Cazkolik.com
Radyo Cazkolik İnternet üzerinde cazkoliklerin
buluştuğu bir caz radyosudur
CazFM.com canlı yayınını dinliyorsunuz.
 
Türkiye'nin Caz Takvimi

Trakya Fest 2019 Tüm Renkleri Buluşturan Festival

Mekan: Edirne Uzunkum/Mavikum Beach
Tarihi: 17 Temmuz.2019
Saat:
Etkinlik Bilgisi : ``Tüm Renkleri Buluşturan Festival`` sloganıyla her yıl ve her kesimden insana hitap etmeyi hedefleyen Trakya Fest, Türkiye`nin dört yanından katılımcıları ağırlayarak bu sene yaklaşık 50 bin kişiye müzik ve eğlence dolu 4 gün yaşatacak.

17 Temmuz Festivali Programı:
Feridun Düzağaç
Seksendört
Pera
Suzan Kardeş
Aslı Gökyokuş
Özbi feat. Gülce Duru
Kapanış Partisi Uçan Kelebekler Saz Grubu

Bilet Fiyatları:
Kombine: 110 TL.
Kamp Kombine: 140 TL.


16. Uluslararası Gümüşlük Klasik Müzik Festivali: Escarteen Sisters Konseri

Sanatçı: Flavia Escarteen (Vokal/Viyolonsel) & Laia Escarteen (Vokal/Keman)
Mekan: Toprak Ev, Bodrum
Tarihi: 17 Temmuz.2019
Saat: 20:30
Web Adresi: www.gumuslukfestival.org
Etkinlik Bilgisi : 16. Uluslararası Gümüşlük Klasik Müzik Festivali`nde bu akşam Escarteen Sisters konserini izleyebilirsiniz.


Haydi Çocuklar Tiyatroya: Küçük Prens

Sanatçı: Anya Manya Kumpanya
Mekan: Selamiçeşme Özgürlük Parkı Amfi Tiyatro, Göztepe, Kadıköy, İstanbul
Tarihi: 17 Temmuz.2019
Saat: 21:00
Etkinlik Bilgisi : Kadıköy Belediyesi’nin bu yıl 18’incisini düzenlediği Çocuk Tiyatro Festivali Selamiçeşme Özgürlük Parkı Amfi Tiyatro’da. Çocuklar her akşam saat 21:00’de başlayacak ve 2 hafta sürecek festival boyunca yıldızlar altında tiyatro izlemenin keyfini yaşayacak. Uzun kuyruklar oluşmaması için davetiye usulü katılımın mümkün olacağı festival için davetiyeler, her oyunun etkinlik günü saat 14.00 – 18.30 arası Kadıköy Belediyesi’nin Caddebostan Kültür Merkezi, Kozyatağı Kültür Merkezi, Halis Kurtça Çocuk Kültür Merkezi ve Süreyya Operası gişelerinden temin edilebilir.


 
Sevin Okyay

Latin müziğinin güneşi

 6823 defa okundu. Yorum Ekle      Yorumları Oku  Önceki   |   Sonraki  

Karizmatik bir caz yıldızı

Elli yıllık meslek hayatında dokuz Grammy’ye sahip olmuş Porto Rikolu caz piyanisti Eddie Palmieri 20-21 Nisan’da Babylon’da dersek, durumu gerektiği şekilde açıklamış olur muyuz? Kendisinin aynı zamanda bir Salsa üstadı olduğunu söylemeyi ihmal etmişsek, hayır, olmayız. Palmieri piyanosundan çıkan caz nağmelerini Latin ve Salsa ritmleriyle birleştiren bir cazcı, bir üstat. Kendisini daha önce de dinledik ama, bu konserleri de heyecanla bekliyorum.

1988’de ölen, ondan dokuz yaş büyük piyanist ve şef ağabeyi Charlie (Carlos Manuel) Palmieri de bir Salsa efsanesiydi. Aileleri 1926’da Porto Riko’dan New York’a, Porto Rikolular’ın çoğunlukta olduğu ve El Barrio denen bölgeye göç etmişti. Küçük Eddie on bir yaşındayken, buradan kurtulmaya kararlı bir şekilde Weil Recital Hall’de bir denemeye katıldı. O sıralar davul çalmak istediği için de iki yıl sonra amcasının orkestrasına katıldı, timbal çalıyordu. “On beşimde timbale veda edip piyanoya geçtim, bugüne kadar da sürdürdüm. Hevesi içinde kalmış bir vurmaçalgıcıyım, hırsımı piyanodan alıyorum,” diyor.

