Cazkolik.com
Radyo Cazkolik İnternet üzerinde cazkoliklerin
buluştuğu bir caz radyosudur
CazFM.com canlı yayınını dinliyorsunuz.

Birinci Dünya Savaşı`nın müzik üzerindeki etkisi.

Cazkolik.com/Derleme

Fotoğraflar: Arşiv
Yayın Tarihi: 10 11 2018
Değişiklik Tarihi: 24 03 2018 11:30
Bu içerik 508 defa gösterildi.

Savaşın sona ermesinin yüzüncü yılı devlet başkanlarının katılımıyla kutlanırken günümüzdeki etkileri hâlâ tartışılıyor.

Son günlerde Birinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinin yüzüncü yılı siyasi arenada kutlamalara, devlet başkanlarının buluşmalarına ve anmalara vesile oluyor. Yüzyıl öncesinin sorunları, aradan geçen bir asra rağmen henüz çözülmemiş, yer yer kanamaya devam ederken, Avrupa coğrafyası, kendince çıkardığı dersler sonrası tarih boyunca topraklarında savaşa en çok can vermiş, kan akıtmış milletler olarak Avrupa Birliği adıyla birlik fikri oluşturmayı başardı. Her ne kadar bu birliğin âkıbeti son dönem yeniden kurcalanmaya başlansa da, böyle zorlu birlikler, bir anda gerçekleşmeyeceği gibi bir anda bozulmaz da. Bunlar güncel değerlendirmeler, öte yandan, Avrupa, Birinci Dünya Savaşı’nın (ki daha sonra gerçekleşecek çok daha yıkıcı İkinci dünya Savaşı’nın etkilerini bu kapsamda konuşmuyoruz dahi) yıkıcı etkilerinin sadece siyasi/ekonomik boyutlarıyla uğraşmadı, insanî trajediler, kültürel yıkımlarla da uğraşmak zorunda kaldı.

* * *

Nihayetinde, birinci ya da kaçıncı önemli değil tüm savaşlar gibi bu ilk büyük küresel savaştan birkaç nesil etkilendi. Sanatta, müzikte birçok besteci/sanatçı geri dönülemez şekilde yaralandı, hayatlar parçalandı, nesiller kaybedildi. Bu dönemin müzik üzerindeki etkisi bugün hâlâ tam olarak tespit edilmiş değildir. O dönem yazılan müziklerin bir kısmı kahramanlık ve cesaret içeren besteler iken bir kısmı ise trajedi ve umutsuzluk yüklü müzikler oldu.

Savaşı ve kahramanlığı yücelten sayısız beste yapıldı

Duyguların kitlesel olarak hareketlendiği böylesi olağanüstü dönemlerin tümünde olduğu gibi Birinci Dünya Savaşı öncesi ve sırası yoğun biçimde dava ve amaç peşinde besteler, kahramanlık hikâyeleri, direniş besteleri repertuvarları doldurdu. Edward Elgar aralık 1914’de Belçika direnişine destek amacıyla orkestra için Carillon’u yazdı, bunu, Polonya Mağdurları Yardım Fonu konseriyle beraber Londra Queen’s Hall konseri izledi.

Max Reger o dönem pekçok meslektaşı gibi ateşli nutuklar peşinde olmadı belki ama Eine Vaterländische Overtüre adıyla 15 dakikalık bestesini Alman ordusuna ithaf etti. Ruggero Leoncavallo, Valentin Valentinov ve Maurice Ravel gibi diğer besteciler vatanseverlik duyguları aşılayan müzikler kaleme aldılar.

Besteciler kayboldu

İngiliz besteci George Butterworth 1916’da ardından ümit veren birkaç beste bırakarak Somme savaşında vuruldu. Arkasında az sayıda eser bırakan bir diğer besteci Alman Rudi Stephan idi. Bu yetenekli besteci Ukrayna’na Tarnapol’da bir keskin nişancının tüfeğiyle öldürüldü. İskoç besteci Cecil Coles batı cephesinde görev yaparken hâlâ müzik yazan biriydi, ölmeden önce bestelediği orkestral Behind the Lines bestesini arkadaşı Gustav Holst’a göndermişti. Aynı dönemin isimleri Macar Aládar Rádo, Belçikalı Andre Devaere, İngiliz William Denis Browne ve Ernest Farrar, William B. Manson, Somme’da öldürülen Frederick Kelly ve Fransız Fernand Halphen bu dönem savaşta ölen, kaybolan besteciler idi.

