Cazkolik.com
Radyo Cazkolik İnternet üzerinde cazkoliklerin
buluştuğu bir caz radyosudur
CazFM.com canlı yayınını dinliyorsunuz.

- Müziği bilir misin? - Hayır ama müzik beni bilir?

Feridun Ertaşkan

Fotoğraflar: Arşivden
Yayın Tarihi: 04 01 2018
Değişiklik Tarihi: 04 01 2018 21:01
Bu içerik 1763 defa gösterildi.

"Django" filmi efsanevi gitaristin bilinmeyen günlerine, hayatta kalma mücadelesine odaklanıyor.

Caz tarihinin ölümsüz ismi Django Reinhardt`ın efsaneleşmiş yaşamı, müziği, gitarı ve hakkında üretilen doğru veya yanlış sayısız hikaye yanında yaşamına dair az bilinen taraflarıyla ölümünün üzerinden 64 yıl geçmesine rağmen şaşırtmaya, ilgi çekmeye devam ediyor.

* * *

Reinhardt, son olarak, başrolünde Reda Kateb`in oynadığı "Django" isimli filmle yeniden konuşulmaya başlandı. Yönetmen Etienne Comar filmde Django`yu muhtemelen şimdiye kadar canlandırılan, kimi tamamıyla kurgu, kimi gerçeklikten kopuk, bohem ve eğlenceli bir serseri gibi değil, ailesiyle beraber Nazi işgali altında hayatta kalma mücadelesi veren bir insan olarak anlatmış.

* * *

Comar`ın filmi Paris`in işgal altında olduğu 1943 yılına odaklanıyor. Naziler, diğer Avrupa şehirlerine yaptığı gibi Paris`i yakıp yıkmak yerine tıpkı filmde söylendiği gibi bir çeşit genelev, subayların, askerlerin iyi vakit geçirdiği bir şehir olarak kullanıyor, Parislileri sürekli aşağılıyor ve insanlar Nazilerin izin verdiği kadar yaşıyor. Bu atmosferin tam ortasındaki Django ise başlarda ısrarla bu savaşı kendi savaşı olarak görmeme eğilimindedir. Böyle söylediğini filmin bir yerinde duyarız. Kendi hayatına dair bilinmez ayrıntıları oluşturan kaçıp gitmeler, ortadan kaybolmalar da hikayeye dahildir ve bu kaybolmalar çoğunlukla ait olduğu roman kamplarında geçirdiği zamandır. Romanlar, ezelden beri hayattan dışlanmaları nedeniyle sanki Nazilerin de öyle davranıp kendilerini umursamayacağını düşünmekte ve eğer olan bitene karışmazlarsa hayatlarına devam edeceklerini sanmaktadırlar. Aslında, savaş öncesini düşününce kimler öyle sanmamıştı ki...

Bir caz şehri olarak Paris

Filme dair bir cazseveri heyecanlandıracak ayrıntılar da mevcut. Her ne kadar savaş yılları olsa da Paris yine canlı ve hareketli bir şehirdir. Gerçi, şehre ait kesif caz duygusunu veren Amerikalı siyah müzisyenler çoktan terketmiş, geriye sadece Fransızlar ve bir de Django kalmıştır. Stephane Grapelli ise Londra`ya kaçmıştır. Paris caz hayatının Charles Delaunay (Hot Club de France ve Avrupa`nın ilk caz dergisi "Jazz Hot"ın kurucusu ki savaş yıllarında dahi bir şekilde faaliyetine devam etmiş bir dergidir), Andre Hodeir, Frank Tenot, Boris Vian, Hugue Panassié (*) gibi önde gelen entelektüelleri, Picasso gibi ressamlar şehirdedir. Cazın, yirmili yıllardan beri, savaş yıllarında işgal altında olmasına rağmen Paris`le simgeleşmesine tanık oluruz, gece hayatının ve müziğin canlılığı Nazileri dahi etkilemiştir. Her ne kadar caz resmi olarak Almanlar için `yoz` bir müzik olsa da sabahlara kadar eğlenmekten kendilerini alamazlar, hatta, gitarıyla parlayan Django`ya Dr. Jazz (**) lakaplı hem Nazilerin üst rütbeli subaylarıyla hem Parisli yetkililerle arası iyi olan bir işbirlikçi Berlin`de turne ayarlar. Django`yu bizzat Almanlar davet etmektedir, karşılığında ise hayatında görmediği kadar paranın sahibi olacaktır ama yine de hem çevresinde onu seven dostlarının -özellikle bir kadın- hem aklının ve içgüdülerinin yönlendirmesiyle Berlin`den canlı dönemeyeceğini farkeder ve ailesiyle İsviçre`ye kaçma planları yapar. Paris`i terkeder.

