Cazkolik.com
Radyo Cazkolik İnternet üzerinde cazkoliklerin
buluştuğu bir caz radyosudur
CazFM.com canlı yayınını dinliyorsunuz.
 
Türkiye'nin Caz Takvimi

I`Am Tango

Sanatçı: Tango Lovers
Mekan: Zorlu PSM Turkcell Sahnesi
Tarihi: 23 Kasım.2019
Saat:
Etkinlik Bilgisi : Tango gösterilerinde şovlar büyüyor, gelişiyor. 24 uluslararası dansçı ve şarkıcının bir araya gelmesiyle hayata geçen Tango Lovers "I am Tango" isimli gösterisiyle tango severleri büyülümeye hazırlanıyor. Zorlu PSM bu gösterisiyle sonbaharın en konuşulan etkinliklerinden birine imza atmaya hazırlanıyor.


Şenova Ülker Quartet

Sanatçı: Şenova Ülker (tp), Önder Focan (g), Anıl Deniz (b), Fırtına Kıral (d)
Mekan: The Badau, Akasya (Rez: 0 532 306 4334)
Tarihi: 23 Kasım.2019
Saat: 21:30
Web Adresi: https://www.facebook.com/events/3
Etkinlik Bilgisi : 1969 yılında Ankara Devlet Konservatuarı`nda başladığı öğrenim yıllarını 1979 MSGSÜ?yü ?Pekiyi? derece ile bitirerek noktaladı. Aynı yıl İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası?nın sınavını kazanıp Birinci Trompetçi olarak çalışmaya başladı. Halen bu orkestrada Trompet Grup Şefi olarak görev yapmaktadır. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuarı?nda toplam 15 yıl öğretmenlik yaptı, ayrıca verdiği özel derslerle öğrenciler yetiştirdi. Klasik müziğin yanı sıra profesyonel olarak caz müziği çalışmalarında sıkça yer almakta olan Şenova Ülker, daha öğrencilik yıllarında (1977) ?Jazz Juniors? adlı grupla caz çalmaya başladı, bu arada Emin Fındıkoğlu?ndan caz teorisini öğrendi. Billy Hart, Buster Williams Joe Handerson, Arto Tunç, Roy Hargrove, Sammy Figueroa, John Scofiield, Bendik Hofseth, Dianne Reeves ve Randy Brecker gibi birçok caz ustasıyla jam-session ve konserlerde çaldı. 1990?lı yıllarda Önder Focan ile yıllarca birlikte çaldığı gruptan ?Erken? ve ?Sekiz? adlı iki albüm oluştu. 1996 yılında genç müzisyenlerden oluşturduğu ?Şenova Ülker Big Band?i, bir buçuk yıl yönetti ve bu grupla konserler verdi, genç caz müzisyenlerinin yetişmesine katkıda bulundu. 1998 yılında katıldığı ?Pasaporte Latino? grubunda Kübalı müzisyenlerle çalarak o müziği kaynağından öğrenme fırsatını buldu ve ?Latin Türküler? adlı albüm oluştu, ilerleyen yıllarda bu müzik ve müzisyenlerle daha yoğun çalıştıkça bu müziğe olan ilgisi arttı. 2001 yılında Selen Gülün?ün ?Just About Jazz? albümünde çaldı. 2003 yılında Hi-Jazz grubu ile yaptığı konser kaydı, CD olarak çıktı. Birlikte kurdukları ?0212? ve Etno Karma adlı gruplar ile Aşkın Arsunan?ın ?One A Day? isimli CD çalışmasında solist ve Kemik3 grubu ile yer aldı (2004). Aynı yıl Sadun Aksüt?ün ?Sisli Bir Eylül Gecesi?, Okan Ersan?ın ?To Whom It May Concern? ve Donovan Mixon?un ?The Dance Of Life? adlı albümlerinde de solist olarak yer aldı. 2005?te Cengiz Baysal?ın ?Candy And Milkshake? adlı albümünde, 2007 yılında ?Istanbul Superband Plays Ömer Göksel? CD?si ile Türk caz tarihinin ilk Big Band çalışmasında Lead trompet ve solist olarak yer aldı. Ayrıca aynı yıl Önder Focan?ın ?Standard A La Turc? ve ?Swing A La Turc? adlı albümlerinde çaldı. 1970?li yıllardan bugüne sayısız müzik albümünün stüdyo kayıt çalışmalarında yer alıp turnelerde bulundu. Aycan Teztel ve Levent Altındağ ile oluşturduğu ŞAL/Kemik3 adlı Brass Section ile stüdyo çalışmalarına ve kendi albümlerinin hazırlıklarına devam etmekte. Ayrıca 2002 yılında kurulan ve gün geçtikçe müzik milli takımına dönüşen ?İstanbul Süperband?in kurucu üyesi ve solist trompetçisi olarak sahne almaktadır.


