Cazkolik.com
Radyo Cazkolik İnternet üzerinde cazkoliklerin
buluştuğu bir caz radyosudur
CazFM.com canlı yayınını dinliyorsunuz.
 
Türkiye'nin Caz Takvimi

I`Am Tango

Sanatçı: Tango Lovers
Mekan: Zorlu PSM Turkcell Sahnesi
Tarihi: 23 Kasım.2019
Saat:
Etkinlik Bilgisi : Tango gösterilerinde şovlar büyüyor, gelişiyor. 24 uluslararası dansçı ve şarkıcının bir araya gelmesiyle hayata geçen Tango Lovers "I am Tango" isimli gösterisiyle tango severleri büyülümeye hazırlanıyor. Zorlu PSM bu gösterisiyle sonbaharın en konuşulan etkinliklerinden birine imza atmaya hazırlanıyor.


Şenova Ülker Quartet

Sanatçı: Şenova Ülker (tp), Önder Focan (g), Anıl Deniz (b), Fırtına Kıral (d)
Mekan: The Badau, Akasya (Rez: 0 532 306 4334)
Tarihi: 23 Kasım.2019
Saat: 21:30
Web Adresi: https://www.facebook.com/events/3
Etkinlik Bilgisi : 1969 yılında Ankara Devlet Konservatuarı`nda başladığı öğrenim yıllarını 1979 MSGSÜ?yü ?Pekiyi? derece ile bitirerek noktaladı. Aynı yıl İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası?nın sınavını kazanıp Birinci Trompetçi olarak çalışmaya başladı. Halen bu orkestrada Trompet Grup Şefi olarak görev yapmaktadır. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuarı?nda toplam 15 yıl öğretmenlik yaptı, ayrıca verdiği özel derslerle öğrenciler yetiştirdi. Klasik müziğin yanı sıra profesyonel olarak caz müziği çalışmalarında sıkça yer almakta olan Şenova Ülker, daha öğrencilik yıllarında (1977) ?Jazz Juniors? adlı grupla caz çalmaya başladı, bu arada Emin Fındıkoğlu?ndan caz teorisini öğrendi. Billy Hart, Buster Williams Joe Handerson, Arto Tunç, Roy Hargrove, Sammy Figueroa, John Scofiield, Bendik Hofseth, Dianne Reeves ve Randy Brecker gibi birçok caz ustasıyla jam-session ve konserlerde çaldı. 1990?lı yıllarda Önder Focan ile yıllarca birlikte çaldığı gruptan ?Erken? ve ?Sekiz? adlı iki albüm oluştu. 1996 yılında genç müzisyenlerden oluşturduğu ?Şenova Ülker Big Band?i, bir buçuk yıl yönetti ve bu grupla konserler verdi, genç caz müzisyenlerinin yetişmesine katkıda bulundu. 1998 yılında katıldığı ?Pasaporte Latino? grubunda Kübalı müzisyenlerle çalarak o müziği kaynağından öğrenme fırsatını buldu ve ?Latin Türküler? adlı albüm oluştu, ilerleyen yıllarda bu müzik ve müzisyenlerle daha yoğun çalıştıkça bu müziğe olan ilgisi arttı. 2001 yılında Selen Gülün?ün ?Just About Jazz? albümünde çaldı. 2003 yılında Hi-Jazz grubu ile yaptığı konser kaydı, CD olarak çıktı. Birlikte kurdukları ?0212? ve Etno Karma adlı gruplar ile Aşkın Arsunan?ın ?One A Day? isimli CD çalışmasında solist ve Kemik3 grubu ile yer aldı (2004). Aynı yıl Sadun Aksüt?ün ?Sisli Bir Eylül Gecesi?, Okan Ersan?ın ?To Whom It May Concern? ve Donovan Mixon?un ?The Dance Of Life? adlı albümlerinde de solist olarak yer aldı. 2005?te Cengiz Baysal?ın ?Candy And Milkshake? adlı albümünde, 2007 yılında ?Istanbul Superband Plays Ömer Göksel? CD?si ile Türk caz tarihinin ilk Big Band çalışmasında Lead trompet ve solist olarak yer aldı. Ayrıca aynı yıl Önder Focan?ın ?Standard A La Turc? ve ?Swing A La Turc? adlı albümlerinde çaldı. 1970?li yıllardan bugüne sayısız müzik albümünün stüdyo kayıt çalışmalarında yer alıp turnelerde bulundu. Aycan Teztel ve Levent Altındağ ile oluşturduğu ŞAL/Kemik3 adlı Brass Section ile stüdyo çalışmalarına ve kendi albümlerinin hazırlıklarına devam etmekte. Ayrıca 2002 yılında kurulan ve gün geçtikçe müzik milli takımına dönüşen ?İstanbul Süperband?in kurucu üyesi ve solist trompetçisi olarak sahne almaktadır.