1975’ten beri de Grammy alıyor. “The Sun of Latin Music” ile aldığı ilk ödül, herhalde en heyecan verici olanıydı, çünkü Ulusal Kayıt Sanatları ve Bilimleri Akademisi (NARAS) o güne kadar Latin müziğini tamamen yoksaymıştı. Hatta kimileri bunun “tarihi bir an” olduğundan sözeder. Sonra arkası geldi. Ertesi yıl “Unfinished Masterpiece” ile, 1984’te “Palo Pa ‘ Rumba” ve 1985’te “Solito” ile ödül aldı. İki yıl sonra “La Verdad” bu dört ödülü izledi. 2000’de Tito Puente ile yaptıkları “Obra Maestra / Masterpiece” iki ustaya hem bir Latin Grammy’si, hem de geleneksel bir Grammy getirdi. “Listen Here!” 2006’da, trompetçi Brian Lynch ile yaptıkları "The Brian Lynch / Eddie Palmieri Project: Simpático" da 2007’de aynı ödülü aldı, “Obra Maestra”nın iki Grammy’siyle etti dokuz. Biz Lynch’le ikisini, 5. Akbank Caz Festivali’nde dinlemiştik.

"El Gigante de Las Blancas y Las Negras", yani "Klavyenin Devi", çağdaş salsanın "02 Kokteyli" nin öncüsü, piyanist, besteci, aranjör, yapımcı, "Latin Müziği`nin Güneşi" ünvanlı Palmieri, her şeyin hakkını veriyor ve dans edilebilen bir caz yapıyor. İlk grubunu, timbalci Orlando Morin ile birlikte 14 yaşındayken kurdu. 1955`te Johnny Segul`un orkestrasında profesyonel oldu. Ama coşkudan piyano tuşlarına çok sert vurup piyanoyu kırdığı için, orkestradan ayrılmak zorunda kaldı. İçten içe vurmaçalgıcı olma meselesi...

Eddie Palmieri, aralarında Puente`nin eski şarkıcısı Vicentico Valdes ile ağabeyi Charlie Palmieri`nin de bulunduğu sanatçılarla çalıştı. Tito Rodriguez`in Big Band`inde çaldı; düğünlere, cenazelere, yerel danslara eşlik etti. 1961 `de meşhur La Perfecta`yı kurdu. Tromboncu aranjör Barry Rogers ve John Pacheco ile birlikte, Latin New York`un en revaçta grubu oldular. La Perfecta’da trompetin yerini trombonun alması nedeniyle, grubun kendine özgü bir sound’u vardı. Latin müziğinde pek rastlanmayan bir şey ama, Palmieri de sıradışı uygulamalarıyla tanınır zaten. İki trombonları, flütleri, vurmaçalgı, bas ve vokalistleriyle, “Kükreyen çılgın filleri olan orkestra” diye tanınıyorlardı. Çok geçmeden Machito ve Tito Rodriguez gibi tanınmış bir Latin orkestrası oldular. 1962 `de Alegra`ya "Eddie Palmieri and His Conjuncto La Perfecta"yı yaptılar. İki albüm sonra Tico Records şirketine geçtiler. Palmieri, La Perfecta 1968`de dağılana kadar, onlarla beş albüm daha yaptı. Daha sonra da Grammy devri başladı zaten.

Kimlerden etkilendi diyecek olursak, cevabın ilk iki kelimesi McCoy Tyner’dır. Palmieri, onun müziğini, armonilerini seviyor. Zaten kendi müziğinde de bir blues tadı sezilir. Onu etkileyen bir başka piyanist de, emsalsiz Art Tatum. Bu liste Bill Evans, Horace Silver ve Bud Powell’la devam ediyor. Ama Palmieri kendisini Afro-Karayipli bir caz piyanisti sayar. Dolayısıyla onu etkileyenler arasında ağabeyi Charlie, Jesus Lopez, lili Martinez ve 1930’lar ile 40’ların başka Kübalı müzisyenleri de var. Küba müziği, onun asla ayrılmadığı temeli oluşturur. Doğrusu, Karayipler ile New York müziği ve kültürüne büyük katkıları olduğu da inkâr edilemez.

Bir de, gruplarına hep seçkin müzisyenler seçmesiyle tanınır. Elli yılı aşkın meslek hayatında 30 küsur albüm, 200’den fazla şarkı var. Piyanoda kendi özgün tarzından taviz vermez, kurallara aldırmaz. Örneğin, 1970’te çıkan “Harlem River Drive” ile karaderili ve latin üsluplarını bir araya getirip bu şemsiye altında salsa, funk, soul ve cazı birleştirerek herkesi şaşırtmıştı. 1988’de Smithsonian Institute, Ulusal Amerikan Tarihi Müzesi için Eddie Palmieri’nin iki performansını kaydederek onu onurlandırdı. İki yıl sonra Paul Simon ondan “Rhythm of the Saints”te kendisine danışmanlık yapmasını istedi. Her iki ülkenin, kültürün de baştâcı ettiği çok az sayıda müzisyen arasındadır. Fahri dereceleri, ödülleri sayılmayacak kadar çok. National Public Radio’daki programı “Caliente” de çok başarılı olmuş, 160 istasyona yayılmıştır. Önceki yıl da Library of Congress kayıtlarına dahil oldu.