Xavier de Maistre / Lucero Tena Konseri

Sanatçı: Xavier de Maistre arp, Lucero Tena kastanyet
Mekan: Cemal Reşit Rey Konser Salonu
Tarihi: 23 Kasım.2019
Saat: 20:00
Etkinlik Bilgisi : Program:
Albéniz (1755-1831) Piyano Sonatı Re Majör op.13
Guridi (1886-1961) "Viejo Zortzico" (Zortzico Zarra)
Albéniz (1860-1909) "12 Karakteristik Eser" Torre Bermeja Serenatı Op.92
Albéniz (1860-1909) "Suite Española" No. 1, Op. 47`den Granada Serenatı
Albéniz (1860-1909) "Suite Española" No. 2, Op. 97`den Zaragoza Seranatı
Albéniz (1860-1909) "Suite Española" No. 1, Op. 47`den Asturias (Leyenda)
Antonio Soler (1729-1783) Arp için Re Majör Sonatı
Enrique Granados (1867-1916) Gitar için Şiirsel Valsler H. 147, DLR 7:8
Enrique Granados (1867-1916) İspanyol Dansları‘dan Endülüslü
Francisco Tárrega (1852-1909) Recuerdos de la Alhambra (El Hamra Anıları) (1896)
Manuel de Falla (1876-1946) "La vida breve (Kısa Hayat)" İspanyol Dansı No. 1 


Kasım Ayında Caz Müziğinin Tüm Renkleri Cloud 34?te Buluşuyor

Mekan: Cloud 34, Hilton İstanbul Bomonti
Tarihi: 23 Kasım.2019
Saat:
Etkinlik Bilgisi : İstanbul’un en büyük oteli Hilton İstanbul Bomonti’de yer alan şehrin popüler mekanı Cloud 34, Kasım ayında düzenleyeceği Colors of Music geceleriyle caz müziğinin en güzel örneklerini misafirlerinin beğenisine sunacak. Eşsiz İstanbul manzarasıyla, 34. kattan İstanbul’u selamlayan mekan, Kasım ayı itibariyle her Cuma ve Cumartesi gecesi farklı ülkelerden ve tarzlardan esintiler içeren konsept geceleriyle misafirlerine adeta bulutların üzerinde bir müzik ziyafeti yaşatacak. “Abbey Lincoln gecesi”, “Latin Amerika Bossa Nova müzikleri”, “Film müzikleri gecesi”, “Bir Parizyen gecesi”, “An evening in song” ve “Other Standarts” gibi farklı müzik konseptlerinden oluşan “Colors of Music” gecelerinde, Emin Fındıkoğlu & Melisa Kral, Deniz Taşar, Cansu Nihal Akarsu & Cem Kaprol, Burcu Hancı, Dolunay Obruk, Gizem Dinç, Seran Bilgi ve Asena Akan gibi caz müziğinin ünlü isimleri sahne alacak.