Caz nasıl çalınır?

Django`ya Berlin turnesinde nasıl çalacağı, nasıl davranacağı, Paris`teki gibi konser veremeyeceği, swing çalamayacağı, kontrbasın sadece yayla çalınacağı, ritm ve temponun nasıl olacağı, hayvani (!) sesler çıkarılamayacağı, tepinilemeyeceği vs. hepsi tek tek anlatılır anlatılır, filmin nefret karakteri olan, bulduğu her fırsatta bilhassa Django`yu zevk alarak aşağılayan, fırsatını bulsa çekip vurmak için bahane arayan Alman teğmen talimatlarını anlattıktan sonra yazının başlığındaki repliğe gelir sıra;

- Müziğin ne olduğunu bilir misin ki?
- Hayır, bilmem ama müzik beni bilir...

Filmin sonunda savaşta Almanlar tarafından öldürülen binlerce romanın fotoğrafı yeralıyor.

Django iki kez İsviçre`ye kaçma teşebbüsünde bulunur

Filmde yeralan detaylar Django`nun hayatıyla özdeşleşiyor. Django iki kez İsviçre`ye kaçma teşebbüsünde bulunur ama ikisinde de başaramasa da hayatta kalmayı başarır. Film de zaten hayatı boyunca tek nota okumayı öğrenmemiş Django`nun epik bestesi "Requiem for the Gypsy Brothers"ın kilise konseriyle sona erer.

* * *

Django`nun hayatının az bilinen iki dönemi vardır. Savaş yılları ve savaş sonrası Amerika seyahati. Yönetmen Comar filminde savaş yıllarına açıklık getiriyor ama Amerika seyahati hâlâ fazla bilinmez, tıpkı "Requiem for the Gypsy Brothers" isimli bestesi gibi. Fransızların zencisi olarak Django hep mutlu ve sorunsuz biri gibi resmedilmiştir ama savaş yılları herkes gibi Django`yu da derinden etkiler. Belki savaş öncesi muazzam yeteneğiyle böylesi izlenimler vermesi şaşırtıcı gelmese de caz tarihçileri Django`nun eli yandıktan sonra (ki film bu ayrıntıyı da açıklığa kavuşturuyor, zira, birçok kişi Django`nun bu kazayı küçük bir çocukken geçirdiğini düşünüyor, oysa, gerçek başkadır, Django 18 yaşında ve üstelik hayatı boyunca terketmediği karısı Nadine`le evliyken kaldıkları karavanda karısının sokaklarda satmak için hazırladığı plastik çiçeklerin yanması neticesi eli yanıyor) derin bir bunalıma sürüklendiğini, bu durumun kişilğinde kırılma yarattığını, yeteneğini yeniden kazanmak için çok zorluk çektiğini ama başardığını söyler. Savaş dönemini takiben Django 1946 yılında çok istediği Amerika seyahatini yapar. Seyahat Django için gerçek bir felâkettir. Yanında Selmer gitarı olmadan gitmiştir, istediği gibi bir gitar bulamaz (aslında, sorun gitar değil gitarların volümüdür, bu sorunu da Benny Goodman`ın gitaristi, efsanevi Charlie Christian`ın geliştirdiği elektrikli gitar sayesinde çözer), Amerikalı caz dinleyicileri tarzından hoşlanmaz, eleştirmenler müziğini pek bir şeye benzetmez, üstüne üstlük, Carnegie Hall`de Duke Ellington ile çıkacağı konsere Edith Piaf`ın hayatının aşkı olarak bilinen Fransız orta sıklet boks şampiyonu Marcel Cerdan`la içki içmeye daldığı için utanç verici şekilde geç kalır, Paris`e geri döner, kısmen kendini çeker, kısmen çok iyi çaldığı geceler olur ama ruhen pek bir daha eskisi gibi olmaz ve 1953 yılında geçirdiği felç sonucu hayatını kaybeder.

Requiem for the Gypsy Brothers

Django`nun çok bilinen besteleri yanında "Requiem for the Gypsy Brothers" adeta saklanıp gözden kaçırılmışcasına en az bilinen bestesidir. Comar`ın filminde -özellikle finalinde- önemli bir yer tutan beste Django`nun -filmde anlatılan gibiyse- İsviçre`ye kaçmak için Belçika sınırında beklediği sıra tanıştığı bir rahip sayesinde yaptığı bir bestedir ve film 2. Dünya Savaşı`nda hayatını kaybetmiş romanlara ithaf edilmiştir ama nedense bu önemli besteyi Django`ya ilgili hiçbir derlemede, albümde bulamazsınız, hatta, üşenmeyin arayın Youtube, Spotfy gibi büyük yerlerde de kaydına rastlayamazsınız. Bu durum eğer bir telif sorunu veya yasal sınırlama değilse eğer nedir? Neden Django`nun bu bestesi ön planda değildir?