En büyük üzüntüsü ise, kendisinin yeni bir kategori olarak yaratılmasında çok etkin olduğu Latin Caz ile ilgili. Daha önce Enstrümental Mambo diye bilinen, Afrikalı Amerikalı kültürünün New York’ta, hem küba, hem de Porto Riko kültürleriyle harman edilmesi demek olan Latin Caz, onun gözünde çok önemli. O sıralarda, şehir merkezinde çalışmalarına bile izin verilmediğini hatırlatıyor. Kardeşçe bir dayanışma ile miraslarını sürdürmüşler. 1993’te Palmieri NARAS New York’un başına gelince, Latin Caz kategorisini kabul ettirmek için çalışmış, ertesi yıl bu gerçekleşmişti. Kategorinin elimine edilmesi onu çok üzdü. Silinip gideceğinden korkuyor ve herkesi mücadeleye çağırarak, “Bunu ancak, biz izin verirsek yaparlar,” diyor. Umarız, Latin Caz kategorisi NARAS nezdinde varlığını sürdürür.

Sevin Okyay
18 Nisan 2011, Pazartesi
Cazkolik.com

Paylaş

Konu veya sanatçıyla ilgili yayınlanmış benzer haberler

26. İstanbul Caz Festivali Nazlı Toprak & Shai Maestro röportajı: Genellikle bir notayla başlıyorum.
26. İstanbul Caz Festivali Nazlı Toprak & Bill Charlap röportajı: Sırları ve tarifleriyle Bill Charlap
26. İstanbul Caz Festival Günlüğü: 3 klavye, davul, bas, gitar, saksofon, trompet ve vurmalılardan oluşan kadrodan daha zengin bir helva çıkmalıydı.
Bu bölümde yayınlanmış önceki yazılar
» [Sevin Okyay Arşivi] Dianne buraya, eller havaya! » [Sevin Okyay Arşivi] Kendi üslubunun kralı » [Sevin Okyay Arşivi] Caz Yap Cazzz! » [Sevin Okyay Arşivi] Acayip eğlendik » [Sevin Okyay Arşivi] Miles`ın ruhuna yazılan film müziği. » [Sevin Okyay Arşivi] İzmir`e dair caz anılarından "Out Louder" albümüne. » [Sevin Okyay Arşivi] 20 öncü yıl » [Sevin Okyay Aşivi] Akbank 6. Uluslararası Caz Festivali: Lurie, İbrahim, Surman ve diğerleri... » Gonzalo Rubalcaba günümüzün en iyi piyanistlerinden ama kendi kültürünün de temsilcisi » John Scofield`ın sırları. » 23. İstanbul Caz Festivali Özel: Festivalin en etkileyici gruplarından biri. » 22. İstanbul Caz Festivali Özel: James Blood Ulmer`ı duyunca içimden sessiz bir çığlık yükseldi; » "Birazcık dolaşsam, simit yesem" Cazın beş büyük yenilikçisinden biri Ornette Coleman ve anılar... » 21. İstanbul Caz Festivali Özel : Caz İçin Tuhaf Bir Yer`de ışığın çocuklarını bahçeye buyur ettik... » İsveçli kalbim, Rus ruhum... » Düşlerinden vazgeçmeyen adam; Wadada Leo Smith. » Dünyanın dört yanından taşıdığı seslerle yeni bir dil yaratan adam Stephan Micus`un stili caz ötesi. » John Scofield Uberjam Band 2013 İKSV Salon konseri yazısı. » "Mare Nostrum" yani "Bizim Deniz"... Sevin Okyay gruba dair Nazım Hikmet, Tunçel Kurtiz, Enrico Rava, eski yolculuklar, yeni konserler... Geçmişten bugüne her detayı anlatıyor. » İstanbul Caz Festivali`nin bu yıl ki özel projesi Esbjörn Svensson`u anma konserini Sevin Okyay kaleme aldı. » 20. İstanbul Caz Festivali Özel: Bob James ve David Sanborn 27 yıl sonra yeniden birarada. » Tatsız bir şaka. Mulgrew Miller bizi bırakıp gitti » Sevin Okyay bu akşam (28 Şubat) Babylon`da konser verecek Hollandalı caz piyanisti Michiel Borstlap`ı yazdı... Ödüllü sanatçı ile ilgili anekdotlar ve notlar yayında... » Lawrence Butch Morris bizi terk etti. » İstanbul seması altında daha önce Lars Danielsson ve Ulf Wakenius`u canlı sahnede izlemiş miydik? Galiba hayır! Ama işte bu akşam