Cazkolik.com
Radyo Cazkolik İnternet üzerinde cazkoliklerin
buluştuğu bir caz radyosudur
CazFM.com canlı yayınını dinliyorsunuz.
 
Türkiye'nin Caz Takvimi

Önder Focan Trio

Sanatçı: Önder Focan (g), Enver Muhamedi (b), Burak Cihangirli (d).
Mekan: The Badau; rez. 05323064334
Tarihi: 27 Nisan.2018
Saat: 21:00
Web Adresi: https://www.facebook.com/events/2
Etkinlik Bilgisi : Gitar, bas ve davuldan oluşan triolar caz müziğinde her zaman belirli bir ilgiyi toplamıştır. Melodi, armoni ve ritim gibi müziğin tüm katmanlarının tam olarak duyulabildiği bu format özellikle trio için yapılmış düzenlemelerle bir "mini big band" gibi tınlamaktadır. Efsane trio Poll Winners gitarist Barney Kessel, bascı Ray Brown ve davulcu Shelly Manne tarafından oluşturulmuştu ve yıllarca çalışmalarını sürdürüp önemli bir hayran kitlesi edinmişlerdi. Jim Hall, Pat Metheny, John Scofield gibi birçok caz gitaristi gitar, bas, davul trioları oluşturmuş, albümler yapıp konserler vermişlerdir. Usta Önder Focan?ın gençlerle projeleri hız kesmiyor ve bu da onlardan biri. Bu gece sevilen standartlardan oluşan bir repertuarla sizlerle olacaklar. Giriş: 40 TL.


Dolunay Obruk

Mekan: Edebiyat Günleri, Antalya
Tarihi: 27 Nisan.2018
Saat:
Etkinlik Bilgisi : Dolunay Obruk Antalya Edebiyat Günleri kapsamında bugün bir konser verecek.


Selen Beytekin

Sanatçı: Selen Beytekin (v), Şenova Ülker (tr), Ercüment Orkut (p), Kağan Yıldız (b), Ferit Odman (d).
Mekan: Yeldeğirmeni Sanat, Rasimpaşa Mah. İskele Sok. No: 43/1, Yeldeğirmeni, Kadıköy
Tarihi: 27 Nisan.2018
Saat: 20.30
Web Adresi: http://yelsanat.kadikoy.bel.tr/
Etkinlik Bilgisi : Selen Beytekin, 8 yaşında piyano eğitimi almaya başladı. 2007 yılında Q Jazz Bar`da piyano çalıp söyleyerek ilk kez kendi programını yapmaya başladı. Daha sonra Aşkın Arsunan, Ricci Benson, Spyro Gyra, Atilla Şereftuğ, Fatih Erkoç, Kerem Görsev, Tony Jones gibi birçok müzisyen ile beraber sahne aldı. Türkiye`nin değerli caz müzisyenlerinden oluşan kendi orkestrası ile müzik çalışmalarına ve konserlere devam etmektedir. Bilet Fiyatları: Tam 30 TL, Öğrenci ve İndirimli 15 TL.


Lars Vogt ilk kez Royal Northern Symphony ile İş Sanat?ta

Mekan: İş Sanat Konser Salonu, 4. Levent İş Kuleleri
Tarihi: 27 Nisan.2018
Saat: 20:30
Web Adresi: http://www.
Etkinlik Bilgisi : Kendi jenerasyonunun önde gelen piyanistlerinden Lars Vogt, 27 Nisan 2018, Cuma akşamı saat 20.30’da İş Sanat sahnesinde olacak. Sahnede Lars Vogt’a, aynı zamanda müzik direktörlüğünü de üstlendiği, İngiltere`nin köklü oda orkestrası Royal Northern Symphony eşlik edecek. Son dönemde orkestra şefliğine odaklanan ve bugüne kadar Köln, Münih ve Zürih Oda Orkestraları, Sidney Senfoni Orkestrası, Camerata Salzburg gibi prestijli toplulukları yöneten Alman piyanisti, İş Sanat’taki bu konserinde ilk kez şef olarak da izleyeceğiz. 60 yıllık geçmişiyle İngiltere’nin tek tam zamanlı oda orkestrası unvanını taşıyan Royal Northern Symphony ise bugüne dek Sting, Ben Folds, John Grant ve Mercury Rev gibi dev isimlerle gerçekleştirdiği ortak çalışmalarla adından söz ettiren bir topluluk. Mozart, Beethoven, Schumann, Brahms gibi bestecilerden Tchaikovsky, Rachmaninov ve Lutoslawski’ye uzanan zengin repertuvarıyla övgü toplayan Lars Vogt konserde, Royal Northern Symphony ile Beethoven’dan eserler seslendirecek. Bilet Fiyatları: 1. Kademe: 75 TL 2. Kademe: 60 TL. 3. Kademe: 50 TL. İndirimli: 40 TL. Öğrenci: 20 TL.


