Cazkolik.com
Radyo Cazkolik İnternet üzerinde cazkoliklerin
buluştuğu bir caz radyosudur
 
Türkiye'nin Caz Takvimi

26. Aspendos Uluslararası Opera ve Bale Festivali: Troya Operası

Mekan: Aspendos Antik Tiyatrosu
Tarihi: 16 Eylül.2019
Saat:
Etkinlik Bilgisi : Devlet Opera ve Balesi Genel Sanat Yönetmeni ve Genel Müdürü, ünlü tenor Murat Karahan`ın Sanat Yönetmenliği`nde oluşturulan Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü muhteşem projesi “TROYA" epik operası 16 Eylül 2019 tarihinde EXPO`da olacak. Geçen yıl ülkemizde ilan edilen "2018 Troya Yılı" nedeniyle Kültür ve Turizm Bakanlığının etkinlikleri kapsamında hayata geçirilen Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü`nün en özel ve büyük prodüksiyonu olan, ülkemizde büyük bir başarı elde ederek 20.000`den fazla izleyiciye ulaşan ve dünyanın en önemli ve en prestijli operalarından bir tanesi olan Bolşoy Tiyatrosunda da sahnelenerek dakikalarca ayakta alkışlanan Troya" operası festival kapsamında izlenebilecek.


Sutra (Çağdaş Dans Gösterisi)

Mekan: Zorlu PSM Turkcell Sahnesi
Tarihi: 16 Eylül.2019
Saat: 20:30
Web Adresi: http://www.biletix.com/etkinlik/Y
Etkinlik Bilgisi : Shaolin geleneğindeki felsefe ve inancı Kung Fu ile yansıtan çağdaş dans gösterisi, Sidi Larbi Cherkaoui ve Sadler’s Wells London yapımı Sutra, İKSV ve Zorlu PSM iş birliğiyle uzun bir aradan sonra tekrar İstanbul’a geliyor. Koreograf Cherkaoui, heykeltıraş Antony Gormley ve Çin’in ünlü Shaolin Tapınağı’ndan 19 Budist keşişi, ahşap kutulardan oluşan çarpıcı sahne düzeni ve besteci Szymon Brzóska’nın canlı yorumlanan müzikleriyle bir araya getiren bu ödüllü gösteri, dansın gelenek ve ruhunun fiziksel disiplinle buluştuğu nefes kesici bir deneyim sunuyor. Tüm dünyada adından övgüyle söz edilen ve seyircileri derinden etkileyen Sutra, Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde olacak!
Bilet Fiyatları:
1. Kategori - 300 TL
2. Kategori - 250 TL
3. Kategori - 150 TL
4. Kategori - 120 TL
5. Kategori – Tam: 90 TL – Öğrenci: 60 TL


 
Sevin Okyay

Günlerdir meraklıları bu akşamki Stephan Micus konserini bekliyor. Sanatçı hakkında son noktayı koyan yazı ise ustamız Sevin Okyay`dan geldi: "Ruhunuza iyi gelecek"

 6951 defa okundu. Yorum Ekle      Yorumları Oku  Önceki   |   Sonraki  

Ruhunuza iyi gelecek

Stephan Micus bu akşam Garaj İstanbul’da çalıyor. Almanya doğumlu ama her ülkenin, her kültürün müziğini dinlemiş, sevmiş, hazmetmiş, sunmuş bir müzisyen, daha doğrusu bir müzik seyyahıdır. Başkalarının yarattıklarına saygıda kusur etmeyen, gerçek bir yaratıcıdır.