İskandinav cazının iki önemli ustasını aynı sahnede izleme şansımız var. Ve onları Sevin Okyay gibi bir usta kalemin elinden okumak da öyle... » Bir efsane sahnede! Adını Nick Cave ile birlikte andığımız bir efsane Blixa Bargeld 30 Kasım ve 1 Aralıkda Borusan`da... Efsaneyi Cazkolik okurları için Sevin Okyay yazdı... » Kasım ayının en güçlü projelerinden David Murray Big Band & Macy Gray`i Sevin Okyay yazdı. » Braxton sahiden de cazın son dahisi olabilir » 22. Akbank Caz Festivali`nin konseri merakla beklenen zen-funk grubu Nik Bartsch`s Ronin`i Sevin Okyay kaleme aldı. » Yıllardır bir kez daha gelmesi beklenen Keith Jarrett ve üçlüsü nihayet bu akşam festivalde cazseverlerle buluşuyor. Büyük sanatçıyı Sevin Okyay özel olarak kaleme aldı. » Üç konserli muhteşem gece... » Sevin Okyay bu akşam (12 Temmuz) Arkeoloji Müzesi bahçesinde konseri olan Lars Danielsson`u yazdı: Danielsson Sihirli Bahçede... » Günlerdir meraklıları bu akşamki Stephan Micus konserini bekliyor. Sanatçı hakkında son noktayı koyan yazı ise ustamız Sevin Okyay`dan geldi: » Monk espasları, Bach fügleri, bazen bir kalipso karışımı » Havada Bir Şeyler Var... » Müsaitseniz, oğlum uğrayacak! » Sevin Okyay`dan popüler caz gündeminin üç önemli aktörü olan isimler için kaleme aldığı harika yazısı yayında; Sam Rivers ve George Garzone - Can Kozlu... » Afrika`dan Arjantin`e yol gider... » Brad Mehldau; "Live in Marciac"... Piyanistler arasından bir genç usta... Sevin Okyay`dan bir albüm yazısı... Yaşayan en etkileyici caz piyanistlerinden Brad Mehldau`nun son albümü Sevin Okyay`ın kaleminde. » Üç günde dünyanın en iyi caz piyanistlerinden dördünü dinlemek!.. » Bu sezon yolu İstanbul`a üçüncü kez düşen piyanist Terrasson bu kez yeni albümü "Push"u seslendirecek. » Sevin Okyay 13-14 Mayısta İstanbul Jazz Center`ın "Early Summer Jazz Fest" adı altında düzenlediği caz günlerinde sahne alacak olan basın büyük starı Victor Wooten`ı yazdı. » Eski dost Lawrence Butch Morris » Latin müziğinin güneşi » Geçen haftanın Corea & Burton ikilisiyle, bu haftanın Towner & Fresu ikilisi Sevin Okyay`ın kaleminde. » Lord Carter sahnede » Love Trio, bir de Arto
Bu içeriğe yapılan yorumlar
Bu içeriğe hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapabilirsiniz!
Reklam İçin Bize Yazın Bizi Arayın
0 216 385 4912
Cazkolik Shop Yeni
Albüm Bülten Üyeliği
Bizi Takip
Edin
Cazkolik.com • Türkiye’nin Caz Takvimi • Günün Albümü • Günün Parçası • Günün Müzisyeni • “Jazz”lı Gündem • Albüm Eleştirileri • Cazkolik Röportajları • Yerli Caz Albümleri Arşivi • Yerli Caz Müzisyenleri Arşivi Cazkolik Yazarları:
• Ali Haluk İmeryüz • Arto Peştemalcıgil • Ayşe Tütüncü • Beliz Hazan • Burak Sülünbaz • Cenk Akyol • Cenk Erdem • Deniz Türkoğlu • Emre Kartarı • Güç Başar Gülle • Güzin Yalın
 
• Levent Öget • Leyla Diana Gücük • Murat Ali Oral • Murat Beşer • Okan Aydın • Salim Zaimoğlu • Sami Kısaoğlu • Sevin Okyay • Tunçel Gülsoy • Turgay Yalçın • Zekeriya Şen
Radyo Cazkolik Servisleri: • Radyo Cazkolik Programları • Radyo Cazkolik Playlistleri • CazFM.com (Online stream radio)
Cazkolik.com bir Feridun Ertaşkan Rek. ve Tas. Hiz. Ltd. Şti. hizmetidir. | İletişim için: cazkolik@cazkolik.com | info@cazkolik.com | Tel: 0 216 385 4912

“Jazz, insan ruhunun zaferinin sembolüdür.” Archie Shepp