Cazkolik.com
Radyo Cazkolik İnternet üzerinde cazkoliklerin
buluştuğu bir caz radyosudur
CazFM.com canlı yayınını dinliyorsunuz.

Direkt cevap vereyim; Çok bunaldım...

Turgay Yalçın

Fotoğraflar: Arşiv
Yayın Tarihi: 07 03 2019
Değişiklik Tarihi: 05 04 2018 19:42
Bu içerik 1318 defa gösterildi.

Türkiye`nin en yetenekli ve yaratıcı caz piyanistlerinden Burak Bedikyan Amerika`ya gitmesinin nedenlerini ve oradaki hayatını Turgay Yalçın`a anlattı.

Turgay Yalçın: Direkt sorayım. Neden gittin?

Burak Bedikyan: Direkt cevap vereyim: Çok bunaldım. Sanatımı hakettiğimi düşündüğüm standartlarda icra edememenin verdiği sıkışmışlık hissi, bilgi ve tecrübemin neredeyse hiçbir eğitim kurumu, festival veya konser salonu tarafından kayda değer bulunmaması, özetle işimi yapamamam temel sebepler arasında gösterilebilir. Vasatlığı esas alıp yücelten yoz yapı, fırsat eşitsizliği ve etnik ayrımcılık da cabası. İlk albümden bu yana, özellikle de son beş yıl içerisinde kendi memleketimden ziyade Avrupa ve Amerika`da konser verme imkanı sunulması biraz da kendiliğinden ivme kazanan bir yol ayırımına gelmemi sağladı.

Turgay Yalçın: Yeni şehrinde kendini göçmen gibi mi hissediyor musun, yoksa aidiyet hissi oluşmaya başladı mı?

Burak Bedikyan: Bu soru sen bana sorana kadar aklıma dahi gelmedi. Aidiyet arayışında değilim ve öyle bir güdüyle yola çıkmadım. Üzerine düşünme ihtiyacı hissetmediğim soyut bir kavram aidiyet. Daha somut konuşmak gerekirse, burada kurumsal veya resmi işler söz konusu olduğunda elbette göçmen olduğum hissi değil gerçeğiyle karşı karşıyayım. Bir besteci, piyanist ve eğitimci vasfıyla ise neysem oyum. Bu oluşun gerektirdiği ilişki ve çalışmalar içerisinde buradaki sistemin sunduğu standart dahilinde bir yabancılık durumum yok.

Turgay Yalçın: Yine direk. Geçinebiliyor musun? New York’ta taviz vermeksizin yaşayıp ‘iyi’ bir yaşam kurabilmek mümkün mü?

Burak Bedikyan: "İyi bir yaşam"dan ne kastettiğine, beklentilerine göre sorunun cevabı değişebilir. NY`un şartları bir caz müzisyeni için hayli sert; Istanbul ve hatta Avrupa`nın belli başlı caz başkentleriyle dahi kıyas kabul etmez. Henüz şehirde onsekiz ayı geride bırakmama rağmen halimden şikayetçi değilim. Çok şükür, yoğun bir çalışma temposuyla tek başıma aileyi geçindirebiliyorum şu an için. Belli dönemlerde kemerleri biraz daha sıkmak icap edebiliyor elbette. Fakat uzun vadede daha rahat bir hayat kurabileceğime dair umutluyum.

New York`daki muazzam devinim

Turgay Yalçın: New York’ta eskilerin anlattığı gibi, müzisyenler arasında samimi bir iletişim hala mevcut mu?

Burak Bedikyan: Birçok yerde olduğu üzere burada da, daha ziyade farklı kuşaklar arasında, biraz da sadakatle, bazen de şaşırtıcı bir tutuculukla bağlı oldukları ekollere dayalı bir takım gruplaşmalar olabiliyor. Fakat buna rağmen müzisyenler genelinde samimi bir iletişim ve yüksek seviyede bilgi paylaşımıyla tecrübe aktarımı olduğunu, hem gözlemlerime hem de kişisel tecrübelerime dayanarak söyleyebilirim. New York`u zor şartlarına rağmen bu denli cezbedici bulmamızın başlıca sebebi bu muazzam devinim.

