Cazkolik.com
Radyo Cazkolik İnternet üzerinde cazkoliklerin
buluştuğu bir caz radyosudur
CazFM.com canlı yayınını dinliyorsunuz.

Türkiye`nin zengin tarihi ve kültürü beni çok etkiliyor.

Cenk Erdem

Fotoğraflar: Arşivden
Yayın Tarihi: 09 07 2018
Değişiklik Tarihi: 30 04 2018 02:55
Bu içerik 795 defa gösterildi.

Loreena McKennitt kalbiyle dünyayı kucaklıyor

Otuz yılı aşan müzik kariyerinde, dünya çapında 14 milyondan fazla albüm satan, dört kıtayı kapsayan 15 ülkede altın, platin ve multi-platin satış ödülleri bir yana, neredeyse dünyanın tüm duygularını ve ezgilerini kucaklayan bir müzisyen Loreena McKennitt. Hatta, masallara sürükleyen bir düş perisi. Son albümü “Lost Souls” ile yine bambaşka bir dünya sunuyor. Albümde ud, kanun, flamenko gitar ve piyano gibi onlarca farklı enstrümanı ve o harika soprano vokalini hediye ediyor bize yine. Kaçırmayın.

Cenk Erdem

Hayat seni sevdiklerine çeker

Loreena McKennitt’i ilk keşfettiğimde 1996 yılıydı. Boğaziçi Üniversitesi’nin beni öğrenci değişim programı ile New York Binghamton’a gönderdiği sonbahar dönemiydi. Sokaklarda dökülen yapraklar ve sonbahar belki de onun şarkılarındaki melankolinin, o olağanüstü soprano vokalinin ve albümlerindeki müzik zenginliğinin tadını çıkarmak için çok doğru bir zamandı. Bol bol “The Visit” albümünü dinliyorduk ev arkadaşlarım Barış ve Pelin’le. Geç bile kalmıştım keşfetmek için o okyanus gibi müziklerini... Geç kalmıştım diyorum ama beterin beteri var. Yurdumda ne zaman ki Nilüfer bir Loreena McKennitt şarkısı olan “Tango To Evora” parçasını o güzel yorumuyla ve Türkçe sözlerle “Çok Uzaklarda” adıyla söyledi bizde ancak o zaman daha çok duyulmaya başlandı ismi. O yıllarda Türkiye’de özel radyoların açıldığı dönemlerde DJ olabilmenin avantajını yaşamışım meğer, hep düşünürüm. Neler neler çalardık.

Velhasıl 90’ların sonuna doğru radyolar bizde Loreena’nın da bazı şarkılarını çalmaya başlamışlardı. O zamanlar FG Radyo istasyonunun atası diyebileceğiniz bir dans müzik istasyonu olan Radyo 2019’da dans ve house müzikler dışında çok kaliteli dünya müzikleri de çalınırdı. Keza Kiss FM’de de DJ’ler olarak Loreena da çalardık; Cesaria Evora da... Radyo 2019’da Suat Ateşdağlı müzik direktörlüğü yaparken hatırlıyorum McKennitt’in 1994 albümü “The Mask And The Mirror”dan “Marrakesh Night Market“ şarkısını çok çalardık mesela. Dinlemediyseniz hâlâ, çok yazık... Velhasıl, hayat sevdiklerine çekiyor seni. Gün oldu devran döndü. Amerika’da öğrenciliğimde keşfettiğim McKennitt ile Pasion Turca sayesinde tanışıverdim. Hem McKennitt ile konserler de yaptık, birlikte de çalıştık üstelik. Pasion Turca ile 10 yıllık PR işlerimin en güzel anılarından biridir McKennitt.

