ISCMS İSTANBUL 2010'da BUGÜN
Santral İstanbul / Tamirane :
30 Temmuz 2010, Cuma
10.30 – 12.00 ATÖLYE: Göksel Baktagir (kanun) -Yurdal Tokcan (ud) KONU: Kanun ve ud ile Türk müziği formlarında icra şekilleri
13.00 – 14.30 ATÖLYE: Adam Rudolph (vurmalılar) KONU: Organic Orchestra: Yaratıcı müzikte doğaçlama dili, atölye ve performans tekniği. Atölyede, doğaçlama sanatının gelişimi ve doğaçlamada diyalog için çerçeve ve esin sağlayan tematik malzemenin kompozisyonu ele alınmakta, birincil/evrensel müzik malzemesinin yapılandırılmış yaratıcı alanların tasarlanmasına uygunluğu araştırılmaktadır. Organic Orchestra müzisyenlere, daha önce doğaçlama deneyimleri olsun olmasın, düşünce ve duygularını yenilikçi bir bağlamda ifade etme olanağı tanıyan bir süreçtir. Müzik, kompozisyon ve yönetim, müzisyenlere, sazlarını iç seslerini duyulur kılmak amacıyla kullanarak kendilerini ifade etmeleri için ilham ve çerçeve sunduğundan “organik”tir. Katılımcılara, kendi bireysel hareket ve zamanlamalarına göre kompozisyonlar geliştirebilmeleri için, biçim, estetik ve müziksel işleve ilişkin görüşlerini ifade ederken, imgelemlerini ve dinleme kabiliyet-lerini kullanma özgürlüğü tanınır.
15.00 – 17.00 GRUP ÇALIŞMASI: ISCMS Öğrencileri Atölye Orkestrası Adam Rudolph ile grup çalışması Mekan: Santralistanbul - Tamirane
17.15 – 18.45 ATÖLYE: Rahman Jamaal (aktör/hiphop sanatçısı) KONU: Nasıl konuştuğuna Rap, nasıl düşündüğüne Hip Hop denir.
22.00 Açılış Konseri
“CMS İstanbul’da” Karl Berger (piyano), Ingrid Sertso (ses), Steve Gorn (bansuri), Ömer Faruk Tekbilek (ney), Ahmet "Hacı" Tekbilek (ney, bağlama, alto saksafon), Kenny Wessel (gitar), John Lindberg (kontrbas), Adam Rudolph (vurmalılar), Tani Tabbal (davul) Konser öncesi ısınma:) DJ Deform-E & Emre Gözgü ile 30 dakika.
Woodstock’taki efsanevi Creative Music Studio’nun yıldızlarından, İsmet Sıral’ın müziğinden örnekleri de kapsayan unutulmayacak bir merhaba… Mekan: Santralistanbul - Tamirane. Bu konserin biletleri Biletix'ten ve konser günü kapıdan temin edilmektedir.
"Evde Çalamadıklarım" bu hafta 40 yılın birikimini yansıttığı albümüyle Saygun Arpalı'yı ağırlıyor.
* * * * * * * * 46. YAZI * * * * * * * *
Sevgili müzik dostlarım,
Temmuz ayının ortasına geldik bile, önümüzde 12 Eylül’de yapılacak referanduma giden sıcak günler var, yağmur yaz günlerini serinletiyor ama referandum tartışmalarını serinletecek bir şey yok, insanlar içeriğini anlamadıkları bir anayasa değişiklik paketini kabul etmek veya reddetmek için oy verecek. Kimse aslında neye evet veya hayır diyeceğini bilmiyor, bu yüzden de iş döndü dolandı iktidar partisine tamam mı devam mı oylamasına dönüştü.
İsrail Mavi Marmara gemisini geri vermiyor, özür falan da dilemiyor, hoş dilese ne olacak, 19 yaşında bu dünyadan göçüp giden Furkan geri gelmeyecek ki, diğer ölen insanlarımız da gelmeyecekler. Aksi düşünülse de gururumuz da geri gelmeyecek, giden gitti kalan sadece boşluk.
Boşluğu dolduran şey ahtapotun kerametlerinden medet umduğumuz vuvuzela uğultusunun gölgesinde oynanan futbol. Bu gece dananın kuyruğu kopacak, bir aydan beri süren dünya şampiyonasında şampiyon belli olacak. Bir de yakın zamanda belli olmayacak şeyler var, dün gece hayalimde ben de ahtapota bu soruları sordum:
- Akıl ve sağduyu mu önemli yoksa günlük şoven ve ırkçı yaklaşımlar mı? - Birlikte farklılıklarla yaşamak mı güzel yoksa farklı olanların birbirini yok etmesi mi? - Yaşamak mı güzel yoksa ölmek mi?
Ahtapot bana baktı ve şöyle dedi: Sen Türkiye’den geliyorsun değil mi? Boş ver, bu soruların cevabına sadece benim ahtapot aklım değil senin aydın geçinen insanlarının da aklı yetmez, sen gel futbola takıl, burada hiç değilse güzel sürprizler var, zaferlerin de yenilgilerin de geçici olduğu biliniyor, duyguların dalgalanıyor, bir gün seviniyorsun bir gün üzülüyorsun. Ama yarın herkes yeni umutlarla futbolu seyretmeye dönüyor.
Ahtapot arkasını dönüp gitti, ardından bakakaldım, soru sormak yerine radyo programıma dönmeye karar verdim.
Bu hafta “Evde Çalamadıklarım”da değerli müzik insanı ve davulcu Saygun Arpalı ile onun 40 yıllık birikimini yansıtan ilk albümü “Merhaba” üzerine bir sohbet açtık ve sizlerle paylaşacağız.
Bakın sizler için hangi müzikleri seçmişiz:
01 Saygun Arpalı / CD: Merhaba / Günlerin Getirdiği 02 Saygun Arpalı / CD: Merhaba / Eylül 03 Saygun Arpalı / CD: Merhaba / Su ve Kum 04 Saygun Arpalı / CD: Merhaba / Yarının Çocukları 05 Saygun Arpalı / CD: Merhaba / Bekleyiş 06 Saygun Arpalı / CD: Merhaba / Genç Askere Ninni 07 Saygun Arpalı / CD: Merhaba / Seni ilk gördüğümde 08 Saygun Arpalı / CD: Merhaba / Umut Şehri 09 Saygun Arpalı / CD: Merhaba / Yağmurlu Günler 10 Saygun Arpalı / CD: Merhaba / Merhaba 11 Saygun Arpalı / CD: Merhaba / Eve Dönüş
Bu hafta ne öğrendim? Futboldan öğrenilebilecek daha çok şey var, öğrendiklerimizin derinliği bizim kendi içsel derinliğimizle orantılı, derinlik arttıkça daha güzel şeylere varmak mümkün, sessiz ve derinden gitmek gerek.
Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Tunçel Gülsoy 12 Temmuz 2010, Pazartesi