Sinemanın Sesi

Mekan: Salt Galata, Bankalar Caddesi No: 11 (Tel: 0 212 334 2245)
Tarihi: 27 Nisan.2018
Saat: 19:00
Web Adresi: http://www.
Etkinlik Bilgisi : Dimitri Kirsanoff`un 1930`lar Fransız şiirsel gerçekçiliğinin habercisi addedilen, 1926 tarihli Ménilmontant filminin gösteriminde Egemen Kırkağaç, Ege Tülek ve Alper Yıldırım, akustik elemanlar ve elektronik sesleri bir arada kullanarak bir performans gerçekleştirecek.


Royal Northern Symphony Konseri

Mekan: İş Sanat Konser Salonu, 4. Levent, İş Kuleleri
Tarihi: 27 Nisan.2018
Saat: 20:30
Web Adresi: http://www.
Etkinlik Bilgisi : Kendi jenerasyonunun önde gelen piyanistlerinden Lars Vogt, 27 Nisan 2018, Cuma akşamı saat 20.30`da İş Sanat sahnesinde olacak. Sahnede Lars Vogt`a, aynı zamanda müzik direktörlüğünü de üstlendiği, İngiltere`nin köklü oda orkestrası Royal Northern Symphony eşlik edecek. Son dönemde orkestra şefliğine odaklanan ve bugüne kadar Köln, Münih ve Zürih Oda Orkestraları, Sidney Senfoni Orkestrası, Camerata Salzburg gibi prestijli toplulukları yöneten Alman piyanisti, İş Sanat`taki bu konserinde ilk kez şef olarak da izleyeceğiz. 60 yıllık geçmişiyle İngiltere`nin tek tam zamanlı oda orkestrası unvanını taşıyan Royal Northern Symphony ise bugüne dek Sting, Ben Folds, John Grant ve Mercury Rev gibi dev isimlerle gerçekleştirdiği ortak çalışmalarla adından söz ettiren bir topluluk. Mozart, Beethoven, Schumann, Brahms gibi bestecilerden Tchaikovsky, Rachmaninov ve Lutoslawski`ye uzanan zengin repertuvarıyla övgü toplayan Lars Vogt konserde, Royal Northern Symphony ile Beethoven`dan eserler seslendirecek. Bilet Fiyatları: 1. Kademe: 75 TL 2.Kademe: 60 TL 3.Kademe: 50 TL İndirimli: 40 TL Öğrenci: 20 TL.


Ülkü Aybala Sunat

Sanatçı: Ülkü Aybala Sunat vo, Yiğit Özatalay p, Kemal Emirel d.
Mekan: SAMM`s Bistro Uğur Mumcu Cad No 19 GOP Ankara 0 312 447 9 000
Tarihi: 27 Nisan.2018
Saat: 20.30
Web Adresi: http://www.hotelsamm.com
Etkinlik Bilgisi : Caza olan ilgisi ile 2007`de Nardis Jazz Vokal yarışmasına katılan Sunat, burada kazandığı Nardis özel ödülü ve Sibel Köse Workshop ödülünün ardından Carlsberg sponsorluğunda Polonya Pulawy Jazz Workshop`una katılma hakkı elde etti. 2010 yılından beri müzik hayatına İstanbul`da devam eden Sunat; Kapadokya Caz Günleri, Ankara Caz Festivali, Bozcaada Caz Festivali, İstanbul Caz Festivali gibi çeşitli festivallerde sahne aldı. Geçtiğimiz yıl yayımlanan albümü "Artiz Kahvesi"nin yanı sıra Ediz Hafızoğlu "Nazdrave", Nilüfer Verdi "Knidost", Selen Gülün "Kadınlar Matinesi" ve Yürüyen Merdiven "Çınar, Güneş ve Bir Deli" albümlerinde yer aldı. Eylül Biçer`le ortak projesi "Jeff Buckley Şarkıları"nın yanı sıra farklı türlere merakı ve kendine has üslubuyla çeşitli projelerle müzik hayatına devam etmektedir. Özatalay ve Emirel, kendi bestelerini çalan bir davul-piyano ikilisi... 2014 yılında dünyaya gelen Yürüyen Merdiven, 2016 yazında ilk albümü "Çınar, Güneş ve Bir Deli"yi yayınladı. Grup, mekanik bir yürüyen merdiven değil, iki bacaklı bir organizma... Ayakta durabilmek ve yürüyebilmek için ikili bir müzikal birlikteliğe ve dengeye ihtiyaç duyuyor. Cuma Akşamı sizleri 3 özgün müzisyenin performansı bekliyor.