Turgay Yalçın: Geride bıraktığın süre içinde canlı olarak nerelerde sahne aldın? New York’daki kulüp ortamını ve seyirciyi nasıl buldun?

Burak Bedikyan: Açıkçası son dönem New York`un hatırı sayılır özel müzik okullarından birinde program direktörlüğüne getirilmem sebebiyle, çalışmalarımı bir süreliğine eğitim alanına kaydırmak durumunda kaldım. Şu ana kadar 55 Bar, Club 75, Fat Cat, Cornelia Street Cafe, Trumpets, ShapeShifter Lab, Rockwood Music Hall, Queens Library, Cafe Noctambulo ve Flushing Town Hall gerek kendi gruplarım, gerekse "sideman" kimliğiyle yer aldığım oluşumlarda sahne aldığım yerler. Bu mekanların neredeyse her birinin ayrı, kendine has bir ambiyansı ve sistemi, dolayısıyla farklı bir dinleyici kitlesi var. Lokasyon ve muhit de çok belirleyici olabiliyor. Müdavimleri olan bir caz kulübüyle sizin kendi dinleyicilerinizi beraberinizde sürüklemeniz gereken performans sahneleri arasında belirgin farklar var. Neticede elbette sizi tanıyarak veya tanımayarak konserinize katılan dinleyiciler genelinde ilgili, meraklı ve donanımlı. Benim onları nasıl bulduğumdan ziyade onların beni nasıl bulduğu, müziğim hakkındaki izlenimleri çok daha önemli. Bugüne kadar cesaretimi kıran bir konser deneyimim olmadı burada. Dinleyicisinden müzisyenine pek alışık olmadığım bir saygı ve ilgiyle karşılanmaktan hoşnutum. Sadece düzenli performans imkanı yakalayabilmek için bazen insanüstü bir çaba sarfetmeniz gerekebiliyor. Ister istemez, kendinizi bir anda, sadece Amerika`nın değil dünyanın dört bir yanından gelen sayısız üst düzey müzisyenle aynı "rekabet" ortamında buluyorsunuz.

Hem caz hem klasik dünyayı takip etmeye çalışıyorum

Turgay Yalçın: Başkalarını canlı izleme fırsatı bulabiliyor musun?

Burak Bedikyan: Elbette. Ilk geldiğim aylardaki sıklıkta olmasa da ara ara kulüp veya salon konserlerine gidiyorum. Aynı anda hem caz hem klasik dünyayı takip etmeye ve her iki dünyanın sunduğu nimetlerden de elimden geldiğince beslenmeye gayret ediyorum.

* * *

Geldiğimden bu yana çok fazla müzisyenle tanıştım. Kimileri eskiden beri hayran olduğum isimler, diğerleri New York caz sahnesinin yeni yüzleri. Diğer yandan çalışma arkadaşlarım arasında çok kıymetli klasik konsertistler var. Dolayısıyla keyifli müzik sohbetleri hiç eksik olmuyor.

New York`da caz müzisyeni olmak!

Turgay Yalçın: Bir kanaatim var, bilmem katılır mısın? Bir müzisyenin ortamda kabul görmesinin ilk aşaması, çalması için grubuna davet ettiklerinin kabul etmesi ise, ikinci aşaması başkaları tarafından davet edilmeye başlamasıdır.

Burak Bedikyan: Güzel bir tespit fakat tek başına bir kıstas değil. Tam olarak objektif bir durum hiç değil. Öncelikle soruna net bir yanıt vereyim, devamında müsadenle gözlem ve deneyimlerimle vardığım çıkarımları paylaşayım.

