Cazkolik.com
Radyo Cazkolik İnternet üzerinde cazkoliklerin
buluştuğu bir caz radyosudur
 
Türkiye'nin Caz Takvimi

Arka Oda Toplantıları: İstanbul İlhamı

Mekan: İstanbul Araştırmaları Enstitüsü
Tarihi: 21 Şubat.2019
Saat: 18:30
Etkinlik Bilgisi : İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nün, İstanbul kentine yönelik bilimsel çalışmaları tarihseverlerle buluşturduğu “Arka Oda Toplantıları”, Merih Akoğul’un gerçekleştireceği “İstanbul İlhamı” ile devam ediyor. Toplantıda, yüzyıllar boyunca sanatçıları güçlü bir biçimde etkileyen İstanbul’un müzikleri ele alınacak. Konuşmada Akoğul, İstanbul’un dönem ve koşullara göre değişen müziklerini mercek altına alacak. Akoğul ayrıca, besteci ve müzisyenlerle ilgili bilgi ve anekdotları, sosyal yaşam ve o günün dinamikleri üzerinden katılımcılarla paylaşacak; bu şehirde ya da bu şehir için yapılmış farklı tür müziklerden örnekler dinletecek. Derya Türkan moderatörlüğünde gerçekleştirilen “İstanbul İlhamı” başlıklı sunum, 21 Şubat Perşembe günü, saat 18.30’da İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nde ücretsiz izlenebilir. Etkinlik ücretsizdir. Rezervasyon alınmamaktadır, yerler sınırlıdır.


Kerem Görsev feat. Allan Harris

Mekan: Zorlu PSM, Touché Caz Klübü (Rez: 0 212 924 0128)
Tarihi: 21 Şubat.2019
Saat:
Etkinlik Bilgisi : Eski dost Allan Harris yeniden İstanbul`da. Şehrin en yeni, en ilham veren kulübü olmayı hedefleyen Touché, cazseverlerin de favori adresi olmaya aday... Türkiye’nin önde gelen caz müzisyenlerinden Kerem Görsev, triosuyla Amerika’nın en güçlü vokallerinden Alan Harris ile birlikte 20, 21, 22 ve 23 Şubat’ta Touché’nin konuğu olacak. Ekinlinlikler satışa çıktıkça biletler, 0212 924 01 28 telefon numarasından, Zorlu PSM gişelerinden, touche@zorlupsm.com, www.zorlupsm.com ve www.biletix.com adresleri üzerinden temin edilebiliyor, rezervasyon yapılabiliyor.


 
Sevin Okyay

`Braxton sahiden de cazın son dahisi olabilir` diyen Sevin Okyay, 17 yıl aradan sonra yeniden İstanbul`a gelecek Anthony Braxton`ı yazdı.

 7128 defa okundu. Yorum Ekle      Yorumları Oku  Önceki   |   Sonraki  

Dinlediğiniz müzik Antony Braxton`ın 1987 tarihli Six Monk`s Compositions adlı albümünden alınan Skippy isimli çalışmadır.


Ufukta ‘trans’ görünüyor.

Anthony Braxton, karşımızda ‘canlı’ çalıp kimini mest ederken, kimini de sıkıntıdan patlattığından bu yana on yedi yıl geçmiş. Demek o yeşil gözlü güzel çocukları şimdi yirmi küsur yaşında... Konserden sonra altılının elemanlarından biri, yanılmıyorsam Mike Heffley, “Nasıl buldun?” diye sorunca, Braxton’ın eşi “I’m in a trance / Trans halindeyim” diyerek ikisini de pek mutlu etmişti. Ben ise, salonun (tanıdığım birkaç müzisyen dahil) yarısı çıkıp gittiği için onlar hesabına biraz utanıyordum. Yani, ne dinleyeceğini bilmiyorsan niye gidiyorsun ki? Anthony Braxton’un ne çalacağını hayal ediyorsun? Oynak, neşeli havalar mı?

Ama caz dinleyiciliği tarihimiz böyle neye gittiğini bilmeden koşup bilet alarak yollara düşen, konser başlayınca da “Aaa, bu da ne böyle?” ruh haline giren insanlarla dolu olduğu için, şimdi daha bir şerbetlendik sanki. Benzer tepkilerden nasibini alanlar arasında John McLaughlin ile Branford Marsalis de vardır, mesela, biraz farklı nedenlerle. Diyoruz ki, bir Braxton parçası bulup dinleyin, bir Braxton konseri dinlemekte zorluk çekmeyeceğinize karar verirseniz, buyurun, bekleriz. Zaten salon küçük, fuzuli yere dolmasın. Hasbelkader geldiyseniz öyle hemen de çıkmaya hamle etmeyin. Dinledikçe insanı saran, kavrayan bir müziği vardır. Trans meselesi de buradan geliyor.