iDSO Konseri

Mekan: Fulya Sanat Merkezi, Fulya, Beşiktaş
Tarihi: 27 Nisan.2018
Saat: 20:00
Etkinlik Bilgisi : İDSO DenizBank Konserleri İstanbulluları klasik müzikle buluşturmaya devam ediyor. Her Cuma akşamı İstanbul`un çeşitli salonlarında müzikseverlere klasik müzik ziyafeti sunan İDSO, 27 Nisan Cuma akşamı saat 20.00`de Fulya Sanat Merkezi`nde orkestra şefi Kalle Kuusava yönetiminde solist Bahar Biricik`e (keman) eşlik edecek. Konserde; Sergei Prokofiev`in "Sol Minör Keman Konçertosu, No.2" ve Antonin Dvorak`ın "Senfoni No. 7" eserleri icra edilecek.


 
PUL (HAFTALIK CAZ KÖŞESİ)

Müzikal çöpler dijital yayıncılığa mı boşaltılıyor?

Feridun Ertaşkan
Yayın Tarihi: 23 04 2018
Değişiklik Tarihi: 23 04 2018 14:28
Bu içerik toplam 599 defa okunmuştur.
Kaykay ve caz mı?

Müzisyenden dinleyicisine aracısız

Müzikte üreticiden tüketiciye dönemi

Müzik yayıncılığı ekonomisinin değişimi sürüyor. Bırakın daha eskiyi, ikibinlerin başındaki şartlar bile değişti. Müzik şirketleri üzerinden yürüyen yayıncılık sektörü bugün artık sanatçıların işlerini bireysel satış imkanlarının internet sayesinde artmasıyla sektör kurallarının değişmesi de sağlanıyor. Dev müzik şirketlerinden oluşan koskoca sektör geleneksel albüm satışları üzerinde adaletsizliğiyle bir dönem kaya gibi sağlam ve yıkılmaz görünürken, hatasıyla, eksiğiyle, yerine oturmamışlığıyla yeni ve özgür (ama mutlaka sorunları olan ya da çıkacak) yeni dönem kendi şartlarını oluşturuyor. MySpace gibi platformların sağladığı özgürlük ve kolaylığın üzerine `digital stream` yayıncılığın müzikseverleri müziğin basılı malzemesine değil ama sınırsız dinleme imkanına sahip olma fikrini aşılarken Bandcamp gibi daha yeni platformlar müziğin kendisine, yani `dosyasına` sahip olma imkanını paralel kulvarda genişletmeye başladı. Üstelik, bu kulvarın iyi alıcısı olduğu görülüyor. Bir yerde, üreticiden tüketiciye dersek daha doğru olur. Bandcamp`in önceki hali gibi görünen doğrudan CD satışı yapan CDBaby gibi platformlar da MySpace gibi ilk nesil kaldı ve değişim onları da etkiledi. Yanısıra, iTunes, Amazon gibi dev platformlar, özellikle Amazon uyumluluğu sayesinde her tür müzik satışında hâlâ lider olmayı sürdürüyor. Bu konu çok boyutlu, tek PUL`la olacak gibi değil, yeniden geri dönmek üzere şimdilik burda kesiyim ama hemen altta başka işin bir yanıyla devam ediyorum.


