Türkiye idealist, heyecanlı ve pırıl pırıl insanlardan oluşan bir ekibin hazırladığı yeni bir caz festivali kazandı. Burak Sülünbaz Cazkolik için izledi ve yazdı.

Türkiye idealist, heyecanlı ve pırıl pırıl insanlardan oluşan bir ekibin hazırladığı yeni bir caz festivali kazandı. Burak Sülünbaz Cazkolik için izledi ve yazdı.

Türkiye`nin yeni ve genç caz festivali Bursa-Nilüfer Uluslararası Caz Tatili Festivali`nden ilk notlar Burak Sülünbaz`ın kaleminden yayında.

Türkiye caz festivalleri yeni bir kardeş kazandı. İdealist, heyecanlı, pırıl pırıl insanlardan oluşan bir ekip Bursa’nın parlayan yıldızı Nilüfer semtinde güzel işler yapmak için kolları sıvadı. Festival ve program hakkında Cazkolik`de "Kendi Caz Kubbemiz" bölümünde yayınladığımız özel habere gözatmanızı rica ederim (Tıklayın). Nilüfer’de yerli & yabancı pek çok sanatçının katılacağı bir festival yapıldığı haberini duyunca dünya gözüyle görmek için atladım gittim Nilüfer’e.

* * *

Güneşli haftasonu İstanbul’un komşusu Bursa’ya doğru yola çıktık. Gemlikte zeytin, meşhur kestane şekeri ya da lezzeti dillere destan İskender kebabı dahi yolumuzdan şaşırtmadı. Lezzet duraklarına kanmadan "Caz Tatili"ne kavuşmaya kararlıydık. Yeri gelmişken, festivalin içinde geçen “caz” kelimesi bizi yakalıyor ama cazın farklı türleri hatta dünya müziği ya da pop müziklerden etkinlikler de var festivalde. Anlayacağınız, bu müziklerin tutkunları da ihmal edilmemiş.

* * *

Şansımıza bahardan kalma güzel bir hava bizi Nilüfer’e kadar takip etti. Nazım Hikmet Kültürevi’nin basamaklarına ulaştığımızda piyano sesleri bizi karşıladı.

Günün ilk etkinliğin moderatör sevgili Eray Aytimur’du ve panelde radyo programcısı, sinema eleştirmeni, Cazkolik ailesinin duayen caz yazarı, deneyimi ve bilgisiyle nesillere ışık olan Sevin Okyay ve genç neslin önde gelen caz şarkıcısı Şenay Lambaoğlu kadınların cazda etkinliğini konuştular. Konuşulanlar arasında en dikkatimi çekenlerden iki detayı paylaşayım. İlki, Türkiye’nin caz içerikli tek dergisi ve caz kulübünün başında bir kadının (Zuhal Focan) oluşu, ikincisi, Türkiye’nin iki büyük caz festivalinden birinin başında yine bir kadının bulunması (Pelin Opçin, İKSV) cazda kadının gücünün en önemli göstergeleri. Her ne kadar dışarıdan bakıldığında ve caz denildiğinde kadın olarak karşımıza ya vokal, ya piyanistler çıksa da artık hemen hemen her enstrümanda ve profesyonel alanda her pozisyonda kadın hakimiyeti cazda da gayet açık hissediliyor. Yanısıra, benim asıl vurgulamak istediğim, böyle panellere İstanbul’da bu kadar dinleyici çekemezken Bursalı müzikseverlerin gösterdiği müthiş ilgi olması.

Festivalin yaratılmasında büyük emeği olan isimlerden, Nilüfer Belediyesi Kültür ve Sanatsal Etkinlikler ve Organizasyon Sorumlusu Fatma Ergüder’le iki konser arası çaylı, kahveli güzel bir sohbete daldık. Kendini bu işe ne kadar adadığını gözlerindeki ışıktan okuyabildiğim Ergüder, Nilüfer Belediyesinin sanata ve sanatçıya katkısından, toplumsal ve sosyal sorumluluk projelerine kadar geniş bir yelpazede süregelen faaliyetlerinden bahsetti. `Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz` derler. Taptaze bir festival olmasına rağmen gözlediğim kadarıyla tıkır tıkır işleyen organizasyon ve dünyaca ünlü caz müzisyenlerini 10-15 lira gibi gerçekten sembolik, sinema biletinden daha uygun fiyatlara dinleyiciyle buluşturmalarından dolayı başarılarını çok net gözlemleyebiliyordum.

Pazar günü festivalin en bereketli, tempolu günüydü, arka arkaya üç konser seyirciyle buluştu. İlk konser Batu ve Anıl Şallıel kardeşlerin dinamizmiyle kendine gençlik aşısı yaptırmış usta gitarist Önder Focan’ın Funkbook projesiydi. Konser, Focan’ın tam yapmaya niyet ettiği şekilde oldukça eğlenceliydi. Bana göre konserin en sıkı ismi davulcu Erkan Seçkin`di. Bunu not etmeden geçemeyeceğim. Bizi iki konser daha beklediği için yoğun alkışa rağmen bis yapamayan Önder Focan`ın Funkbook`u yerini önce Şenay Lambaoğlu’na ardından Elif Çağlar’a bıraktı. İstanbullu cazseverlerin sıklıkla ve beğeniyle izlediği, dinlediği bu harika kadınlara Bursalı cazseverlerin de aynı coşkuyla sahip çıkması ne mutlu...

Festival programı Şubat ayı boyunca kasırga gibi. Hergün bir konser var. Önceden belirttiğim gibi, her kulak zevkine göre konser var bu festivalde. Ve inanıyorum ki Caz Tatili Festivali bu bilinçli kararlılıkla devam ederse köklü bir festival olma yolunda medar-ı iftiharımız olacaktır. Belediyeler arası farkındalığın ve tatlı rekabetin festivallerin seviyesini arttıracağına, her bir festivalin bir diğerini besleyeceğine inanıyorum. Türkiye`de cazın daha da yaygınlaşması yolunda böyle güzel festival haberlerini duymaktan ve paylaşmaktan sonsuz mutluluk duyuyorum.

Sonuç olarak, Bursa’nın çok güzel bir potansiyeli  ve harika bir dinleyicisi var. Nilüfer Belediyesi bu kitlenin sesine kulak vermiş. Yerli yersiz, üzerinde düşünülmeden söylenen yok cazın elitleştirildiği, yok zenginlerin müziği olduğu zırvalarına inat hepimizin kolayca ulaşabildiği, sonsuz keyif aldığımız böylesi güzel festivallerin devam etmesi tüm dileğim.

Burak Sülünbaz
twitter.com/buraksulunbaz
buraksulunbaz@cazkolik.com

Cazkolik.com / 03 Şubat 2016, Çarşamba

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Burak Sülünbaz

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.