Savaşın trajedisine yönelik besteler

Birinci Dünya Savaşı’nın korkunç insani trajedilerini bugün hatırlayan, bilen kalmadı. Sayfalarda yazılı olanlar ve fotoğraflar gerçeği ne kadar hissettirir emin olması zor. Bugün, kimyasal silahlar uluslararası ilişkilerin, savaş hukukunun en hassas, en yoğun takip konularının başındaysa eğer dünya tarihi boyunca ilk kez Birinci Dünya Savaşı’nda kullanılan gazların yarattığı ağır tahribatların etkisi yadsınamaz. Bu dönemin inanılmaz trajedileri özellikle İngiliz besteciler üzerinde silinmez izler bıraktı. Bazıları bizzat savaşta öldü, bazıları tanık oldu, yaralandı, hayatta kalanlar ya gördükleri ya da arkadaşlarının, meslektaşlarının kaybı yüzünden derinden etkilendi. Aralarındaki stil farklılıkları ne olursa olsun Elgar’ın “Viyolonsel Konçertosu”, Vaughan Williams’ın “Pastoral Senfonisi”, Holst’un “Gezegenler”i, Bliss’in erken dönem (Somme muharebesi sırası) “Piano Quartet”i, Gurney’in “War Elegy”, “Köprü Oratoryusu” gibi eserleri tüm bu insani trajedilerin izleriyle dolu eserlerdi.

Teknoloji her şeyi değiştirdi

Bugünden bakınca teknoloji kelimesi sadece günümüze aitmiş gibi görünse de teknolojinin gelişmesi yirminci yüzyılda inanılmaz farklar yarattı. Bugün çok eski gelen motorlu araçlar, telgraf, teknolojinin savaş makinasına etkisi olan tanklar, denizaltılar savaşın her iki tarafının birbirine karşı acımasız yoğunlukta kullandığı teknolojiler, devasa topların yarattığı yıkımla simgeleşti. Teknoloji bir yandan gelişirken insanı daha trajik, daha gelişmiş yöntemlerle öldürüyordu. İşte, teknoloji etkili bu yeni savaş alanı Cecil Barber tarafından tarif edilen bir tür modern senfoniye dönüştü. Batı cephesinde yeni çok şey oluyordu. Bambaşka tınılara tanık oluyorduk. Topların gümbürtüsü melânkoliyi artırıyor, mermilerin vızıltısı, kokusu yüzlerce metreye yayılan keskin gaz yüzünden ölmekte olan bedenlerin dehşetli titremeleri, sarsıntılar, keskin nişancı vızıltıları bestede sık sık vurgulanıyor, kontrpuanda sürekli öne çıkan temalara dönüşüyordu. Gustav Holst’un 1914-16 arası bestelediği “Gezegenler”deki “Mars”da yeralan canavar imgeli perküsyonlar insanı ürkütüyordu. Öte yandan, Stravinsky’nin “Yaylı Dörtlüsü İçin Üç Parça” ve Alban Berg’in “Üç Orkestral Parçası” ritmindeki garip ve tehdit edici temposuyla orduların yürüyüşlerini andırıyordu.