Django Reinhardt`ın hayatı

Comar`ın filmiyle ilgili yazıyı yazmak için bilgisayarın başına oturduğumda varolan boşlukları doldurmak için daha önce neler yazıldığını araştırınca New Yorker dergisinde 6 aralık 2004 tarihinde Adam Gopnik tarafından kaleme alınmış bir yazıya denk geldim. Doğrusu, tıpkı Django`nun hayatı gibi ona dair yazılan yazılar da belirsizlikler içeriyordu. Gopnik`in yazısı ise basit ve referanslı anlatımıyla okuduğum en bilgilendirici yazılardan biri oldu ve okuduğunuz bu yazıda da doğrusu ondan faydalandım, sizin de bir ara okumanızı öneririm (tıklayın). Gopnik`in, bir başka yazar Michael Dregni`nin "Django: The Life and Music of a Gypsy Legend" isimli biyografi kitabını sık sık anması gerek Django`nun müzikal mirasıyla ilgili Charlie Christian, Herb Ellis ve Wes Montgomery gibi isimleri anarak onlarla mukayese etmesi, gerek sonunda onu en çok muhtemelen Jimi Hendrix severdi gibi sonuçlar çıkarması ve yazıda Django`yla ilgi yaptığı tespitler yanında müziğini de analiz etmesi okur için oldukça faydalı bilgileri oluşuturuyor.

--------------
(*) Hugue Panassié Jazz Hot`ın ilk editörü ve savaş sonrası dergi yeniden faaliyete geçince nasıl bir caz yayıncılığı yapacaklarına dair derin fikir ayrılığına düşmüş varlıklı ve monarşist eğilimli bir eleştirmendir. Derginin Dixieland ve Şikago tarzı yayın yapması gerektiğini şiddetle savunmaktadır. Gerçek cazın Afrikalı Amerikalılarca yapılacağını, beyazların sadece taklitçi ve istismarcı olabileceklerini düşünür, söyler. Hatta, Dizzy Gillespie ve arkadaşlarının bebop müziğini de caz olarak kabul etmez. Devamında `Cool Jazz` gibi kavramlara da keskin itirazını sürdürür. Panassié`ye göre caz artık kirletilmiştir. Panassié, savaş yılları Alman işgali altında zamanını Gironde`deki aile şatosunda geçirdi.

(**) Dr. Jazz kurgu bir karakter gibi görünse de gerçekte varolması muhtemel biri. 1999 yılında 87 yaşında ölen Alman yazar Dietrich-Schulz Koehn 2. Dünya savaşı döneminde tam bir swing caz aşığı Alman Luftwaffe pilotu Dr. Jazz isimli birini anlatan bir kitap yazar. Emin değilim ama kitapta anlattığı kişi kendi de olabilir zira Koehn de tipik bir caz fanatiği olarak biliniyor. Kitap büyük yönetmen Stanley Kubrick`in müthiş ilgisini çeker. "Full Metal Jacket" filmini yapatıktan sonra bu konuyu çekmek için büyük istek duyar ama gerçekleştiremez.

