Cazkolik.com
Radyo Cazkolik İnternet üzerinde cazkoliklerin
buluştuğu bir caz radyosudur
CazFM.com canlı yayınını dinliyorsunuz.

Sınır tanımayan cazcıların sahnesi;
Kavkaz Caz Festivali

Yiğit Köseoğlu

Fotoğraflar: Yiğit Köseoğlu
Yayın Tarihi: 12 07 2018
Değişiklik Tarihi: 19 07 2018 18:09
Bu içerik 2610 defa gösterildi.

Caz sen nelere kadirsin

Gürcüler, Almanlar, Ermeniler, Fransızlar, Azeriler, İngilizler, Türkler, İtalyanlar, İspanyollar... Jazz Café Singer’ın önündeki küçük meydanda 72 milletten insan var. Sokağa atılmış masa ve sandalyelere “kızlı erkekli” yayılmış, içkilerini yudumluyorlar. Muhabbet mırıltıları buz şıkırtılarına, gülüşmeler kadeh çınlamalarına karışıyor. Burası geleneksel ahşap evleriyle ünlü ‘Eski Tiflis’in bir nevi ‘barlar sokağı’. Atmosfer büyülü, gökyüzü kızıl mavi, yavaş yavaş caz vakti...

Kavkaz Caz Festival 2018 açılış akşamı

Önce Gürcü grup Kanudosi çıkıyor, ortamı ısıtıyor. Etnik esintiler caz formlarıyla buluşuyor, world music caza karışıyor. Özellikle gitarda Ramaz Nadiradze ile saksofon ve flütte Tornike Lomsadze döktürüyorlar. Yerel tınılardan Fransız şanson yorumlarına, beklenmedik bir repertuvar... İyi çalıyor çocuklar, sorun yok. Ama olağanüstü bir performans değil. Yaklaşık bir saat sonra onlar alkışlarla sahneden inerken, “dilerim festivalin en heyecan verici anı bu değildir” diye düşünmeden edemiyorum.

* * *

Gürcülerden sonra Ermeniler sahne alıyor. Ses düzeni kurulurken yükselen sesler umut verici. Festival fikrinin annesi, organizasyonun direktörü Helen Mechitova topluluğu her geçen dakika sayıları artan seyircilere tanıtıyor. “Bayanlar baylar, şimdi karşınızdaa…. New Quintet from Armenia!”. O sahneden inerken müzik başlıyor. Zbam, zbam, zbam! İşte bu! İlk tınıdan itibaren salınmaya başlıyoruz hep birlikte. Ruhlarımız notalarla bütünleşiyor, Tiflis semalarına doğru usulca yükselişe geçiyor. Baş döndürücü yaz akşamında, şehrin tarihi dokusunun güzelim hatlarını çizen rengarenk ışıklar aşağılarda kalıyor. Mitk’vari nehri, Barış Köprüsü, kurucu kral Vahtang Gorgasali’nin anıtsal heykeli, Merkheti Kilisesi, Orbeliani Hamamı, Cuma Mescidi, Narikala Kalesi altımızda küçüldükçe küçülüyor. Hanımlar beyler, burada durmalı ve acilen geri dönmeliyiz. Birazdan bizim çocuklar çıkacak.



Fakat saksofoncu Arthur Grigoryan’ın liderliğindeki Ermeni grup hakikaten kuvvetli. Bir zamanlar Klaus Doldinger’in Passport’unun, Zawinul ile Shorter’ın Weather Report’unun yaptığı şeyin yeni ve nev-i şahsına münhasır bir yorumla günümüze taşıyorlar. Modern cazın Ermenicesi tek kelimeyle etkileyici. New Quintet seyirciyi selamlarken büyük alkış kopuyor. Avrupalı izleyiciler biraz afallamış durumda. “Ulan acaba Montreux’ye mi geldik yanlışlıkla” diye düşünenler olmalı aralarında. Belli ki böyle zımba gibi bir sahne performansıyla karşılaşmayı hiç beklemiyorlardı. Nabızlar şimdi daha hızlı, kalpler gümbür gümbür atıyor. Ermeniler çıtayı epey yükselttiler, sıra şimdi bizimkilerde.