* * *

Sinan Nergis ve Vito Montaruli beni Loreena McKennitt ile bir araya getirdiklerinde ilk sohbetimizi kağıda dökselerdi, çok net bir delinin şiirleri çıkardı o aşktan, muhabbetten. Albümleri milyonlar satarken Statford’ta bir çiftlik evinde yaşayan çok farklı bir ruh o. Aşmış biri. Manevi zenginliklere değer veren bir şarkıcı Loreena McKennitt. Kıdemli bilmemne müdürü filan değil. Kelt müziğini, Kelt kabilelerinin uğradıkları farklı topraklardan müziklerle buluşturan McKennitt farklı spiritüel zenginlikleri dinleyiciye adeta yaşayarak aktarıyor. Kelt müziğine neden aşık olduğunu anlatmıştı da bana bir ziyaretinde. Taksim’de İstiklal caddesinde yürüyüp bol bol sohbet etmiştik. Hatta Gezi’de çay içmiştik öyle söyleyeyim. Öyle içten ve öyle çıplak bir ruhu vardı ki. Konserlerimizi hatırlıyorum, İstanbul’da, Bursa’da, Kıbrıs’ta farklı zamanlarda bir dolu konser. En son albümü “The Wind That Shakes The Barley” tanıtımını için geldiği imza buluşmamızda sımsıkı sarılışını hatırlıyorum. Nihayet 2018 yılında Kayıp Ruhlar (Lost Souls) yepyeni stüdyo albümü Loreena’nın. En son stüdyo albümü “Ancient Muse” 2006 yılında çıkmıştı. Arada geleneksel şarkıların yeni düzenlemelerine yer verdiği “A Midwinter Night’s Dream” (2008) ve “The Wind That Shakes the Barley” ( 2010) albümlerini saymazsak, tam 12 yıl sonra yeni şarkılarını hediye ediyor McKennitt. Aslında “Kayıp Ruhlar” derken, albümün isminde gönderme yapıyor şarkılarına.  Son albümün şarkıları yıllar önce yazdığı şarkılar. Ne var ki daha önceki albümlerinin bütünlüğü içinde hep dışarıda kalmışlar. Bugüne kadar bir koleksiyon olarak yan yana getirmeyi hiç düşünmediği halde Lost Souls albümünün şarkıları öncelikle birbirlerine çok yakışmışlar. Albümde McKennitt her zamanki gibi enstrüman zenginliği ile büyülüyor. Yine her zamanki gibi o aşk yaşadığı Kelt melodileri ve farklı dünya müziklerini buluşturan bir çeşitlilik de var. Özetle bir Kanadalı olarak dünyayı kucaklamış müziklerle ve kalbiyle.

Daha önce konser albümü “A Mediterranean Odyssey”de “İstanbul’dan Atina’ya“ başlığıyla İstanbul sevgisini gösterdiği gibi, hatırlayanlar varsa Ancient Muse albümünde “The Gates Of İstanbul” şarkısında da yine sevgilimiz İstanbul’a döktürüyordu McKennitt. Son albümünde ise “Sun, Moon and Stars” enstrümantal bir şarkı olarak, maalesef hoyratça güzelliklerini bozmayı sürdürdükleri sevgilim İstanbul’un hüznü oldu sanki benim için... Albümde her zaman birlikte çalıştığı Brian Hughes, Caroline Lavell ve Tal Bergman gibi isimlerle kocaman sihirli bir dünya var. Bir yağmur vakti evde yalnızlığınıza zaman ayırıp dinleyin lütfen. Duygularınızla konuşurken, söz veriyorum McKennitt şarkılarla çok yardımcı olacak. Albümde Ortadoğu ezgileri, İspanyol ezgileri, Kelt melodileri ve hatta İstanbul’u veren ezgiler var. Loreena bu albümde Kanada’nın en büyük zaferlerinden biri olarak kabul edilen Vimy Ridge Muharebesi`nin 100. yılı anma törenlerine katılması üzerine albüme aldığı ve sözlerinde asker oğlunu ülkesi için yitiren bir annenin dilinden oldukça dokunaklı duygular paylaştığı bir şarkı da koymuş: “Breaking of the Sword”. Yitirdiğimiz genç askerlerin annelerini düşündüm sözlerinde, o güzel şarkıyı dinlerken. “Lost Souls” albümünde favorilerimden biri de “Spanish Guitars and Night Plazas”.

