Cazkolik.com
Radyo Cazkolik İnternet üzerinde cazkoliklerin
buluştuğu bir caz radyosudur
CazFM.com canlı yayınını dinliyorsunuz.
 
Türkiye'nin Caz Takvimi

Ozan Musluoğlu Trio

Sanatçı: Ercüment Orkut (p), Ozan Musluoğlu (b), Mehmet İkiz (d)
Mekan: The Badau, Akasya (Rez: 0 532 306 4334)
Tarihi: 15 Kasım.2019
Saat: 21:30
Web Adresi: https://www.facebook.com/events/5
Etkinlik Bilgisi : 2000 yılında Bilgi Üniversitesi Müzik Bölümü`nü burslu olarak kazandı. 2001 yılında kontrbas eğitimine Volkan Hürsever, James Lewis, Kürşat And nezaretinde devam etti. Marc Johnson, David Friesen, Dominique Lemerle, Robert Balzar ve Dwayne Burno gibi çok ünlü kontrbasçılarla workshoplar yaptı. Rec Jazz etiketi ile 2009 yılının Ocak ayında ilk albümü olan ?Coincidence?ı çıkardı. 2011 yılının Mayıs ayında ise ikinci albümü olan ?40th Day?i Equinox Music etiketiyle çıkardı. Yine bestelerden oluşan albümde, 5 yıl üst üste Downbeat dergisinin yılın trompetçisi ilan ettiği Jeremy Pelt, tenor saksofonda JD Allen, piyanoda Danny Grissett ve davulda Darrell Green yer aldı. Türkiye?nin yetiştirdiği en önemli 12 caz piyanistiyle birlikte yaptığı ?My Best Friends are Pianists? isimli üçüncü albümü ise yine Equinox Müzik etiketiyle Aralık 2012?de raflarda yerini aldı. 2015 yılının Şubat ayında ise; son albümü ?My Best Friends are Vocalists`i Sony Music etiketiyle piyasaya çıkardı ve aynı yıl Itunes tarafından yılın en iyi caz albümü seçildi. Ozan Musluoğlu çalışmalarına, Kamil Özler`in şefliğini yaptığı TRT Caz Orkestrası?nın kontrbas sanatçısı olarak devam ediyor.


Neşet Ruacan, Önder Focan, Cem Tuncer Gitar Trio

Sanatçı: Gitar: Neşet Ruacan, Önder Focan, Cem Tuncer
Mekan: Yeldeğirmeni Sanat, Rasimpaşa Mah. İskele Sok. No: 43/1, Yeldeğirmeni, Kadıköy (Tel: 0 216 337 0058)
Tarihi: 15 Kasım.2019
Saat: 20:30
Web Adresi: http://yelsanat.kadikoy.bel.tr/
Etkinlik Bilgisi : Caz gitarın ülkemizdeki en önemli temsilcilerinden olan üç gitarist, ikili kombinasyonlarla daha önceleri yaptıkları müzikal sohbeti bu kez bir konser sahnesinde üçlü olarak sürdürecekler. Her biri ayrı ayrı kendi çalışmalarıyla tanınan bu üç caz gitaristi ilk kez birlikte dinleyeceksiniz. Caz ve caz gitar meraklılarını caz standartları ve müzisyenlerin bestelerinden oluşan repertuvarlarıyla siz sanatseverlerin karşısında olacaklar. Bilet Fiyatları: Tam 40 TL, Öğrenci ve İndirimli 20 TL


Nova Muzak #30.1 Sun Of Goldfinger (David Torn & Tim Berne & Ches Smith)

Sanatçı: David Torn elektronik gitar, live looping, elektronikler, Tim Berne alto saksofon, Ches Smith davullar, elektronikler, tanbu
Mekan: Borusan Müzik Evi, Beyoğlu
Tarihi: 15 Kasım.2019
Saat: 20:30
Web Adresi: https://www.biletix.com/etkinlik/
Etkinlik Bilgisi : Sun of Goldfinger, avangard caz du?nyasının u?ç yıldızının; David Torn, Tim Berne ve Chess Smith’in yeni projesi... Kendine has gitar tonu ve teknikleriyle elektrikli gitarda çığır açmış Amerikalı mu?zisyen, yapımcı ve besteci David Torn ile son 30 yılın en önemli öncu? saksofoncularından Tim Berne ve son olarak; Marc Ribot, Secret Chiefs 3, Fred Frith ve John Zorn gibi mu?zisyenlere eşlik etmek yanı sıra kendi mu?ziklerini de yapan Chess Smith’in bir araya gelmesinden oluşan Sun of Goldfinger, ECM’den çıkardıkları ilk albu?mu?n Avrupa turnesi kapsamında Kod Mu?zik işbirliğiyle gerçekleşen Nova Muzak serisinin 30.’sunun kutlandığı ilk konserde sizlerle…