* * *

Evet, henüz herkesçe tanınıp bilinen bir isim olmama rağmen buraya yerleşmeden evvel tanışıklığımız olmayan bir çok müzisyen tarafından aranmaya başladım. Bunlar arasında Jed Levy, Tim Horner, Peter Leitch, Duane Eubanks, Jamie Baum, Igor Lumpert, Jeff Brillinger, Rez Abbasi, Peter Brendler ve Sam Bevan gibi isimleri sayabilirim.

* * *

New York gibi dev bir yapımda, oyunda figüran olabilmek için dahi, yeri geldiğinde büyük oyuncuların arasından sıyrılabilmen gerekebiliyor. Kalifiye müzisyen sayısına kıyasla mevcut mekân, kulüp ve barlar yeterli sayıda değil. Sonuç olarak şans yüzüne gülmediği veya belirli "öncelikli" grup ya da oluşumlara mensup/yakın olmadığın taktirde, insanların varlığından haberdar olmasını sağlamak bile çok güç. Sen sormadan cevap vereyim: Evet, burada da "ayrıcalıklı" bir kısım topluluklar ve nispeten rağbet gören bir takım müzisyen prototipleri var diyebilirim.

* * *

Ben bu grup ve prototiplerin tamamen dışında kaldığımdan belki de işim daha zor, bilemiyorum. Henüz şehirde iki yılı dahi tamamlamadığım düşünüldüğünde gidişattan memnun olmam gerekir. Kaldı ki ne kimseyle ne de zamanla bir yarışım var.

Hazırlıksız, plansız, gerçek doğaçlama; ezber yok.

Turgay Yalçın: Patlıcan musakkayı özlüyor musun?

Burak Bedikyan: Eşim mutfakta çok başarılı, o konuda sıkıntı yok. Bir de burada Ermeni, Türk, Rum market ve restoranları var birçok yerde; güvenilir ellerdeyiz.

Turgay Yalçın: Nussbaum ve Anderson stüdyoda ve sahnede sıklıkla yan yana çalışan müzisyenler. Aralarında organik bir uyum olduğu aşikar. Bir araya nasıl geldiniz? Prova imkanı oldu mu?

Burak Bedikyan: Prova talep etmedim. SteepleChase karar verdi ekibe. Üç bestem hariç hiçbir yazılı materyel götürmedim stüdyoya. Jay ve Adam`la da kayıda girmeden yarım veya bir saat önce tanıştık. Herşeyi doğal akışına bıraktık. Ismini koymadan, yazıya çiziye takılmadan startı verip aralıksız iki set çaldık; aynı sahnede çalar misali. Hazırlıksız, plansız, gerçek doğaçlama; ezber yok. Adam ve Jay gibi iki büyük ustayla birlikte olmanın konforunu sonuna kadar yaşamaya çalıştım. Gelenek ve modernite arasında çok dengeli bir yer yakaladığımızı düşünüyorum.

Turgay Yalçın: Peki nefeslilerin olduğu bir grupla klasik piyano trio formatını kıyaslasak, icra olarak hangisinde daha rahatsın?

Burak Bedikyan: Bu sorunun cevabı çok değişken. Her birinin keyfi ayrı. Çaldığım müzisyenlerden çalınan stile birden fazla belirleyici var. Nefesli sayısı arttıkça yazı yoğunlaştığından, doğaçlamalar kimi zaman aynı yönde ilerlediğinden biraz daha kısıtlayıcı olabiliyor. Dörtlü veya beşli daha ilginç, özellikle fikir alış verişi ve ilham alma açısından. Fakat ne olursa olsun piyano üçlüsünde farklı bir büyü ve daha sınırları belirsiz bir oyun alanı var.

Turgay Yalçın: Tuşende zarif bir yumuşama hissettiğimi söylesem? Önceki albümlere göre zamanı ve sessizlikleri kullanmada daha da ustalaştığını?

