Cazkolik.com
Radyo Cazkolik İnternet üzerinde cazkoliklerin
buluştuğu bir caz radyosudur
CazFM.com canlı yayınını dinliyorsunuz.

Aradığım şey aslında güzel bir melodidir

Burak Sülünbaz

Fotoğraflar: Arşiv
Yayın Tarihi: 20 06 2019
Değişiklik Tarihi: 18 07 2019 14:20
Bu içerik 4153 defa gösterildi.

Lars Danielsson ile bir söyleşide sorulabilecek bütün soruların çevresinde dolandık...

Burak Sülünbaz: Müziğini dinlerken her zaman bizi yükseltmek, duygulandırmak ya da etkilemek üzere tasarlandığını düşünürüm. Müziğini bizi etkilemek yada ilham vermek üzere mi tasarlarsın? Müzik yaratım sürecinden bahseder misin?

Lars Danielsson: Müzik bestelerken genelde yaşayan ve özel bir melodi arayışında olurum. Aradığım şey aslında güzel bir melodidir. Bir orkestrayla çalışırken onlara kendilerinden bir şeyler katabilecekleri ve geliştirebilecekleri bir materyal vermeye çalışırım.

Besteler piyanoda

Burak Sülünbaz: Peki bu besteler daha çok hangi mekanlarda ortaya çıkar? Yolda mı, evinde mi, stüdyoda mı?

Lars Danielsson: Genellikle yüzde 80 diyebileceğim bir oranda piyano başında beste yaparım. Çoğunlukla gitarda da besteler yapıyorum. Beste yaparken piyano ve gitarı çok kullanıyorum. Doğaçlamalarla yola çıkarım piyano başına otururum. Parçalarımın çoğu bas için değil piyano için bestelenmiş eserlerdir.

Benimle çalışacak piyanist bulması zor?

Burak Sülünbaz: Bu beni aklımdaki diğer bir soruya yönlendirdi. Piyano odaklı bir yaklaşımın var. Piyanistleri çok önemsediğini biliyoruz. Leszek Mozdzer olsun Tigran Hamasyan olsun bilindik isimler Grigory Privat çok yetenekli ama çalıştığın isimlere göre daha az bilindik bir piyanist. Onunla nasıl tanıştınız? Nasıl bir müzisyendir?

Lars Danielsson: Kendisiyle menajerim Rene Hess aracılığıyla tanıştım. İsmini daha önce duymamıştım. İnternette biraz dinledim ve çok sevdim. Benim için birlikte çalışacak piyanist bulmak zordur. Çünkü klasik müzikten ilham alarak yaratılan ama cazın doğasında olan doğaçlamaya da alan açan bir müziğim var. İkisi hakkında da fikri olan bir müzisyen olmalı. Benim müziğim Gregory’nin icrası tam bir biçilmiş kaftan. Çünkü bestelerime saygı gösterirken doğaçlamalarıyla da bestenin gelişmesine çok katkı sağlıyor. Çalışında en sevdiğim şeylerden biriyse içinde bolca sevgi barındırması.

Müziğimde rock seviyorum

Burak Sülünbaz: Yakın zamanda PSM Caz Festivali’nde izlediğimiz performasında bolca rock öğeleri  vardı.

Lars Danielsson: Sevdiğim tarz böyle. Ben çocukken çok fazla rock müzik dinlerdim ve müziğime rock öğeleri eklemeyi de çok seviyorum.

Burak Sülünbaz ile beraber

Son günlerde ne çalışıyor?

Burak Sülünbaz: Peki son günlerde neler dinliyorsun? Yolda kulaklığında yada ailenle evinde?

Lars Danielsson: Klasik müziği çok seviyorum. Son günlerde Joseph Maurice Ravel’in kompozisyonları üzerine çalışıyorum. Stravinksy besteleriyle ilişkilerini araştırıyorum. Çünkü Senfoni Orkestraları için de müzikler besteliyorum. Yeni bir bakış açısı yaratmaya çalışıyorum. Neler yapıldığını anlamalı ve içerisine yeni müzikler eklemeliyim.

Burak Sülünbaz: Müziğini dijital kaynaklarda mı fiziksel kaynaklarda mı dinlemeyi tercih edersin.

Lars Danielsson: Bilgisayarda dinliyorum ve ayrıca çok geniş bir plak arşivim var. Kopenhag’taki evim henüz yapım aşamasında ama İsveç’teki evimde çok gelişmiş bir sistemim ve çok sayıda plağım var.