İşin içinde bir Flamenko gitarı varsa, bende duygular şelale. “The Ballad of the Fox Hunter” parçasında ise Loreena yine piyano ile kalbinize giriyor. yıllar önce İstanbul Caz Festivali sahnesindeki performansını izleyenleriniz olduysa çalmadığı enstrüman yok bilirsiniz. Yeni albümde de o güzel vokallerinin dışında, piyano, klavye, akordeon ve arp çalıyor.McKennitt’in alıp masallara götüren vokal performansı ise “A Hundred Wishes” şarkısıyla parlıyor. Daha neler neler yazasım var aslında o güzel müzik hazinesi Loreena için... İstedim ki onun bana bugüne kadar söylediklerinden onun dilinden de paylaşmış olayım.

Türkiye`de kökenlerimin peşine düştüm

Cenk Erdem Türkiye aranızda özel bir bağ var diyebilir miyiz?

Loreena McKennitt: 1996 yılında başlayan çok özel bir ilişki diyebiliriz. İlk olarak İstanbul Caz Festivali`ne davet edildiğimde ne kadar çok şaşırdığımı hatırlıyorum. O zamanlar müziklerimin Türkiye’de bu kadar sevildiğini hiç bilmiyordum. İlişkimiz 1996’da harika bir konserle başlamış oldu ama daha sonra 2000 yılında Kelt köklerinin Anadolu’dan da geçtiğini öğrendiğimde, yine köklerimin peşine düşüp, Türkiye’deki Arkeolojik kazı alanlarını gezip, gördüm. Ankara, Konya, Safranbolu ve Kapadokya’yı gezdim. Ankara Konya arasındaki Kervansaraylar’dan çok etkilendim. Türkiye’nin zengin tarihi ve kültürü beni çok etkiliyor.

Cenk Erdem: ”The Gates of İstanbul” şarkınızda Fatih Sultan Mehmet dönemine ve Fatih’in farklılıklara hoşgörüyü cesaretlendiren tavrına gönderme yapıyor, bu özel şarkıda anlatmak istediğiniz tam olarak nedir?

Loreena McKennitt: Ben akademisyen değilim. Bu dönem hakkında anlatabileceklerim çok sınırlı sadece başka insanların anlattıklarım hakkında daha çok öğrenmesi için rehberlik ediyorum, belki bir katalizör gibi bu öğrenmeyi hızlandırıyorum. Bu şarkıyla da yaptığım sadece müzikle o dönemi ifade etmeye çalışmak. 2. Mehmet dönemi (Fatih Sultan Mehmet) sanatta bir tür Rönesans dönemi ve bu özel dönemi hatırlatmak istedim.

Cenk Erdem: İstanbul’u bize kendi kelimelerinizle nasıl tarif edersiniz?

Loreena McKennitt: İstanbul’un kültürel zenginliği çok güçlü. Sokaklarda bile şehrin sofistike ruhunu hissedebiliyorsunuz ama bana öyle geliyor ki, dünyada hak ettiği kadar anlaşılmıyor ve kıymeti bilinmiyor. Tüm şehir sokaklarda her köşede sanki bunları yakarıyor gibi. Eski sokakları ve özellikle ışık o kadar güzel ki. Şehrin çok güçlü bir ruhu var ve bunu tarif etmek çok zor.

Cenk Erdem: Sadece Kelt müziğinin etkisi altında olmakla kalmıyorsunuz, aynı zamanda bu geleneksel şarkılarla herkesi büyülüyorsunuz, tüm bunlar bu müziğe duyduğunuz aşktan diyebilir miyiz?

Loreena McKennitt: Hepimizin kırılganlıkları var, arızaları var ve müzik tüm farklı ihtiyaçlarımıza ayrı ayrı birer ilaç gibi geliyor. Bu müzikler benim için aşkı en çok ifade edebildiğim müzikler ve siz gerçekten içten olduğunuzda bir şekilde Tanrı size el veriyor. Kariyerimi tırnaklarımla kazarak elde ettim. Bu müzikleri ilk duyduğum andan beri aşk hissediyorum ve benim için başkalarında da duygular uyandırmak büyük bir ödül.