Burak Bedikyan: Çok teşekkür ederim, o senin teveccühün. Kayıt aslen bir yıl öncesine ait. Şu anda iyisini kötüsünü bilemem ama daha farklı bir noktadayım; sürekli değişim, dönüşüm, bol emek ve bitmez tükenmez merak... New Beginning`deki duruş ve tavrımdan, fikirlerimin izlediği yoldan ve dokunuşumdan ilk kez ben de memnunum. Ilerleyen süreç nelere gebe ben de merakla bekliyorum.

Yeni albüm nasıl karşılandı?

Turgay Yalçın: Albümü tek kelimeyle tarif etsem, bu şüphesiz ‘şairane’ olur. Gerçi yayınlanmasından bu yana kısa süre geçti ama sence caz kamuoyu tarafından fark ediliyor musun?

Burak Bedikyan: Nazik iltifatların için çok teşekkür ederim. Evet albüm henüz yeni sayılır. Ne firmam ne kendim işin pazarlama boyutuyla ilgilenemesek de, çalışmalarımı takip eden belli bir kesim hem dinleyenler hem de uluslararası caz medyası arasında oluşmaya başladı. Ingiltere, Amerika, Japonya, Ispanya ve pek tabii Türkiye`den güzel yorumlar geldi. Yine ABD, Kanada ve Fransa`da çeşitli radyolarda albümden müziklerim çalındı. Büyük beklentiler içinde olmadığım için tüm bunlar benim için yeterli mutluluk kaynağı oluyor. Şu anda resmi yükümlülüklerim dolayısıyla hareket alanım bir süreliğine kısıtlı. Ilk fırsatta tekrar bir Avrupa turnesi fikrimiz var.

Turgay Yalçın: SteepleChase, bildiğim kadarıyla, ABD’de dağıtımı çok iyi olmayan bir firma. Hangi labella devam etmeyi planlıyorsun?

Burak Bedikyan: Bilgi doğru değil maalesef, tam tersi Avrupa`nın belli bir bölümünde eski dağıtım kanallarına sahip değiller. ABD, Ingiltere, Uzak Doğu, Ispanya ve Kuzey Avrupa nispeten ellerinin ulaştığı bölgeler. Özellikle geçtiğimiz son on yıl içerisinde New York sahnesindeki aktif oyuncuları da kataloğa ekleyerek yeniden bir canlanma yakaladıklarını söyleyebiliriz. Fakat maalesef modern pazarlama teknik ve stratejileri yönünden çok eksikleri var. Herşeye rağmen şu an için solo çalışmalarım için henüz farklı bir şirket düşünmüyorum. Aksine tek bir şirket yerine birden fazla markayla birlikte ilerlemek dahi mümkün olabilir ileride.

Kafamda şekillenmekte olan bir örgü ve tını var

Turgay Yalçın: Planlardan bahsedebilir misin? Beklentimi biliyorsun, tek başına, kendi kendisiyle konuşan bir Bedikyan albümü bekliyorum.

Burak Bedikyan: Evet, ben de bekliyorum. Bir yandan da hazırlanıyorum. Bu denemeleri Leap of Faith, New Beginning ve bundan sonra çıkacak (aslen daha da evvel Türkiye`den ayrılmadan kaydettiğimiz) Istanbul Junction albümlerinde çaldığım solo kesitlerde duyabilirsin. Kafamda henüz şekillenmekte olan bir örgü ve tını var. Klasik bir solo caz piyano albümü kaydetmek gibi bir düşüncem yok. Dolayısıyla biraz daha zamana ihtiyacım var. Özellikle son dönem duyumumu ve dokunuşumu etkileyen çok çeşitli müzikler oldu. Klasik piyano literatürünü bilgi ve becerim dahilinde hiç bu kadar didiklememiştim örneğin. Kıymeti gereği kadar bilinememiş çok büyük ustalar girdi hayatıma. Yoğun bir inceleme ve hazırlık sürecinin ardından bu bestecilerin de eserlerini naçizane kaydederek belgelemek niyetindeyim. Tahminen önümüzdeki sonbahar veya kış tekrar Jay ve Adam` la stüdyoya girme niyetim de var.