Uluslararası Antalya Piyano Festivali: Diego Valdivia Konseri

Mekan: Antalya Kültür Merkezi
Tarihi: 23 Kasım.2019
Saat: 20:30
Etkinlik Bilgisi : 2000 yılından bu yana Antalya`nın uluslararası "Sanat Şehri" kimliğine katkıda bulunan, Avrupa Festivaller Birliği (EFA) üyesi Uluslararası Antalya Piyano Festivali bu yıl 16 Kasım-30 Kasım tarihleri arasında yapılacak. Bu yıl 20ncisi gerçekleşecek olan festivalde yerli ve yabancı sanatçılar Antalyalı müzikseverlerle buluşacak. Antalyalı müzikseverler 23 Kasım’da dünyaca ünlü İspanyol piyanist ve besteci Diego Valdivia’yı dinleyecek.


 
PUL (HAFTALIK CAZ KÖŞESİ)

Mürekkepte caz mavisi...

Feridun Ertaşkan
Yayın Tarihi: 25 09 2017
Değişiklik Tarihi: 24 09 2017 16:03
Bu içerik toplam 3503 defa okunmuştur.
Bu yıl konuşacak çok şey olacak

Şehirde caz zamanı...

Yeni sezon başlarken

Eylül sonbaharın ilk ayı olsa da etkinliklerin başladığı esas ay ekimdir. Eylülde okullar açılır, şehir dolar vs. ama yeni sezon için herkes pozisyonunu ekimde alır. Bu sene neler olacak? Artık sosyal medya var, herkes herşeyi ilk elden öğreniyor, ama bizim, yani cazseverlerin dönüp baktığı ilk büyük haber Akbank Caz Festivalinin lansman gecesidir ve o da 25 eylül akşamı yapıldı. Cazkolik dahil her yere haberler yayılmıştır. Sonbaharın yüzük taşı Akbank Caz Festivali ama İKSV Salon, Zorlu PSM gibi büyük oyuncular ilk konserlerini gerçekleştirdi bile. Geçen yıl Zorlu PSM`nin yılıydı, bence bu yıl da liderliği kaptırmaz, heyecan veren işlere imza atacaklar. Nardis, the Badau, Mitanni gibi vazgeçilmez klüpler de açıldı. İş Sanat kasımı sever. Tıpkı Zorlu PSM gibi sezonun bir diğer yıldızı Kadıköy olacak. Bu semtin yükselişi artarak sürecek. Bakalım neler olacak. Takipteyiz.


İyi firma, iyi prodüktör fırsatı koklar

Kendini var eden albümler

Bizde, gerçek anlamda müzik prodüktörlüğü ve yöneticilik hiç olmadı. Tüm müzik sektörü için bunu söyliyip geçiyim. Çok büyük eksiğimizdir. Bir örnek vericem; doksanların ortası, cazın önemli firması Blue Note`la çalışan trompetçi Tim Hagan, saksofoncu Javon Jackson, altocu Greg Osby, piyanist Kevin Hays ve davulcu Bill Stewart gibi dönemin genç, şimdinin ustaları WNET isimli medya şirketinin "geleceğin genç müzisyenleri" dosyasına röportaj vermek için buluşur, konuşmalar filan derken birkaç parça da hazır toplanmışken beraber çalınır. Aaa, bir bakarlar ki ortada harika bir müzik var. Blue Note`un prodüktörü Bruce Lundvall hemen organize eder ve çocuklara "Blue Spirit" isimli bir albüm kaydettirir. Kapağa da bir güzel "Blue Note Presents" diye yazar, sonra herkes kendi işine döner ama firma bu deneyimi unutmaz, aradan 20 yıl geçer, firma, bugünün gençlerine "Second Light" isimli yeni bir albüm daha kaydettirdi. Ne demek istediğim anlaşılıyor değil mi?