Malcolm Gladwell

Etkilendiği yazar?

Burak Sülünbaz: Eselerinden etkinlediğin bir yazar ya da şair var mı?

Lars Danielsson: Kızkardeşim bu soruyu duysaydı bu soruyu çok severdi çünkü bilirdi ki ben bir kitap kurdu değilimdir. Sevdiğim bir yazar var son günlerde okuduğum. Amerikalı yazar Malcolm Gladwell özellikle David ve Goliath kitabını çok sevmiştim.

Kilise müziğinin etkisi

Burak Sülünbaz: Kitaplardan ve edebiyattan çok etkilendiğin başka şeyler vardır belki de…

Lars Danielsson: Çocukluğum kliselerde ilahiler dinleyerek geçti. Benim müziğim daha çok klise müziğinden geliyor sanırım.

İlham oturup bekleyerek gelmez

Burak Sülünbaz: Yaratıcılık krizi yaşadığın anlar olur mu? Her şeyden kaçıp saklanmayı düşündüğün zamanlar var mıdır?

Lars Danielsson: Günde 5-6 defa yaşarım bu hissi. Bu his her zaman içimde çünkü üzerimde üretmem için bir baskı var. Bestelemek zorundayım. Bu aralar bir çello ve orkestra konseri besteliyorum. Büyük bir proje. Bu oturup ilham gelmesini bekleyeceğiniz tüden bir çalışma temposunu kaldıramaz. Ben uyanır direk piyano başına gider 1 saat doğaçlarım ve sonrasında bişeyler belirmeye başlar. 

Basçı ama piyano bildiği en iyi enstrüman

Burak Sülünbaz: Bu durumda şöyle diyebiliriz sanırım. Piyano senin yaratıcılık krizinden kaçıp saklandığın kendini güvende hissettiğin sığınağın diyebiliriz.

Lars Danielsson: Kesinlikle doğru. Çünkü piyano en iyi bildiğim enstrüman. Piyano ve gitarla başladım müzik hayatıma.

Her konser kayalıklardan atlamak gibidir

Burak Sülünbaz: Bunca yıldır müziğini takip ediyorum, dinleyiciliğim sırasında pek çok sefer farklı şehirlerde konserlerini izledim. Her seferinde yine etkileneceğimi biliyordum. Müziğinin her zaman memnuniyet garantili olduğunu düşündüm.

Lars Danielsson: Çok teşekkürler. Her seferinde memnun edebiliyorsam ne mutlu. Ama bir şey var. Bu asla bir rutin değil. Sahneye her çıktığımda kayalıklardan atlar gibiyim. Çünkü son derece kırılgan ve sahne belirsizliklerle dolu. Ama bu güzel bir şey böylelikte zihninizi açabiliyorsunuz.

Müzisyenin sesi...

Burak Sülünbaz: Peki sence bu tecrübe mi, müziği düşünce biçiminin getirisi mi, disiplin mi? Temiz müziğinin ve başarının formülünü nasıl vermek istersin?

Lars Danielsson: Bence bu kendi sesine odaklanmayla ilgili. Her müzisyenin sesi, müziği kendine aittir. Pek çok kopya müzik varken kendi sesini yaratmış olabilmek garip bir durum. Sanırım zaman bu kişisel sesin yaratılabilmesinde en büyük element.

Pratik disiplini nasıl gelişti?

Burak Sülünbaz: Zamanla gelişen ve disiplinle harmanlanan bir müzikal tecrübe belki de?

Lars Danielsson: Disiplin hususundan pek emin değilim. Çünkü benim her zaman bir disiplin sorunum olmuştur. Çok disiplinli biri değilimdir, tembelliklerim olur, çocukken bana direk olarak yöneltilmediği pek çok şeyle uğraşmayı istemişimdir. Enstrümanda bulunduğum noktaya gelebilmenin tek sebebi çello ve gitarla çok çalışmam ve pek çok konser vermiş olmamdır. Pratik yapma disiplinim böyle gelişti.

18 yaşına kadar caz nedir bilmedim

Burak Sülünbaz: Müziği dinlemeyi, öğrenmeyi ve keyif almayı nerede yapmak önemlidir? Kulüplerde mi? Evde tek başına mı? Festivallerde mi? Canlı dinleyerek mi?

