Cazkolik.com
Radyo Cazkolik İnternet üzerinde cazkoliklerin
buluştuğu bir caz radyosudur
CazFM.com canlı yayınını dinliyorsunuz.

Toplumsal yaşam kötülük ve aldatmaya dayalı.

Leyla-Diana Gücük

Fotoğraflar: Arşiv
Yayın Tarihi: 16 02 2020
Değişiklik Tarihi: 16 01 2020 23:36
Bu içerik 1194 defa gösterildi.

Seçim önce geliyor, nedenini ise sonra buluyorum

Leyla Diana: Sevgili Sevket Akıncı, öncelikle yeni albümün hayırlı olsun, iki gündür olan biteni dinleyip hissetmeye çalışıyorum ama öncelikle albümün icine girmeden adı ve tasarımıyla başlayalım. ”Ekoton” adı bir şeyler çağırıştırıyor ama ne ola bu „Ekoton“?

Şevket Akıncı: Bu ismi dostum Orçun Baştürk buldu. Ekoton kesişen ekosistemler demek. Albümde birçok “ekosistem”, birçok iklim, hatta birçok zaman içiçe. Olduklarım ve olasılıklarımın kesiştiği bir ara bölgede hayal ettim şarkıları.

Albümün kapak tasarımı ise sevgili Dünya Atay`a ait. Kendine has, özgün, tanınabilir bir stile sahip ender sanatçılardan. Daha önce de Alien Lounge albümüne kapak tasarlamıştı, ayrıca, yıllardır AID`in afişlerini yapar. Çok da sevdiğim bir arkadaşımdır. Lafını sakınmayan ama ince ruhlu bir arkadaşım!

Uzun süre hayalim Neil Young veya Leonard Cohen gibi olmaktı

Leyla Diana: Peki proje nasıl oluştu? Bugüne kadar çok çalışman oldu ancak bir şarkı albümü yapmayalı tam 24 yıl olmuş. Şiir yazdığını, edebiyatta da güçlü yönün olduğunu biliyoruz. Tüm bunlar 24 yıl birikip infilak etkisi mi yarattı?

Şevket Akıncı: Tekrar şarkı yazmama ön ayak olan şey sevgili dostlarım Başak Yavuz, Ceyda Özbaşarel ve Gülce Duru’nun düzenlediği Bi’ Şarkım Var etkinliğiydi. En çok Başak beni motive etti, Açık Radyo’daki programına beni davet etti, benim bile unuttuğum şarkıları çaldırdı. Sonra Bi’ Şarkım Var’a davet etti. Epey bir panikledim önce. Çünkü ortada şarkı markı yoktu. Derken, tarih yaklaşırken dökülüverdi iki tane şarkı. Ve epey birikmiş içimde herhalde ki sonra hızımı alamadım. Bi’ Şarkım Var etkinliklerini takip ettim. Konser yaklaştıkça yeni şarkı yazıyordum. Albümün şarkılarının büyük çoğunluğu böyle oluştu. İlk şarkıda Edgar Allan Poe’nun Eldorado adlı bir şiirine müzik yaptım, son şarkı olan Mercury Closing In’i oğlumla beraber yazdık. Diğer sözlerin hepsi bana ait ve bazıları eski şiirlerimin bir harmanı. 24 yıldır şarkı formunda bir şey yazmamıştım, oysa, müzikte ilk yaptığım şey şarkı yazarlığıdır. Müziğe, 12 yaşında şarkı yazarak başladım. Daha gitar dersi almadan. Uzun süre hayalim Neil Young veya Leonard Cohen gibi bir sanatçı olmaktı ve aslında bu hayal hep sürdü. Başka şeyler yapsam da. Aslında şarkı yazmaya devam edebilirdim ama yapmadım işte. Korktum büyük ihtimalle. Çünkü şarkı yazmak yolda yürümek kadar kolay bir iş ama iyi şarkı yazmak dünyanın en zor işlerinden biri. Şarkı yazmak yerine başka şeyler yaptım. Hep aynı cevabı veririm: müzikal kararlarıma eşlik eden nedenlerin çünküsü yok, seçim önce geliyor, nedenini ise sonra buluyorum. O yüzden başka müzik türlerinde ve başka müzik formlarında ifade ettim kendimi. Nedense sesime güvenmiyordum. Epey uzun bir süre çok sigara içtim, 20’li 30’lu yaşlarımda da çok alkol içtim. Şimdi sigarayı bıraktım ve alkolü epey azalttım. Bütün bunların sese negatif etkisi olduğu şüphesiz. O yüzden güvenim yoktu ama hep bir şeyler gıdıklıyordu beni bir süredir. Şirin Soysal, Ruşen Alkar, Öykü Aras ve Uygar Yüzereroğlu (MAAN) gibi şarkı yazarlarının albümlerinin prodüktörlüğünü yapmak da tekrar şarkı yazma arzusunu depreştirdi.

