Cazkolik.com
Radyo Cazkolik İnternet üzerinde cazkoliklerin
buluştuğu bir caz radyosudur
CazFM.com canlı yayınını dinliyorsunuz.
 
Türkiye'nin Caz Takvimi

Uluslararası Antalya Piyano Festivali: Selim Bölükbaşı & Symphonic Project

Mekan: Antalya Kültür Merkezi
Tarihi: 19 Kasım.2019
Saat: 20:30
Etkinlik Bilgisi : 2000 yılından bu yana Antalya`nın uluslararası "Sanat Şehri" kimliğine katkıda bulunan, Avrupa Festivaller Birliği (EFA) üyesi Uluslararası Antalya Piyano Festivali bu yıl 16 Kasım-30 Kasım tarihleri arasında yapılacak. Bu yıl 20ncisi gerçekleşecek olan festivalde yerli ve yabancı sanatçılar Antalyalı müzikseverlerle buluşacak. Antalyalı müzikseverler 19 Kasım‘da tulum ve kemençe ustası Selim Bölükbaşı’nı izleyecek..


Timuçin Şahin Trio

Sanatçı: Timuçin Şahin 7 telli perdesiz & 6 telli perdeli elektrik gitarlar, Reggie Washington bass, Jim Black davul
Mekan: SAMM`s Bistro Uğur Mumcu Cad No 19 GOP Ankara 0 312 447 9 000
Tarihi: 19 Kasım.2019
Saat: 20.30
Web Adresi: http://www.hotelsamm.com
Etkinlik Bilgisi : Timuçin Şahin`e (7 telli perdesiz & 6 telli perdeli elektrik gitarlar), basta M-Base akımının kurucularında Reggie Washington, davulda caz müziğini 21. yüzyıla taşıyan önemli bir ekol Jim Black, eşlik edecek. Caz standartlarının ve eş zamanlı kurgulanacak doğaçlamaların icra edileceği bir performans Ankarali caz severleri bekliyor.


 
PUL (HAFTALIK CAZ KÖŞESİ)

Cazın kayıp halkası

Feridun Ertaşkan
Yayın Tarihi: 18 11 2019
Değişiklik Tarihi: 18 11 2019 01:23
Bu içerik toplam 155 defa okunmuştur.
PUL`lar arası caz gezintisi

DeCarava`dan bir Milt Jackson fotoğrafı

Fotoğrafçıların kayıp halkası

Caz fotoğrafçılarını bu köşede daha önce de yazdım. Hepsine merakım ayrı ama hiç tanımadığım bir ismi keşfedince dikkatimi çekmeyen bir konuyu farkettim. Caz tarihinin sembolü olmuş fotoğrafçıların nerdeyse tamamı beyazdı, ta ki Roy Rudolph DeCarava’yı tanıyıncaya kadar. Tam caz çağının çocuğu. 1919 yılında Harlem’de dünyaya gelen bir siyah DeCarava. Tanımamı caz tarihçisi David Adler’a borçluyum. Jazz Times dergisinin son sayısına DeCarava hakkında “Gördüğü Sesler” isimli bir yazı yazmış. Niye bu kadar arka planda kaldığını bilmiyorum. Bulabildiğim fotoğraflarına baktım. Çektiği sayısız kare arasında caz önemli yer tutuyor ama yaşadığı dönemi ve bilhassa Harlem’i çok çekmiş. Haliyle çoğu siyah-beyaz. Adler, ‘onun fotoğrafları kayıp bir caz albümü bulmak kadar etkileyici’ diyor. Makalenin adı sanatçı hakkında çıkan kitabın ismi ve kitaptaki karelerin çoğu ilk kez yayınlanmış. Benim kayıp halka demem bu yüzden. Fotoğrafçılığa 1940’ların başında başlamış ve kısa zamanda kendi estetiğini geliştirmiş. De Carava’nın avantajı onlardan biri olması, bir Harlem’li, onlarla yaşıt ve onlarla aynı sokağın çocuğu.