Lars Danielsson: Kesinlikle canlı dinlemek diyebilirim. Hissetmek ve müzisyenle tanışmak en önemli konudur. Ben çocukken küçük bir kasabada büyüdüm. Çok şanslıyım ki çok iyi bir müzik öğretmenim vardı. Bir cazsever değildi. 18 yaşıma kadar caz nedir bilmezdim. Tabi ki albümler dinledim. Ama gerçek bir müzisyenle tanışmak çok farklı bir şey. Ben yaşı benden büyük müzisyenleri canlı dinleyerek çok şey öğrendim.

Palle Danielsson

Kahramanı kim?

Burak Sülünbaz: Amerikan cazı mı Avrupa cazı mı dinlerdin o dönemler?

Lars Danielsson: Dinlediğim ilk caz Oscar Peterson’dı ama sonrasında hemen Avrupa cazına yöneldim. Kahramanım Palle Danielsson’dı. Onun ECM ile yaptığı çalışmalar başlangıç sebebimdi. Ama Amerikalılarla da çok çaldım. Onların dilini de çok öğrendim. Santana, Rolling Stones, Allman Brothers benim gençken en dinlediğim müzisyenlerdi. Şu anda da blues gitarı çok severim.

Bugünün festivalleri nasıl?

Burak Sülünbaz: Dünyanın pek çok yerinde caz festivallerini gözlemleme şansınız oluyor. Biz müzikseverler sadece ülkemizdeki caz festivalleri takip edebiliyoruz. Bir müzisyenin perspektifinden festivalleri dününü bugününü nasıl değerlendirirsiniz?

Lars Danielsson: Bir müzisyenin gözünden baktığınızda şu an çok çok daha iyi durumda. Ben müziğe ilk başladığım dönemlerde sanatçıların yüzde 99‘u Amerikalılardı ve Avrupadan gelenler için büyük festivallerde sahne almak gerçekten çok zordu.

Çocuklarıyla arası nasıl?

Burak Sülünbaz: Müzisyenlerin hayatlarının oldukça zor olduğunu söylenir. Hayatları otellerde, yollarda geçer, ev rahatlığından uzaklardır. Kendi hayatını özellikle bir baba olarak özellikle nasıl değerlendirirsin?

Lars Danielsson: Ben şanslıyım ki iyi otellerde kalabiliyorum ve güzel yerlerde kalabiliyorum. Bir baba olmak ise çok zor. Çünkü her zaman uzaktayız. Bununla yaşamak zorundayım. 4 çocuğumun 3 büyüyene kadar onlardan uzakta kalmak zorunda kaldım. Ancak şimdi şimdi onlarla yaşayabiliyorum. Hatta bazen irite edici bir baba bile olabiliyorum. Onları sürekli arayıp mesaj yazmak zorunda kalıyorum. 

Çocuk sahibi olmanın yaratıcılığa katkısı?

Burak Sülünbaz: Çocuklarına parçalar besteleyen bir baba olarak biliyoruz seni. Bir baba olmanın müzisyenliğine etkileri nelerdir?

Lars Danielsson: Çocuk sahibi olan herkes bilirki ilk çocuğu olan bir insan “Ben çocuğum doğmadan önce ne yapıyordum?” diye düşünür. Çünkü şu an pratik yapmak ve çalmak için öncekinden çok daha fazla enerjim var. Çünkü daha tembeldim. Ve daha çok kendimi düşünürdüm bu çok güzel birşey değil. Ama çocuk olduktan sonra çocuk önemli olmaya başlıyor. Ve yaratıcılığıma katkısı da çok büyük.

Paolo ile saf bir sound yakaladık

Burak Sülünbaz: Önümüzde Paulo Fresu’yla izleyeceğimiz performans var. Dinleyicinin çevresinde daha geniş bir boşluk alanı bıraktığınız düşünce ve derin hisler dolu bir performans bizi bekliyor olacak. Nasıl bir konser bizi bekliyor?

Lars Danielsson: Biz Paulo ile çok saf ve özel bir sound yakaladık. Yalnızca iki enstrüman olacak. Zor olan kısmı o solo olduğunda benim tüm orkestranın yerine tutmak zorunda olmam ama aynı zamanda bana ilham veren bir müzisyen. Bizi izleme şansı yakalayacak müzikseverlere bizim sahnede kurduğumuz karşılıklı iletişimin çok iyi geçeceğine inanıyorum. 