Türkiye`den İstibilisi Project sahnede

İlk konser gecesinin kapanış grubu, pastanın üzerindeki çilek, Türkiye’den İstibilisi Project... Kavkaz Jazz Festival 2018 için özel olarak bir araya gelen topluluğun işi gerçekten zor. Gayet sağlam bir ritm seksiyonundan ve onun önünde çalan mükemmel virtüözlerden oluşan epey kalabalık bir ‘cazbant’tan sonra, üstelik böylesine coşmuş bir seyircinin karşısına kanun, gitar ve bastan oluşan bir trio ile çıkmak yürek ister.



Gitarda Bilal Karaman, elektrikli kanunda Mustafa Olgan, basta Şentürk Öztaş yavaş bir parça ile aralıyorlar perdeyi. Şentürk’ün bestesi Past Tense, iki leziz yemeğin arasında damağı yatıştıran limonlu sorbe tadında. Parçanın sonunda kalp ritmleri normal seviyelere inen kimi seyircilerden soru işareti tınılı, kararsız alkışlar duyuluyor. Müzikten gerçekten anlayan ‘uzman dinleyiciler’in yüzünde ise geniş ve mutlu gülümsemeler var... Farkındalar, sahnede olmakta olan harikulade şey, hoş sürprizlere gebe. İkinci parçayla, Bilal Karaman’ın düzenlemesi Mahur Saz Semaisi’yle yükselmeye başlıyoruz yeniden. Bilal ile Mustafa enstrümanlarına ne kadar hakim olduklarını zarifçe gösterirken; Şentürk, serseri bir uçarılıkla dört bir yana dağılma eğilimi gösteren notaları bir arada tutuyor ustaca. Büyük alkış kopuyor. Zülüf ve Tanrı İstemezse’nin ardından, beşinci parça Mustafa Olgan’ın bestesi, Indian Ghat... Bir kendi tasarımı elektrikli kanunuyla Mustafa alıyor sazı, bir Bilal. Enstrümanlara alev aldıran soloları insanları ısıttıkça ısıtıyor. Artık herkes ayakta. Kanun ile gitar muhteşem bir ahenk yakalıyor, zaman zaman daha önce kimse tarafından işitilmedik tek bir entrümana dönüşüyorlar. Şentürk ise tabanca gibi çalıyor, aksak yürümeler, funky ataklar, senkoplu cümlelerle hepimizi gönüllerimizden mıhlıyor. Gözüm bir ara, artık seyircilerin arasında içkilerini yudumlamakta olan New Quintet’in elemanlarına kayıyor. Ermeni müzisyenlerin yüzlerinde gülücükler açmış, duydukları şeyden öylesine mutlular! İstbilisi Project yedi parçalık konserleri boyunca herkesi adım adım yükseltiyor. Konserin finali büyük coşkuya sahne oluyor. “Bravo”lar “Yaşa”lara, çığlıklar alkışlara karışırken zihinler, yürekler arasındaki sınırlar kalkıyor.



Konserden sonra New Quintet ile İstbilisi Project’in Ermeni ve Türk üyeleri yan yana masalara düşüyor. Kısa bir bakışmadan sonra birbirlerini hararetle kutluyorlar. Hayır, ‘politically correct’ olmaya çalıştıkları falan yok! Sadece iyi müzikten anlıyorlar ve birbirlerinin gerçekten etkileyici performanslarını kontrol edilemez bir heyecanla kutsuyorlar.

Ey caz, sen nelere kadirsin!

Festivalin ikinci akşamı için yine ‘eski Tiflis’te, bu kez hamamların önündeki meydancıkta etkinlik için kurulmuş büyük sahnenin karşısındayız. Bu gece tek bir konser olacak. Her biri hem kendi ülkelerinde hem de dünyada iyi tanınan ustalardan oluşan çokuluslu Kavkaz Jazz Quartet’i dinlemek için toplanan insanların heyecanı giderek artıyor. Soprano ve tenor saksofonda Ermenistan Devlet Jaz Orkestarsı’nın şefi Armen Hyusnunts zaman zaman Arto Tunçboyacıyan’la da çalışıyor. Piyanoda Azerbaycan’dan Salman Gambarov, Bakustik Jazz Band’in liderliğini üstleniyor. Davulda Gürcistan’dan George Melikishvili kariyerinin büyük bölümünü New York’ta yapmış; Esperanza Spalding, Avishai Cohen, Raul Midon gibi müzisyenlerle çalmış bir sanatçı. Armen, Salman ve George geçtiğimiz yıllarda Türkiye’de de çeşitli festivallere ayrı ayrı katılmış, ülkemizde birçok caz projesinde yer almışlardı. Grubun en genci, dün geceki İstbilisi Project konserinden hafızamıza kazınan Şentürk Öztaş. Başarılı bir uluslararası kariyere doğru emin adımlarla yürüyor, yolu açık olsun! Kavkaz Jazz Quartet’in üyeleri ilk kez geçtiğimiz yıl yine bu festival için bir araya gelmişlerdi. Yaptıkları müziğin tadı hem dinleyenlerin, hem çalanların hem de festival yöneticilerinin damağında kalmış olmalı ki, bu yıl yine buradalar.