Serkidoryan`da küçük bir salon

Beyoğlu`nda harika konserlere aday bir küçük salon

Geçen hafta Beyoğlu`nda, Emek Sineması`nın da içinde olduğu Grand Pera kompleksinin sezon açılışı vardı. Seksenlere kadar Anadolu Klübü yani Cercle d`Orient (Serkidoryan) adıyla bilinen tarihi binada Emek sineması tartışmalarını yaşadık, hâlâ sürüyor, değineceğim konu başka, aşağıdaki AVM ve Emek sineması haricinde 8 sinema salonu, Madam Tussaud müzesi gibi yeni salonlar da açılmış, benim dikkatimi çeken ise 150 kişilik küçük bir salon daha yapılmış olması, Beyoğlu`nda bu ölçekli konser salonuna çok ihtiyaç var, o civarda yoğun müziksever trafiği var ama Akbank Sanat haricinde bu tarz bir konser salonu yok, Grand Pera/Emek Kültür Sanat Vakfı`nın yöneticisi Remzi Bey bu salonu aktif olarak kullanmaya başlayacaklarını söyledi, umarım yakında caz konserleriyle ilgili yeni haberler alırız.


Yepyeni bir big band nesli geliyor

Yeni büyük orkestralar yeni müziklerin peşinde

Ne kadar takip ediyorsunuz bilmiyorum ama etmeyenler için duyurmuş olayım, yepyeni bir big band nesli geldi/geliyor ve müthiş işler yapıyorlar, hem de dünyanın dört yanında. Cazı sıradışı yorumluyor, yeni açılımlar getiriyor, big band formunu yeniden tanımlıyor, koskoca orkestralar küçük ensembllar gibi çalıyor, farklı tarzları büyük orkestra formlarıyla yeni müziklere dönüştürüyorlar. Hem Avrupa`da hem Amerika`da yeni nesil caz okullarının bu gelişmede büyük etkisi var ve müzik firmaları bu damarı keşfetti, iyi projelere ve işlere albüm yapmakta hiç de çekingen davranmıyorlar. Burada geçtiğimiz yıllarda izlediğimiz big band konserlerini hatırlayınca ipuçlarını birleştirmek daha kolay oluyor. Bu konu henüz gelişme safhasında ve önümüzdeki dönemde birçok yeni habere hazırlıklı olun derim. Hatta, bizden de yeni haberler gelebilir.


Play like Ahmad

Monk`un da böyle güzel bir fotoğrafı var

Miles Davis ellili yıllarda o dönemki piyanisti Red Garland`a böyle seslendiğinde Garland herhalde bu tavsiyeden memnun kalmamıştır, bildiği, inandığı gibi çalmak varken niye Ahmad Jamal isimli genç bir çocuk gibi çalsın ki! Büyük sanatçılarla çalışmak zordur, sizi zorlar, kendinizden nefret etmenizi sağlayana kadar zorlar. Bu işin bir tarafı, diğer tarafı Ahmad Jamal. Bu işte en suçsuz o. O daha genç bir çocukken tarzını, tekniğini bulmuş, Miles da onu keşfetmiş. Birlikte çalmışlar zaten. Jamal hâlâ çalıyor. Bu yaz "Marseille" albümünü yayınladı. Bizde hakettiği kadar konuşulmadı ama iyi bir albüm. İnce göndermeleri olan zarif bir kayıt. Ahmad hâlâ Ahmad gibi çalıyor, onu değerli yapan bu yanı zaten. Bir de, ekibini uzun zamandır değiştirmedi, belli ki zamanla olgunlaşan ortak sese inanıyor. Ekibi de ona. Bu karşılıklı sevgiyi konserlerde de görmek, hissetmek mümkün zaten.


Ses estetiği

Mesela sesiniz bir prima donna sesine benzeyebilir mi?