Cansun Küçüktürk müzikal ruh ikizim

Leyla Diana: Sanatçı dostlarınla nasıl bir araya geldin?

Şevket Akıncı: Hemen hepsi arkadaşım, bazıları eski öğrencim ve sonradan arkadaşım oldular. Bizi bir araya getiren şey dostluk ve karşılıklı yardımlaşma arzusu. Doğaçlama ortamında çaldığım insanlar olsun, prodüktörü olduğum albümlerin yapım sürecinde birlikte çalıştığım insanlar olsun, bu kişilerin hepsi müzikal açıdan farklı yönlerimi besleyen kişiler. Dolayısıyla, her biri bir parçammış gibi hissederim. Albümde yer alan herkesin sevgisi var. Hem bana hem birbirlerine karşı hem de müziğe karşı. Çok şanslıyım bu insanları tanıdığım için! Uzun süredir birlikte çalıştığımız Cansun Küçüktürk’ü müzikal ruh ikizim olarak görüyorum. O olmasaydı bu albüm olmazdı, albümün teşekkür kısmında da belirttim, albümün her saniyesine sadece özverisini, emeğini değil, sevgisini kattı.

Müzik mantıksız bir şey

Leyla Diana: Parçalar hakkında bilgi vermeni istesem... Bir derdin olduğu belli ve fakat oluşum süreci?

Şevket Akıncı: Bazen soruyorlar neden şu müziği yaptın, ya da neden bunu şöyle çaldın diye. Müzik mantıksız bir şey, ve onu mantık ya da akıl yoluyla açıklamaya kalktığımda üretilen müziği, bir neden sonuç ilişkisine sıkıştırmış olurum ve bu durumda dinleyen kişi yaşayacaklarını yaşayamadan duyduklarını bu mantıksal çerçeveye hapsetmiş olur ve işin tüm güzelliği yok olur. Başkalarından çok çok farklı dertlerimin olduğunu sanmıyorum. Sözlerden bahsediyorum şimdi. Özel olan derdim değil. Derdim bir çok kişinin derdi. Hepimiz birbirimize benzeriz çünkü ama bu derdi özgün bir şekilde anlatabildiğimizde etkili oluruz. Ama özgün olmak için de şunu yapmamız gerekir: herkes birbirine benzer, ama benzemeyen küçücük bir şey vardır, ve o küçücük şeyi keşfettiğimizde ve onu kullanmaya cesaret ettiğimizde özgün bir tarz yaratabiliriz. Anlatılan şey ortak bir konu olsa da bu konuyu özgün bir şekilde anlatmanın yegâne yolu başkasına benzemeyen yönünü kullanmaktır. Diye düşünüyorum.

Kendinden daha uzun yaşayan bir şeyler yaratmak

Leyla Diana: Seni ne motive ediyor? Müziğini başka bir yerde tutuyorum ve sıradan değil. Snin için müziğini yaparken, neyin ön plana çıkması önemli?

