Cazkolik.com
Radyo Cazkolik İnternet üzerinde cazkoliklerin
buluştuğu bir caz radyosudur
 
Türkiye'nin Caz Takvimi

CRR Caz Orkestrası Konseri

Sanatçı: Nail Yavuzoğlu şef, Sibel Demir solist
Mekan: Cemal Reşit Rey Konser Salonu
Tarihi: 21 Ekim.2019
Saat: 20:00
Web Adresi: http://www.biletix.com/etkinlik-g
Etkinlik Bilgisi : Sezonun ilk konserinde şef Nail Yavuzoğlu yönetimindeki CRR Caz Orkestrası solist Sibel Demir`i ağırlayacak.


 
Güzin Yalın ile "Mutfaktan ve Hayattan Caz Masalları"

"İçinden öykü geçen ezgiler" Güzin Yalın`ın seyahat yazılarının fonunda yer alan müziklerin bir anlamda soundtrack duygusu veren müzikal karşılıkları...

 6327 defa okundu. Yorum Ekle      Yorumları Oku  Önceki   |   Sonraki  

Seyahat kültürü üzerine köşesinde yazıları inanılmaz bir ilgi gören sevgili Güzin Yalın`ın biliyorsunuz yazısına eşlik eden mini bir de playlisti oluyor. İşte o müzikler de inanın en az yazıları kadar ilgi görüyor. Biz de Cazkolik olarak artan ilgiyi farkedince Güzin Hn.’dan playlist sayfamızda yayınlanmak üzere seçtiği özel müziklerden bir liste yapmasını rica ettik, sağolsun (her zaman olduğu gibi) bizi kırmadı ve adını "İçinden Öykü Geçen Ezgiler" koyduğu müziklerini bir süre önce dinlemeye başladık. Aşağıda linkini göreceğiniz bağlantıdan yayındaki müziklere erişebilirsiniz. Ama yanısıra seçtiği müziklerin bir araya gelmesindeki duyguyu açıklayan bir de yazı talep etmiştik, birazdan okuyacağınız yazı da “İçinden Öykü Geçen Ezgiler” müziklerinin duygusal yansımasıdır. Sevgili Güzin Yalın’a yazıları, sahip olduğu eşsiz birikimi, müzikleri ve içtenliğiyle Cazkolik`e kattıkları için minnettarız.

Cazkolik.com / 08 Ocak 2012, Salı


İçinden Öykü Geçen Ezgiler...

Mutluluk herhalde yaşamın temel amacı… İnsanoğlu hayatını birbirinden çok farklı yollardan mutlu olmaya çalışarak geçiriyor aslında. Kimisi bunun için sadece keyif yapıyor, kimisi aynı yolda acı çekiyor. Herkesi mutlu eden şeylerin farklı olduğu doğru ama kimsenin itiraz edemeyeceği ortak mutluluk kaynakları da yok değil. Güzel havalar, kitap okumak, çocukların masum gözleri, taze pişmiş kahvenin ve yağmurdan sonra toprağın kokusu; bir de dost sohbetleri, bir de köpek yavruları ve bir de çiçekli bahar dalları… Sonra paylaşmak… Kavuşmak sonra ve özlemeyi yine de sürdürebilmek… Liste uzayıp gidebilir çünkü çok şükür az değil yaşamdaki mutluluk kaynakları. Sıraları, önemleri, değerleri herkese göre değişse de, dünyada herkese mutluluk verecek yeterince kavram mevcut. Beni mutlu eden şeylerin listesinde ise seyahat etmek ve müzik dinlemek her zaman ön sıralarda geliyor. En çok gezip görmekten, farklı kültürlere ve farklı yaşamlara dokunabilmekten mutlu oluyorum; en kolay müziğin eşsiz gücüyle dinlenebiliyorum. Yeni tanıdığım bir yerin yaşam karmaşası ve bildiğim bir müzik parçasının insanı alıp götüren büyüsü aynı oranda iyi geliyor ruhuma. Herhangi bir kentin kendine özgü iç müziğini dinlemek de, herhangi bir müzik parçasının anlattığı öyküyü duymak da beni aynı derecede mutlu ediyor... Hal böyle olunca, ikisini bir araya getirmeye veya ikisinden ortak bir lezzet çıkartmaya çalıştığım da çok oluyor.