Dünyanın en iyi müzisyenlerinden, pek çok enstrümana hakim Anthony Braxton şehrimize ilk kez 5. Akbank Caz Festivali’nde geldi. Bunca zaman sonra olsa bile, onu tekrar getirdikleri için Festival’i kutluyoruz. O zamanki grubu, nefesli çalgılarda üstadın kendisi (alto saks, sopranino saks, klarnet, bas klarnet, flüt), akordeonda Ted Reichman, kemanda Jason Hwang, trombonda daha sonra Braxton’la 11 sayfalık acayip bir söyleşi yapacak olan Mike Heffley, basta Joe Fonda ve davulda Kevin Norton’dan oluşuyordu.

Sonra, 1995’teki bu Akbank Caz Festivali konserinden, Braxton House olarak “1996: Anthony Braxton – Sextet” (Istanbul, 1996) albümünü çıkardılar. Çok iyi eleştiriler aldı. Braxton ölçülerine göre kısa sayılabilecek, yaklaşık 98 dakikalık, 2 CD’lik bir albümdü. Braxton, Ghost Trance Musics serisinin (burada da ‘trans’ vard: Hayalet Trans Müzikleri serisi) ilk bestelerini çalmak için genelde olduğu gibi öğrencilerden değil, kıdemli doğaçlamacılardan bir ekip kurmuştu. İstanbul’daki kadronun hemen hemen aynısı, sadece Heffley’in yerini tenor ve alto trombonda Roland Dahin`den almış. Bir eleştiride, “Braxton tam olarak saptayamadığı bir şeyin peşinden gidiyor gibi,” diyor, “grup da bunu biliyor. Ona bir ideal’dan anlık görüntüler veren ama parmağının altından civa gibi kayıp giden uçucu kaçıcı bir şeyi aradığı sıralar, onun en iyi olduğu anlardır.” Ayrıca, bu altılının yaptığı müzik çok daha belli bir yapıya sahip olduğu, bireysel doğaçlamaya tamamen teslim olmadığı da belirtiliyor.

Efsanevi cazcı, dört dörtlük müzisyen, besteci, filozof ve eğitmen Anthony Braxton, 17 yıl aradan sonra yeniden Akbank Caz Festivali`nde ve bu kez Diamond Curtain Wall Quartet ile birlikte: Alto saksafon ve diğer üflemeli çalgılarda Braxton; sopranino, soprano ve alto saksafon`da James Fei; kornet ve diğer nefesli çalgılarda Taylor Ho Bynum; kemanda Erica Dicker.

Dört yüzün üzerinde bestesi, 120’nin üstüne albümü olan Braxton, 4 Haziran 1945`te Chicago`da doğdu. Orta öğrenimi sırasında klarnet çalmaya başladı. Orduya katıldı, orada da klarnet ve alto saksofon çaldı. Tahmin edileceği gibi Ahmad Jamal, Ornette Coleman, John Coltrane ve Cecil Taylor gibi müzisyenleri izliyordu, Afro-Amerikan kültür mirasıyla ilgileniyordu. Derken yeni Chicago tarzına ilgi duydu, Leroy Jenkins ve Leo Smith’le ilk grubunu kurdu. 1968’de çıkan albümleri "Three Compositions of New Jazz"de, üçünün yanısıra, iki parçada AACM`nin kurucularından Muhal Richard Abrams çalıyordu (İstanbul’a 7. Akbank Caz Festivali’nde gelmiştir, büyük bir müzisyen, muhterem bir zattır). Braxton da yaratıcı müzisyenlerin ilerlemesi için kurulan bu grubun ilk üyelerindendi. Daha sonraları akımın birden çok enstrüman çalma geleneğine bağlı kalsa da, esas enstrümanı alto oldu. Zaten ilk solo saksofon kaydını da gene 1968’de yaptı: “For Alto”.