Vizyoner caz

Dört vizyoner

Aynı enstrümandan oluşan gruplar sahnede çarpıcı görünebilir ama tek atımlık barut gibidir, tek hamlelik. Bu yüzden Dave Liebman, Dave Binney, Donny McCaslin ve Samuel Blais’den oluşan “Four Visions” albümü beni önce sanatçıların isimleriyle heyecanlandırdı. Her ne kadar dört isim çok iyi isimler olsa da koca bir albüm nasıl dolacak di mi? Hem her birinin ayrı yönleri var hem bu ayrı yönleri tamamlayacak özellikleri. Emin değilim ama fikir sahibi Dave Liebman olabilir, tam ona göre bir işe benziyor. Liebman’ın böyle işleri daha önce de oldu, hatta İstanbul’da da izledik. Joe Lovano, Greg Osby’li albümü yeni sayılır. Dört saksofon ama hepsi tenor değil, soprano, alto, tenor ve bariton saksofon kimi zaman dört ayrı enstrüman gibi tınlıyor. Melodiyi biri sürüklerken diğeri ritmi alıyor. Kimi zaman melodiyi iki tonda seslendirirken kimi zaman dördü de çapraz geçişlere dalıyor. Matematiğin zevklisi mi olur diyeceksiniz ama dördünü ayrı ayrı dinlemeye çalışmak kulağa hoş geliyor. Bazen biri soloya çıkarken üçü arkada back vokal gibi tınlıyor. Keşfetmesi gerçekten zevkli, hatta eğlenceli ve sadece düzenli melodiye tahammülü olan dinleyiciye dahi cazip gelecek bir saat on dakikalık bir kayıt olmuş.


`Yapamadı salak` bakışı

Pek bir ümit yok

Yandaki fotoğraf bir caz okulu ilanından. Amerika’da ikibinlerden itibaren pıtırak gibi çıkan caz okullarından biri. Bu okullar tecrübeli caz müzisyenleri için iyi çünkü ders vererek ek gelir elde ediyorlar. Klüplerde sahne almak aslanın ağzında. Albüm satışı kalmadı. Aranjörlük işi vs. herkesin yapacağı iş değil, Big bandlerde belki iş bulunur ama o da kolay değil, geriye ne kalıyor... mümkünse bol konser ve hocalık. Bu okullar tam fırsat. Fotoğrafın görünmeyen kısmında hoca ayakta ümitsiz yüz ifadesiyle öğrenciye trombon çaldırmaya çalışıyor. Beni esas güldüren sağdaki kızın bakışı. Muhtemelen hoca sırayla çaldırıyor ve eşlik ediyor. Sağdaki ne kadar yaptı bilmiyoruz ama şu anda çalan sanki pek ümit vermiyor. Sağdaki kızın bakışı tam bir ‘yapamadı salak’ bakışı ama muhtemelen kendi de pek bir şey yapamadı. Fotoğrafın yine görünmeyen kısmında sırasını savmış bir başka kız daha var, o da bin fırın ekmek yememiz lazım gülüşü atıyor. Biraz utangaçlık, biraz ergenlik, biraz öğrencilik hali. Bunlar normal, olacak böyle şeyler, fazla zorlamamalı. Ya okulun bu fotoğrafı kendine ilan görseli seçmesine ne demeli? Acaba doğru seçim yaptıklarına eminler mi :)


Caz nerede daha popüler

Bir şey söylememe ustası

Son yıllarda Amerika’da cazın eskiye göre daha az dinlendiği istatistiklerle kanıtlanmış bir gerçek, ben uydurmuyorum, bizzat Amerikalı müzisyenler söylüyor. Obama’dan bu yana devlet katında cazın yeniden nasıl eski haline döndürüleceği konuşuluyor zira onlar için milli bir mesele, cazı ulusal müzikleri kabul ediyorlar. Onlar düşünedursun bu arada bir müzik türü olarak caz artık Avrupa ve Asya’da daha çok dinleniyor. Bu da kesin bilgi yayalım! Japonya cazın her zaman ikinci büyük pazarı oldu, şimdi pazar daha da büyük. Geçen Chick Corea ile yapılmış bir röportajı okurken bu soruyu ona da sormuşlar. Corea benim hiç sevmediğim o her zamanki idare-i maslahat yanıyla lafı evirip çeviriyor ama bir türlü kaleye orta yapmıyor, ya kardeşim adam sana net bir soru sordu, diyor ki; “caz neden Asya ve Avrupa’da daha popüler?” Vallahi ağzından bir cevap alamıyor, benim diyor her zaman önümde çok iyi bir dinleyici grubu var diyor, bunların nereli olduğunu bilmiyorum diyor, öyle diyor, böyle diyor ama sadede gelemiyor. Hatta Avrupalı dinleyicinin klasik disiplinli bir müziksever olduğundan bahsediyor, sosyo-ekonomik filan diyor sonra bunlar benim alanım değil diyor. Velhasıl, Süleyman Demirel gibi çok şey söyleyip hiçbir şey söylemiyor.