Birkaç yıl evvel onu ‘live’ olarak dinlediyseniz eğer, manzarayı hatırlarsınız. 18. Akbank Caz Festivali’nin açılışını yapmıştı Aya İrini’de. Pozitif’e şükranlarımızı sunduğumuz olaylardan biridir, Micus’u karşımızda görüp birinci elden dinlemek. Kendi şarkı söylüyordu; düdük, shakuhachi, Bavyera kanunu, kalimba, ney, Japon flütü çalıyor, teyp kullanıyordu. Bazen albümlerindeki tek bir parçada bunun iki katı etnik enstrüman kullandığı da görülmüştür. Hem yerel müzikler (şarkılar, enstrümanlar, ustalar) hem de bilgi edinme peşinde bütün dünyayı dolaşmış biri, gerçek bir müzik göçebesidir. Akbank Caz Festivali’nin tanımıtımında şöyle diyordu: “Life’da bir antik Japon Koan’ı besteleyen, Desert Poems’de İngilizce iki orijinal şiiri müziğe uygulayan Micus, Avrupa’da büyük dans oluşumlarına yaptığı müzikle etkileyici bir fon oluşturuyor.”

Doğu’ya ilk yoluculuğunu 16 yaşındayken gerçekleştiren 1953 doğumlu Micus, gittiği yerde ilgisini çeken yeni bir enstrüman görünce öylesine çalmaya çalışmakla kalmaz, yörenin müzik ustalarından ciddi şekilde ders alır. Sonra da, o enstrümanların, şarkıların, kültürlerin özüne zarar vermeden, temel hasletlerini bozmadan kendisine, kendi müziğine mal eder. Müziğini onlarla zenginleştirir. Nelerle mi? Shakuhachi (Japon bambu flütü) ve baganadan (Etiyopya liri) tutun da, dilruba (Hint yaylı çalgı) ve bodhran’a (İrlanda davulu) varan, elliye yakın üflemeli, telli, yaylı ve vurmalı enstrüman. Bir de kıymetli 14-telli gitarı.

Bu enstrümanlar aynı zamanda ölümün eşiğindeki pek çok Asya ve Afrika müzik geleneğini de temsil eder. Micus, onlarla besteler yapar, sonra da turneleri, albümleri ve konserleriyle bu zenginliği bizlerle paylaşır. Geleneksel müziğe saygısını sunar, ama onu kalıplarının dışına çıkarır. Geleneksel enstrümanların esas özelliklerini kaybetmeden farklılaşmasını da sağlar, müzik açısından yen iihtimaller çıkarır ortaya. Daha önce hiç aynı takımda oynamamış enstrümanları bir araya getirir.

Bir seferinde Avusturya’nın “Die Bühne” dergisiyle yaptığı söyleşiden bir bölümün İngilizce’sini okumuştum. Otobüsle Nepal’de seyahat ederken, kusursuz müziğin nasıl olması gerektiğini açıkça anlamış. “Çok tuhaf bir deneyimdi” diyor. Otobüsle alçak rakımlı bir vadiden geçiyorlarmış, dört-beş yüz metre yükseklikte. “O bölgede toprak çok bereketlidir. Pirinç tarlaları vardı, mandalar, çocuklar, ağaçlar, papağanlar ve hayat dolu renkli köyler. Bütün bunların arkasında ise yedi/sekiz bin metrelik dağlar yükseliyordu, insanların yaşayamayacağı, insan kabul etmez bir bölge. Ebediyet simgesi gibiydiler ve parlayan karlı doruklarıyla, ayni zamanda bir safiyet simgesi. Yanyana, bazen biri, bazen diğeri hakimiyet kuran bu iki şey, renkli hayat ile ebedi saf ve erişilmez olan, bana kusursuz müziğin imgesi olarak göründü. İki zıt unsur, birbirini tamamlıyordu. Tarlalar, dağlar olmasa bunca ilginç olmazdı, dağlar da tarlasız çok soğuk olurdu. Ben kendi müziğimde bu unsurlar bulunsun diye uğraşırım: hayatın duygularına duyulan sevgi ve bu ebediyet, ulaşılmazlık boyutu. Bu yönlerden sadece birini vurgulayan müzik, ya çok tatlı, ya çok soğuk olur.” Kusursuz dengenin ise, her dinleyicinin kendini başka bir yerde görmesiyle olduğunu düşünüyor.