İşte, ilk kez duyduğum bir şey daha, belki size de yeni gelecek. Bir gelişme mi nedir emin değilim, tıbbın eskiden yapamadığı ama şimdi yapabildiği bir şey mi acaba… Sesinden şikayet eden şarkıcılar için de olabilir ama özellikle, gündelik hayatında sesini etki yaratmak için kullanan, ne bileyim, mesela iş adamları, televizyon insanları, yöneticiler, işi nedeniyle telefonlardan insanlara seslenmek durumunda olanlar, per an sesini kullananlar vs. bu insanlar artık seslerinde istedikleri değişikliği yaptırabilirmiş. Hani nasıl burnunuzu, kaşınızı, gözünüzü estetik olarak düzeltebiliyorsunuz ya, niye sesinizi de erkekseniz mesela davudi bir tona, kadınsanız olmasını istediğiniz hale çeviremeyesiniz. Bunun ilanını gördüm, hem de Türkiye`de, yabancı ülkelerde değil, reklamdaki doktor sesinizi istediğiniz gibi değştirebileceğinizi söylüyordu. Eminim çok talep vardır.


Caz tarihine teşekkür

Christian McBride`dan Wein`e içten bir teşekkür

Ne güzel bir fotoğraf değil mi... Sık rastlanmayan içtenlikte. Sağdaki yaşlı adam George Wein. Caz tarihinin ilk caz festivali kabul edilen Newport Caz Festivali`ni kuran adam. Büyük bir vizyoner. Kişisel hayatı büyük bir hikaye. Amerikalıların pek sevdiği tabirle o bir `meydan okuyucu`. Yanındaki orta yaşlı genç adam Christian McBride. Hani geçen hafta Wynton Marsalis`in yerine mi oynuyor dediğim başarılı basçı ama potansiyeli hayli yüksek biri. McBride yeni albümünü yayınladığı dönem aynı zamanda Newport Caz Festivali`ndeki yeni görevinin de ilk yılını kutladı. Sembol festivalin artistik direktörlüğü koltuğu artık McBride`ın. Bence, bu teşekkür büyük bir sembol. Günümüzün caz nesli kurucu nesle teşekkür ediyor. Biz de bu teşekkürün ortağıyız. Caza ömürlerini adayan bu adamlar olmasıydı dünya bu harika müzikten mahrum kalacaktı. Sahi, biz o zaman ne dinleyecektik?


Caz ve dolma kalem; Miles Davis mavisi

Mürekkepte Miles Davis mavisi

En dolma biber parmaklımızın bile cep telefonu tuşlarında harflere takla attırdığı, el yazısını nerdeyse unuttuğumuz günlerde bir anda önüme düştü haber. Dolmakalem deyince akla gelen ilk markalardan Montblanc "Miles Davis Jazz Blue" adını verdiği bir dolmakalem mürekkebi çıkarmış. Yanda resimdeki şişede görülen mürekkebin rengini firma özel çalışmış. Oldukça tatlı bir mavi. Sizi bilmem ama bu haber bana güzel geldi. İlgimi çeken, dolmakalem değil mürekkep yapmaları. Belki dolmakalemi vaktiyle yaptılar, onu bilmiyorum. 30 mililitrelik klasik şişede (şişe özel tasarım) 19 dolara satılıyormuş. Mürekkebi biten dolmakalemin ucunu mürekkep şişesine hafifçe daldırıp emme mekanizmasına bastığınızda mürekkebin hızla doluşu, işte o ritüel... Sanki başka bir dünyaya aitmiş gibi gelmiyor mu size de. Eğer yoksa bu güzel lüksü tamamlamak için yanına bir de dolmakalem şart tabii. Durduk yerde masraf çıkarttım.


Müziğimizi yeniden keşfediyoruz

HAAi`nin listesinde Okay Temiz`in adı en üst sırada

Evet, tam öyle oldu... Son yıllarda Avrupa`dan, Amerika`dan 1960 ve 70`li yılların şimdi saykodelik denen dönemin popüler Türk pop/rock müziğine karşı birden bir ilgi oldu. Niye oldu, kim gösterdi bu ilgiyi tam anlamadan bir anda burada kendi müziğimizi (adeta) yeniden keşfettik, biz derken, basının bir kesimi diyelim... Yoksa elbette biliyorduk kendi müziğimizi o kadar da değil, bu müziklerle büyüdük ama kimse bu ilginin arkasındaki sebebi sormadı, DJ`lerin sample merakına verildi. Tabii sorumlu tek bir kişi değilse de öne çıkan bir isim var, o da HAAi olarak bilinen Teneil Throssell isimli Avustralyalı genç bir DJ kız. Londra`da parlayan bu kız kendi deyimiyle dönemin Türk ve Afrika müziklerinin iflah olmaz fanatiği, ne varsa topluyor ve başta Londra katıldığı her yerde çalıyor. O ve varsa onun gibilerce bu müzik buraya bize kadar ulaşıyor. İronik değil mi?