Turgay Yalçın: Moda olduğu için sormuyorum; benim gibi iflah olmaz plak dostları adına soruyorum. Gerçi SteepleChase sanki plak basımına çok yakın durmuyor şimdilerde ama albümün plak olarak yayınlanması gibi bir plan var mı?

Burak Bedikyan: Bu soru çok soruluyor. Dediğin gibi SteepleChase ancak eski klasik kayıtlarını plak olarak yayınlıyor. Yeni kataloglarla ilgili böyle bir çalışması yok. Benzer analog kayıt almak niyetinde olan birkaç Avrupalı şirket var aslında iletişimde olduğumuz, ama ne yazık ki şu günlerde benim pek kafamı kaşıyacak vaktim olmuyor.

Yeni albüm dijital platformlardan dinlenebiliyor

Turgay Yalçın: Albüm Türkiye’de satışa çıktı mı?

Burak Bedikyan: Maalesef hayır. Önceki albümlerde de olduğu gibi ancak dijital platformlar üzerinden albüme ulaşmak mümkün. Onca ülkede dağıtım ve satışı yapılırken Türkiye`de bunun başarılamaması üzücü.

Turgay Yalçın: Hem ziyaret hem ticaret :), albümün tanıtımı için Türkiye’ye gelmeyi düşünüyor musun?

Burak Bedikyan: Yakın gelecekte bir Türkiye seyahati görünmüyor, en azından konser amaçlı. Anavatanımda geçirdiğim 39 yıl zarfında, 20 yılı aşan profesyonel müzik hayatımın bana gösterdikleri ışığında, köklü bir değişim gerçekleşmeksizin sürpriz bir konser daveti alacağımı hiç zannetmiyorum.

Turgay Yalçın: Bu güzel söyleşi için çok teşekkür ederiz. Şu ana kadar olduğu gibi, seni ve yolculuğunun bundan sonraki duraklarını dinlemek, izlemek biz dinleyicilerin açısından çok keyifli ve gurur verici. Senin eklemek istediğin bir şeyler var mı?

Burak Bedikyan: Bu keyifli sohbet için ben teşekkür ederim. Türkiye`deki tüm dostlara sevgi ve selamlarımı yolluyorum.

Turgay Yalçın

Cazkolik.com / 07 Mart 2019, Perşembe

 


