Cazkolik.com
Radyo Cazkolik İnternet üzerinde cazkoliklerin
buluştuğu bir caz radyosudur
 
Türkiye'nin Caz Takvimi

Bidar ve Orkestra ***Ücretsiz***

Sanatçı: Bidar ve Orkestra
Mekan: Kozzy AVM
Tarihi: 25 Ağustos.2019
Saat: 18:00
Etkinlik Bilgisi : İstanbul Anadolu yakasında yaşamdan keyif alanların buluşma noktası Kozzy AVM, tüm ziyaretçilerin güzel vakit geçireceği mini konserler düzenlemeye devam ediyor. Kozzy AVM, Ağustos ayı boyunca düzenlenecek Müzik Festivali ile müzik tutkunlarına eğlenceli ve unutamayacakları dakikalar yaşatacak. Her Cumartesi ve Pazar gerçekleşecek etkinliklerde; Havana Expres Küba’nın sıcak ezgilerini ve latin ritimlerini Kozzy AVM’ye taşırken; Bidar ve Orkestra ise saksafon, gitar ve vokalden oluşan triosuyla dinleyicilere keyifle dakikalar yaşatacak. 16:00 ve 18:00 saatlerinde gerçekleşecek dinletiler tüm Kozzy AVM ziyaretçileri için ücretsiz.


 
Deniz Türkoğlu ile "Kıyıya Vuranlar"

Mariza ve Buika geçtiğimiz günlerde verdikleri konserlerle hayranlarını müziğe ve sevgiye doyurdular. Her iki konseri de izleyen sevgili Deniz Türkoğlu hayranı olduğu müzisyenleri ve konserlerindeki izlenimlerini kendi kaleminden Cazkolik okurlarıyla paylaşıyor...

 7263 defa okundu. Yorum Ekle      Yorumları Oku   |   Sonraki  

Dinlemekte olduğunuz şarkılar Buika’nın "Duets" isimli çalışmasındandır. İlk şarkı Mariza’nın Buika ile birlikte söylediği "Pequenas Verdades", ikinci şarkı ise Buika’nın Eleftheria Arvanitaki ile yaptığı "Mirame" isimli düettir. Bu kayıtları Cazkolik okurları için sağlayan Cenk Erdem’e teşekkür ediyoruz.


Aşk’a ve Akdeniz’e...

Akdeniz’in tuzlu esintileri karıştı İstanbul havasına. Öyle ki en derinine kadar melankoliyi, en kırmızısına kadar aşkı yaşadık. Birbirinden güzel sesli iki kadın vokal sayesinde kulaklarımızdaki kışın uğultusunun yerini fado ve flamenko şarkıları aldı. İşte, karşınızda Portekiz’in buğulu sesi Mariza ve İspanya’dan yükselen aşkın feryadı Buika.

Fado. Gidipte dönmeyen denizcilere yakılan ağıt. Geride kalmak. Denizi her gördüğünde melankolinin gel-git’lerine teslim olmak. İşte tüm bu duygular eşliğinde ağırladı bizi tavernasında Mariza. Geçen sene Terra adlı albümünün -ki bu albümüyle 2 Latin Grammy kazandı! - konser turnesinde tanıştım bu sesle. Ve favorim olan Minh’alma şarkısı tüm sene boyunca benimle birlikteydi her fırsatta. Hatta, bence bu şarkıya  “Alma, beni alma… Değişir kalbin…” şeklinde Türkçe söz yazılarak bilumum güzel sesli, 90’lardan bir şarkıcıya okutulmalı mesela Jale süper olur. Dinleyince hak vereceksiniz siz de.

Bu seneki konserinde Mariza bizleri daha önceki konserinde bahsettiği o meşhur Portekiz fado tavernasında ağırladı. İş Sanat salonunda sahneye masalar konulmuştu ve kırmızı örtülülerle kaplanmıştı üzerleri. Davetli olarak masalardan birinde yerimi aldıktan sonra, farklı bir heyecan sarmıştı beni. Onunla birlikte orada yer almak, performansın bir parçası olmak tamamen bambaşka bir duyguydu. Şarkılar ilerledikçe Mariza masamıza geliyor, gözlerimizin içine içine, içimize işleyerek şarkılar söylüyor, sonrasında diğer masalara geçiyordu, ardından seyircilere dönüyordu. Sahnede olan bizler tamamen seyircilerden kopmuştuk artık ve tavernanın o büyülü atmosferinde, Mariza’nın buğulu sesiyle adeta Portekiz’e doğru yelken açmıştık. Böylece yeni çıkardığı “Fado Tradicional” albümünün dünya turnesine İstanbul’dan başlanmış oldu.

Son albümünden birçok şarkısını seslendirerek, geleneksel fado şarkılarını dinleme fırsatı yakaladık. Fado Tradicional’de en sona sakladığı düeti Promete Jura gerçekten çok etkileyici. Cavaleiro Monge‘yi söylerken sesi öyle yükseldi öyle yükseldi ki sonunda nefesini verip kapanışı yaparken tüylerim diken diken oldu. Lara Fabian’ın Adagio’sundan sonra ilk kez böyle bir nefes verme duydum, gerçekten olağanüstüydü. Ayrıca bizlere Rosa Branca’nın nakaratını öğretmeye çalışması ise gecenin eğlendirici kısmı olmuştu.