Feridun Ertaşkan

Cazkolik.com / 04 Ocak 2018, Perşembe

Kaydet

Kaydet


Konu veya sanatçıyla ilgili yayınlanmış benzer haberler

Benny Carter (Horns)
Barney Bigard (Klarnetist)
Türkiye`de askeri orkestralar ve caz
Bu bölümde yayınlanmış önceki yazılar
» 28. Akbank Caz Festivali Özel: Yeni nesil cazda yeni nesil müzisyen; Nubya Garcia » 25. İstanbul Caz Festivali Özel: Garip, nazik, belirsiz bir mevcudiyet; Benjamin Clementine » Geçen yıl yayınlanmış albümler eşliğinde transglobal müziklerde ilham veren çalışmalar (Albümler yayında) » "Django" filmi efsanevi gitaristin bilinmeyen günlerine, hayatta kalma mücadelesine odaklanıyor. » Festival Portresi: 24. İstanbul Caz Festivali`nde büyük bir caz divasının eve dönüş projesini dinleyeceğiz. » Altmışlarda devrimlerin peşinde koşulurken kimi müzisyenler ruhsal reformun peşindeydi. » Zorlu PSM cazın en önemli divalarından Dianne Reeves`i 18 nisanda ağırlamaya hazırlanıyor. » Hazır önümüz yaz, vizeler de hakikaten kalkacaksa işte Avrupa`nın en iyi 10 caz klübü! » 8 Mart Dünya Kadınlar Günü`nde caz müziğinde kadınların konumuna tarihsel bir bakış açısı. » ECM`in Şubat & Mart`ta yayınlayacağı albümlerinde zengin ses paletleri ve kişisel hikayeler var. » Jazz nedir? Evet, nedir jazz? Bu soruyu ya siz sordunuz ya da size soruldu. Ne cevap veriyorsunuz bilmiyoruz ama Jazz`ın ne olduğu içerde kayıtlı. » "Caz yaşadığın anla ilgilidir. Modern olmak gelecekle değil, şimdiki zamanla ilgilidir." Bunları söyleyen Frank Sinatra, yazan ise Bono... » Doğumlarının 100. yılında Billie Holiday ile Frank Sinatra`nın hayatlarına dair bir mukayeseli anlatım. » Lorraine Gordon dünyanın en önemli caz klübü Village Vanguard`ı gazeteci Barry Singer`a anlattı. » Cazın arka odası, cazın tavan arası... » Cazın `en iyiler` listesinde sıra bu kez basçılarda... » Tüm zamanların en iyi 10 erkek caz şarkıcısı. » Kayahan Bey ile yirmi yıl öncesinden bir "jazz" anısı? » Londra`dan Notlar... Arkadaşımız Filiz Taylan Yüzak Londra Caz Fest.`te izlediği Chucho Valdes konserini Cazkolik için kaleme aldı. » "Göz kırpması gibi anlardan oluşan soyut bir kurmaca bu..." Caz piyanisti ve besteci Ülkem Özsezen yeni albümü "Milliday"i yayınladı. » Charlie Haden`a veda... "Ölümün karşısında söylenebilecek tüm sözler sadece "Palabras!" » New York`da caz müzisyeni olmak nasıl bir şeydir? New York`ta yaşayan basçı Buğra Balcı`dan kısa ve eğlenceli bir video! » Wall Street Journal`in ünlü caz yazarı Marc Myers, Sonny Rollins ile Coleman Hawkins`in "Body and Soul" yorumunu konuştu. » > Avrupa`nın en genç, en yeni, en yaratıcı ve en heyecan verici sanatçıları bu festivalde, festival ayrıntıları haberde. » Best of`ların birbiri ardına yayınlandığı günlerde milenyumun ilk yılına uzanıyoruz, 2000 yılına, yeni bin yılda hangi albümleri baş tacı etmişiz? » Yer: New York, Tarih: 17 Ekim 2013, Mekan: New York`un ünlü Lincoln Center Dizzy`s Club Coca Cola`sı... Gece 23 suları... » Kerem Görsev: "Nota basarak değil, ruhuma hitap ederek çalacak genç müzisyenler arıyorum." » Pazar günü yapılan İKSV Genç Caz seçmelerinde cazın geleceğine dair heyecan verici yeni yetenekler tanıdık. » İstanbul Dünya Caz Günü`nde cazın dünya başkenti oldu... » Uluslararası Caz Günü kutlamaları kapsamında 30 Nisan`da İstanbul`da gerçekleştirilecek konser ve etkinliklere katılacak sanatçılar ve program belli oldu. » Dave Holland ve Pepe Habichuela Flamenco Quintet feat. Josemi Carmona 6 Nisan akşamı 2010 yılında yayınladıkları Hands albümü kapsamında CRR`de konser verecek. » 20. İzmir Avrupa Caz Festivali`nde izleyiciyi modern Avrupa cazına dönük seçkin ve etkileyici konserler bekliyor. » 1992`den 2012`ye: Son 20 yılın en iyi 20 caz albümü listesi... » > 22. Akbank Caz Festivali`ne dair açıklanan ilk beş isim kalplerimizi