Xavier de Maistre / Lucero Tena Konseri

Sanatçı: Xavier de Maistre arp, Lucero Tena kastanyet
Mekan: Cemal Reşit Rey Konser Salonu
Tarihi: 23 Kasım.2019
Saat: 20:00
Etkinlik Bilgisi : Program:
Albéniz (1755-1831) Piyano Sonatı Re Majör op.13
Guridi (1886-1961) "Viejo Zortzico" (Zortzico Zarra)
Albéniz (1860-1909) "12 Karakteristik Eser" Torre Bermeja Serenatı Op.92
Albéniz (1860-1909) "Suite Española" No. 1, Op. 47`den Granada Serenatı
Albéniz (1860-1909) "Suite Española" No. 2, Op. 97`den Zaragoza Seranatı
Albéniz (1860-1909) "Suite Española" No. 1, Op. 47`den Asturias (Leyenda)
Antonio Soler (1729-1783) Arp için Re Majör Sonatı
Enrique Granados (1867-1916) Gitar için Şiirsel Valsler H. 147, DLR 7:8
Enrique Granados (1867-1916) İspanyol Dansları‘dan Endülüslü
Francisco Tárrega (1852-1909) Recuerdos de la Alhambra (El Hamra Anıları) (1896)
Manuel de Falla (1876-1946) "La vida breve (Kısa Hayat)" İspanyol Dansı No. 1 


Kasım Ayında Caz Müziğinin Tüm Renkleri Cloud 34?te Buluşuyor

Mekan: Cloud 34, Hilton İstanbul Bomonti
Tarihi: 23 Kasım.2019
Saat:
Etkinlik Bilgisi : İstanbul’un en büyük oteli Hilton İstanbul Bomonti’de yer alan şehrin popüler mekanı Cloud 34, Kasım ayında düzenleyeceği Colors of Music geceleriyle caz müziğinin en güzel örneklerini misafirlerinin beğenisine sunacak. Eşsiz İstanbul manzarasıyla, 34. kattan İstanbul’u selamlayan mekan, Kasım ayı itibariyle her Cuma ve Cumartesi gecesi farklı ülkelerden ve tarzlardan esintiler içeren konsept geceleriyle misafirlerine adeta bulutların üzerinde bir müzik ziyafeti yaşatacak. “Abbey Lincoln gecesi”, “Latin Amerika Bossa Nova müzikleri”, “Film müzikleri gecesi”, “Bir Parizyen gecesi”, “An evening in song” ve “Other Standarts” gibi farklı müzik konseptlerinden oluşan “Colors of Music” gecelerinde, Emin Fındıkoğlu & Melisa Kral, Deniz Taşar, Cansu Nihal Akarsu & Cem Kaprol, Burcu Hancı, Dolunay Obruk, Gizem Dinç, Seran Bilgi ve Asena Akan gibi caz müziğinin ünlü isimleri sahne alacak.


Uluslararası Antalya Piyano Festivali: Diego Valdivia Konseri

Mekan: Antalya Kültür Merkezi
Tarihi: 23 Kasım.2019
Saat: 20:30
Etkinlik Bilgisi : 2000 yılından bu yana Antalya`nın uluslararası "Sanat Şehri" kimliğine katkıda bulunan, Avrupa Festivaller Birliği (EFA) üyesi Uluslararası Antalya Piyano Festivali bu yıl 16 Kasım-30 Kasım tarihleri arasında yapılacak. Bu yıl 20ncisi gerçekleşecek olan festivalde yerli ve yabancı sanatçılar Antalyalı müzikseverlerle buluşacak. Antalyalı müzikseverler 23 Kasım’da dünyaca ünlü İspanyol piyanist ve besteci Diego Valdivia’yı dinleyecek.