Kavkaz Jazz Quartet nihayet sahne alıyor. Onlar çalarken, müziğin büyüsü önce seyircileri sonra tüm kenti kuşatıyor, caz formuna bürünmüş folklorik tınılar, yerel ezgiler birbirine karışıp umut verici barış titreşimleri olarak yorgun ve kalbi kırık gezegenimizin uzak diyarlarına doğru yola çıkıyor. Sırayla bütün müzisyenlerin besteleri ve halk müziği düzenlemeleri çalınıyor. Hiçbiri, kulağıma yabancı değil! Armen’in saksafonundan bu acılı coğrafyanın haykırışlarını işitiyoruz bazen. Yeri geliyor Salman’ın piyanosu muzip şakalarla neşemizi yerine getiriyor. George’un davuluyla Şentürk’ün bas gitarı kâh yarışıyor, kâh birbirlerini saygıyla selamlıyor. Salman Gambarov ile Armen Hyusnunts enstrümanlarını daha çok klasik caz diliyle konuşturken, George Melikishvili deneysel arayışlar peşinde. Hep macera arıyor, hep buluyor ve her seferinde sapasağlam geri dönüyor. Şentürk Öztaş’ın funky tarzı hem sahnedeki ağabeylerinin, hem meydandaki seyircilerin göğüs kafeslerini zangırdatıyor. Kavkaz Jazz Quartet’in üyelerinin her biri kendi ülkelerine özgü duygu paketleri açıyor sahnede, hissiyatlarını biz ölümlülerle paylaşıyor. Caz sayesinde bir kere daha fark ediyorum: Ermeni de benim, Gürcü de ben. Azeri de benim, Türk de ben. Şu anda içinde erimekte olduğum füzyon, düpedüz bizim müziğimiz!

Ermenisi, Azerisi, Türkü, Gürcüsü aynı festivalde

Sonlara doğru konuk sanatçılar birer birer gruba katılıp müziği daha da zenginleştiriyor. Mustafa Olgan kanunuyla bir kere daha Tiflis’in kalbini fethediyor. Azeri halk ozanı Nargile Mehtiyeva sazı ve türküsüyle, Ermenistan’dan Ivane Mkrtchyan ‘duduk’uyla gönül tellerinin pasını alıyor. Gürcü vokal grubu Iriao insan sesinin mucizevi etkisini herkese bir kere daha hatırlatırken, ruhlarımızı şifalandırıyor.



Konuk sanatçılara Ermeni şarkıcı Anna Badalyan’ın da katılımıyla seslendirilen konserin son parçası Sarı Gelin ise, hem müzikal hem de duygusal olarak gerçek bir zirve yaşatıyor hepimize. Parçanın bitmesiyle birlikte, Eski Tiflis yıkılıyor, ellerimin zangır zangır titrediğini fark ediyorum. Dünyanın pek çok farklı yerinde, pek çok caz konseri izledim, açık söylemek gerekirse böylesine içten, böylesine coşkulu bir final görmedim. Herkes ayakta, çığlık çığlığa. Müzisyenler, seyirciler, festival görevlileri, gazeteciler, Batılılar Doğulular... Tanıdık tanımadık herkes kucaklaşıyor. Festivale büyük destek veren Gürcistan büyükelçimiz Fatma Ceren Yazgan ile elçilik personelimizi; yine festival sponsorlarından Yunus Emre Enstitüsü direktörü Kürşad Koca’yı kalabalığın en önünde bu büyük coşkuyu paylaşırken görmek, mutluluğuma mutluluk katıyor. Kavkaz Caz Festivali, dünyanın en çatışmalı bölgelerinden birinde kültürel diyaloğu caz müziği aracılığıyla geliştirme hedefine bir kez daha ulaşıyor.