Bir süre hayatını profesyonel satranççı olarak kazandı, başka gruplar kurdu, Avrupalı doğaçlamacılarla çalıştı. 1974’te ülkesine döndükten sonra da çok tanınmış bir modern caz icracısı oldu. 1980’lerde ve 1990’ların başında, “en iyi ve en uzun süreli” grubu olan dörtlüsünde, Marilyn Crispell (piyano), Mark Dresser (kontrbas) ve Gerry Hemingway (davul) ile çaldı. (Gerry’yi, Ray Anderson üçlüsünden de hatırlarız.) 1990’larda ve 2000’lerin başında, saksofon yerine genelde piyano çaldığı çok sayıda caz standardı kaydetti. 1970’lerde de standartları çalsa da, nadiren kaydederdi.

Ne var ki, en parlak döneminde bile Schoenberg, Stockhausen ve Cage’den etkilenmesi, hep tartışma yaratmıştır. Müzisyenlerin ve eleştirmenlerin çoğu onun yaptıklarını tartışıyordu. Yirminci yüzyıl sonlarındaki klasik müzikle pek çok ortak yanı olduğunu düşünüyorlardı. John Coltrane, Eric Dolphy, Warne Marsh gibi ustaların etkisi altında eski formları rahatça icra etse de, John Cage ve Karlheinz Stockhausen gibi cazcı olmayan müzisyenlere bağlılığı, caz dünyasının genelde onu dışlamasına yolaçmıştı. Kendi yolunda gitti, 1985`te üç ciltlik felsefi yapıtı "Tri-axium Writings"i yayımladı. 1988`de "Composition Notes"un ilk beş cildi çıktı.

Geçen sefer geldiğinde Festival broşüründe onu, “Başkalarının vazgeçtikleri noktadan yola çıkıp meçhullere uzanan Braxton” diye tanımlamışlar. Ne kadar doğru! “Farklı gezegenlerde çalan orkestraların yarattığı müziği hayal eden Anthony Braxton; yeniyle eskinin, Afrika ile Avrupa`nın, strüktür ile özgürlüğün benzersiz müzikal sentezinin yaratıcısı.”

Gerçek bir dehaya rastlamak zor iş, bütün sanat dalları gibi cazda da öyle. Hele yirminci yüzyıl sonunda, durum hiç de parlak görünmüyordu. Diyorlar ki o sıralarda cazda, müzikte yenilik kalmadıysa eğer, belki de Anthony Braxton olağanüstü meslek hayatının akışı sırasında yaratıcılığın her alanını yoklamış olduğu içindir.

Üstat, “Müzik dünyasında neler olduğunu düşündüğümde,” demiş, “hayatıma bakıyor ve anlıyorum ki, örneğin, cazcıların benim caz müzisyeni olmadığımı düşünmesi gerçekten doğru ve klasikçilerin de beni klasik bir besteci olarak görmesi doğru; hayatım da aslında Afrikalı-Amerikalı ve Avrupalı-Amerikalı toplulukların arasında kalarak, muhafazakârlık ve liberallik kavramlarının arasında kalarak geçti.”

Braxton sahiden de cazın son dahisi olabilir. Siz gene de uyarılarımızı kulak arkası etmeyin ama kendini transa kaptırabilenlere çok iyi bir dinleti dilerim.

Sevin Okyay
05 Ekim 2012, Cuma
Cazkolik.com

 

 

 