Cenk Erdem: Bu kadar duygu yüklü ve ruhani şarkılarla yüreğiniz yorulmuyor mu, günlük hayatınızda siz neler dinliyorsunuz?

Loreena McKennitt: Şarkılarımdaki ruhaniliği sahnede yaşamayı seviyorum ve şarkı yazarken hayal etmeyi seviyorum ama kendi şarkılarımı asla dinlemiyorum. Günlük hayatımda en çok fado ve klasik müzik dinlemeyi seviyorum. Bana göre her türde şarkıya ihtiyacımız var ve tıpkı tek bir ilacın her duruma iyi gelemeyeceği gibi her farklı duyguya farklı farklı şarkılar iyi geliyor.

Cenk Erdem: Yaratıcılığınızı neler besliyor

Loreena McKennitt: Karşılaştığım durumlar bana ilham verebiliyor. Kimi zaman çok güçlü bir kitap beni etkiliyor, kimi zaman bir hikayeden etkileniyorum. Thomas Cahill’in, “İrlandalılar Medeniyeti Nasıl Kurtardı?” kitabı benim için çok güçlü bir kitaptı. 1982 yılında Dublin’de duyduğum bir sokak kızının hikayesi beni etkilemiş 1989 yılında plak yapmıştım. Mesela sokak çocuklarından ve hikayelerinden de etkileniyorum.