 
PUL (HAFTALIK CAZ KÖŞESİ)

Cazın ve müziğin geleceğine dair sorular

Feridun Ertaşkan
Yayın Tarihi: 23 07 2018
Değişiklik Tarihi: 26 07 2018 11:35
Bu içerik toplam 1587 defa okunmuştur.
Bu hafta blues da var...

Cazın ve müziğin geleceğine dair sorular

Bakış açısını değiştirmek

Müzikte son yılların en tartışılan konusu tüm türlerin hibritleşmesi, malum, biz cazseverler konuya yalnızca caz penceresinden bakmayı tercih ediyoruz, oysa, kafayı çevirip başka pencerelerden baktığımızda da yine aynı konuyu tartışıyor olacağız. Mesela, klasik müzik penceresinden bakalım, son dönem birkaç yeni albüm dinleme imkanım oldu ve o albümlerdeki icraları caz dinler gibi dinlediğimi farkettim. Hepsi yeni albümler, yeni icralar, yeni tavırlar, yeni nesillerin modern, ustalıklı, enerjik yeni algılayışları. Oysa eserler, yandaki kapak resminde gördüğünüz gibi Beethoven ve çağdaşlarına ait, yani, günümüze göre hiç de yeni değil ama Bethoven bu albümdeki eserleri bestelediği zaman bu müziğin muhatabı dönemin aydınlanmış aristokrasinin yanısıra o yılların genç ve yetkin müzikal amatörleriydi, bir anlamda, bugün, bestenin kendi dönemindeki etkisi gibi yeni bir perspektife ihtiyacı vardı. Kanımca, bu yeni nesil kayıtlarda bu tazelenmiş, enerjik, başka türlerle etkileşim içinde [hibritleşen] modern bir bakış açısı var. Yandaki kapak resmini almamın nedeniyse hibritleşmenin sadece müzikle sınırlı olmadığını anlatmak için. Bu kapak görselini alın herhangi bir Avrupa caz albümüne koyun, ne farkeder? Tasarımdan, konseptten, sunumdan müziğe her alanda bu hibritleşme dediğim artarak sürüyor. Doksanların, hatta, ikibinlerin başlarının dahi çok uzak kaldığı yeni bir müziğe doğru gidiyoruz.


Caz 21. yüzyılın alternatif müziği mi?

Caz 21. yüzyılın alternatif müziği mi?

Yukardaki konuya burada başka açıdan devam ediyorum, bir tür makaleyi ikiye bölmek gibi… Bu yıl caz dünyasını sarsan John Coltrane`in yeni bulunan albümü "The Both Directions"a dair açıklama yapan Verve yönetim kurulu başkanı Danny Bennett`in (evet, Tony Bennett`in oğlu) albüm hakkında yaptığı açıklamalarının arasında bir cümle saklıydı, "Caz, bu yüzyılın alternatif müziği haline geliyor". Bunu Verve gibi büyük bir firmanın tepe yöneticisinin söylemesi bana ilginç geldi. Bu cümleyi, ikibinlerden itibaren müziğin bambaşka görünüme bürünmesiyle, türlerin hibritleşmesiyle, cazın giderek bir üst tür olmaya doğru yönelirken, öte yandan, birçok kişiye göre gerçek kimliğini kaybetmesi endişesiyle birlikte okuyunca, bu tespit, müziğin geleceğini tayin edemese de yönünü bilebilecek bir patronun kanaati aşan bir tespiti gibi geliyor bana. Buna bir de, Henry Threadgill ustanın son Downbeat dergisinde etiketlerin müziği sınırlamaması gerek dediği röportajı da ekleyince insan okların yönünü görebiliyor.


Baş döndürücü anılar

Fakat gitarı omza atmalar falan ergen gibi nedir öyle?