Paylaş
Bu bölümde yayınlanmış önceki yazılar
» [Sevin Okyay Arşivi] Miles`ın ruhuna yazılan film müziği. » [Sevin Okyay Arşivi] İzmir`e dair caz anılarından "Out Louder" albümüne. » [Sevin Okyay Arşivi] 20 öncü yıl » [Sevin Okyay Arşivi] Akbank 6. Uluslararası Caz Festivali: Lurie, İbrahim, Surman ve diğerleri... » İş Sanat`ta izleyeceğimiz Gonzalo Rubalcaba günümüzün en iyi piyanistlerinden ama kendi kültürünün de temsilcisi » Geçen yıl da, bu yıl da Grammy`leri evine götüren John Scofield`ın sırları. » 23. İstanbul Caz Festivali Özel: Festivalin en etkileyici gruplarından biri. » 22. İstanbul Caz Festivali Özel: James Blood Ulmer`ı duyunca içimden sessiz bir çığlık yükseldi; » "Birazcık dolaşsam, simit yesem" Cazın beş büyük yenilikçisinden biri Ornette Coleman ve anılar... » 21. İstanbul Caz Festivali Özel : Caz İçin Tuhaf Bir Yer`de ışığın çocuklarını bahçeye buyur ettik... » İsveçli kalbim, Rus ruhum... » Düşlerinden vazgeçmeyen adam; Wadada Leo Smith. » Dünyanın dört bir yanından taşıdığı seslerle yeni bir dil yaratan adam Stephan Micus`un stili caz ötesi. Salon`da izleyeceğimiz Micus`u Sevin Okyay yazdı. » John Scofield Uberjam Band 2013 İKSV Salon konseri yazısı. » "Mare Nostrum" yani "Bizim Deniz"... Sevin Okyay gruba dair Nazım Hikmet, Tunçel Kurtiz, Enrico Rava, eski yolculuklar, yeni konserler... Geçmişten bugüne her detayı anlatıyor. » İstanbul Caz Festivali`nin bu yıl ki özel projesi Esbjörn Svensson`u anma konserini Sevin Okyay kaleme aldı. » 20. İstanbul Caz Festivali Özel: Bob James ve David Sanborn 27 yıl sonra yeniden birarada. » Mulgrew Miller`ın genç yaşta ölümü cazseverler arasında büyük bir üzüntüye yol açtı. Bu haberi tatsız bir şaka sananlardan biri de Sevin Okyay. Hemen eline kalemi aldı ve Cazkolik okuru için yazdı: » Sevin Okyay bu akşam (28 Şubat) Babylon`da konser verecek Hollandalı caz piyanisti Michiel Borstlap`ı yazdı... Ödüllü sanatçı ile ilgili anekdotlar ve notlar yayında... » Sevin Okyay dün vefat haberi gelen, yakın dostu, hocalar hocası, 5 binden fazla müzisyenle çalışmış bir müzik ustası Lawrence Butch Morris`i yazdı. » İstanbul seması altında daha önce Lars Danielsson ve Ulf Wakenius`u canlı sahnede izlemiş miydik? Galiba hayır! Ama işte bu akşam İskandinav cazının iki önemli ustasını aynı sahnede izleme şansımız var. Ve onları Sevin Okyay gibi bir usta kalemin elinden okumak da öyle... » Bir efsane sahnede! Adını Nick Cave ile birlikte andığımız bir efsane Blixa Bargeld 30 Kasım ve 1 Aralıkda Borusan`da... Efsaneyi Cazkolik okurları için Sevin Okyay yazdı... » Kasım ayının en güçlü projelerinden David Murray Big Band & Macy Gray`i Sevin Okyay yazdı. » `Braxton sahiden de cazın son dahisi olabilir` diyen Sevin Okyay, 17 yıl aradan sonra yeniden İstanbul`a gelecek Anthony Braxton`ı yazdı. » 22. Akbank Caz Festivali`nin konseri merakla beklenen zen-funk grubu Nik Bartsch`s Ronin`i Sevin Okyay kaleme aldı. » Yıllardır bir kez daha gelmesi beklenen Keith Jarrett ve üçlüsü nihayet bu akşam festivalde cazseverlerle buluşuyor. Büyük sanatçıyı Sevin Okyay özel olarak kaleme aldı. » "Üç konserli muhteşem gece"; "Caz İçin Tuhaf bir Yer" neden tuhaf bir yer? Sevin Okyay bu gece izleyeceğimiz müzisyenleri yazdı... » Sevin Okyay bu akşam (12 Temmuz) Arkeoloji Müzesi bahçesinde konseri olan Lars Danielsson`u yazdı: Danielsson Sihirli Bahçede... » Günlerdir meraklıları bu akşamki Stephan Micus konserini bekliyor. Sanatçı hakkında son noktayı koyan yazı ise ustamız Sevin Okyay`dan geldi: » Sevin Okyay, Brad Mehldau`yu yazdı; "Monk espasları, Bach fügleri, bazen bir kalipso karışımı" » "Havada Bir Şeyler Var"... Jan Garbarek iki konser için İstanbul`da... Biletleri konser öncesi biten dünya cazının bu çok önemli ismini Sevin Okyay Cazkolik okurları için kaleme aldı. » Sevin Okyay, Branford Marsalis ve Joshua Redman`ı yazdı: "Müsaitseniz, oğlum uğrayacak..." » Sevin Okyay`dan popüler caz gündeminin üç önemli aktörü olan isimler için kaleme aldığı harika yazısı yayında; Sam Rivers ve George Garzone - Can Kozlu... » "Afrika`dan Arjantin`e yol gider..." 