* * *

İşte “İçinden Öykü Geçen Ezgiler”in macerası böyle kentleri anlatan müzik parçalarını sırf beni mutlu ettikleri için, üstelik de başlangıçta aklımda hiç paylaşmak olmadan, dinleyerek başladı. Nasıl gittiğim kentleri benzer türden olmalarına dikkat ederek seçmiyorsam, dinlediğim müzik parçalarını da belirli bir türe bağlı kalarak seçemiyordum; ezginin ve öyküsünün yüreğime değmesi yeterliydi. Bu ezgileri dinlemeye başladım önce, sonra giderek toplamaya; ardında da dinlediklerimi paylaşmak geldi. Sonuçta ortaya, ”İçinden Öykü Geçen Ezgiler” çıktı. Bir süredir sizin de dinlediğiniz bu listedeki her parça bir kentin öyküsünü anlatıyor. Bazen neşeli bir Latin dans parçasıyla bir Güney Amerika kenti, bazen Kelt dilinde yürek yakan bir ağıtla soğuk bir kuzey kenti; kimi zaman Anadolu’dan bir türkü, kimi zaman enstrümantal bir klasik müzik parçası… Bazısında tüm ezgi boyunca uzun uzun aynı kentin öyküsü anlatılıyor, bazısının da bir kentin adı sadece isminde geçiyor. Ama hepsi ilhamını bir kentten alan, yaşamları bir noktada kentlerin büyüsüne değmiş insanların çalıp söylediği, dertlerini ve sevinçlerini bir kent üzerinden yaşayan insanların dinleyip sevdiği ezgiler. Belki bir anıyı veya bir insanı anımsatırlar, belki özlem ve istek uyandırırlar, belki de sadece merak yaratırlar. Ama her zaman mutlaka dinlemeye ve hayal etmeye ve içerisine karışmaya değer bir öyküleri vardır çünkü her zaman yaşanılası, görülesi, sevilesi bir kentten söz ederler.

* * *

İşin başlangıçta sadece kendim dinlediğim için hiçbir sakıncası olmayan bir boyut, bir araya getirdiğim ezgileri başkalarıyla paylaşmayı düşünür düşünmez beni kaygılandırmaya başladı: Bu kadar farklı türden müzik parçasını bir arada ve peş peşe dinletmek akıl karı mıydı acaba? Bu denli karışık bir müzik seçimi birçok insanın böyle bir playlist’ten beklediklerine uymayabilirdi. Sadece konu ortaklığı ezgileri farklı müzik zevklerine sahip insanların aynı oranda severek dinlemesine yetecek miydi? Zaman yanıtın “evet” olduğunu gösterdi… Evet, kentlerin öykülerini anlatan farklı türlerden parçaları müzik tercihleri ne olursa olsun pek çok insan severek bir arada dinleyebiliyordu çünkü önemli olan bir ezginin notalarla ve sözlerle anlattıklarıydı. Anlaşılan gerçekten benim algıladığım kadar güçlüydü bu anlatılanlar çünkü kentlere dairdiler.