Berlin Nefesli Çalgılar Topluluğu

Mekan: Cemal Reşit Rey Konser Salonu
Tarihi: 15 Kasım.2019
Saat: 20:00
Etkinlik Bilgisi : Program:
Haydn Fa Majör Nefesli Oktet
Mozart Serenade No. 12, do minör, K. 388
Mozart "Gran Partita" 12 Nefesli ve Kontrbas, K. 361
Daniel Draganov ve Selim Aykal tarafından kurulan topluluk Berlin Filarmoni, Berlin Senfoni ve Berlin Devlet Operası’nda çalışan müzisyenlerin bir araya gelmesiyle oluşan bir nefesli çalgılar topluluğudur. Barok, klasik ve romantik döneme ait yapıtları başarıyla seslendiren geniş bir repertuvara sahip Berlin Nefesli Çalgılar Topluluğu İstanbul konserinin ardından Avrupa turnesine çıkacak ve Avrupa’nın en önemli salonlarında konserler verecektir. Bu konserde Türkiye’de çok az çalınan Mozart’ın serenatlarını repertuvarına alarak dinleyici ile buluşturuyorlar. 


MIX FESTIVAL PRESENTED BY %100 MUSIC

Mekan: Zorlu PSM
Tarihi: 15 Kasım.2019
Saat: 20:00
Etkinlik Bilgisi : Bu yıl dördüncüsü gerçekleşecek festivalde seslerarası deneyimine kaldığı yerden devam ediyor! Zorlu PSM’nin iki gün boyunca dans pistine dönüşeceği festival bu yıl 15 – 16 Kasım tarihlerinde gerçekleşiyor.
15 Kasım Cuma
%100 Music Sahnesi
21:00 - Günce Acı
22:00 - Jabberwocky
23:20 - APPARAT
01:00 - Joachim Pastor
02:30 – Worakls
04:00 - N`to

Red Bull Sahnesi
20:00 - Lil Zey
21:30 - Aga B
23:00 - Islandman
00:30 - Tolga Duyan feat Bulut Adalı Seçkin
02:00 - Baba Stiltz

Fuaye LED
23:00 - Varteres Durise
00:45 - Deniz Erdem + Tennx
01:45 - AK49 + Batu Belen


Kasım Ayında Caz Müziğinin Tüm Renkleri Cloud 34?te Buluşuyor

Mekan: Cloud 34, Hilton İstanbul Bomonti
Tarihi: 15 Kasım.2019
Saat:
Etkinlik Bilgisi : İstanbul’un en büyük oteli Hilton İstanbul Bomonti’de yer alan şehrin popüler mekanı Cloud 34, Kasım ayında düzenleyeceği Colors of Music geceleriyle caz müziğinin en güzel örneklerini misafirlerinin beğenisine sunacak. Eşsiz İstanbul manzarasıyla, 34. kattan İstanbul’u selamlayan mekan, Kasım ayı itibariyle her Cuma ve Cumartesi gecesi farklı ülkelerden ve tarzlardan esintiler içeren konsept geceleriyle misafirlerine adeta bulutların üzerinde bir müzik ziyafeti yaşatacak. “Abbey Lincoln gecesi”, “Latin Amerika Bossa Nova müzikleri”, “Film müzikleri gecesi”, “Bir Parizyen gecesi”, “An evening in song” ve “Other Standarts” gibi farklı müzik konseptlerinden oluşan “Colors of Music” gecelerinde, Emin Fındıkoğlu & Melisa Kral, Deniz Taşar, Cansu Nihal Akarsu & Cem Kaprol, Burcu Hancı, Dolunay Obruk, Gizem Dinç, Seran Bilgi ve Asena Akan gibi caz müziğinin ünlü isimleri sahne alacak.