Cazın yükselmesini kolaylaştırdı

Konuya daha önce bu yönden hiç bakmamıştık, yani, caza etkisi bakımından. Bu bir kehânet değil, bir gerçek. İlk caz kaydı ABD’nin Birinci Dünya Savaşı’na girmesinden bir ay önce New York’da kaydedilmişti. Bu konuyu Cazkolik’te daha önce yazmıştık. Ünü New Orleans’dan çıkarak New York’a ulaşan Original Dixieland Jazz Band grubunun anonim “Livery Stables Blues” ve “Original Dixieland One-Step” besteleri gerçi New York elitlerince hayal kırıklığıyla karşılanarak kaba bir müzik olarak görülse de yeni dünyanın enerjisinin yükselişini sembolize etmesi bakımından önemliydi, bir modernite dalgasını temsil ediyordu. Amerikan ordusundaki siyah erlerin blues ve ragtime müzikleri ilk kez Avrupa’ya taşıması da altı çizilmesi gereken bir konu. Erken dönem cazdaki senkop yeni bir zevki işaret ederken Debussy ve Stravinsky’nin müziklerine benzetilmişti ama caz farklıydı, daha içsel ve hovarda bir müzikti, müziğe ismini veren kelimenin şehvetli halini imâ ediyordu. ABD ordusunda yeralan “Hellfighters” ve “Seventy Black Devils” gibi pirinç nefesli ağırlıklı topluluklar keskin ve sarhoş edici bir sese sahipti. Yakınlarda dönemin ünlü topluluğu “Hellfighters”ı konu alan bir film çekilirken günümüzün ünlü caz piyanisti Jason Moran son çalışmasında bu iki topluluğu konu alan bir saygı albümü kaydettiğini hatırlatalım.

Kadınların rolü değişti

Birinci Dünya Savaşı ürettiği ve sebep olduğu tüm o korku yanında kadınlara eşi görülmemiş bir fırsat sundu, bir alan yarattı. O dönem, 1918’de kimi yerlerde kadınların oy vermeye başlaması altı çizilmesi gereken bir konudur. Çok değil, sadece 6 yıl önce, 1912 yılında Rebecca Clarke isimli kemancı ve besteci bir kadının bir senfoni orkestrasında olması çok garip karşılanmıştı. The Halle Records tarafından 1916 yılında ilk kez bir klasik müzik orkestrasına 6 kadının kabul edildiği bilinir, bu dönem 1920’ye kadar sürmüştür ama daha sonra orkestraya yeniden erkekler egemen olmuş ta ki 1941 yılına kadar (yani yine bir savaş dönemine kadar). Savaş dönemi orkestralarında yaklaşık 30 kadın müzisyenin görev aldığı bilinir ama savaş sonrası durum yeniden tersine döner ve iki artist dışında kadın müzisyen istihdam edilmemiştir.

Besteciler değerli mektuplarda kaldı

Tıpkı edebiyatçılar gibi besteciler de Birinci Dünya Savaşı dönemi cephede yeralan besteciler meslektaşlarına ve yakınlarına sık ve uzun mektuplar yazarak deneyimlerini aktardı. Böyle uzun mektuplar yazanlardan biri George Butterworth idi. Can sıkıntısını siperlerin gerisinde saklıyor, burada yapılacak hiçbir şey yok, hayal edilemeyecek derecede korkunç yağmurlar yağıyor diye hayıflanıyordu. Bu uzun mektuplarda cesaretten, onurdan bahsetmediği gibi müzikten de bahsetmiyordu. Hayatının bu bölümü bambaşka bir kimliğe bürünmüş gibiydi. Öte yandan, yazışmalardan sorumlu Ivo Gurney besteci dostu Herbert Howells’a ve Kraliyet Koleji’ndeki arkadaşlarına yazdığı mektuplar içinde izah barındırdığı gibi cesaret ve şefkat de barındıran yazılar olarak anılmaktadır.

(Bu yazı BBC Müzik Magazin`de yayınlanan "What was impact of World War One on Music" başlıklı yazı kaynak alınarak Cazkolik tarafından yapılan muhtelif eklemelerle derlenmiştir.)