Konu veya sanatçıyla ilgili yayınlanmış benzer haberler

Turgay Yalçın Röportajı: Neden mi gittim? Vasatı yücelten yozluk, fırsat eşitsizliği ve etnik ayrımcılık cabası!
Cazkolik Best of 2018 yayında: Caz yazarları, eleştirmen ve radyo programcıları yılın en iyi albümlerini ve konserlerini belirledi.
Don Pullen (Pianist)
Bu bölümde yayınlanmış önceki yazılar
» Turgay Yalçın Röportajı: Neden mi gittim? Vasatı yücelten yozluk, fırsat eşitsizliği ve etnik ayrımcılık cabası! » Birinci Dünya Savaşı`nın sona ermesinin yüzüncü yılında savaşın müzik üzerindeki etkisi. » 28. Akbank Caz Festivali Özel: Tarkovsky`nin filmlerindeki rüya hali beni çok güçlü etkiliyor. » Sevin Okyay Yazdı: Tomasz Stanko`nun başka notalarla kardeşçe buluşabilen yalnız notaları » Caz dinlenmez derler! Öyle mi? Rakamlarla duruma bakalım. Yerli/yabancı cazda çok dinlenenler. » 22. Uluslararası Ankara Caz Festivali "Kadın ve Caz" temasıyla 8-13 mayıs arası gerçekleşecek. » Hareketli geçecek nisan ayının öne çıkan konserinde GoGo Penguin yeni albümünü dinletecek. » Aslı Maraşlı Yazdı: Polonya cazının yenilikçi yedilisi: Caz ve Hip Hop burada, birarada! » Farklı geçmişten yola çıkıp hayatlarını mitolojikleştiren iki kadın; Simone de Beauvoir & Billie Holiday » Festival Portresi: 24. İstanbul Caz Festivali`nde izleyeceğimiz Miles Mosley geleneği bilen bir değişimci » Yılbaşı öncesi geleneksel Christmas Jazz playlistimiz yayında. Bu müzikler kadar güzel bir yıl olması dileğimiz. » 29 Kasım akşamı Zorlu PSM`de izleyeceğimiz Jose Feliciano`nun hayatını yönlendiren üç büyük hit! » 25. Akbank Caz Festivali Özel: Oğuz Büyükberber ve Marc Sinan ilk kez İstanbul`da aynı sahneyi paylaşacak. » Türkiye`nin caz müziği bakımından dün bir gurur gecesine tanık olduk. Konser izlenimlerimiz yayında. » Ünlü şarkıcı Viktor Lazlo`dan cazın efsanevi ismi Bille Holiday üzerine müzikali 4 Aralık`ta CRR`de. » Ölmeden önce serisinden özel bir liste: "Ten Free Jazz Albums To Hear Before You Die" » Bu yıl caz konserleri konusunda bir sakinlik içinde olan CRR Mart ayı takvimini açıkladı. » "İçimde Aşk Var" ilk albümünü yayınlayan genç sanatçının tutkularını gizlemediği şarkılarla dolu. » Alaçatı Jazz Rüzgarı 25 Haziran`dan itibaren rüzgardan ziyade festival fırtınası gibi esecek... » "Bir başkadır benim öyküm..." Tunçel Gülsoy`un Ayten Alpman ile yaptığı geçmişe yolculuk yeniden yayında... » Yeni kuşak cazcıların geliştirdiği eklektik vizyonerliğin öne çıkan ismi Aaron Parks 10 Nisan`da Salon`da! » Biri dünyaca ünlü müzisyen, diğeri onu yıllardır büyük zevkle dinleyen cazseverin habersiz kesişen yolları. » Son yılların etkileyici sesi Youn Sun Nah gitarist Ulf Wakenius ile 21 Ocak akşamı Borusan Müzik Evi`nde. » Yılın en iyi yerli caz albümlerini bütün bir yılı en yakından takip eden Zuhal Focan`a sorduk... » Ara Malikian`ın "Pagagnini" özel gösterisi 7 Aralık akşamı Cemal Reşit Rey sahnesinde... » İş Sanat yeni sezon programını açıkladı. Cazın yaşayan efsanesi Sonny Rollins 2 Kasım`da İş Sanat`ta! » Dokuzuncusu düzenlenecek Bach Günleri, St. Antuan Kilisesi ve Garaj İstanbul`da gerçekleşecek. » Ud`un rönesansını gerçekleştiren adam Anouar Brahem ruhundaki müziği Eyal Hareuveni`ye anlattı. » Yaz başı çıkan albümleriyle modern divalar Terri Carrington, Madeleine Peyroux ve E. Elias göz kamaştırıyor. » Latin caza, bossa novaya