Dijital platformlar çöplüğe dönmesin

Tahammül edilemeyen müzikler

Yukarda müzik şirketlerini kötüledim, haklıydım ama şimdi burda haklarını bir miktar teslim etmem lazım. Özgürlük iyi bir şey olsa da ortalığa saçılan her müziğin iyi olduğunu kimse söyleyemez herhalde, insan bu platformlarda biraz uzun dolanınca müzisyenler evlerindeki çöplüğü buralara boşaltmış hissine kapılıyor bazen ne yalan, işte, tam da bu yüzden [bazı] müzik şirketlerine hâlâ ihtiyacımız var diyorum. Bandcamp`in .bandcamp uzantılı firmalar bölümü var, burada keşifler yapabilirsiniz. Bildiğim bir firma olmakla birlikte İngilizlerin yeni yıldızı Nubya Garcia`lı jazz:refreshed mesela, yine İngilizlerin Jazzman Records da öyle, Helsinki`li We Jazz Records`u zayıf buldum, Hamburg`lu JazzLab de bana çok uygun gelmedi ama Hanover`lı Agogo Records ilginç. Bu bölüm hâlâ gelişmeye muhtaç olsa da iyi şeylere rastlanabiliyor. Bandcamp`in son 30 günde 288 milyon dolar ciro elde ettiğini de söyleyerek tamamlıyım gerisi sizin keşfinize kalsın.


Dijital platformlar hırsızlık alanı olmasın!

Yeni nesil hırsızlıklar

Bu hafta bu konuyu biraz uzattım ama hepsini tek bir yerde toplamak faydalı olur diye önceki iki PUL konusuna son kez başka bir açıdan değineyim. Mayıs başı Zorlu PSM Caz Festivali`nde izleyeceğimiz Jason Moran`la yapılan yeni bir röportajı çok yakında yayına gireceğiz. O röportajda Moran`ın sözünü ettiği bir konu var, kendisi isim vermese de anlıyoruz ki bir arkadaşı ondan izinsiz Bandcamp`te müzikal bir malzemeyi kendi ismiyle satışa girmiş. Moran da haklı olarak şikayet ediyor. Moran`la ilgili konu bu kadar ama konunun kendisi genel olarak önemli. Sanırım arkadaşlık ilişkileri içinde böylesi haksız çok fırsata, hadi adını söyleyelim hırsızlığa açık bir alan dijital platformlar. Muhtemelen böyle şeyleri daha sık duyacağız, hatta, eminim sizin de bildiğiniz, kulağınıza gelen pekçok olay vardır.


Yaşayan en büyük rap canlısı

Ona yüzyılın Amerikan şairi deniyor

Bizim buralarda bir dolu rap ve hip hop müzisyeni var, onlar farkında mı mesela? Ya da bu müzikle ilgili konular basında sık rastlıyorum ama `yaşayan en büyük rap canlısı` (tespitin sahibi The Guardian`dan Dorian Linsky`dir) Kendrick Lamar`ın Pulitzer ödülünü alması nedense bizde hiç haber olmadı (ya da ben görmedim), oysa, ortada büyük bir olay var. Amerika`nın saygın ödülü ilk kez 1943`de William Schuman`ın "Secular Cantata No.2"sine gitmişti, ilk caz Pulitzer ödülünü Wynton Marsalis`in "Blood on the Fields" ile almıştı, o zamandan beri sadece Ornette Coleman ve Henry Threadgill bu ödülü alabildi. Son dönemde Pulitzer ödülünün eski saygınlığını yitirdiği söylentileri arasında geçen sene Bob Dylan`ın Nobel kazanmasına benzer bir etki yarattı bu yıl Kendrick Lamar`ın "Damn" albümüyle ödül alması. Üstelik, Dylan`ın ödülüne sevinen kadar karşı çıkan da olmuştu, Lamar`ı herkes ayakta alkışlıyor. (Ben Linsky`nin yazısından faydalandım size de tavsiye ederim). Bu arada, Amerika`da Lamar üzerinden bir tartışma yürüdüğünü öğreniyoruz, kimi rap`çiler de Lamar`ın Afrikalı Amerikalılara ırkçılıktan daha fazla zarar verdiğini söylüyor. Bence bu konu daha çok su kaldırır.


Cazın yüz yıllık hikayesi...