Yirmi yılı aşan beraberlik

Burak Sülünbaz: Birlikte çok çalıştınız biliyoruz…

Lars Danielsson: Evet. Paulo ilk buluşmamız 1997 yılında Trilok Gurtu’nun The Glimpse albümü döneminde oldu. Ama aynı stüdyoda değildik. Kanal kayıt alınıyordu ve ben orada olamamıştım. Ama sonrasında Jan Lundgren’le kuartetle canlı çalmıştık. Ama canlı olarak ilk defa çalıyoruz. Albüm kaydımızdan bir akşam önce stüdyoda bir araya geldik. Planımız beraber prova yapmaktı ama birlikte akşam yemeği yiyerek sohbet etmemizin daha iyi olacağını düşündüm. İkimizde altışar parça getirmiştik beraberimizde ben kendi parçalarımı ve aranjmanlarımı getirmiştim. Sonra stüdyoya girdik ve kaydettik, her şey tek seferde olmuş gibiydi.

Yepyeni bir albüm...

Burak Sülünbaz: Albümün canlı olarak ilk defa mı dinleme şansımız olacak?

Lars Danielsson: Aslında Milano ‘da 4 konserimiz olacak ve bir kere de Almanya’da çalacağız ama hepsi bu kadar. Yepyeni bir albüm. Yepyeni müzikler.

Caz medyası hakkında ne düşünüyor?

Burak Sülünbaz: Son sorum caz ya da daha geniş bir bakış açısıyla müzik yazarlığı, müzik medyası üzerine olacak. Caz ya da müzik yazarlığı alanını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Lars Danielsson: Bence müzikle ilgilenen, yazan-çizen çoğu kişi muhteşem işler çıkarıyor. Çoğunluğu bu işi gönüllü yapıyorlar ve bizim için çok değerliler. İyi veya kötü yazmış olması bile önemli değil. Müzisyenlerin nasıl çalıştığına ve yaşamlarına saygı duymaları da çok değerli.

Burak Sülünbaz: Çok teşekkür ediyorum. İstanbul Caz Festivali konser akşamında görüşmek üzere.

Lars Danielsson: Röportaj için ben teşekkür ediyorum. Görüşmek üzere.