Cazkolik.com / 10 Kasım 2018, Cumartesi


Konu veya sanatçıyla ilgili yayınlanmış benzer haberler

Sınırları aşan kadın müzisyenler dünya çapında dikkat çekmeye başladı.
CRR 3. Uluslararası Gitar Festivali`nde gitarın dünyaca ünlü ustalarını Cazkolik davetlisi olarak izleyin. Katılım içerde...
Ölümünün yirminci yılında "Tribute to Frank Sinatra" konserleri başlıyor.
Bu bölümde yayınlanmış önceki yazılar
» Birinci Dünya Savaşı`nın sona ermesinin yüzüncü yılında savaşın müzik üzerindeki etkisi. » 28. Akbank Caz Festivali Özel: Tarkovsky`nin filmlerindeki rüya hali beni çok güçlü etkiliyor. » Sevin Okyay Yazdı: Tomasz Stanko`nun başka notalarla kardeşçe buluşabilen yalnız notaları » Caz dinlenmez derler! Öyle mi? Rakamlarla duruma bakalım. Yerli/yabancı cazda çok dinlenenler. » 22. Uluslararası Ankara Caz Festivali "Kadın ve Caz" temasıyla 8-13 mayıs arası gerçekleşecek. » Hareketli geçecek nisan ayının öne çıkan konserinde GoGo Penguin yeni albümünü dinletecek. » Aslı Maraşlı Yazdı: Polonya cazının yenilikçi yedilisi: Caz ve Hip Hop burada, birarada! » Farklı geçmişten yola çıkıp hayatlarını mitolojikleştiren iki kadın; Simone de Beauvoir & Billie Holiday » Festival Portresi: 24. İstanbul Caz Festivali`nde izleyeceğimiz Miles Mosley geleneği bilen bir değişimci » Yılbaşı öncesi geleneksel Christmas Jazz playlistimiz yayında. Bu müzikler kadar güzel bir yıl olması dileğimiz. » 29 Kasım akşamı Zorlu PSM`de izleyeceğimiz Jose Feliciano`nun hayatını yönlendiren üç büyük hit! » 25. Akbank Caz Festivali Özel: Oğuz Büyükberber ve Marc Sinan ilk kez İstanbul`da aynı sahneyi paylaşacak. » Türkiye`nin caz müziği bakımından dün bir gurur gecesine tanık olduk. Konser izlenimlerimiz yayında. » Ünlü şarkıcı Viktor Lazlo`dan cazın efsanevi ismi Bille Holiday üzerine müzikali 4 Aralık`ta CRR`de. » Ölmeden önce serisinden özel bir liste: "Ten Free Jazz Albums To Hear Before You Die" » Bu yıl caz konserleri konusunda bir sakinlik içinde olan CRR Mart ayı takvimini açıkladı. » "İçimde Aşk Var" ilk albümünü yayınlayan genç sanatçının tutkularını gizlemediği şarkılarla dolu. » Alaçatı Jazz Rüzgarı 25 Haziran`dan itibaren rüzgardan ziyade festival fırtınası gibi esecek... » "Bir başkadır benim öyküm..." Tunçel Gülsoy`un Ayten Alpman ile yaptığı geçmişe yolculuk yeniden yayında... » Yeni kuşak cazcıların geliştirdiği eklektik vizyonerliğin öne çıkan ismi Aaron Parks 10 Nisan`da Salon`da! » Biri dünyaca ünlü müzisyen, diğeri onu yıllardır büyük zevkle dinleyen cazseverin habersiz kesişen yolları. » Son yılların etkileyici sesi Youn Sun Nah gitarist Ulf Wakenius ile 21 Ocak akşamı Borusan Müzik Evi`nde. » Yılın en iyi yerli caz albümlerini bütün bir yılı en yakından takip eden Zuhal Focan`a sorduk... » Ara Malikian`ın "Pagagnini" özel gösterisi 7 Aralık akşamı Cemal Reşit Rey sahnesinde... » İş Sanat yeni sezon programını açıkladı. Cazın yaşayan efsanesi Sonny Rollins 2 Kasım`da İş Sanat`ta! » Dokuzuncusu düzenlenecek Bach Günleri, St. Antuan Kilisesi ve Garaj İstanbul`da gerçekleşecek. » Ud`un rönesansını gerçekleştiren adam Anouar Brahem ruhundaki müziği Eyal Hareuveni`ye anlattı. » Yaz başı çıkan albümleriyle modern divalar Terri Carrington, Madeleine Peyroux ve E. Elias göz kamaştırıyor. » Latin caza, bossa novaya otuz yıldır damgasını vuran Eliane