Cazın yüzyıllık hikayesi

Cazın hikayesini bizzat Amerikalı starlardan dinlemek hikayenin orijinaline yahit olmak gibi olacak. Peki bu nasıl olacak? 3 mayıs akşamı CRR`de olacak. Aslında bu konserle ilgili özel haber gireceğiz siteye ama çift dikiş olsun, buradan da hatırlatıyım. Saksofon ustası Vincent Herring`in "Caz Orkestrasının Öyküsü" isimli bir orkestrası daha doğrusu big bandi var. 1917 yılında başladığı kabul edilen ve geçen sene 100. yılını kutladığımız ilk caz kaydının hikayesiyle, diğer anlamıyla caz yüzyılının hikayesiyle özdeş. Bu kutlama amacıyla hepsi star isimlerden oluşan orkestra ilk kez Viilage Vanguard`da konser verir ve ardından Avrupa turnesine çıkar, işte, bu kadroyu turne kapsamında 3 mayıs akşamı CRR`de izleyeceğiz ve bence yılın en çarpıcı konserlerinden biri olacağı şüphesiz. Konser aynı zamanda bir anlatıcıyla birlikte yüzyılı anlatan değişik bir sahne olacak. Bugünden hatırlatıyım dedim.


Kaykay ve caz?

Kaykay ve caz mı?

Jason Moran`ı her zaman sevmişimdir, renkli biri olduğuna inanıyorum ama ondan caz tarihine dair yeni bir şey öğreneceğim aklıma gelmezdi, meğer hem de ne ilginç bir şeymiş; Kaykay ve caz. Yakınlarda "Jazz at the Kennedy Center" sanat direktörlüğü görevini de üstlenen Moran kişiliğinde farklı yönleri buluşturan renkli biri. 2013`de mesela yaptığı bir projenin içinde kaykaycılar da varmış. Bilmiyordum, kaykay bilhassa seksenli yılların video art dönemi bir şekilde cazla adı sık anılan, bu dönem çekilen kliplerde kendine yer bulan, özellikle Guy Mariano isimli ünlü kaykaycının yer aldığı videolar bir nevi kült muamelesi görüyormuş. Merak edip bu filmlerin birini izledim, YouTube da var ama pek birşey anlamadım, cazla nasıl bir ilişkisi olduğunu çözebilmiş değilim ama Moran öyle diyor, hatta, resimdeki 2015 konserinde o çalarken yanında ünlü kaykaycılardan Steve Caballero da var, o da kayıyor herhalde. İlginç.


Bu bir futbol topu değildir!

El bombası da değildir...

Müzikte sadece yayıncılık yöntemleri değişmiyor, kayıt ve stüdyo teknikleri de sürekli değişiyor. O işlerden anladığımı pek söyleyemem ama fotoğrafta gördüğünüz şeyin bir futbol topu olmadığını bilin. Zylia isimli bu mini top üretici firmanın iddiasına göre stüdyo ses kayıt teknolojisinde devrimmiş. Hadi firmanın abartı kısmını indirimli düşünün ama yine de ilginç olduğu kesin. En önemli yanı ise üç boyutlu kayıt yapabilmesi, farklı enstrümanları ayırdedip farklı kanallara aktarabilmesi (bunu nasıl yapıyor acaba?), her bir enstrümanın doğal akustik rengini muhafaza edebilmesi ve tüm bunları USB bağlantısıyla yapabilmesi. Tanıtım videosunda stüdyoda dört müzisyenin ortasına koyuyorlar, tek bir kablo var, herkes şaşırıyor filan. Dediğim gibi, pek bildiğim bir alan değil ama bana biraz fazla kolay geldi. Bu konuları takip edenler bir baksın derim. Sloganları da `dünyanın ilk portatif kayıt stüdyosu`.