 
Sevin Okyay

Havada Bir Şeyler Var...

 7197 defa okundu. Yorum Ekle      Yorumları Oku  Önceki   |   Sonraki  

Havada bir şeyler var...

Jan Garbarek narin duruşu, güçlü üfleyişi ve müzik türlerinin üstünde gezinen ruhuyla Cemal Reşit Rey’e geliyor. Cemal Reşit Rey’in tanıtımında, “Ruhunuzu teslim edin!” denmiş. Eh, Jan Garbarek’e vaktiyle hayli ruh teslim etmişliğimiz vardır. Ama ben onu CRR’den değil de başka iki mekândan hatırlıyorum asıl. O konserler hafızama nakşolmuş, nedense.

Sanırım ilki, yani bilmem kaç yıl önceki Açıkhava Konseri, onunla ilk karşılaşmamızdı. Bilmem kaç, çünkü henüz Yapı Kredi’nin yapılmış olduğu bile neredeyse unutulan müzik festivalleri (ne de dinamik, genç, güzel festivallerdi!) başlamamıştı bile. Sound check için Açıkhava’ya gittiğimizde, bir Norveçli, bir Brezilyalı ile, birbirlerinden çok farklı görünseler de iki kardeş ruhla, iki büyük müzisyenle karşılaşmıştık: Jan Garbarek ve Nana Vasconcelos. Ne mutlu bize ki, daha sonraki yıllarda da onları İstanbul’a yeniden konuk etme şansımız oldu.

Jan Garbarek, çok kişiyle müzik yapmıştır, ilk yıllarından sonra daha da çok dünya müziğinin önemli adlarıyla: Anouar Brahem, Ustad Fateh Ali Khan, Zakir Hussain, Deeyah, Hariprasad Chaurasia, Eleni Karaindrou ve CRR’ye bir haftalığına kamp kurmuşa benzeyen Trilok Gurtu. (Hintli perküsyon ustası Gurtu, geçen hafta da Tuluğ Tırpan eşliğinde bir konser vermişti.) Ama ille de Keith Jarrett! 1970’lerde Keith Jarrett’ın Avrupa Dörtlüsü’ndeki çalışmaları Garbarek’in adını duyurmuştu.

Jan Garbarek 4 Mart, 1947’de Norveç’te doğdu. Daha önce Polonyalı bir savaş esiri olan Czeslaw Garbarek ile Norveçli bir çiftçi kızının tek çocuklarıydı. Yedi yaşına kadar, Norveç’te otomatikman vatandaşlık verilmediği için memleketsiz kalan Garbarek, Oslo’da büyüdü. Yirmi bir yaşındayken, Vigdis’le evlendi. Kızı Anja da müzisyendir. Yarı yarıya Norveçli olsa da, ülkenin müziğini gönülden benimsedi, cazı Norveç müziği ve dünya müziğiyle harman etti.

Keskin, buzumsu tonu (aslında, insan sesini de andırır), uzun ömürlü notaları (ezana benzeten de çıkmıştır), sessizliği cömertçe kullanması hem kendisinin, hem de albümlerini çıkardığı ECM markasının alamet-i farikası halini almıştır. Manfred Eicher’in ECM’si de sanki 70’li yıllarda onunla, hemen ardından da Alman basçı Eberhard Weber’le yolları çakışınca kendine gelmiştir. Weber’in 1970’li yılların ortalarında grubunun üyelerine, “İstediğinize çalabilirsiniz,” dediği rivayet olunur, “yeter ki caza benzemesin.” 1980’li yıllarda Garbarek’in gruplarında, Bill Frisell ve David Torn gibi, Weber de sık sık yer almıştır.