yerinden hoplatmaya, kulaklarımızı kıskandırmaya, hevesimizi artırmaya yetti... » Haziranda caz başkadır... Akbank Sanat Caz Günleri 7-27 Haziran arasında dünyaca ünlü isimlerin katılacağı 5 konser ve 3 workshop gerçekleştirecek. » Tord Gustavsen`le ilk randevumuz on yıl önce Changing Places ile olmuştu, aradan geçen yıllara rağmen yarın akşam yeniden buluşacağız. » Ghetto, 20 ile 28 Nisan geceleri Tortured Soul ve Movits! ile müzik severleri house ve jazz müziğinin kalbine doğru dansla yoğunlaşan cıvıl cıvıl, enerjik bir yolculuğa çıkartacak... » Geçen yıl yine tam bugünlerde yapılan JAZZ15 Nisan başında başlıyor... » Çeşme-Alaçatı ve jazz iyi hoş da ya izleyici açısından durum nasıldı? » İlk gerçek tutkusu basketbol olan çocuktan cazın yaşayan efsanesine; Randy Weston İstanbul`da... » Jeff Hamilton ile cazın swing kökenli kaynağına yolculuk Nardis`te... » "Love Is A Losing Game"in erkek sesi Sachal Vasandani CRR`ye geliyor... » Caz tarihinin kaydedilen ilk plağı? » > 3 - 17 Mart tarihleri arasında gerçekleşecek 19. İzmir Avrupa Caz Festivali düzenlenen toplantıyla programını duyurdu. » 2011`de caz vokalin Top 5 ismi ve muhteşem şarkıları notlarıyla yayında... » Caz davulun tarihine adını bagetleriyle kazıyan Paul Motian 80 yaşında öldü. » Latin Grammy ödülleri düzenlenen törenle sahiplerini buldu... » 2003 Avrupa turnesinden beri `Kayıp Akorlar`ın peşinde olan Steve Swallow ve Carla Bley`i Salon`da izleyeceğiz. » Wayne Shorter`dan milenyumun ötesine taşınan modernizm, Brian Blade`den tam saha pres! » Wayne Shorter Quartet Avrupa turunu 18 Ekim Cemal Reşit Rey konseriyle taçlandıracak. » Yeni sezonu 15 Eylülde açacak Salon Ekim ayı konserleri cazseverleri tahrik edici isimlerle dolu... » Doris Day ile başlayıp Wynton Marsalis`e uzanan, oradan Allan Harris`e uğrayıp ardında taa Hindistan`ı dolanan caz haberleri yolculuğu bir tık`la başlıyor... » 25. İzmir Festivali`nde sahne alan Natalie Cole`u arkadaşlarımız izledi... » Diane Reeves`in `Strings Attached` İş Sanat konserinden yansıyanlar... » The Wall Street, Clint Eastwood ile hayatının tutkusu cazı konuştu... » Grammy`lerden yeni çıkan albümlere kadar dünya cazından son haberler... » İyi ki yapılmış dedirten korsan kayıt. » Caz eğitiminde "yaparak öğrenme" yerine `akademik takdis`. » "Cazı kurtarmak" ama neyden? » Gelişim, caz ve doğaçlama. » Mike Zwerin Aralık ayı başında kaleme aldığı yazısında Barselona Caz Festivali`nden aklına takılanlara dikkati çekiyor... Barselona Caz Festivali ve ciddiyetsiz müzik! » Dave Gelly 23 Kasım 2008`de Observer`da yazdığı yazısında diyor ki; "Bana caz verin, Jamie Cullum değil"
Bu içeriğe yapılan yorumlar
Bu içeriğe hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapabilirsiniz!
Reklam İçin Bize Yazın Bizi Arayın
0 216 385 4912
Cazkolik Shop Yeni
Albüm Bülten Üyeliği
Bizi Takip
Edin
Cazkolik.com • Türkiye’nin Caz Takvimi • Günün Albümü • Günün Parçası • Günün Müzisyeni • “Jazz”lı Gündem • Albüm Eleştirileri • Cazkolik Röportajları • Yerli Caz Albümleri Arşivi • Yerli Caz Müzisyenleri Arşivi Cazkolik Yazarları:
• Ali Haluk İmeryüz • Arto Peştemalcıgil • Ayşe Tütüncü • Beliz Hazan • Burak Sülünbaz • Cenk Akyol • Cenk Erdem • Deniz Türkoğlu • Emre Kartarı • Güç Başar Gülle • Güzin Yalın
 
• Levent Öget • Leyla Diana Gücük • Murat Ali Oral • Murat Beşer • Okan Aydın • Salim Zaimoğlu • Sami Kısaoğlu • Sevin Okyay • Tunçel Gülsoy • Turgay Yalçın • Zekeriya Şen
Radyo Cazkolik Servisleri: • Radyo Cazkolik Programları • Radyo Cazkolik Playlistleri • CazFM.com (Online stream radio)
Cazkolik.com bir Feridun Ertaşkan Rek. ve Tas. Hiz. Ltd. Şti. hizmetidir. | İletişim için: cazkolik@cazkolik.com | info@cazkolik.com | Tel: 0 216 385 4912

“Jazz, insan ruhunun zaferinin sembolüdür.” Archie Shepp