Feridun Ertaşkan

Cazkolik.com / 23 Nisan 2018, Pazartesi

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Paylaş

Konu veya sanatçıyla ilgili yayınlanmış benzer haberler

Müzikal çöpler dijital yayıncılığa mı boşaltılıyor?
25. yılını kutlayacak İstanbul Caz Festival programı basın toplantısıyla açıklandı. Festival, Türkiye cazını kutsayan tarihi bir konserle açılacak.
Caz insanı şaşırtır
Bu bölümde yayınlanmış önceki yazılar
» Müzikal çöpler dijital yayıncılığa mı boşaltılıyor? » Caz: 1 - Siyaset: 0 » Müziğe yön verecek 9 yeni enstrüman » 1 numaralı caz festivalinin başına kim geliyor? » Caz insanı şaşırtır » Bir halkın müziği caz » Kerem Görsev bu kez niye farklı? » Klasik müzikle cazın farkı? » CRR Caz Şubatı`nda ne oldu? » Cazda idealizm nedir? » Bebop`ın yanında bol acılı chili yemeği nasıl gider? » Bir yıl daha biterken... » Cazda derin dalga » Sonny Rollins saksofonunu emekli etti » Cazda Fransız erotizmi » Törkiş saykodelik patlaması » Müzisyen sağlığı önemli » Best of`lar dönemine girdik » Vampirler, zombiler... Bu hafta böyle! » Devir açan ilk albümler » Vize krizi cazı da vurdu » Yemek yazarı & caz yazarı? » Saksofonu bulan bir müslüman mı? » İğrenç bir müzik olarak caz :) » Mürekkepte caz mavisi... » Cazın kayıp ruhları... » Yeni sezon başlıyor... » Bir sanat dalı olarak caz » Kan, ter ve şarkı söylemek » Uzun menzilli akustik aygıt » Bergama`da harikulade bir caz girişimi » Caz biyografileri önemli... » 5 yıldız albümler hangileri? » Emoji sanatı... » Hi-Fi`cılar hangi albümleri öneriyor? » #Festivalleştiremediklerimizden misiniz? » Festvaldeeen festivale... » Bizim de bir caz diasporamız olsa... » Yeni bir para birimi olarak LiKE » Paraya kıyın bunları alın » Bu fotoğraf bir son olabilir mi? » Miles Davis dersi » Cep telefonları konserleri mahvediyor » PTT ilk caz albümünü özel pulla anamaz mı? » Cazda artık eskileri merak etmiyorum... » İtalyan caz tarihinde Mussolini ve Sinatra etkisi. » Çalışanlar için sanal tasma? » Türkiye`de kaç kişi caz dinliyor? » Bill Evans`ın bilinmeyen müzikleri... » Vokal caz poplaşırsa ne olur? » Bazı şeyler hiç değişmiyor... » Avrupalı cazcılar daha mı politik? » Cazda dinleyecek ne çok albüm, ne çok müzik var... » Reklamcılar caz müziğini nasıl algılıyor? » Grammy ödülleri bize ne anlatıyor? » Belediyelerin caz müziğiyle ilişkisi?
Bu içeriğe yapılan yorumlar
Bu içeriğe hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapabilirsiniz!
Reklam İçin Bize Yazın Bizi Arayın
0 216 385 4912
Cazkolik Shop Yeni
Albüm Bülten Üyeliği
Bizi Takip
Edin
Cazkolik.com • Türkiye’nin Caz Takvimi • Günün Albümü • Günün Parçası • Günün Müzisyeni • “Jazz”lı Gündem • Albüm Eleştirileri • Cazkolik Röportajları • Yerli Caz Albümleri Arşivi • Yerli Caz Müzisyenleri Arşivi Cazkolik Yazarları:
• Ali Haluk İmeryüz • Arto Peştemalcıgil • Ayşe Tütüncü • Beliz Hazan • Burak Sülünbaz • Cenk Akyol • Cenk Erdem • Deniz Türkoğlu • Emre Kartarı • Güç Başar Gülle • Güzin Yalın
 
• Levent Öget • Leyla Diana Gücük • Murat Ali Oral • Murat Beşer • Okan Aydın • Salim Zaimoğlu • Sami Kısaoğlu • Sevin Okyay • Tunçel Gülsoy • Turgay Yalçın • Zekeriya Şen
Radyo Cazkolik Servisleri: • Radyo Cazkolik Programları • Radyo Cazkolik Playlistleri • CazFM.com (Online stream radio)
Cazkolik.com bir Feridun Ertaşkan Rek. ve Tas. Hiz. Ltd. Şti. hizmetidir. | İletişim için: cazkolik@cazkolik.com | info@cazkolik.com | Tel: 0 216 385 4912

“Jazz, insan ruhunun zaferinin sembolüdür.” Archie Shepp