Şevket Akıncı: Sanırım Pat Metheny söylemişti bu sözü: Fanı olacağın bir müzik yapmalısın. İşin içine para, şöhret, övgü almak gibi başka motivasyonlar girdiğinde o müzik olmaktan çıkıp bir formüle dönüşebilir. Güvenli bir alana dönüştüğü noktada bir formüle dönüşüyor müzik. Ondan kaçındım hep sanırım. Şimdi söyleyeceklerim bir çok kişiye romantik gelebilir ama benim için de doğrusu bu: içindeki „keşfeden“ çocuğu canlı tutmak ve kendinden daha uzun yaşayan bir şeyler yaratmak. Bu iki şey hep büyük motivasyon olageldi. Ama artık şu var, ızdırap içinde yaratmış ve yaşamış büyük sanatçıların çağı da bitti, yüce anıtların da. Daha acı bir durum var sanırım, başdöndürücü değişim hızı ve bilgi fazlalığı yüzünden yaptığımız her şey su üzerine yazılmış yazılar gibi. Bir albüm yapıyorsun ve çok geçmeden hazmedilmeden tüketiliyor, caz albümleri ve klasik eserler de pop müzikle aynı muameleyi görüyor, hızla unutuluyor. İmajlar içeriklerden daha kalıcı çoğu zaman. Bu durumda üçüncü bir motivasyon devreye giriyor sanırım, o da yere yuvarlandıkça taşı tekrar tekrar yukarı taşıyan Sisifos’un motivasyonu.

Yaşadığımız dünya ızdırap verici

Leyla Diana: İçinde yaşadığımız dünya ızdırap verici. Yansımaları içinde nasıl hissediyorsun ve müziğine yansıtma biçiminden bahseder misin?

Şevket Akıncı: Yaşadığımız dünya ızdırap verici çünkü biz insanlar ızdırap vericiyiz. İnsanların büyük bölümünün çektiği acı, doğanın merhametsizliğinin ya da doğaüstü yasaların kaçınılmaz sonucu değil, insan iradesine bağlı toplumsal gerçeklikten doğdu, ve insanın çabasıyla ortadan kalkacağına inanıyorum. İnsanlar „sistem“in kölesi olduğundan bahseder, sanki onu kendileri yaratmamış gibi. Bu sistemin devam etmesini isteyenler, bu sistemden üstünüm deme cesaretini gösteren herkesi en kısa sürede sistem dedikleri yaşamın dışına itmeye çalışır, bazen şiddet yoluyla bazen değersizleştirerek. Bence, kolektif duygu ve kamuoyunun gücü bugün bile çok ciddi bir güç. Peki toplumsal güç varsa nasıl olmuş da bu güç bugüne kadar insanları daha ahlaklı, daha insan bir hale getirememiştir? Çünkü bu güç halen kendisini insanileştirememiştir. Çünkü toplumsal yaşam, özellikle bugün bizim coğrafyada, insana saygıya değil kutsala tapınmaya, özgürlüğe değil otoriteye, eşitliğe değil ayrıcalıklara, kardeşliğe değil sömürüye, adalet ve gerçeğe değil, kötülük ve aldatmaya dayalı olmasıdır. Bunun çözümü her bir kimsenin insanî görevleriyle uyumlu hale getirmektir. Ve bu amaca ulaşmanın tek bir yolu var: eşitsizliği yaratan tüm kurumları yok etmek, ekonomik ve toplumsal eşitliği yaratmak. Bu kadar kalabalık bir dünyada devrim olamayabilir artık, ama evrime inanıyorum. Herkez kendi işini dürüst bir şekilde yaparak yapabileceğinin en iyisini yapmaya çalışarak yaşamalı, ve yarının çocuğunu düşünerek yaşamalı hayatını, günü kurtararak değil. Ben işte bahsettiğim evrime hizmet ederek yaşamaya çalışıyorum hayatımı ve sanatla ilgili kararlarımı da bu anlayışa göre alıyorum. Dünyanın acıları tabii ki şarkılarıma yansıyor, ama bununla birlikte umudu da yansıtmak isterim, bu acılara bulduğun çareyi de yansıtmak isterim- yani her bir kimsenin insanî görevleriyle uyumlu hale getirmek-, ve bunu sadece yaptığın müzikle değil müzik yapma biçiminle de yapmalısın.

Albümden değil kendimden beklentim var

Leyla Diana: Albümden ekip olarak ne bekliyorsunuz?

Şevket Akıncı: Öncelikle bir ekip olmayı beklerim, çünkü bir ekip değiliz tam. Bir sabit ekip varsa o da Cansun ve benim. Ama ufak bir ekip kurmak isterim ve bu ekiple turneye çıkmak isterim. Bu da organizasyon demek, finansman demek, tanıtım demek. Bu işlerden anlayan biri olmayı çok isterdim… Albümden bir beklediğim yok kendimden bir beklentim var ?