1960’ların sonuna kadar Amerikan cazının yetenekli ama itaatkâr havarileri olarak görünen Avrupalı cazcılar da tam bu sıralarda kendi kültürlerine ve geleneklerine dönüp bakmaya başlamışlardı. Ornette Coleman, John Coltrane ve Cecil Taylor gibi Amerikan serbest doğaçlamacılarının yenilikleri de Avrupalı cazcıların kendilerine özgü çalış stillerini geliştirmelerini teşvik etti. Jan Garbarek, kendisinin bu geçisi nasıl gerçekleştirdiğini 70’lerde Guardian gazetesinin caz eleştirmeni John Fordham’a şöyle anlatmış:

"Birden çalmak üzere olduğum cümleciğin genellikle bu anda çalınan başka cümleciklerin tıpkısı olduğunu, içinde bulunduğum müzik çevresi tıpkı o tür bir yaklaşım gibi olduğu için buraya denk düştüğünü, dosdoğru caz geleneğinin içinden çıktığını fark ettim. Çok tedirgin edici bir duyguydu, artık bunu yapmak istemediğimi fark etmek. Bir an durdum, pek çalmadım. Miles Davis’ten eğer durursan, başkalarının yaptığına yer açarsan, aklına fikirler geldiğini öğrenmiştim.” Doğrusu, durmanın ve beklenti dolu sessizliklerin ustasıdır Garbarek. ECM’nin kurucusu, Münihli caz yapımcısı Manfred Eicher de o sıralarda böyle fikirlerin, sound’ların, yeni edinilmiş güven duyguları ile bağımsızlık özlemlerinin peşindeydi zaten. Garbarek ve Weber’i aldı, bağrına bastı.

Jan Garbarek oraya George Russell’ların, Jarrett’ların yolundan gelmişti. Kayıt yapmaya 1960’ların sonlarında, özellikle Amerikalı George Russell’ın kayıtlarında başladı. Besteci ve teorisyen Russell onun için “Avrupa cazında Django Reingardt’tan beri en orijinal ses,” demişti. Garbarek, önceleri Albert Ayler ve Peter Brötzmann’ın takipçisiydi ama 1973’te, avant-garde cazdan uzaklaştı, sadece tonunu muhafaza etti. Adını asıl duyuran ise Jarrett ve dörtlüsüyle çıkardığı albümler, onlarla birlikte çaldığı canlı kayıtlardır.

Kendisi kökenini “Kuzey ve doğa, şarkı ve esrar,” diye tanımlıyor, gücü de inkâr kabul etmez mirasındadır zaten. Norveç folkloru ile bunca güçlü bir bağı olduğu için Brezilya ve Asya etkilerini de böyle rahatlıkla müziğine yedirebilmiştir. Şarkıya ve melodiye büyük önem verir. “En iyi anlarımda, her notaya bir anlam kazandırdığımı umuyorum,” der. Kimilerine göre, onunki Oda Müziği Cazı’dır: sessizliğe komşu en güzel ses... 1970’lerden beri de bu sound, santim değişmemiştir.

Yukarıda bahsi geçen ikinci mekândan en çok hatırladığım şey de onun sound’u. 2001 yılında Aya İrini’deydi, Jan Garbarek ve Hilliard Ensemble’ın Mnemosyne projesi. Müziği çalan topluluğun üstüne saksofonuyla doğaçlama yapıyordu. Her seslendirilişte değişik olan parçalar yaratmışlardı. New York’taki ilk gösterilerinden ve King’s College şapelindeki Avrupa prömiyerinden sonra, yaklaşık 60 konserlik bir Avrupa turnesine çıkmışlardı.

Son olarak da, bir anekdot nakletmekten kendimi alamayacağım. Archie Shepp buraya ilk kez geldiğindeydi sanırım, bir basın toplantısı düzenlenmişti. Ona, başka birçok soru arasında, Avrupa Cazı hakkındaki fikrini de sordular. “Kaldığım otelin (Pera Palas) iyi bir pastanesi var,” dedi. “Sabahları gidip kahvaltı ediyorum orada, kruvasan da var. Bazen yiyorum. İyi bir kruvasan ama Türk kruvasanı. Avrupa cazı da öyle işte.” Devrimci ve bağımsızlık hakları yanlısı mücadeleci Shepp, karaderili haklarını savunur, cazın onlara aidiyeti konusunda taviz vermez pek. Bir arkadaş kalktı, hakkında soru sorduğu şahıstan ve “O başka” gibilerinden bir cevap alacağından pek emin bir edayla, “Peki, Jan Garbarek?” dedi. Shepp, hiç düşünmeden cevabı yapıştırdı: “Norveç kruvasanı.”