Al Di Meola 2018`i kendi yılı ilan etti. "Opus" isimli yeni stüdyo albümünü çıkaran gitarın süperstarı albümle ilgili daha bir çift laf etmeden 40 yıllık geçmişini kutlayan 2017 konser turnesi kayıtlarını "Elegant Gypsy & More Live" adıyla yayınladı ve alkışın âlâsını kaptı. "Elegant Gyspy" malum sanatçının 1977 albümü ve diskografisinde ses getiren bir kayıt olmuştu. Geçen sene işte o turne vardı. Meola 64 yaşında olmasına rağmen (ki fotoğraflarında hiç göstermiyor, ayrıca, artık altmışlı yaşlar orta yaş grubuna dahil edildi) yeni stüdyo albümlerinde hem hâlâ üretken bir sanatçı hem gençliğindeki gibi `guitar hero` olduğunu kanıtlamayı sürdürüyor. Geçen sene 40. yıl turnesi için bize uğramadı ama inanın bu albüm konser açığını kapatacak kadar havaya girmemizi sağlıyor. Parçaların sonunda siz de kendinizi alkışlayıp, bağırırken bulursanız şaşırmayın. Meola marka gitar solo özleyenler bu 470 yıllık yolculuğa önden buyursun lütfen.


Warner Polonya caz tarihini satın aldı

Albümler dijitale çıkmaya başladı

Evet, başlık iddialı ama durum öyle görünüyor. Polonya`nın eski SSCB dönemini de kapsayan güçlü müzik şirketi Polskie Nagrania`nın 1956 ile 1989 yılları arası yayınladığı 40 binden fazla parçayı kapsayan devasa arşivi Warner Music tarafından satın alındı. Bu tip firmaların arşivlerine ülkelerin bakanlıkları sahip çıksa keşke ama işte öyle temennilerle olmuyor! Müzik sektöründeki köklü değişimlere direnemeyen şirket çareyi kataloğunu satmakta buldu. Warner Music, geçen sene başlattığı yenilenme programı çerçevesinde projenin başına efsanevi "Jazz Forum" dergisinin editörü Pawel Brodowski`yi getirerek bütün arşivi yeniden elden geçirmeye başladı. Bu durumun biz cazseverler için iyi yanı Krzysztof Komeda`dan Tomasz Stanko`ya, Polonya cazının yeni keşfi 23 yaşındaki saksofoncu Kuba Wicek`e kadar tüm bir tarihin arşivine yeniden kavuşacak olmamız. Albümler yayınlanmaya başlandı bile. Yayınlananlar arasında Komeda`nın 1965 tarihli kült kaydı "Astigmatic" de var.


Amerika dışında da harika caz çalınıyor

Moshkow ve tespitleri

30 Nisan Dünya Caz Günü`nün St. Ptersburg`da kutlanması sonrası Rusların cazla ilgili haberleri artıyor. Okuduğum son haber, Avrupa hatta dünyanın en kapsamlı caz fuarı Jazzahead`e katılan Rus Caz Araştırma Merkezi`nin (demek böyle bir merkezleri var) yönetim kurulu üyesi Cyril Moshkow Bremen`de düzenlenen fuara ve caza dair açıklamalar yaptı. Açıklamaların ardında siyaset var mı, varsa ne kadar var emin değilim ama söylediklerinde doğrular var. Endüstri toplantısının önemini belirttikten sonra uzun ömürlü planlamalar yapmanın gerekliliğini belirten Moshkow ülkelerin değiştirilemeyen yapısal şeyleri engel çıkarsa da bunlarla başa çıkmalıyız tespiti ortak organizasyonlar konusunda dikkat çekici. Bir de, cazın doğduğu yer Amerika olsa da Amerika dışında da harika caz çalındığını fark etmemiz çok zaman aldı, bu fuarda gördüğüm harika insanlar ve müzikler var ve bunların bilinmesini sağlamalıyız.


Feleğin çemberinden geçmiş şarkılar

Walter Wolfman, blues, felek ve çemberi

Hep o John Lee Hooker`ın yüzünden. Adam öyle söylerdi ki tam feleğin çemberiyle doğmuş bir ses. Blues Türkiye`de yıllarca Efes Pilsen Blues Festivali`yle Hilton Convention salonu ağzına kadar dolup taşırdı, artık ne festival var ne konserler. Hatta, festival için gelenlerin Eskişehir, İzmir, Ankara, Adana, Diyarbakır`da turneye çıktığı bile olurdu, ne oldu o konserlere? Festival bitince hepsi bitti mi? O kadar mıydı yani? İçki yasası blues`u bitirdi desenize... Parliament Jazz Festival de tarihe karıştı ama caz yerinde duruyor. Hiç değilse festival farklı isimle hayatta kalsaydı. Walter Wolfman Washington`ın yeni albümü "My Future is My Past"i dinleyince hatırladım bunları. "Lost Mind"la açılıyor albüm. Önce kadehe dökülen viskinin lıkırtısını duyuyorsunuz, sonra o meşum ses. Tipik bir blues sesi de sayılmaz hani. Daha çok bir caz şarkıcısı gibi, zaten albümde şarkıların bir kısmı caz. "What a Difference a Day Makes", "She`s Everyting to Me"... Cayır cayır blues gitarı istiyorsanız onları da haftaya söylerim.