otuz yıldır damgasını vuran Eliane Elias 17 Şubat`ta İş Sanat`ta. » Bobby McFerrin son albümü VOCAbuLarieS`i meslektaşı Nora McCarthy`e anlattı. » 20. Akbank Caz Festivali Özel: Bu yıl Akbank Caz Festivali yan etkinlikleriyle de oldukça zengin. » Montreal Güzel Sanatlar Müzesi ve Cité de la Musique işbirliğiyle Miles Davis`in hayatı oldukça kapsamlı bir sergiyle Ağustos ayına kadar açık. » Vuvuzela uğultusunun içinden Güney Afrika cazına bakmak. » 43. yaşındaki Montreux Jazz Festivali`nin afişlerle görsel tarihi... » 52. Grammy`lerin sonuçları belli oldu, kazananlar kim? » Büyük davulcular kuşağından Steve Gadd artık hep cazın içinde. » Pop caz ve fusion`ın büyük ustası Bob James İstanbul Jazz Center`da... » Gustav Lundgren JC`s`de... » 19. Akbank Caz Festivali Özel: Festival bu yıl konserler dışında zengin içerikli panellere de sahne olacak... » Yeni neslin 10 genç dişi aslanı... » Free Cazı Sivil Haklar Hareketiyle İlişkilendirmedeki Yanlış Anlayışlar - 3 » Fender Rhodes`ların tarihi... » "Free Cazı Sivil Haklar Hareketiyle İlişkilendirmedeki Yanlış Anlayışlar-2" » Free Cazı Sivil Haklar Hareketiyle İlişkilendirmedeki Yanlış Anlayışlar - 1 » John Scofield`ın merakla beklenen albümü "Piety Street" yayınlandı. » Caz ve Protesto: Bir Yeniden Değerlendirme (Bölüm 2) » Caz ve Protesto: Bir Yeniden Değerlendirme » Beat kuşağının sembol ismi Jack Kerouac’ın caz sevgisi... » 7. Amatör Caz Müzisyenleri Festivali. Bana bol müzik, az da çiğ börek... » Bir caz ikonu olarak, "Bir Devin Adımları: John Coltrane" (3) » Bir caz ikonu olarak, "Bir Devin Adımları: John Coltrane" (2) » Bir caz ikonu olarak, "Bir Devin Adımları: John Coltrane" (1) » ASCAP, 2009`un "Genç Caz Bestecisi Ödülü" adaylarını açıkladı » Caz denizini yeterince derin bulmayan Peter Cincotti yeni albümüyle pop okyanusuna açılıyor. » Dave Brubeck`in efsanevi albümü "Time Out"un ilk yayınlanışının üzerinden 50 yıl geçti. Bir kaç gün sonra gireceğimiz 2009 albümün yayınlanışının 50. yılı olacak... » Cazın en iyileri halen eskileri... » Eleştirmenlerin seçimleri belli oldu... 2008 » DownBeat "Şöhretler Salonu"nun en yeni üyesi Keith Jarrett oldu... » Bebop`tan modern caza Ari Hoenig`in Punk Bop yorumu...
Bu içeriğe yapılan yorumlar
Bu içeriğe hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapabilirsiniz!
Reklam İçin Bize Yazın Bizi Arayın
0 216 385 4912
Cazkolik Shop Yeni
Albüm Bülten Üyeliği
Bizi Takip
Edin
Cazkolik.com • Türkiye’nin Caz Takvimi • Günün Albümü • Günün Parçası • Günün Müzisyeni • “Jazz”lı Gündem • Albüm Eleştirileri • Cazkolik Röportajları • Yerli Caz Albümleri Arşivi • Yerli Caz Müzisyenleri Arşivi Cazkolik Yazarları:
• Ali Haluk İmeryüz • Arto Peştemalcıgil • Ayşe Tütüncü • Beliz Hazan • Burak Sülünbaz • Cenk Akyol • Cenk Erdem • Deniz Türkoğlu • Emre Kartarı • Güç Başar Gülle • Güzin Yalın
 
• Levent Öget • Leyla Diana Gücük • Murat Ali Oral • Murat Beşer • Okan Aydın • Salim Zaimoğlu • Sami Kısaoğlu • Sevin Okyay • Tunçel Gülsoy • Turgay Yalçın • Zekeriya Şen
Radyo Cazkolik Servisleri: • Radyo Cazkolik Programları • Radyo Cazkolik Playlistleri • CazFM.com (Online stream radio)
Cazkolik.com bir Feridun Ertaşkan Rek. ve Tas. Hiz. Ltd. Şti. hizmetidir. | İletişim için: cazkolik@cazkolik.com | info@cazkolik.com | Tel: 0 216 385 4912

“Jazz, insan ruhunun zaferinin sembolüdür.” Archie Shepp