Ne demek istediğini anlıyoruz üstat, sana saygımız da sonsuz ama, gerçek şu ki caz anlayışı değişti, cazın sınırları hayli genişledi artık. Garbarek, Norveç ve dünya müziğinden başarıyla yararlanan has bir cazcı, emsalsiz bir müzik adamı bizce.

Sevin Okyay
23 Şubat 2012, Perşembe
Cazkolik.com

Paylaş

Konu veya sanatçıyla ilgili yayınlanmış benzer haberler

Cazda herkes üstüne düşeni yapıyor mu? Arkadaşımız Ekin Çakmak tecrübeli caz fotoğrafçısı ve radyo programcısı Levent Öget ile konuştu.
Savaşma, caz yap!
Konseri Beklerken & Feridun Ertaşkan yazdı: Kıyamete yönelik kaotik bir müzik.
Bu bölümde yayınlanmış önceki yazılar
» [Sevin Okyay Arşivi] Dianne buraya, eller havaya! » [Sevin Okyay Arşivi] Kendi üslubunun kralı » [Sevin Okyay Arşivi] Caz Yap Cazzz! » 23. Ankara Caz Festivali Özel-Sevin Okyay Yazdı: Hoşgeldin Hayati Kafe. » PSM Caz Festivali-Sevin Okyay yazdı: Festivalin güzel sesleri; Peyroux, Edwards ve Biel » [Sevin Okyay Arşivi] Acayip eğlendik » [Sevin Okyay Arşivi] Miles`ın ruhuna yazılan film müziği. » [Sevin Okyay Arşivi] İzmir`e dair caz anılarından "Out Louder" albümüne. » [Sevin Okyay Arşivi] 20 öncü yıl » [Sevin Okyay Aşivi] Akbank 6. Uluslararası Caz Festivali: Lurie, İbrahim, Surman ve diğerleri... » Gonzalo Rubalcaba günümüzün en iyi piyanistlerinden ama kendi kültürünün de temsilcisi » John Scofield`ın sırları. » 23. İstanbul Caz Festivali Özel: Festivalin en etkileyici gruplarından biri. » 22. İstanbul Caz Festivali Özel: James Blood Ulmer`ı duyunca içimden sessiz bir çığlık yükseldi; » "Birazcık dolaşsam, simit yesem" Cazın beş büyük yenilikçisinden biri Ornette Coleman ve anılar... » 21. İstanbul Caz Festivali Özel : Caz İçin Tuhaf Bir Yer`de ışığın çocuklarını bahçeye buyur ettik... » İsveçli kalbim, Rus ruhum... » Düşlerinden vazgeçmeyen adam; Wadada Leo Smith. » Dünyanın dört yanından taşıdığı seslerle yeni bir dil yaratan adam Stephan Micus`un stili caz ötesi. » John Scofield Uberjam Band 2013 İKSV Salon konseri yazısı. » "Mare Nostrum" yani "Bizim Deniz"... Sevin Okyay gruba dair Nazım Hikmet, Tunçel Kurtiz, Enrico Rava, eski yolculuklar, yeni konserler... Geçmişten bugüne her detayı anlatıyor. » İstanbul Caz Festivali`nin bu yıl ki özel projesi Esbjörn Svensson`u anma konserini Sevin Okyay kaleme aldı. » 20. İstanbul Caz Festivali Özel: Bob James ve David Sanborn 27 yıl sonra yeniden birarada. » Tatsız bir şaka. Mulgrew Miller bizi bırakıp gitti » Sevin Okyay bu akşam (28 Şubat) Babylon`da konser verecek Hollandalı caz piyanisti Michiel Borstlap`ı yazdı... Ödüllü sanatçı ile ilgili anekdotlar ve notlar yayında... » Lawrence Butch Morris bizi terk etti. » İstanbul seması altında daha önce Lars Danielsson ve Ulf Wakenius`u canlı sahnede izlemiş miydik? Galiba hayır! Ama işte bu akşam İskandinav cazının iki önemli ustasını aynı sahnede izleme şansımız var. Ve onları Sevin Okyay gibi bir usta kalemin elinden okumak da öyle... » Bir efsane sahnede! Adını Nick Cave ile birlikte andığımız bir efsane Blixa Bargeld 30 Kasım ve 1 Aralıkda