11 Temmuz Pazartesi gecesi 18. İstanbul Caz Festivali kapsamında konser veren Raul Midón ve Richard Bona`yı Sevin Okyay`ın kaleminden okuyun. » Brad Mehldau; "Live in Marciac"... Piyanistler arasından bir genç usta... Sevin Okyay`dan bir albüm yazısı... Yaşayan en etkileyici caz piyanistlerinden Brad Mehldau`nun son albümü Sevin Okyay`ın kaleminde. » Üç günde dünyanın en iyi caz piyanistlerinden dördünü dinlemek!.. » Bu sezon yolu İstanbul`a üçüncü kez düşen piyanist Terrasson bu kez yeni albümü "Push"u seslendirecek. » Sevin Okyay 13-14 Mayısta İstanbul Jazz Center`ın "Early Summer Jazz Fest" adı altında düzenlediği caz günlerinde sahne alacak olan basın büyük starı Victor Wooten`ı yazdı. » Sevin Okyay yeni yazısında `eski dostu` Lawrence Butch Morris`i anlatıyor... » Sevin Okyay `Latin Müziğinin Güneşi` Eddie Palmieri`yi anlatıyor. » Geçen haftanın Corea & Burton ikilisiyle, bu haftanın Towner & Fresu ikilisi Sevin Okyay`ın kaleminde. » Sevin Okyay`ın yeni yazısında aynı haftanın iki büyük ismi buluştu... » Sevin Okyay Cazkolik için yazdı; Love Trio, bir de Arto
Bu içeriğe yapılan yorumlar
Sevgili Sevin Okyay, "They did it again" !!! Yıllar sonra Üstad"ı aynı şekilde "honore" ettik! Özellikle "eğilerek kaçışanlar" pek hoştu doğrusu:)) Ama birşeyi anladım;"Avant-guard" tarzda sanat yapanlar için,bu "seyirci tipi", olmazsa olmazı oluşturuyor. Yani,konser bittiğinde,ağzına kadar dolu bir salon,adamcağızı "taviz mi verdim" diye kendiyle çelişkiye düşürürdü diye teselli bulmaya çalışıyorum.
Mehmet Murat Azak / 20.10.2012 12:49:08
Sevgili arkadaşım kıymetli yazar, Sevin Okyay"a bu güzel yazısı için ve özellikle de caz dinleyicileri ile ilgili cümleleriyle, düşüncelerime tercüman olduğu için teşekkürler !! Bizler de John McLaughlin ile Branford Marsalis konserlerinin muazzamlığını ve insanların oluk oluk dışarı çıkmasının utancını unutmuyoruz.. Dikkatle okunması gereken bir yazı.Tekrar teşekkürler Sevin Okyay ve Cazkolik .
AYŞEGÜL YEŞİLNİL / 05.10.2012 22:27:30
Reklam İçin Bize Yazın Bizi Arayın
0 216 385 4912
Cazkolik Shop Yeni
Albüm Bülten Üyeliği
Bizi Takip
Edin
Cazkolik.com • Türkiye’nin Caz Takvimi • Günün Albümü • Günün Parçası • Günün Müzisyeni • “Jazz”lı Gündem • Albüm Eleştirileri • Cazkolik Röportajları • Yerli Caz Albümleri Arşivi • Yerli Caz Müzisyenleri Arşivi Cazkolik Yazarları:
• Ali Haluk İmeryüz • Arto Peştemalcıgil • Ayşe Tütüncü • Beliz Hazan • Burak Sülünbaz • Cenk Akyol • Cenk Erdem • Deniz Türkoğlu • Emre Kartarı • Güç Başar Gülle • Güzin Yalın
 
• Levent Öget • Leyla Diana Gücük • Murat Ali Oral • Murat Beşer • Okan Aydın • Salim Zaimoğlu • Sami Kısaoğlu • Sevin Okyay • Tunçel Gülsoy • Turgay Yalçın • Zekeriya Şen
Radyo Cazkolik Servisleri: • Radyo Cazkolik Programları • Radyo Cazkolik Playlistleri • CazFM.com (Online stream radio)
Cazkolik.com bir Feridun Ertaşkan Rek. ve Tas. Hiz. Ltd. Şti. hizmetidir. | İletişim için: cazkolik@cazkolik.com | info@cazkolik.com | Tel: 0 216 385 4912

“Jazz, insan ruhunun zaferinin sembolüdür.” Archie Shepp

Advertisement