* * *

“İçinden Öykü Geçen Ezgiler”in macerası burada bitemedi ama... Kentlerle başladığım yolculuğu ben başka alanlarda da sürdürdüm ve önce farklı “yerlere”, bir süre sonra adına ezgiler yapılmış kadınların öykülerine ulaştım, ardından da aynı derecede sevilip nefret edilmiş erkeklerin… Sonra sıra insanı müzik yaratmaya yönlendirecek kadar yoğun duygular yaşatan başka konulara geldi ve böylece kentlerin serüvenleriyle başlayan “İçinden Öykü Geçen Ezgiler” farklı konularda maceralar anlatıp değişik türlerde duygular yaşatan bir dinletiler dizisi haline geldi. Uzun sözün kısası, bundan böyle sadece kentlerin öykülerini anlatan değil zaman zaman içinden başka öyküler de geçen ezgilerle karşınızda olacağımı belirtmek istiyorum. Hepsi çok bildik olmayacak belki; hem kendileri hem de anlattıkları öyküler bazen tanıdık gelecek size, bazen de çok yabancı. Ama her halükarda, umarım beğenmeye devam edeceksiniz içinden farklı öyküler geçen ezgilerden oluşan bu seçkileri. Keyifli dinlemeler...

Güzin Yalın

Cazkolik.com / 08 Ocak 2013, Salı

Kaydet

Paylaş
Bu bölümde yayınlanmış önceki yazılar
» Güzin Yalın Yazdı: Aslanlar, ormanlar ve Afrika`da olmasının dışında Tanzanya hakkında gerçekte ne biliyoruz? » Güzin Yalın yazdı: Tenten`in, Django`nun ülkesi Belçika, Brugge ve Ghent`e bir yılbaşı yolculuğu. » Güzin Yalın yazdı: Bayram tatili öncesi İtalya`nın küçük, mucize güzellikteki kasabaları. » Brezilya`ya gidiyoruz... Güzin Yalın`la benzersiz bir yolculuk bir `tık`la sizi bekliyor. » Güzin Yalın`la bu kez İrlanda`ya gidiyoruz... James Joyce`un, Yeats`in, Boby Sands`in IRA`nın, yemyeşil kırların, Francis Bacon`ın, Butler`ın, Snead O`Connor`ın Bob Geldof`un, Irish Coffee`nin, efsanevi pubların ülkesine. » Her yüzyılın tarihe bir çentik attığı kesişme noktası Berlin... Aynı zamanda sadece siyasi ve toplumsal tarihin değil, sanat ve edebiyatın tarihini de yönlendiren şehir Berlin... Sevgili Güzin Yalın, Noel ve yılbaşı günlerini Berlin`de geçirdi... Konserler izledi, şehri dolaştı ve herşeyi bizler için not etti. » Güzin Yalın, "Siyah İsa"nın ülkesi Meksika`yı anlatıyor... Aztek ve Mayaların, İnka ve Zapoteklerin mirasını bin yıl boyunca taşıyarak günümüze getiren, Emiliano Zapata, Pancho Villa, Octavio Paz ve Frida Kahlo`ların olduğu kadar uyuşturucu baronlarının ve sokaklarda sınırsız şiddetin de ülkesi olan Meksika`yı gidip görseniz belki de bu kadar yakından tanımanız, anlamanız mümkün değil... » Tanrı cennet diye Maldivleri yaratmış olmalı... » Hem sonbahar, hem yeni bir bayram tatili öncesi ve hem de bir caz ve müzik sitesinde sevgili Güzin Yalın`ın yeni yazısı doğrusu hepimizi fazlasıyla harekete geçirecek, hatta kıskandıracak bir yazı. İtalya`nın dünyaca ünlü Verona Opera Festivali`ni izlemeye giden Yalın hem festivali ve hem de elbette rüya gibi bir şehir olan Verona`yı anlatıyor. » Güzin Yalın`dan bu kez bir `memleket yazısı`; Erzurum ve Kars... Erzurum`da geçen çocukluk anılarıyla sonra defalarca gidilen