Borusan`da... Efsaneyi Cazkolik okurları için Sevin Okyay yazdı... » Kasım ayının en güçlü projelerinden David Murray Big Band & Macy Gray`i Sevin Okyay yazdı. » Braxton sahiden de cazın son dahisi olabilir » 22. Akbank Caz Festivali`nin konseri merakla beklenen zen-funk grubu Nik Bartsch`s Ronin`i Sevin Okyay kaleme aldı. » Yıllardır bir kez daha gelmesi beklenen Keith Jarrett ve üçlüsü nihayet bu akşam festivalde cazseverlerle buluşuyor. Büyük sanatçıyı Sevin Okyay özel olarak kaleme aldı. » Üç konserli muhteşem gece... » Sevin Okyay bu akşam (12 Temmuz) Arkeoloji Müzesi bahçesinde konseri olan Lars Danielsson`u yazdı: Danielsson Sihirli Bahçede... » Günlerdir meraklıları bu akşamki Stephan Micus konserini bekliyor. Sanatçı hakkında son noktayı koyan yazı ise ustamız Sevin Okyay`dan geldi: » Monk espasları, Bach fügleri, bazen bir kalipso karışımı » Havada Bir Şeyler Var... » Müsaitseniz, oğlum uğrayacak! » Sevin Okyay`dan popüler caz gündeminin üç önemli aktörü olan isimler için kaleme aldığı harika yazısı yayında; Sam Rivers ve George Garzone - Can Kozlu... » Afrika`dan Arjantin`e yol gider... » Brad Mehldau; "Live in Marciac"... Piyanistler arasından bir genç usta... Sevin Okyay`dan bir albüm yazısı... Yaşayan en etkileyici caz piyanistlerinden Brad Mehldau`nun son albümü Sevin Okyay`ın kaleminde. » Üç günde dünyanın en iyi caz piyanistlerinden dördünü dinlemek!.. » Bu sezon yolu İstanbul`a üçüncü kez düşen piyanist Terrasson bu kez yeni albümü "Push"u seslendirecek. » Sevin Okyay 13-14 Mayısta İstanbul Jazz Center`ın "Early Summer Jazz Fest" adı altında düzenlediği caz günlerinde sahne alacak olan basın büyük starı Victor Wooten`ı yazdı. » Eski dost Lawrence Butch Morris » Latin müziğinin güneşi » Geçen haftanın Corea & Burton ikilisiyle, bu haftanın Towner & Fresu ikilisi Sevin Okyay`ın kaleminde. » Lord Carter sahnede » Love Trio, bir de Arto
Bu içeriğe yapılan yorumlar
Bu içeriğe hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapabilirsiniz!
Reklam İçin Bize Yazın Bizi Arayın
0 216 385 4912
Cazkolik Shop Yeni
Albüm Bülten Üyeliği
Bizi Takip
Edin
Cazkolik.com • Türkiye’nin Caz Takvimi • Günün Albümü • Günün Parçası • Günün Müzisyeni • “Jazz”lı Gündem • Albüm Eleştirileri • Cazkolik Röportajları • Yerli Caz Albümleri Arşivi • Yerli Caz Müzisyenleri Arşivi Cazkolik Yazarları:
• Ali Haluk İmeryüz • Arto Peştemalcıgil • Ayşe Tütüncü • Beliz Hazan • Burak Sülünbaz • Cenk Akyol • Cenk Erdem • Deniz Türkoğlu • Emre Kartarı • Güç Başar Gülle • Güzin Yalın
 
• Levent Öget • Leyla Diana Gücük • Murat Ali Oral • Murat Beşer • Okan Aydın • Salim Zaimoğlu • Sami Kısaoğlu • Sevin Okyay • Tunçel Gülsoy • Turgay Yalçın • Zekeriya Şen
Radyo Cazkolik Servisleri: • Radyo Cazkolik Programları • Radyo Cazkolik Playlistleri • CazFM.com (Online stream radio)
Cazkolik.com bir Feridun Ertaşkan Rek. ve Tas. Hiz. Ltd. Şti. hizmetidir. | İletişim için: cazkolik@cazkolik.com | info@cazkolik.com | Tel: 0 216 385 4912

“Jazz, insan ruhunun zaferinin sembolüdür.” Archie Shepp