* * *

Gelelim İspanya’nın aşkın ateşli sesine yani nam-ı diğer Buika’ya. Türkiye’de birçok hayranı olan, adına fan kulüpleri açılan Buika, sesiyle gene herkesi kendine hayran bıraktı. Bilet talepleri aşırı olunca CRR’de merdivenlere oturanları hatta sahnede sandalyelerde yer alan kişileri görmek pekte şaşırtıcı olmadı kendi açımdan –ki bu durum Mariza konserindeki gibi mizansen amaçlı değil, tamamen salonun dolu olmasından kaynaklıydı.- Buika, flamenko ile beraber jazz doğaçlamaları yaparak aşkın girdabına sürükledi hepimizi adeta. Pedro Almodovar onun için “Şarkıları bizi kendi aşk hikâyelerimizle yüz yüze bırakıyor... Ve öyle bir yere bırakıyor ki, en çok hayal kırıklıklarımız göze çarpıyor.” diyor.

Meksikalı efsane şarkıcı Chavela Vargas’ın şarkılarını seslendirerek “En İyi Tropikal Albüm” Grammy ödülünü kazandığı yeni albümü “El Ultimo Trago”yu bir kez de bizler için seslendirdi o gece. Şarkılarını söylerken aralarda hepimize hayata dair altı çizilesi cümleler hediye etmekten de geri kalmadı hiç. Son senelerin favori İstiklal Caddesi şarkısı olan “bu dünyada senden başkası olmayacak” anlamına gelen “No Habra Nadie En El Mundo”yu söylerken de aşka doğru uçmak için bir kanatlarımız eksikti.

Son 3 konserine katıldığım Buika ile biraz da olsa kaynaşmışlığım var ne yalan söyleyeyim. Kuliste bana ismimden ötürü “La Mar De Amores" (Aşk Denizi) diye sesleniyor. Öylesine aşk dolu bir kadın ki. Bende onunla bir proje gerçekleştirmeye karar verdim ve her konserinde fotoğraf çektiriyorum ama bir öncekini t-shirte bastırıp giyerek. Böylece sonsuz Buika, sonsuz aşk projemiz gerçekleşiyor. Kendisi ise bu durumdan çok mutlu, benimle fotoğraf çektirmenin onda bir bağımlılık halini aldığını belirtiyor. Bu arada Sinan Nergis’e ve çalışanlarına da teşekkür etmeden geçemeyeceğim. Zira tüm bu sesleri tanımamızı sağlayan Pasion Turca şirketinin kültür hayatımıza katkıları yadsınamaz.

Ve bu kadar aşk, bu kadar melankoli derken acıkmış bir halde kendimi Asmalımescit tarafında yeni açılan bir İspanyol restoranında buldum, Torro Tapas Lounge’ta. Ödüllü Sangria’sını yudumlarken soframıza gelen tapaslar hem göze hem de damağımıza hitap ediyorlardı, hele ki pesto karides kesinlikle bir numaram olmayı başardı, somon sarma ile beraber. Orijinal haliyle servis edilen paella ise şimdiye kadar İstanbul’da yediklerim arasında en iyisiydi. Kapanışı vanilla sky isimli içecekle yaparken, kadehler tüm bu hafta boyunca yaşanmışlıklardan sonra “Aşk’a ve Akdeniz’e” kalktı.

Deniz Türkoğlu

Paylaş
Bu bölümde yayınlanmış önceki yazılar
Bu içeriğe yapılan yorumlar
çokkk çokk güzel başka güzel
özlem tozluklu / 04.07.2013 08:33:08
Reklam İçin Bize Yazın Bizi Arayın
0 216 385 4912
Cazkolik Shop Yeni
Albüm Bülten Üyeliği
Bizi Takip
Edin
Cazkolik.com • Türkiye’nin Caz Takvimi • Günün Albümü • Günün Parçası • Günün Müzisyeni • “Jazz”lı Gündem • Albüm Eleştirileri • Cazkolik Röportajları • Yerli Caz Albümleri Arşivi • Yerli Caz Müzisyenleri Arşivi Cazkolik Yazarları:
• Ali Haluk İmeryüz • Arto Peştemalcıgil • Ayşe Tütüncü • Beliz Hazan • Burak Sülünbaz • Cenk Akyol • Cenk Erdem • Deniz Türkoğlu • Emre Kartarı • Güç Başar Gülle • Güzin Yalın
 
• Levent Öget • Leyla Diana Gücük • Murat Ali Oral • Murat Beşer • Okan Aydın • Salim Zaimoğlu • Sami Kısaoğlu • Sevin Okyay • Tunçel Gülsoy • Turgay Yalçın • Zekeriya Şen
Radyo Cazkolik Servisleri: • Radyo Cazkolik Programları • Radyo Cazkolik Playlistleri • CazFM.com (Online stream radio)
Cazkolik.com bir Feridun Ertaşkan Rek. ve Tas. Hiz. Ltd. Şti. hizmetidir. | İletişim için: cazkolik@cazkolik.com | info@cazkolik.com | Tel: 0 216 385 4912

“Jazz, insan ruhunun zaferinin sembolüdür.” Archie Shepp