Elias 17 Şubat`ta İş Sanat`ta. » Bobby McFerrin son albümü VOCAbuLarieS`i meslektaşı Nora McCarthy`e anlattı. » 20. Akbank Caz Festivali Özel: Bu yıl Akbank Caz Festivali yan etkinlikleriyle de oldukça zengin. » Montreal Güzel Sanatlar Müzesi ve Cité de la Musique işbirliğiyle Miles Davis`in hayatı oldukça kapsamlı bir sergiyle Ağustos ayına kadar açık. » Vuvuzela uğultusunun içinden Güney Afrika cazına bakmak. » 43. yaşındaki Montreux Jazz Festivali`nin afişlerle görsel tarihi... » 52. Grammy`lerin sonuçları belli oldu, kazananlar kim? » Büyük davulcular kuşağından Steve Gadd artık hep cazın içinde. » Pop caz ve fusion`ın büyük ustası Bob James İstanbul Jazz Center`da... » Gustav Lundgren JC`s`de... » 19. Akbank Caz Festivali Özel: Festival bu yıl konserler dışında zengin içerikli panellere de sahne olacak... » Yeni neslin 10 genç dişi aslanı... » Free Cazı Sivil Haklar Hareketiyle İlişkilendirmedeki Yanlış Anlayışlar - 3 » Fender Rhodes`ların tarihi... » "Free Cazı Sivil Haklar Hareketiyle İlişkilendirmedeki Yanlış Anlayışlar-2" » Free Cazı Sivil Haklar Hareketiyle İlişkilendirmedeki Yanlış Anlayışlar - 1 » John Scofield`ın merakla beklenen albümü "Piety Street" yayınlandı. » Caz ve Protesto: Bir Yeniden Değerlendirme (Bölüm 2) » Caz ve Protesto: Bir Yeniden Değerlendirme » Beat kuşağının sembol ismi Jack Kerouac’ın caz sevgisi... » 7. Amatör Caz Müzisyenleri Festivali. Bana bol müzik, az da çiğ börek... » Bir caz ikonu olarak, "Bir Devin Adımları: John Coltrane" (3) » Bir caz ikonu olarak, "Bir Devin Adımları: John Coltrane" (2) » Bir caz ikonu olarak, "Bir Devin Adımları: John Coltrane" (1) » ASCAP, 2009`un "Genç Caz Bestecisi Ödülü" adaylarını açıkladı » Caz denizini yeterince derin bulmayan Peter Cincotti yeni albümüyle pop okyanusuna açılıyor. » Dave Brubeck`in efsanevi albümü "Time Out"un ilk yayınlanışının üzerinden 50 yıl geçti. Bir kaç gün sonra gireceğimiz 2009 albümün yayınlanışının 50. yılı olacak... » Cazın en iyileri halen eskileri... » Eleştirmenlerin seçimleri belli oldu... 2008 » DownBeat "Şöhretler Salonu"nun en yeni üyesi Keith Jarrett oldu... » Bebop`tan modern caza Ari Hoenig`in Punk Bop yorumu...
Bu içeriğe yapılan yorumlar
Bu içeriğe hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapabilirsiniz!
Reklam İçin Bize Yazın Bizi Arayın
0 216 385 4912
Cazkolik Shop Yeni
Albüm Bülten Üyeliği
Bizi Takip
Edin
Cazkolik.com • Türkiye’nin Caz Takvimi • Günün Albümü • Günün Parçası • Günün Müzisyeni • “Jazz”lı Gündem • Albüm Eleştirileri • Cazkolik Röportajları • Yerli Caz Albümleri Arşivi • Yerli Caz Müzisyenleri Arşivi Cazkolik Yazarları:
• Ali Haluk İmeryüz • Arto Peştemalcıgil • Ayşe Tütüncü • Beliz Hazan • Burak Sülünbaz • Cenk Akyol • Cenk Erdem • Deniz Türkoğlu • Emre Kartarı • Güç Başar Gülle • Güzin Yalın
 
• Levent Öget • Leyla Diana Gücük • Murat Ali Oral • Murat Beşer • Okan Aydın • Salim Zaimoğlu • Sami Kısaoğlu • Sevin Okyay • Tunçel Gülsoy • Turgay Yalçın • Zekeriya Şen
Radyo Cazkolik Servisleri: • Radyo Cazkolik Programları • Radyo Cazkolik Playlistleri • CazFM.com (Online stream radio)
Cazkolik.com bir Feridun Ertaşkan Rek. ve Tas. Hiz. Ltd. Şti. hizmetidir. | İletişim için: cazkolik@cazkolik.com | info@cazkolik.com | Tel: 0 216 385 4912

“Jazz, insan ruhunun zaferinin sembolüdür.” Archie Shepp