Leyla Diana: Sevgili Şevket Akıncı’ya içten cevapları için teşekkür ediyorum. Albümün yolu açık olsun. Emeği geçen herkese sevgi ve selamlarımı yolluyorum.

Leyla Diana Gücük

Cazkolik.com / 16 Şubat 2020, Pazar


Konu veya sanatçıyla ilgili yayınlanmış benzer haberler

Leyla Diana Röportajı: Şevket Akıncı yeni albümü Radyo Ekoton`u ve hayal ettiği şarkıları Cazkolik`e anlattı.
Işıl Çalışkan Röportajı: Ruşen Alkar Kürt müziğini caz, funk ve rock ile buluşturduğu Hêdî Hêdî`yi anlattı.
Geleceğe Arşiv: 2019`da yayınlanan yerli caz ve türevleri albümler dosyası keşif ve arşiv amacıyla derlenip arşivlendi.
Bu bölümde yayınlanmış önceki yazılar
» Leyla Diana Röportajı: Şevket Akıncı yeni albümü Radyo Ekoton`u ve hayal ettiği şarkıları Cazkolik`e anlattı. » Geleceğe Arşiv: 2019`da yayınlanan yerli caz ve türevleri albümler dosyası keşif ve arşiv amacıyla derlenip arşivlendi. » Müzik gazeteciliği krizde mi? İnternet sadece müzik sektörünün geleneksel düzenini değiştirmedi. » 26. İstanbul Caz Festivali Feridun Ertaşkan & Mozaik röportajı: Gri hayatlar Türkiye`sinde bir Mozaik » 26. İstanbul Caz Festivali Ümit Baykara Michael League röportajı: Konserde Türkiye sürprizleri » Özel Dosya: Caz piyanisti Ülkem Özsezen kendi çalışması öncesi Türk cazına dair önemli bir sorunun cevabını arıyor... » Cazın yaşayan efsanesi Pharoah Sanders hayatına dair öyle şeyler anlatıyor ki, inadına caz, inadına hayat diyesi geliyor insanın! » 28. Akbank Caz Festivali Özel: Hayatın kırılgan yanlarını anlatan adam Avishai Cohen son albümüyle festivale geliyor. » Yusuf Biton Yazdı: Dünyanın en iyi cazcılarıyla bir hafta boyunca lüks bir gemide gece gündüz beraber olduğunuzu düşünün. » Yiğit Köseoğlu Yazdı: sınır tanımayan cazcıların festivali; Kavkaz Caz Festivali`ne dair izlenimler, notlar ve fotoğraflar yayında. » 25. İstanbul Caz Festivali Özel: Festivalde üst düzey caz performanslarını usta isimlerin yeni albümünden dinleyeceğiz. » Zorlu PSM Caz Festivali Özel: Yakın dönem caz tarihi efsanesi Miroslav Vitous ile konseri öncesi Nazlı Toprak konuştu. » 20. yüzyıl bir büyük sanatçısını daha kaybetti. Sinema yönetmeni Milos Forman`da müziğin etkisi ya da Forman`ın müziğe etkisi. » Baharda aşk başkadır... Baharda herşey başkadır, caz da başkadır ve bu yüzden baharı müjdeleyen 10 caz şarkısını derledik ama kimi mutsuz. » Caz çağının önde gelen ismi, oyun ve roman yazarı James Baldwin`in 1960`larda İstanbul`da geçirdiği on yılın hikayesi. » Özel Haber: Türkiye`nin ilk caz festivali hangisi? Kaynaklar bizi 18-30 Mayıs 1982 Beyoğlu Dünya ve Fitaş sinemalarına geri götürüyor. » 24. İzmir Avrupa Caz Festivali 1-18 Mart arası Amerikalı starlar olmadan iyi caz konserleri dinlemenin formülünü verecek. » Caz müziğinin ve müzisyenin dinle ilişkisi? Dr. Jason Bivins nerdeyse hiç dokunulmamış ağır bir taşı yerinden kaldırdı. » Aynı anda iki şehri kapsayan Türkiye`nin yeni caz festivali XJAZZ Festival Berlin ve İstanbul`un ortak çabasının ürünü. » Caz Şubatı`ı konserlerinde caz tarihinin yaşayan efsanelerinden, 89 yaşındaki dev bir isim Lee Konitz`i izleyeceğiz. » Yılın ilk caz