Biraz uzun bir alıntı (çeviri) oldu ama, Stephan Micus’un müziği hakkındaki düşüncelerini de mükemmelen özetliyor. Albümlerinin isimleri de bir fikir verir aslında: To the Evening Child, Ocean, As I Crossed a Bridge of Dreams, Flying Horses, Blossoms in the Wind, Passing Clouds, Brother Eagle gibi. Üstat, akşama Garage İstanbul’da. Yer var mı, bilmiyorum ama, giden pişman olmaz. Ne tür müzik sevdiğiniz de pek fark etmez.

Sevin Okyay
29 Mart 2012, Perşembe
Cazkolik.com

 

 

Paylaş
Bu bölümde yayınlanmış önceki yazılar
» [Sevin Okyay Arşivi] Dianne buraya, eller havaya! » [Sevin Okyay Arşivi] Kendi üslubunun kralı » [Sevin Okyay Arşivi] Caz Yap Cazzz! » 23. Ankara Caz Festivali Özel-Sevin Okyay Yazdı: Hoşgeldin Hayati Kafe. » PSM Caz Festivali-Sevin Okyay yazdı: Festivalin güzel sesleri; Peyroux, Edwards ve Biel » [Sevin Okyay Arşivi] Acayip eğlendik » [Sevin Okyay Arşivi] Miles`ın ruhuna yazılan film müziği. » [Sevin Okyay Arşivi] İzmir`e dair caz anılarından "Out Louder" albümüne. » [Sevin Okyay Arşivi] 20 öncü yıl » [Sevin Okyay Aşivi] Akbank 6. Uluslararası Caz Festivali: Lurie, İbrahim, Surman ve diğerleri... » Gonzalo Rubalcaba günümüzün en iyi piyanistlerinden ama kendi kültürünün de temsilcisi » John Scofield`ın sırları. » 23. İstanbul Caz Festivali Özel: Festivalin en etkileyici gruplarından biri. » 22. İstanbul Caz Festivali Özel: James Blood Ulmer`ı duyunca içimden sessiz bir çığlık yükseldi; » "Birazcık dolaşsam, simit yesem" Cazın beş büyük yenilikçisinden biri Ornette Coleman ve anılar... » 21. İstanbul Caz Festivali Özel : Caz İçin Tuhaf Bir Yer`de ışığın çocuklarını bahçeye buyur ettik... » İsveçli kalbim, Rus ruhum... » Düşlerinden vazgeçmeyen adam; Wadada Leo Smith. » Dünyanın dört yanından taşıdığı seslerle yeni bir dil yaratan adam Stephan Micus`un stili caz ötesi. » John Scofield Uberjam Band 2013 İKSV Salon konseri yazısı. » "Mare Nostrum" yani "Bizim Deniz"... Sevin Okyay gruba dair Nazım Hikmet, Tunçel Kurtiz, Enrico Rava, eski yolculuklar, yeni konserler... Geçmişten bugüne her detayı anlatıyor. » İstanbul Caz Festivali`nin bu yıl ki özel projesi Esbjörn Svensson`u anma konserini Sevin Okyay kaleme aldı. » 20. İstanbul Caz Festivali Özel: Bob James ve David Sanborn 27 yıl sonra yeniden birarada. » Tatsız bir şaka. Mulgrew Miller bizi bırakıp gitti » Sevin Okyay bu akşam (28 Şubat) Babylon`da konser verecek Hollandalı caz piyanisti Michiel Borstlap`ı yazdı... Ödüllü sanatçı ile ilgili anekdotlar ve notlar yayında... » Lawrence Butch Morris bizi terk etti. » İstanbul seması altında daha önce Lars Danielsson ve Ulf Wakenius`u canlı sahnede izlemiş miydik? Galiba hayır! Ama işte bu akşam İskandinav cazının iki önemli ustasını aynı sahnede izleme şansımız var. Ve onları Sevin Okyay gibi bir usta kalemin elinden okumak da öyle... » Bir efsane sahnede! Adını Nick Cave ile birlikte andığımız bir efsane Blixa Bargeld 30 Kasım ve 1 Aralıkda Borusan`da... Efsaneyi Cazkolik okurları için Sevin