Feridun Ertaşkan

Cazkolik.com / 25 Eylül 2017, Pazartesi

Kaydet

Kaydet

Paylaş

Konu veya sanatçıyla ilgili yayınlanmış benzer haberler

Kahveler, fallar... Aşk dedikoduları başlasın.
Işıl Çalışkan Röportajı: Kerem Görsev yeni albümüyle mükemmel denge arayışında.
Cazın kayıp halkası
Bu bölümde yayınlanmış önceki yazılar
» Cazın kayıp halkası » Savaşma, caz yap! » Yeni albümler arası gezinti » Cazla şarabın ortak noktası » Proje nedir? » Bu hafta bütün PUL`lar festivallik » Yeni bir caz festivali » Türk cazının amiral gemisi? » Tatil dönüşü sendromuna çare » Şeytanla değil tanrıyla anlaşan adam » Ölüme mahkum caz grubunun hikâyesi » Festivalin TOP 5`i... » Ressamla müzisyenin aşkı » Caza ne zarar veriyor? » Daha yaratıcı olmak istiyorsan bir duvar inşa et » Cazda küratörlük? » Black argo tarihi » Bir çırpıda bir sürü yeni albüm » Yaşamak yeterli değil, parçası olmalıyız » Üzgünken neden hüzünlü şarkılar dinleriz? » İnsan gerçekten akıllı mı? » Ekonomik krizde caz sponsorlukları ne durumda? » Seçim öncesi talebin tam sırası ama duyan? » Sanatta yanlış anlamalar » Sanat dünyasında hangi iktidar? » Kapitalist Blues? » İlkbahar ve yaz sıcak geçecek » Böyle sesler artık gelmiyor » Dünya nasıl değişir? » Sanal caz klübü mü? » Karşı-kültür ikonu » Caz James Bond`u tükürüğüyle boğabilir mi? » Müzikal soykırım? » Zamanda değil seste yolculuk? » Best of 2018? » Haftalık meraklar... » Yeni bir rakip mi geliyor? » Kültür Bakanlığı`na proje önerisi? » Böyle bir festival bizde de olmalı » Sahici müzikten yapay müziğe » Cazın kırmızı noktası » Müzikte dengelenme zamanı » Yeni yüzyılda caz nasıl olacak? » Caz dünyasında ürkütücü bir ölüm haberi » Kayıplarla dolu bir hafta oldu » Caz müzisyenlerinden tepki » Festival için konser önerileri » Sanat ne yana düşer usta? » Caz ve ticaret? » Cazda yeni bir dergi, yeni kitaplar... » Şu sololara bir kulak verin » Büyük bir sanatçıyı kaybettik » Cazın ve müziğin geleceğine dair sorular » Festival bitti önümüzdeki maçlara bakıcaz » Sahnedeki demokrasi » Deliye hergün caz! » Tatil PUL`ları... » Hollywood starlarının caz sevgisi? » Her festival bir yaz çiçeği » Hangi futbolcu iyi caz müzisyeni olurdu? » Türkiye`de askeri orkestralar ve caz » Caz basını en çok kimi seviyor? » Müzikal çöpler dijital yayıncılığa mı boşaltılıyor? » Caz: 1 - Siyaset: 0 » Müziğe yön verecek 9 yeni enstrüman » 1 numaralı caz festivalinin başına kim geliyor? » Caz insanı şaşırtır » Bir halkın müziği caz » Kerem Görsev bu kez niye farklı? » Klasik müzikle cazın farkı? » CRR Caz Şubatı`nda ne oldu? » Cazda idealizm nedir? » Bebop`ın yanında bol acılı chili yemeği nasıl gider? » Bir