Burak Sülünbaz

Cazkolik.com / 20 Haziran 2019, Perşembe


Konu veya sanatçıyla ilgili yayınlanmış benzer haberler

Işıl Çalışkan Röportajı: Kerem Görsev yeni albümüyle mükemmel denge arayışında.
Cazın kayıp halkası
Aycan Teztel, yarım asırlık birikimini "After A Dream" ile yansıtıyor.
Bu bölümde yayınlanmış önceki yazılar
» Işıl Çalışkan Röportajı: Baba Zula: "Amerika`dan Afrika`yı çıkardığın zaman caz bir hiçtir" » Cenk Akyol Röportajı: Oytun Ersan dünyaca ünlü starlarla kaydettiği `Fusiolucious` albümünü anlattı. » 26. İstanbul Caz Festivali Burak Sülünbaz Lars Danielsson röportajı: `Her konser kayalıklardan atlamak gibidir`. » 28. Akbank Caz Festivali Özel: Yeni nesil cazda yeni nesil müzisyen; Nubya Garcia » 25. İstanbul Caz Festivali Özel: Garip, nazik, belirsiz bir mevcudiyet; Benjamin Clementine » Geçen yıl yayınlanmış albümler eşliğinde transglobal müziklerde ilham veren çalışmalar (Albümler yayında) » "Django" filmi efsanevi gitaristin bilinmeyen günlerine, hayatta kalma mücadelesine odaklanıyor. » Festival Portresi: 24. İstanbul Caz Festivali`nde büyük bir caz divasının eve dönüş projesini dinleyeceğiz. » Altmışlarda devrimlerin peşinde koşulurken kimi müzisyenler ruhsal reformun peşindeydi. » Zorlu PSM cazın en önemli divalarından Dianne Reeves`i 18 nisanda ağırlamaya hazırlanıyor. » Hazır önümüz yaz, vizeler de hakikaten kalkacaksa işte Avrupa`nın en iyi 10 caz klübü! » 8 Mart Dünya Kadınlar Günü`nde caz müziğinde kadınların konumuna tarihsel bir bakış açısı. » ECM`in Şubat & Mart`ta yayınlayacağı albümlerinde zengin ses paletleri ve kişisel hikayeler var. » Jazz nedir? Evet, nedir jazz? Bu soruyu ya siz sordunuz ya da size soruldu. Ne cevap veriyorsunuz bilmiyoruz ama Jazz`ın ne olduğu içerde kayıtlı. » "Caz yaşadığın anla ilgilidir. Modern olmak gelecekle değil, şimdiki zamanla ilgilidir." Bunları söyleyen Frank Sinatra, yazan ise Bono... » Doğumlarının 100. yılında Billie Holiday ile Frank Sinatra`nın hayatlarına dair bir mukayeseli anlatım. » Lorraine Gordon dünyanın en önemli caz klübü Village Vanguard`ı gazeteci Barry Singer`a anlattı. » Cazın arka odası, cazın tavan arası... » Cazın `en iyiler` listesinde sıra bu kez basçılarda... » Tüm zamanların en iyi 10 erkek caz şarkıcısı. » Kayahan Bey ile yirmi yıl öncesinden bir » Londra`dan Notlar... Arkadaşımız Filiz Taylan Yüzak Londra Caz Fest.`te izlediği Chucho Valdes konserini Cazkolik için kaleme aldı. » "Göz kırpması gibi anlardan oluşan soyut bir kurmaca bu..." Caz piyanisti ve besteci Ülkem Özsezen yeni albümü "Milliday"i yayınladı. » Charlie Haden`a veda... "Ölümün karşısında söylenebilecek tüm sözler sadece "Palabras!" » New York`da caz müzisyeni olmak nasıl bir şeydir? New York`ta yaşayan basçı Buğra Balcı`dan kısa ve eğlenceli bir video! » Wall Street Journal`in ünlü caz yazarı Marc Myers, Sonny Rollins ile Coleman Hawkins`in "Body and Soul" yorumunu konuştu. » > Avrupa`nın en genç, en yeni, en yaratıcı ve en heyecan verici sanatçıları bu festivalde, festival ayrıntıları haberde. » Best of`ların birbiri ardına yayınlandığı günlerde milenyumun ilk yılına uzanıyoruz, 2000 yılına, yeni bin yılda hangi albümleri baş tacı etmişiz? » Yer: New York, Tarih: 17 Ekim 2013, Mekan: New York`un ünlü Lincoln Center Dizzy`s Club Coca Cola`sı... Gece 23 suları... » Kerem Görsev: "Nota basarak değil, ruhuma hitap ederek çalacak genç müzisyenler arıyorum." » Pazar günü yapılan İKSV Genç Caz seçmelerinde cazın geleceğine dair heyecan verici yeni yetenekler tanıdık. » İstanbul Dünya Caz Günü`nde cazın dünya başkenti oldu... » Uluslararası Caz Günü kutlamaları kapsamında 30 Nisan`da İstanbul`da gerçekleştirilecek konser ve etkinliklere katılacak sanatçılar ve program belli oldu. » Dave Holland ve Pepe Habichuela Flamenco Quintet feat. Josemi Carmona 6 Nisan akşamı 2010 yılında yayınladıkları Hands albümü kapsamında CRR`de konser verecek. » 20. İzmir Avrupa Caz Festivali`nde izleyiciyi modern Avrupa