Erzurum imgelerinin birbirine karışmış hallerinden anılar ve izlenimlerin yanında serhat şehri Kars`ın mağrur geçmişinden yaşanmış izler... » Güzin Yalın`dan yılın ilk yazısı: BUDAPEŞTE... Tarihten gelen büyük bağlarımızın olduğu, Avrupa kültürüne hayat veren gerçek bir nehir, su şehri Budapeşte. Bir yanıyla İstanbul`a çok benzediği söylenir ama söylentileri bir kenara bırakıp tüm gerçekleri sevgili Güzin Yalın`ın emsalsiz anlatımıyla okumak en güzeli. Gezip gördüğü her yeri olduğu gibi Budapeşte`yi de onun kaleminden okumak başka bir zevk. » "İçinden öykü geçen ezgiler" Güzin Yalın`ın seyahat yazılarının fonunda yer alan müziklerin bir anlamda soundtrack duygusu veren müzikal karşılıkları... » İki çöl arasında okyanusla sevişen topraklar; Namib ülkesi yani Namibya, namı-ı diğer çöller ülkesi... Dünyanın en zor, en açımasız, en cimri iklim ve coğrafyası aynı zamanda dünyanın en güzel ülkelerinden biri. Çölün bitip okyanusun başladığı başka kaç ülke vardır. Sevgili Güzin Yalın simsiyah derinin içinde parlayan bembeyaz dişli, iri parlak gözlü insanların ülkesi Namibya`yı anlatıyor... » Güzin Yalın yaz başına denk gelen yazısı için tatil planları yapan pek çoğumuzun işine yarayacak, bir çoğumuzun ata toprağı olan Girit`i seçti. Girit öyle bir ada ki, hemen herşeyi kendine özgü... Hatta tıpkı Karşıyakalıların kendilerine "İzmirli" yerine yalnızca "Karşıyakalı" demeleri gibi, Giritliler de kendilerini "Yunanistanlı" değil yalnızca "Giritli" olarak tanımlıyorlar. Sadece bu kadar mı? Tabii ki, hayır... Bu çok özel adanın zengin tarihi ve emsalsiz güzellikleri de bu yazıda... » "Yaşam, bir Venedik maskesinin gözünüze çarptığı anda yaşattığı yanılsama kadar gerçektir belki de?" diyen sevgili Güzin Yalın yeni yazısında bizi şu günlerde devam eden Avrupanın en ünlü karnavallarından Venedik Karnavalı`na götürüyor... » Endonezya deyince aklınıza neler gelir, hangi kavramlar? İnsanları nasıldır, günlük hayatı, dini inanışları, şehirleri, geçmişi, hayatı, tarihi... Kendinize karşı dürüst olun ve itiraf edin, bir çoğumuzun aklına aslında çok çok az şey geliyor. Bize çok uzak coğrafyaların bu şaşırtıcı ülkesini Güzin Yalın`ın kaleminden okumak, kendi çektiği fotoğraflarından görmek ve seçtiği müziklerin aurasıyla dinlemek benzersiz bir seyahat tecrübesi kazandıracak. » Güzin Yalın`ın "Hayatın ta kendisi haline gelmiş rengarenk tezatların, kalabalığın ve karmaşanın yarattığı çok özel bir cazın ritmi" diyerek tanımladığı Hindistan hem dünyanın en farklı ve renkli ülkesi, hem de bildiğimiz yaşama şekillerinin hiç birine ait olmayan bir yer. Her bir cümlede bu farklılığı ve renkliliği kelime kelime, satır satır hissederek yaşıyorsunuz. Gelin bu olağanüstü farklı evreni sevgili Yalın`ın gözünden yaşayıp tanıyalım... » Bu dünyanın bir başkenti varsa bu kuşkusuz New York`tur. Dünyanın en çekici şehri New York bu ünvanı o kadar çok açıdan hakediyor ki, saymakla bitmez ve herkesin de ekleyeceği yeni bir söz olacaktır. Sevgili