yıl daha biterken... » Cazda derin dalga » Sonny Rollins saksofonunu emekli etti » Cazda Fransız erotizmi » Törkiş saykodelik patlaması » Müzisyen sağlığı önemli » Best of`lar dönemine girdik » Vampirler, zombiler... Bu hafta böyle! » Devir açan ilk albümler » Vize krizi cazı da vurdu » Yemek yazarı & caz yazarı? » Saksofonu bulan bir müslüman mı? » İğrenç bir müzik olarak caz :) » Mürekkepte caz mavisi... » Cazın kayıp ruhları... » Yeni sezon başlıyor... » Bir sanat dalı olarak caz » Kan, ter ve şarkı söylemek » Uzun menzilli akustik aygıt » Bergama`da harikulade bir caz girişimi » Caz biyografileri önemli... » 5 yıldız albümler hangileri? » Emoji sanatı... » Hi-Fi`cılar hangi albümleri öneriyor? » #Festivalleştiremediklerimizden misiniz? » Festvaldeeen festivale... » Bizim de bir caz diasporamız olsa... » Yeni bir para birimi olarak LiKE » Paraya kıyın bunları alın » Bu fotoğraf bir son olabilir mi? » Miles Davis dersi » Cep telefonları konserleri mahvediyor » PTT ilk caz albümünü özel pulla anamaz mı? » Cazda artık eskileri merak etmiyorum... » İtalyan caz tarihinde Mussolini ve Sinatra etkisi. » Çalışanlar için sanal tasma? » Türkiye`de kaç kişi caz dinliyor? » Bill Evans`ın bilinmeyen müzikleri... » Vokal caz poplaşırsa ne olur? » Bazı şeyler hiç değişmiyor... » Avrupalı cazcılar daha mı politik? » Cazda dinleyecek ne çok albüm, ne çok müzik var... » Reklamcılar caz müziğini nasıl algılıyor? » Grammy ödülleri bize ne anlatıyor? » Belediyelerin caz müziğiyle ilişkisi?
Bu içeriğe yapılan yorumlar
Bu içeriğe hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapabilirsiniz!
Reklam İçin Bize Yazın Bizi Arayın
0 216 385 4912
Cazkolik Shop Yeni
Albüm Bülten Üyeliği
Bizi Takip
Edin
Cazkolik.com • Türkiye’nin Caz Takvimi • Günün Albümü • Günün Parçası • Günün Müzisyeni • “Jazz”lı Gündem • Albüm Eleştirileri • Cazkolik Röportajları • Yerli Caz Albümleri Arşivi • Yerli Caz Müzisyenleri Arşivi Cazkolik Yazarları:
• Ali Haluk İmeryüz • Arto Peştemalcıgil • Ayşe Tütüncü • Beliz Hazan • Burak Sülünbaz • Cenk Akyol • Cenk Erdem • Deniz Türkoğlu • Emre Kartarı • Güç Başar Gülle • Güzin Yalın
 
• Levent Öget • Leyla Diana Gücük • Murat Ali Oral • Murat Beşer • Okan Aydın • Salim Zaimoğlu • Sami Kısaoğlu • Sevin Okyay • Tunçel Gülsoy • Turgay Yalçın • Zekeriya Şen
Radyo Cazkolik Servisleri: • Radyo Cazkolik Programları • Radyo Cazkolik Playlistleri • CazFM.com (Online stream radio)
Cazkolik.com bir Feridun Ertaşkan Rek. ve Tas. Hiz. Ltd. Şti. hizmetidir. | İletişim için: cazkolik@cazkolik.com | info@cazkolik.com | Tel: 0 216 385 4912

“Jazz, insan ruhunun zaferinin sembolüdür.” Archie Shepp