahsetmek ister misiniz?

 

Başak Doğan: Hayal çok! Bobby McFerrin ile yaptığımız, baştan aşağıya doğaçlama olan konser bizim için ‘peak’ noktası gibiydi fakat bunun gibi hayal ettiğimiz pek çok birliktelik var mesela. PSM'deki konser stilimizi büyütmeyi ve bunu gitgide daha büyük mekânlarda gerçekleştirmeyi istiyoruz.

 

Biz koro olarak farklı, kendine özgü mekânlarda nasıl tınladığımıza bakmayı çok seviyoruz. Yerebatan Sarnıcı, büyük bir hangar, çeşitli otoparklar vb. yerlerde konser verip, kayıt almak istiyoruz.

 

Hemen önümüzdeki dönemde çıkaracağımız birkaç teklimiz olacak. Bunun için çok heyecanlıyız. İTÜ MIAM ve AKM prova salonunda müthiş kayıtlar gerçekleştirdik. Miam'daki kaydımız 360 derece surround farklı bir kayıt sistemiydi. Dolby Atmos teknolojisiyle kaydedildi. Yakında bunları da duyurmaya başlayacağız.

 

Ben yurt dışında pek çok ülkeden atölye ve jürilik daveti aldım, mesela bu Temmuz’da Kore’deyim - her iki senede bir farklı kıtalarda gerçekleşen, Dünya’nın en büyük koro etkinliği Dünya Koro Olimpiyatları’nda jürilik yapacağım. Aynı zamanda koro yine uluslararası festivallerden davet alıyor. Maddi ve manevi gücümüz yettikçe bunlara kanalize olmaya çalışacağız. Bir de tabi Ağustosta düzenlediğimiz Denizbank Voice Up A Capella Festivali var. Ayrıca, Türkiye'de şehrimizde yeni sezon için şimdiden plânlanmış konserlerimiz de var.

 

Leyla Diana Gücük: Çok teşekkürlerimizle.

 

Leyla Diana Gücük

 

Cazkolik.com / 12 Haziran 2023, Pazartesi

 

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Leyla Diana Gücük

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.