Dünyayı cazcılar mı yönetseydi?

Biraz yatıştıktan sonra düşünüyorum... Acaba dünyanın yönetimini politikacılardan alıp caz müzisyenlerine bırakmayı becerebilseydik nasıl olurdu? Kontrollü kaostan doğaçlamaya geçmek, daha yaşanılır bir dünya sunmaz mıydı hepimize? Kim bilir?

* * *

Eğer seneye fırsatınız olursa, Kavkaz Caz Festivali 2019’u kaçırmayın derim. Hem iyi caz dinler, kendi küçük tarihi büyük şehir Tiflis’ten evrene gönderilen bu eşsiz dostluk ve barış mesajının parçası olursunuz hem de yukardaki soruların cevabını belki siz bulursunuz.

Yiğit Köseoğlu

Cazkolik.com / 12 Temmuz 2018, Perşembe

Bilal Karaman ve Yiğit Köseoğlu

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet


Konu veya sanatçıyla ilgili yayınlanmış benzer haberler

Haydi, Bodrum`da Caz Kampı`na... Geçen sene gördüğü ilginin ardından kamp yeniden toplanıyor.
Yiğit Köseoğlu Yazdı: sınır tanımayan cazcıların festivali; Kavkaz Caz Festivali`ne dair izlenimler, notlar ve fotoğraflar yayında.
Caz dinlenmez derler! Öyle mi? Rakamlarla duruma bakalım. Yerli/yabancı cazda çok dinlenenler.
Bu bölümde yayınlanmış önceki yazılar
» Yusuf Biton Yazdı: Dünyanın en iyi cazcılarıyla bir hafta boyunca lüks bir gemide gece gündüz beraber olduğunuzu düşünün. » Yiğit Köseoğlu Yazdı: sınır tanımayan cazcıların festivali; Kavkaz Caz Festivali`ne dair izlenimler, notlar ve fotoğraflar yayında. » 25. İstanbul Caz Festivali Özel: Festivalde üst düzey caz performanslarını usta isimlerin yeni albümünden dinleyeceğiz. » Zorlu PSM Caz Festivali Özel: Yakın dönem caz tarihi efsanesi Miroslav Vitous ile konseri öncesi Nazlı Toprak konuştu. » 20. yüzyıl bir büyük sanatçısını daha kaybetti. Sinema yönetmeni Milos Forman`da müziğin etkisi ya da Forman`ın müziğe etkisi. » Baharda aşk başkadır... Baharda herşey başkadır, caz da başkadır ve bu yüzden baharı müjdeleyen 10 caz şarkısını derledik ama kimi mutsuz. » Caz çağının önde gelen ismi, oyun ve roman yazarı James Baldwin`in 1960`larda İstanbul`da geçirdiği on yılın hikayesi. » Hakan Akoğlu Röportajı: Jorge Pardo, Carles Benavent, Levent Yüksel, Cenk Erdoğan ve İsmail Tunçbilek Paco DeLucia için konuştu. » Özel Haber: Türkiye`nin ilk caz festivali hangisi? Kaynaklar bizi 18-30 Mayıs 1982 Beyoğlu Dünya ve Fitaş sinemalarına geri götürüyor. » 24. İzmir Avrupa Caz Festivali 1-18 Mart arası Amerikalı starlar olmadan iyi caz konserleri dinlemenin formülünü verecek. » Caz müziğinin ve müzisyenin dinle ilişkisi? Dr. Jason Bivins nerdeyse hiç dokunulmamış ağır bir taşı yerinden kaldırdı. » Aynı anda iki şehri kapsayan Türkiye`nin yeni caz festivali XJAZZ Festival Berlin ve İstanbul`un ortak çabasının ürünü. » Caz Şubatı`ı konserlerinde caz tarihinin yaşayan efsanelerinden, 89 yaşındaki dev bir isim Lee Konitz`i izleyeceğiz. » Yılın ilk caz festivali Uluslararası Bursa Nilüfer Caz Tatili Festivali 29 Ocak akşamı başlıyor. » Akbank Sanat yeni yılın ilk etkinliğine başlıyor; Akbank Sanat Gitar