Müzisyenin hayaleti

Kitabın kapağı

Haruki Murakami’nin bir kitabı varmış, -mış diyorum çünkü okumadım, “Kafka on the Shore”. 15 yaşında bir çocuk orta yaşlı bir kadının ergen yaşındaki hayaletine aşık olur. Oysa, kadın halen hayattadır. Uzun yıllar önce, henüz o yaşlardayken sevgilisi ölen kadının hayaleti kadından ayrı olarak varlığını sürdürmektedir. Oğlanın aşık olduğu bu hayalettir. Murakami’yle benim bağım onun daha ziyade iyi bir cazsever oluşu nedeniyledir. Müzik yazarı ve Stereophile dergisinin editörü Jim Austin bu fikirden yola çıkarak yazdığı yazısında odamızda müzik dinlerken dinlediğimiz müzisyenin hayaletini davet etmiş mi oluyoruz sorusu üzerinden hayalperest yanı kuvvetli güzel bir yazı yazmış. Hoşuma gitti. Bu konular niye benim de aklıma gelmez ki… Gelse de yazmayı becerebilir miyim... Zor iş. Jim Austin aslında bir caz adamı olmadığını söylüyor, daha ziyade Björk’ün seksenlerdeki grubu Sugarcubes dönemi çocuğu olduğunu belirtiyor ama Eric Dolphy ya da Art Pepper dinlerken -ki bunu da o dönem bir çift Polk Audio Model 7B speaker çiftiyle yapıyormuş- bu hayalet mevzuu akla daha yakın geliyormuş. Yazının sonrası biraz böyle müzikler ve odyofil eşleştirmelerle gidiyor ama güzel yazı. 


Kaynakları tek yerde toplayın

Birçok iyi markanın ürünleri mevcut

Müzik tüketiminin analogdan dijitale geçmesiyle bocalayan sadece plak şirketleri olmadı, koskoca bir müzik ekipmanları sektörü de büyük uçurumun eşiğine geldi, hatta çoğu uçurumdan düştü, kayboldu gitti, değişimi kabullenip yenilenenler tekrar nasıl ayağa kalkacaklarının arayışına geçti. Geleneksel ürün yelpazelerini gözden geçirdiler ve dijital teknolojiye uygun neler yapabiliriz diye düşünmeye başladılar. Benim ‘kaynakları bir yerde toplayın’ dediğim şeyin geçmişi eski değil, 2010 sonrasıdır. HiFi, Hi-End firmaları çözüm olarak dijital yayınları müziksevere nasıl daha kaliteli dinletirizin arayışına geçtiler. Çözüm aslında basitti. Dinleyiciye her şey için tek bir cihaz verirsen sana müteşekkir kalır. Sektörün güçlü markaları çözümü tam da bu noktada buldu ve Spotify benzeri tüm dijital kaynakları getirip bu cihazlara bağlayarak tercih ettiğin kulaklıktan bilgisayara, hoparlörden cep telefonuna her yerden dinlemeni sağladılar. Tabi konuyu az bilen şimdi ee, ben o cihaz olmadan da dinliyorum ne var bunda diyebilir, işin püf noktası şu ki, bu nevi DAC’lardan gelen müzik, işte o başka bir kalite oluyor, onu da söylemiş olayım. 