Kaydet

Cenk Erdem

Cazkolik.com / 09 Temmuz 2018, Pazartesi

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet


Konu veya sanatçıyla ilgili yayınlanmış benzer haberler

Cenk Erdem Yazdı: Loreena McKennitt son albümü "Lost Souls" ile bambaşka bir dünya sunuyor.
Cenk Erdem Yazdı: Şaşırtıcı geliyor değil mi? Pop ikonu Kylie artık 50 yaşında!
Cenk Erdem Yazdı: Belli ki Mariah Carey artık biraz anlaşılmak istiyor...
Bu bölümde yayınlanmış önceki yazılar
» Cenk Erdem Yazdı: Loreena McKennitt son albümü "Lost Souls" ile bambaşka bir dünya sunuyor. » 25. İstanbul Caz Festivali Özel: Garip, nazik, belirsiz bir mevcudiyet; Benjamin Clementine » Geçen yıl yayınlanmış albümler eşliğinde transglobal müziklerde ilham veren çalışmalar (Albümler yayında) » "Django" filmi efsanevi gitaristin bilinmeyen günlerine, hayatta kalma mücadelesine odaklanıyor. » Festival Portresi: 24. İstanbul Caz Festivali`nde büyük bir caz divasının eve dönüş projesini dinleyeceğiz. » Altmışlarda devrimlerin peşinde koşulurken kimi müzisyenler ruhsal reformun peşindeydi. » Zorlu PSM cazın en önemli divalarından Dianne Reeves`i 18 nisanda ağırlamaya hazırlanıyor. » Hazır önümüz yaz, vizeler de hakikaten kalkacaksa işte Avrupa`nın en iyi 10 caz klübü! » 8 Mart Dünya Kadınlar Günü`nde caz müziğinde kadınların konumuna tarihsel bir bakış açısı. » ECM`in Şubat & Mart`ta yayınlayacağı albümlerinde zengin ses paletleri ve kişisel hikayeler var. » Jazz nedir? Evet, nedir jazz? Bu soruyu ya siz sordunuz ya da size soruldu. Ne cevap veriyorsunuz bilmiyoruz ama Jazz`ın ne olduğu içerde kayıtlı. » "Caz yaşadığın anla ilgilidir. Modern olmak gelecekle değil, şimdiki zamanla ilgilidir." Bunları söyleyen Frank Sinatra, yazan ise Bono... » Doğumlarının 100. yılında Billie Holiday ile Frank Sinatra`nın hayatlarına dair bir mukayeseli anlatım. » Lorraine Gordon dünyanın en önemli caz klübü Village Vanguard`ı gazeteci Barry Singer`a anlattı. » Cazın arka odası, cazın tavan arası... » Cazın `en iyiler` listesinde sıra bu kez basçılarda... » Tüm zamanların en iyi 10 erkek caz şarkıcısı. » Kayahan Bey ile yirmi yıl öncesinden bir "jazz" anısı? » Londra`dan Notlar... Arkadaşımız Filiz Taylan Yüzak Londra Caz Fest.`te izlediği Chucho Valdes konserini Cazkolik için kaleme aldı. » "Göz kırpması gibi anlardan oluşan soyut bir kurmaca bu..." Caz piyanisti ve besteci Ülkem Özsezen yeni albümü "Milliday"i yayınladı. » Charlie Haden`a veda... "Ölümün karşısında söylenebilecek tüm sözler sadece "Palabras!" » New York`da caz müzisyeni olmak nasıl bir şeydir? New York`ta yaşayan basçı Buğra Balcı`dan kısa ve eğlenceli bir video! » Wall Street Journal`in ünlü caz yazarı Marc Myers, Sonny Rollins ile Coleman Hawkins`in "Body and Soul" yorumunu konuştu. » > Avrupa`nın en genç, en yeni, en yaratıcı ve en heyecan verici sanatçıları bu festivalde, festival ayrıntıları haberde. » Best of`ların birbiri ardına yayınlandığı günlerde milenyumun ilk yılına uzanıyoruz, 2000 yılına, yeni bin yılda hangi albümleri baş tacı etmişiz? » Yer: New York, Tarih: 17 Ekim 2013, Mekan: New York`un ünlü Lincoln Center Dizzy`s Club Coca Cola`sı... Gece 23 suları... » Kerem Görsev: "Nota basarak değil, ruhuma hitap ederek çalacak genç müzisyenler arıyorum." » Pazar günü yapılan İKSV Genç Caz seçmelerinde cazın geleceğine dair heyecan verici yeni yetenekler tanıdık. » İstanbul Dünya Caz Günü`nde cazın dünya başkenti oldu... » Uluslararası Caz Günü kutlamaları kapsamında 30 Nisan`da İstanbul`da gerçekleştirilecek konser ve etkinliklere katılacak sanatçılar ve program belli oldu. » Dave Holland ve Pepe Habichuela Flamenco Quintet feat. Josemi Carmona 6 Nisan akşamı 2010 yılında yayınladıkları Hands albümü kapsamında CRR`de konser verecek. » 20. İzmir Avrupa Caz Festivali`nde izleyiciyi modern Avrupa cazına dönük seçkin ve etkileyici konserler bekliyor. » 1992`den 2012`ye: Son 