festivali Uluslararası Bursa Nilüfer Caz Tatili Festivali 29 Ocak akşamı başlıyor. » Akbank Sanat yeni yılın ilk etkinliğine başlıyor; Akbank Sanat Gitar Günleri`nde yerli & yabancı ustaları izleyeceğiz. » 19. Ankara Caz Festivali Özel: Festival vokal cazın önde gelen isimlerini Ankaralı cazseverlerle buluşturacak. » İş Sanat 2015-16 sezonunda sahnesinde cazın her biri ayrı özelliklere sahip büyük sanatçılarını ağırlayacak. » Son dönem yayınlanan yerli caz albümlerinde "İstanbul" ile ilgili besteler. » Dünyanın en köklü caz festivallerinden Newport Caz Festivali`ni yerinde izleyen Firuz Soyuer notlarını ve fotoğraflarını Cazkolik için derledi. » 22. İstanbul Caz Festivali Özel: European Jazz Club konserleri cazda farklı kültürlerve coğrafyalardan sanatçıları buluşturan derinlikli kesişim kümeleri yaratıyor. » Yeni sezonda Salon`un caz konserleri haritasını hazırladık. » Mayısta gerçekleşen New York Jazz Expo seminer ve konserlerini yerinde izleyen arkadaşımız Emine Dursun notlarını ve izlenimlerini Cazkolik için kaleme aldı. » Sketches of Ethiopia: Etiyopya`dan Batı Afrika`ya bir caz köprüsü; Mulatu Astatke. » Albüm söyleşileri & Caz Üzerine Konuşmalar serisinin ilk konuğu Eleven Short Stories albümüyle ülkemiz caz ve modern müziğin en dikkat çeken çalışmalarına imza atan isimlerden Erdem Helvacıoğlu. » 19. İstanbul Caz Festivali Özel "Festival Gazetesi" yayında... Efendim, mesele şu, istiyoruz ki 19. İstanbul Caz Festivali`ne kadar okurlarımızı festivale katılacak sanatçılarla ilgili güncel en son haberlerle bilgilendirelim ve bu haberleri bir yerde "Festival Gazetesi" adı altında toplayalım. İçinde bol bilgi de olsun, tatlı dedikodular da. » Jazz Times dergisi, Ocak 2011`de düzenlenen ECS (Consumer Electronics Show) fuarında cazseverleri, hatta odyofilleri mutlu edecek pek çok güzel haberi derledi... » Yeniden hayat bulan albümler... » Lester Young iki önemli albümünün orijinal baskılarıyla koleksiyonerleri adeta tahrik ediyor.
Bu içeriğe yapılan yorumlar
Bu içeriğe hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapabilirsiniz!
Reklam İçin Bize Yazın Bizi Arayın
0 216 385 4912
Cazkolik Shop Yeni
Albüm Bülten Üyeliği
Bizi Takip
Edin
Cazkolik.com • Türkiye’nin Caz Takvimi • Günün Albümü • Günün Parçası • Günün Müzisyeni • “Jazz”lı Gündem • Albüm Eleştirileri • Cazkolik Röportajları • Yerli Caz Albümleri Arşivi • Yerli Caz Müzisyenleri Arşivi Cazkolik Yazarları:
• Ali Haluk İmeryüz • Arto Peştemalcıgil • Ayşe Tütüncü • Beliz Hazan • Burak Sülünbaz • Cenk Akyol • Cenk Erdem • Deniz Türkoğlu • Emre Kartarı • Güç Başar Gülle • Güzin Yalın
 
• Levent Öget • Leyla Diana Gücük • Murat Ali Oral • Murat Beşer • Okan Aydın • Salim Zaimoğlu • Sami Kısaoğlu • Sevin Okyay • Tunçel Gülsoy • Turgay Yalçın • Zekeriya Şen
Radyo Cazkolik Servisleri: • Radyo Cazkolik Programları • Radyo Cazkolik Playlistleri • CazFM.com (Online stream radio)
Cazkolik.com bir Feridun Ertaşkan Rek. ve Tas. Hiz. Ltd. Şti. hizmetidir. | İletişim için: cazkolik@cazkolik.com | info@cazkolik.com | Tel: 0 216 385 4912

“Jazz, insan ruhunun zaferinin sembolüdür.” Archie Shepp