Güzin Yalın`ın bunca şehirden, ülkeden sonra nihayetinde New York`u anlatacağı muhakkaktı. İşte, bu o yazı... » Efsanelerde denir ki zamanın kendi dili varmış, eğer ki o dilin sırrını çözebilirseniz sonsuzluğu keşfedebilirmişsiniz. Güzin Yalın Temmuz yazısında sonsuzluğun sırrını elinde tutan Mardin`i anlatıyor... » Bize en yakın uzak ülke; Küba... Devrimiyle, Castro ve Che`si ile, purosu ve gururlu yoksulluğuyla, gülüşü ve sevgisi bize en yakın insanlarıyla Küba. » Güzin Yalın Mozart Haftası için gittiği Viyana ve Salzburg`u yazdı... » Ho Shi Minh`in, `68 kuşağının, savaşın ve zarif, narin kadınların ülkesi; Vietnam... » Akdenizin doğa ve mutfak coğrafyası; Provence... » Uzakdoğu`nun süper gücü için Güzin Yalın`ın keskin gözlem ve izlenimlerinde... » Dünyanın en önemli başkentlerinden Londra`yı Güzin Yalın`ın kaleminden keşfedin... » Sevgili Güzin Yalın yeni yazısında Cazkolikleri bu kez sadece tek bir boyutuyla tanıdığımız, komşumuz İran`a götürüyor. Humeyni`nin olduğu kadar, Pers`lerin, Zerdüşti`lerin, Kum Kenti`nin İran`ına... Binlerce yıllık eşi benzeri olmayan gelenekleri ve kültürleri ile aslında sadece bizim değil, dünyanın da eksik tanıdığı muhteşem İran`a... Bu yazıyı sonsuz merak ve ilgiyle okuyacağınıza eminiz... » Güzin Yalın, Haziran ayının sıcaklarında hepimizi tahrik edecek serinlikte bir ülkeye götürüyor bizi. Kuzeyin cazıyla da ünlü olağanüstü coğrafyası İskandinavya, İsveç-Laponya`dan sesleniyor... » Güzin Yalın Mayıs yazısında hemen yanıbaşımızda olduğu halde çok az tanıdığımız Suriye`yi ve büyüleyici Palmira`yı anlatıyor... Antik Yunan, Bizans, Roma ve Osmanlı döneminden beri ayakta olan şehir bir bakıma keşfedilmemiş bir hazine. Yanında Hıdrellez`in mutfağımıza getirdiği esintiler de sizleri bekliyor... » "Mutfaktan ve Hayattan Caz Masalları" baharı Japonya`dan karşılıyor...
Bu içeriğe yapılan yorumlar
Bu içeriğe hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapabilirsiniz!
Reklam İçin Bize Yazın Bizi Arayın
0 216 385 4912
Cazkolik Shop Yeni
Albüm Bülten Üyeliği
Bizi Takip
Edin
Cazkolik.com • Türkiye’nin Caz Takvimi • Günün Albümü • Günün Parçası • Günün Müzisyeni • “Jazz”lı Gündem • Albüm Eleştirileri • Cazkolik Röportajları • Yerli Caz Albümleri Arşivi • Yerli Caz Müzisyenleri Arşivi Cazkolik Yazarları:
• Ali Haluk İmeryüz • Arto Peştemalcıgil • Ayşe Tütüncü • Beliz Hazan • Burak Sülünbaz • Cenk Akyol • Cenk Erdem • Deniz Türkoğlu • Emre Kartarı • Güç Başar Gülle • Güzin Yalın
 
• Levent Öget • Leyla Diana Gücük • Murat Ali Oral • Murat Beşer • Okan Aydın • Salim Zaimoğlu • Sami Kısaoğlu • Sevin Okyay • Tunçel Gülsoy • Turgay Yalçın • Zekeriya Şen
Radyo Cazkolik Servisleri: • Radyo Cazkolik Programları • Radyo Cazkolik Playlistleri • CazFM.com (Online stream radio)
Cazkolik.com bir Feridun Ertaşkan Rek. ve Tas. Hiz. Ltd. Şti. hizmetidir. | İletişim için: cazkolik@cazkolik.com | info@cazkolik.com | Tel: 0 216 385 4912

“Jazz, insan ruhunun zaferinin sembolüdür.” Archie Shepp