Okyay yazdı... » Kasım ayının en güçlü projelerinden David Murray Big Band & Macy Gray`i Sevin Okyay yazdı. » Braxton sahiden de cazın son dahisi olabilir » 22. Akbank Caz Festivali`nin konseri merakla beklenen zen-funk grubu Nik Bartsch`s Ronin`i Sevin Okyay kaleme aldı. » Yıllardır bir kez daha gelmesi beklenen Keith Jarrett ve üçlüsü nihayet bu akşam festivalde cazseverlerle buluşuyor. Büyük sanatçıyı Sevin Okyay özel olarak kaleme aldı. » Üç konserli muhteşem gece... » Sevin Okyay bu akşam (12 Temmuz) Arkeoloji Müzesi bahçesinde konseri olan Lars Danielsson`u yazdı: Danielsson Sihirli Bahçede... » Günlerdir meraklıları bu akşamki Stephan Micus konserini bekliyor. Sanatçı hakkında son noktayı koyan yazı ise ustamız Sevin Okyay`dan geldi: » Monk espasları, Bach fügleri, bazen bir kalipso karışımı » Havada Bir Şeyler Var... » Müsaitseniz, oğlum uğrayacak! » Sevin Okyay`dan popüler caz gündeminin üç önemli aktörü olan isimler için kaleme aldığı harika yazısı yayında; Sam Rivers ve George Garzone - Can Kozlu... » Afrika`dan Arjantin`e yol gider... » Brad Mehldau; "Live in Marciac"... Piyanistler arasından bir genç usta... Sevin Okyay`dan bir albüm yazısı... Yaşayan en etkileyici caz piyanistlerinden Brad Mehldau`nun son albümü Sevin Okyay`ın kaleminde. » Üç günde dünyanın en iyi caz piyanistlerinden dördünü dinlemek!.. » Bu sezon yolu İstanbul`a üçüncü kez düşen piyanist Terrasson bu kez yeni albümü "Push"u seslendirecek. » Sevin Okyay 13-14 Mayısta İstanbul Jazz Center`ın "Early Summer Jazz Fest" adı altında düzenlediği caz günlerinde sahne alacak olan basın büyük starı Victor Wooten`ı yazdı. » Eski dost Lawrence Butch Morris » Latin müziğinin güneşi » Geçen haftanın Corea & Burton ikilisiyle, bu haftanın Towner & Fresu ikilisi Sevin Okyay`ın kaleminde. » Lord Carter sahnede » Love Trio, bir de Arto
Bu içeriğe yapılan yorumlar
Bu içeriğe hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapabilirsiniz!
Reklam İçin Bize Yazın Bizi Arayın
0 216 385 4912
Cazkolik Shop Yeni
Albüm Bülten Üyeliği
Bizi Takip
Edin
Cazkolik.com • Türkiye’nin Caz Takvimi • Günün Albümü • Günün Parçası • Günün Müzisyeni • “Jazz”lı Gündem • Albüm Eleştirileri • Cazkolik Röportajları • Yerli Caz Albümleri Arşivi • Yerli Caz Müzisyenleri Arşivi Cazkolik Yazarları:
• Ali Haluk İmeryüz • Arto Peştemalcıgil • Ayşe Tütüncü • Beliz Hazan • Burak Sülünbaz • Cenk Akyol • Cenk Erdem • Deniz Türkoğlu • Emre Kartarı • Güç Başar Gülle • Güzin Yalın
 
• Levent Öget • Leyla Diana Gücük • Murat Ali Oral • Murat Beşer • Okan Aydın • Salim Zaimoğlu • Sami Kısaoğlu • Sevin Okyay • Tunçel Gülsoy • Turgay Yalçın • Zekeriya Şen
Radyo Cazkolik Servisleri: • Radyo Cazkolik Programları • Radyo Cazkolik Playlistleri • CazFM.com (Online stream radio)
Cazkolik.com bir Feridun Ertaşkan Rek. ve Tas. Hiz. Ltd. Şti. hizmetidir. | İletişim için: cazkolik@cazkolik.com | info@cazkolik.com | Tel: 0 216 385 4912

“Jazz, insan ruhunun zaferinin sembolüdür.” Archie Shepp