Günleri`nde yerli & yabancı ustaları izleyeceğiz. » 19. Ankara Caz Festivali Özel: Festival vokal cazın önde gelen isimlerini Ankaralı cazseverlerle buluşturacak. » İş Sanat 2015-16 sezonunda sahnesinde cazın her biri ayrı özelliklere sahip büyük sanatçılarını ağırlayacak. » Son dönem yayınlanan yerli caz albümlerinde "İstanbul" ile ilgili besteler. » Dünyanın en köklü caz festivallerinden Newport Caz Festivali`ni yerinde izleyen Firuz Soyuer notlarını ve fotoğraflarını Cazkolik için derledi. » 22. İstanbul Caz Festivali Özel: European Jazz Club konserleri cazda farklı kültürlerve coğrafyalardan sanatçıları buluşturan derinlikli kesişim kümeleri yaratıyor. » Yeni sezonda Salon`un caz konserleri haritasını hazırladık. » Mayısta gerçekleşen New York Jazz Expo seminer ve konserlerini yerinde izleyen arkadaşımız Emine Dursun notlarını ve izlenimlerini Cazkolik için kaleme aldı. » Sketches of Ethiopia: Etiyopya`dan Batı Afrika`ya bir caz köprüsü; Mulatu Astatke. » Albüm söyleşileri & Caz Üzerine Konuşmalar serisinin ilk konuğu Eleven Short Stories albümüyle ülkemiz caz ve modern müziğin en dikkat çeken çalışmalarına imza atan isimlerden Erdem Helvacıoğlu. » 19. İstanbul Caz Festivali Özel "Festival Gazetesi" yayında... Efendim, mesele şu, istiyoruz ki 19. İstanbul Caz Festivali`ne kadar okurlarımızı festivale katılacak sanatçılarla ilgili güncel en son haberlerle bilgilendirelim ve bu haberleri bir yerde "Festival Gazetesi" adı altında toplayalım. İçinde bol bilgi de olsun, tatlı dedikodular da. » Jazz Times dergisi, Ocak 2011`de düzenlenen ECS (Consumer Electronics Show) fuarında cazseverleri, hatta odyofilleri mutlu edecek pek çok güzel haberi derledi... » Yeniden hayat bulan albümler... » Lester Young iki önemli albümünün orijinal baskılarıyla koleksiyonerleri adeta tahrik ediyor.
Bu içeriğe yapılan yorumlar
Bu içeriğe hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapabilirsiniz!
Reklam İçin Bize Yazın Bizi Arayın
0 216 385 4912
Cazkolik Shop Yeni
Albüm Bülten Üyeliği
Bizi Takip
Edin
Cazkolik.com • Türkiye’nin Caz Takvimi • Günün Albümü • Günün Parçası • Günün Müzisyeni • “Jazz”lı Gündem • Albüm Eleştirileri • Cazkolik Röportajları • Yerli Caz Albümleri Arşivi • Yerli Caz Müzisyenleri Arşivi Cazkolik Yazarları:
• Ali Haluk İmeryüz • Arto Peştemalcıgil • Ayşe Tütüncü • Beliz Hazan • Burak Sülünbaz • Cenk Akyol • Cenk Erdem • Deniz Türkoğlu • Emre Kartarı • Güç Başar Gülle • Güzin Yalın
 
• Levent Öget • Leyla Diana Gücük • Murat Ali Oral • Murat Beşer • Okan Aydın • Salim Zaimoğlu • Sami Kısaoğlu • Sevin Okyay • Tunçel Gülsoy • Turgay Yalçın • Zekeriya Şen
Radyo Cazkolik Servisleri: • Radyo Cazkolik Programları • Radyo Cazkolik Playlistleri • CazFM.com (Online stream radio)
Cazkolik.com bir Feridun Ertaşkan Rek. ve Tas. Hiz. Ltd. Şti. hizmetidir. | İletişim için: cazkolik@cazkolik.com | info@cazkolik.com | Tel: 0 216 385 4912

“Jazz, insan ruhunun zaferinin sembolüdür.” Archie Shepp