20 yılın en iyi 20 caz albümü listesi... » > 22. Akbank Caz Festivali`ne dair açıklanan ilk beş isim kalplerimizi yerinden hoplatmaya, kulaklarımızı kıskandırmaya, hevesimizi artırmaya yetti... » Haziranda caz başkadır... Akbank Sanat Caz Günleri 7-27 Haziran arasında dünyaca ünlü isimlerin katılacağı 5 konser ve 3 workshop gerçekleştirecek. » Tord Gustavsen`le ilk randevumuz on yıl önce Changing Places ile olmuştu, aradan geçen yıllara rağmen yarın akşam yeniden buluşacağız. » Ghetto, 20 ile 28 Nisan geceleri Tortured Soul ve Movits! ile müzik severleri house ve jazz müziğinin kalbine doğru dansla yoğunlaşan cıvıl cıvıl, enerjik bir yolculuğa çıkartacak... » Geçen yıl yine tam bugünlerde yapılan JAZZ15 Nisan başında başlıyor... » Çeşme-Alaçatı ve jazz iyi hoş da ya izleyici açısından durum nasıldı? » İlk gerçek tutkusu basketbol olan çocuktan cazın yaşayan efsanesine; Randy Weston İstanbul`da... » Jeff Hamilton ile cazın swing kökenli kaynağına yolculuk Nardis`te... » "Love Is A Losing Game"in erkek sesi Sachal Vasandani CRR`ye geliyor... » Caz tarihinin kaydedilen ilk plağı? » > 3 - 17 Mart tarihleri arasında gerçekleşecek 19. İzmir Avrupa Caz Festivali düzenlenen toplantıyla programını duyurdu. » 2011`de caz vokalin Top 5 ismi ve muhteşem şarkıları notlarıyla yayında... » Caz davulun tarihine adını bagetleriyle kazıyan Paul Motian 80 yaşında öldü. » Latin Grammy ödülleri düzenlenen törenle sahiplerini buldu... » 2003 Avrupa turnesinden beri `Kayıp Akorlar`ın peşinde olan Steve Swallow ve Carla Bley`i Salon`da izleyeceğiz. » Wayne Shorter`dan milenyumun ötesine taşınan modernizm, Brian Blade`den tam saha pres! » Wayne Shorter Quartet Avrupa turunu 18 Ekim Cemal Reşit Rey konseriyle taçlandıracak. » Yeni sezonu 15 Eylülde açacak Salon Ekim ayı konserleri cazseverleri tahrik edici isimlerle dolu... » Doris Day ile başlayıp Wynton Marsalis`e uzanan, oradan Allan Harris`e uğrayıp ardında taa Hindistan`ı dolanan caz haberleri yolculuğu bir tık`la başlıyor... » 25. İzmir Festivali`nde sahne alan Natalie Cole`u arkadaşlarımız izledi... » Diane Reeves`in `Strings Attached` İş Sanat konserinden yansıyanlar... » The Wall Street, Clint Eastwood ile hayatının tutkusu cazı konuştu... » Grammy`lerden yeni çıkan albümlere kadar dünya cazından son haberler... » İyi ki yapılmış dedirten korsan kayıt. » Caz eğitiminde "yaparak öğrenme" yerine `akademik takdis`. » "Cazı kurtarmak" ama neyden? » Gelişim, caz ve doğaçlama. » Mike Zwerin Aralık ayı başında kaleme aldığı yazısında Barselona Caz Festivali`nden aklına takılanlara dikkati çekiyor... Barselona Caz Festivali ve ciddiyetsiz müzik! » Dave Gelly 23 Kasım 2008`de Observer`da yazdığı yazısında diyor ki; "Bana caz verin, Jamie Cullum değil"
Bu içeriğe yapılan yorumlar
Bu içeriğe hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapabilirsiniz!
Reklam İçin Bize Yazın Bizi Arayın
0 216 385 4912
Cazkolik Shop Yeni
Albüm Bülten Üyeliği
Bizi Takip
Edin
Cazkolik.com • Türkiye’nin Caz Takvimi • Günün Albümü • Günün Parçası • Günün Müzisyeni • “Jazz”lı Gündem • Albüm Eleştirileri • Cazkolik Röportajları • Yerli Caz Albümleri Arşivi • Yerli Caz Müzisyenleri Arşivi Cazkolik Yazarları:
• Ali Haluk İmeryüz • Arto Peştemalcıgil • Ayşe Tütüncü • Beliz Hazan • Burak Sülünbaz • Cenk Akyol • Cenk Erdem • Deniz Türkoğlu • Emre Kartarı • Güç Başar Gülle • Güzin Yalın
 
• Levent Öget • Leyla Diana Gücük • Murat Ali Oral • Murat Beşer • Okan Aydın • Salim Zaimoğlu • Sami Kısaoğlu • Sevin Okyay • Tunçel Gülsoy • Turgay Yalçın • Zekeriya Şen
Radyo Cazkolik Servisleri: • Radyo Cazkolik Programları • Radyo Cazkolik Playlistleri • CazFM.com (Online stream radio)
Cazkolik.com bir Feridun Ertaşkan Rek. ve Tas. Hiz. Ltd. Şti. hizmetidir. | İletişim için: cazkolik@cazkolik.com | info@cazkolik.com | Tel: 0 216 385 4912

“Jazz, insan ruhunun zaferinin sembolüdür.” Archie Shepp