Bu albümleri de dinleyin

Albümlerin kapakları

Ray Charles ünlü olduktan sonra değişti ama ellilerde blueslu soul cazın iyileri ondan sorulurdu, mesela 1958 tarihli albümü “Soul Brothers”. Vibrafoncu Milt Jackson ile nasıl da döktürüyor. *** Tenor saksofoncu Joe Henderson hiçbir zaman en öne çıkanlardan olmadı, caz tarihini bilenler bunun açık haksızlık olduğunda hem fikir ama biraz da kişiliği öyleydi. Aslında enfes bir tenor ustasıydı. 1985 tarihli klüp kaydı “The State of the Tenor” kaydını dinleyin, üstelik, Tidal master kalitesiyle yayınlıyor, az da sesi açarsanız keyfinize diyecek olmaz. *** Bariton saksofoncu Gerry Mulligan’ın 1962 albümü “Jeru” kaprisli bir latin güzelin ça ça adımlarıyla başlayan bir albüm. Mulligan piyanosuz dörtlüleriyle tanınırdı, aslında piyano sevmez sanılan bu adam çoğu kez piyanoyu kendi çalardı, bu albümde tersine piyano var, oldukça formda olduğu dönem ve dinlemesi enfes bir kayıt. Mulligan sanırım bir kez geldi İstanbul’a, seksenler olması lazım, Bilsak Caz Festivali olabilir, Emin abi bilir ona sorayım ama o konserde yoktum, ne halt etmeye gitmemişim bilmiyorum gençlik aptallığı işte. 