cazına dönük seçkin ve etkileyici konserler bekliyor. » 1992`den 2012`ye: Son 20 yılın en iyi 20 caz albümü listesi... » > 22. Akbank Caz Festivali`ne dair açıklanan ilk beş isim kalplerimizi yerinden hoplatmaya, kulaklarımızı kıskandırmaya, hevesimizi artırmaya yetti... » Haziranda caz başkadır... Akbank Sanat Caz Günleri 7-27 Haziran arasında dünyaca ünlü isimlerin katılacağı 5 konser ve 3 workshop gerçekleştirecek. » Tord Gustavsen`le ilk randevumuz on yıl önce Changing Places ile olmuştu, aradan geçen yıllara rağmen yarın akşam yeniden buluşacağız. » Ghetto, 20 ile 28 Nisan geceleri Tortured Soul ve Movits! ile müzik severleri house ve jazz müziğinin kalbine doğru dansla yoğunlaşan cıvıl cıvıl, enerjik bir yolculuğa çıkartacak... » Geçen yıl yine tam bugünlerde yapılan JAZZ15 Nisan başında başlıyor... » Çeşme-Alaçatı ve jazz iyi hoş da ya izleyici açısından durum nasıldı? » İlk gerçek tutkusu basketbol olan çocuktan cazın yaşayan efsanesine; Randy Weston İstanbul`da... » Jeff Hamilton ile cazın swing kökenli kaynağına yolculuk Nardis`te... » "Love Is A Losing Game"in erkek sesi Sachal Vasandani CRR`ye geliyor... » Caz tarihinin kaydedilen ilk plağı? » > 3 - 17 Mart tarihleri arasında gerçekleşecek 19. İzmir Avrupa Caz Festivali düzenlenen toplantıyla programını duyurdu. » 2011`de caz vokalin Top 5 ismi ve muhteşem şarkıları notlarıyla yayında... » Caz davulun tarihine adını bagetleriyle kazıyan Paul Motian 80 yaşında öldü. » Latin Grammy ödülleri düzenlenen törenle sahiplerini buldu... » 2003 Avrupa turnesinden beri `Kayıp Akorlar`ın peşinde olan Steve Swallow ve Carla Bley`i Salon`da izleyeceğiz. » Wayne Shorter`dan milenyumun ötesine taşınan modernizm, Brian Blade`den tam saha pres! » Wayne Shorter Quartet Avrupa turunu 18 Ekim Cemal Reşit Rey konseriyle taçlandıracak. » Yeni sezonu 15 Eylülde açacak Salon Ekim ayı konserleri cazseverleri tahrik edici isimlerle dolu... » Doris Day ile başlayıp Wynton Marsalis`e uzanan, oradan Allan Harris`e uğrayıp ardında taa Hindistan`ı dolanan caz haberleri yolculuğu bir tık`la başlıyor... » 25. İzmir Festivali`nde sahne alan Natalie Cole`u arkadaşlarımız izledi... » Diane Reeves`in `Strings Attached` İş Sanat konserinden yansıyanlar... » The Wall Street, Clint Eastwood ile hayatının tutkusu cazı konuştu... » Grammy`lerden yeni çıkan albümlere kadar dünya cazından son haberler... » İyi ki yapılmış dedirten korsan kayıt. » Caz eğitiminde "yaparak öğrenme" yerine `akademik takdis`. » "Cazı kurtarmak" ama neyden? » Gelişim, caz ve doğaçlama. » Mike Zwerin Aralık ayı başında kaleme aldığı yazısında Barselona Caz Festivali`nden aklına takılanlara dikkati çekiyor... Barselona Caz Festivali ve ciddiyetsiz müzik! » Dave Gelly 23 Kasım 2008`de Observer`da yazdığı yazısında diyor ki; "Bana caz verin, Jamie Cullum değil"
Bu içeriğe yapılan yorumlar
Bu içeriğe hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapabilirsiniz!
Reklam İçin Bize Yazın Bizi Arayın
0 216 385 4912
Cazkolik Shop Yeni
Albüm Bülten Üyeliği
Bizi Takip
Edin
Cazkolik.com • Türkiye’nin Caz Takvimi • Günün Albümü • Günün Parçası • Günün Müzisyeni • “Jazz”lı Gündem • Albüm Eleştirileri • Cazkolik Röportajları • Yerli Caz Albümleri Arşivi • Yerli Caz Müzisyenleri Arşivi Cazkolik Yazarları:
• Ali Haluk İmeryüz • Arto Peştemalcıgil • Ayşe Tütüncü • Beliz Hazan • Burak Sülünbaz • Cenk Akyol • Cenk Erdem • Deniz Türkoğlu • Emre Kartarı • Güç Başar Gülle • Güzin Yalın
 
• Levent Öget • Leyla Diana Gücük • Murat Ali Oral • Murat Beşer • Okan Aydın • Salim Zaimoğlu • Sami Kısaoğlu • Sevin Okyay • Tunçel Gülsoy • Turgay Yalçın • Zekeriya Şen
Radyo Cazkolik Servisleri: • Radyo Cazkolik Programları • Radyo Cazkolik Playlistleri • CazFM.com (Online stream radio)
Cazkolik.com bir Feridun Ertaşkan Rek. ve Tas. Hiz. Ltd. Şti. hizmetidir. | İletişim için: cazkolik@cazkolik.com | info@cazkolik.com | Tel: 0 216 385 4912

“Jazz, insan ruhunun zaferinin sembolüdür.” Archie Shepp