Feridun Ertaşkan

Cazkolik.com / 18 Kasım 2019, Pazartesi

Paylaş

Konu veya sanatçıyla ilgili yayınlanmış benzer haberler

Işıl Çalışkan Röportajı: Kerem Görsev yeni albümüyle mükemmel denge arayışında.
Cazın kayıp halkası
Aycan Teztel, yarım asırlık birikimini "After A Dream" ile yansıtıyor.
Bu bölümde yayınlanmış önceki yazılar
» Cazın kayıp halkası » Savaşma, caz yap! » Yeni albümler arası gezinti » Cazla şarabın ortak noktası » Proje nedir? » Bu hafta bütün PUL`lar festivallik » Yeni bir caz festivali » Türk cazının amiral gemisi? » Tatil dönüşü sendromuna çare » Şeytanla değil tanrıyla anlaşan adam » Ölüme mahkum caz grubunun hikâyesi » Festivalin TOP 5`i... » Ressamla müzisyenin aşkı » Caza ne zarar veriyor? » Daha yaratıcı olmak istiyorsan bir duvar inşa et » Cazda küratörlük? » Black argo tarihi » Bir çırpıda bir sürü yeni albüm » Yaşamak yeterli değil, parçası olmalıyız » Üzgünken neden hüzünlü şarkılar dinleriz? » İnsan gerçekten akıllı mı? » Ekonomik krizde caz sponsorlukları ne durumda? » Seçim öncesi talebin tam sırası ama duyan? » Sanatta yanlış anlamalar » Sanat dünyasında hangi iktidar? » Kapitalist Blues? » İlkbahar ve yaz sıcak geçecek » Böyle sesler artık gelmiyor » Dünya nasıl değişir? » Sanal caz klübü mü? » Karşı-kültür ikonu » Caz James Bond`u tükürüğüyle boğabilir mi? » Müzikal soykırım? » Zamanda değil seste yolculuk? » Best of 2018? » Haftalık meraklar... » Yeni bir rakip mi geliyor? » Kültür Bakanlığı`na proje önerisi? » Böyle bir festival bizde de olmalı » Sahici müzikten yapay müziğe » Cazın kırmızı noktası » Müzikte dengelenme zamanı » Yeni yüzyılda caz nasıl olacak? » Caz dünyasında ürkütücü bir ölüm haberi » Kayıplarla dolu bir hafta oldu » Caz müzisyenlerinden tepki » Festival için konser önerileri » Sanat ne yana düşer usta? » Caz ve ticaret? » Cazda yeni bir dergi, yeni kitaplar... » Şu sololara bir kulak verin » Büyük bir sanatçıyı kaybettik » Cazın ve müziğin geleceğine dair sorular » Festival bitti önümüzdeki maçlara bakıcaz » Sahnedeki demokrasi » Deliye hergün caz! » Tatil PUL`ları... » Hollywood starlarının caz sevgisi? » Her festival bir yaz çiçeği » Hangi futbolcu iyi caz müzisyeni olurdu? » Türkiye`de askeri orkestralar ve caz » Caz basını en çok kimi seviyor? » Müzikal çöpler dijital yayıncılığa mı boşaltılıyor? » Caz: 1 - Siyaset: 0 » Müziğe yön verecek 9 yeni enstrüman » 1 numaralı caz festivalinin başına kim geliyor? » Caz insanı şaşırtır » Bir halkın müziği caz » Kerem Görsev bu kez niye farklı? » Klasik müzikle cazın farkı? » CRR Caz Şubatı`nda ne oldu? » Cazda idealizm nedir? » Bebop`ın yanında bol acılı chili yemeği nasıl gider? » Bir yıl daha biterken... » Cazda derin dalga » Sonny Rollins saksofonunu emekli etti » Cazda Fransız erotizmi » Törkiş saykodelik patlaması » Müzisyen sağlığı önemli » Best of`lar dönemine girdik » Vampirler, zombiler... Bu hafta böyle! » Devir açan ilk albümler » Vize krizi cazı da vurdu » Yemek yazarı & caz yazarı? » Saksofonu bulan bir müslüman mı? » İğrenç bir müzik olarak caz :) » Mürekkepte caz mavisi... » Cazın kayıp ruhları... » Yeni sezon başlıyor... » Bir sanat dalı olarak caz » Kan, ter ve şarkı söylemek » Uzun menzilli akustik aygıt » Bergama`da harikulade bir caz girişimi » Caz biyografileri önemli... » 5 yıldız albümler hangileri? » Emoji sanatı... » Hi-Fi`cılar hangi albümleri öneriyor? » #Festivalleştiremediklerimizden misiniz? » Festvaldeeen festivale... » Bizim de bir caz diasporamız olsa... » Yeni bir para birimi olarak LiKE » Paraya kıyın bunları alın » Bu fotoğraf bir son olabilir mi? » Miles Davis dersi » Cep telefonları konserleri mahvediyor » PTT ilk caz albümünü özel pulla anamaz mı? » Cazda artık eskileri merak etmiyorum... » İtalyan caz tarihinde Mussolini ve Sinatra etkisi. » Çalışanlar için sanal tasma? » Türkiye`de kaç kişi caz dinliyor? » Bill Evans`ın bilinmeyen müzikleri... » Vokal caz poplaşırsa ne olur? » Bazı şeyler hiç değişmiyor... » Avrupalı cazcılar daha mı politik? » Cazda dinleyecek ne çok albüm, ne çok müzik var... » Reklamcılar caz müziğini nasıl algılıyor? » Grammy ödülleri bize ne anlatıyor? » Belediyelerin caz müziğiyle ilişkisi?
Bu içeriğe yapılan yorumlar
Bu içeriğe hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapabilirsiniz!
Reklam İçin Bize Yazın Bizi Arayın
0 216 385 4912
Cazkolik Shop Yeni
Albüm Bülten Üyeliği
Bizi Takip
Edin
Cazkolik.com • Türkiye’nin Caz Takvimi • Günün Albümü • Günün Parçası • Günün Müzisyeni • “Jazz”lı Gündem • Albüm Eleştirileri • Cazkolik Röportajları • Yerli Caz Albümleri Arşivi • Yerli Caz Müzisyenleri Arşivi Cazkolik Yazarları:
• Ali Haluk İmeryüz • Arto Peştemalcıgil • Ayşe Tütüncü • Beliz Hazan • Burak Sülünbaz • Cenk Akyol • Cenk Erdem • Deniz Türkoğlu • Emre Kartarı • Güç Başar Gülle • Güzin Yalın
 
• Levent Öget • Leyla Diana Gücük • Murat Ali Oral • Murat Beşer • Okan Aydın • Salim Zaimoğlu • Sami Kısaoğlu • Sevin Okyay • Tunçel Gülsoy • Turgay Yalçın • Zekeriya Şen
Radyo Cazkolik Servisleri: • Radyo Cazkolik Programları • Radyo Cazkolik Playlistleri • CazFM.com (Online stream radio)
Cazkolik.com bir Feridun Ertaşkan Rek. ve Tas. Hiz. Ltd. Şti. hizmetidir. | İletişim için: cazkolik@cazkolik.com | info@cazkolik.com | Tel: 0 216 385 4912

“Jazz, insan ruhunun zaferinin sembolüdür.” Archie Shepp