İyi cazcı, iyi romancı

"Düşüş" bir Ketil Björnstadt romanı

"Sulh yargıcı Erling Fall, bir gün kendisini elinde boşanma ilamı, terk edilmiş, hayatındaki her şeyden kuşkuya düşmüş, şaşkın bir halde bulur. Üstelik, hâkimi olduğunu sandığı adaletle de başı belaya girmiştir." Bu satırlar hayatta en sevdiğim caz piyanistlerinden Ketil Björnstadt`ın ikibinlerin başında yayınladığı romanı "Düşüş"ten. Sadece iyi bir piyanist değil, aynı zamanda komple sanatçı Björnstadt. Yazar yanını doğrusu fazla bilmiyordum ama kitabını okuyunca kurduğu uzun ve girift cümleler albümlerindeki müziklerden daha belâgatli. Üstelik, Björnstadt tiyatrodan, film müziklerine, sahne üstü deneysel işlere kadar her alanda yaratıcı bir sanatçı. Daha önce "Müzik Uğruna" isimli bir roman daha yayınlamış, onu henüz almadım, alırım, ama size de tavsiye ederim. Her ikisi de Türkçe yayınlandı. İris Kantemir`in çevirisiyle "Düşüş"ü Metis`ten bulabilirsiniz. Bir albümü mesela Edward Munch`ın bir resmi üstüne idi, sonra, ünlü bir şair arkadaşının yazdığı otel şiirlerini müzikledi. Bir sanatçı daha ne kadar yaratıcı olabilir.


Baladsız olmaz

Baladlar damardır...

Caz yayıncılığının olmazsa olmazı balad albümleridir. Özellikle derleme balad albümleri. Ne güzel bir cazsever tuzağıdır bu albümler ama iyisi hakikaten iyi müzikler barındırır. Madem yazın en sıcak, en alevli günlerindeyiz ben de size yeni bir albüm önermek istiyorum. Smoke Sessions iyi firmadır, aslı caz klübü, sahnesindeki performansları kaydedip yayınlamasıyla ünlü ve sloganı da The Sound of New York Jazz. İddialı değil mi. Ama öyle. Yayınladığı albümlere mutlaka bakın derim. İşte, firma bir balad albümü yayınlamış; "When I Fall in Love" The Ballad Collection. Bu tür albümlerin kapakları dallı güllü olur, bu da öyle ama siz kapağa değil içine bakın. Tatil yerinde, deniz kenarında, bar taburesinde, mehtabın altında, nerdeysiniz açın bu albümü, gecenin sonu gelmesin. Suç bende değil ama baştan söyliyim.


CSO binası sonunda bitiyor mu?

Ankaralılar sonunda COS`ya kavuşuyor mu?

Başlangıcı nerdeyse kimsenin hatırlamayacağı kadar eski hikaye Ankara`nın CSO yeni salonunun yapılması çeyrek asrı bulan, Bolu tünelini de geçecek bir macera ama galiba bu kez Ankaralı müzikseverler yeni salona hakikaten kavuşacak. Çevre Yeni Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum`dan gelen haberlere göre CSO konser salonu belediye seçimlerine kadar tamamlanacak. Eğer fotoğraftaki gibi olacaksa içi güzel, 2 bin kişilik salon, oda orkestrası salonu, kayıt stüdyoları muhtelif çalışma alanlarıyla geniş bir kompleks. İçi güzel görünüyor ama ya dışı? Devekuşu yumurtasıyla buğday silosu arasındaki tuhaf görünümü umarım resimlerdeki kadar kötü değildir. İçi daha güzel diye ben buraya iç kısmının resmini aldım dışı konusunda beklemedeyim, umarım o da güzel bir şey çıkar.


Prince Fobi`yi anlatacak bir şarkı var mı?

Ankaralılar sonunda COS`ya kavuşuyor mu?

Son günlerde beni en çok üzen bu haber oldu. Gazetelerde yer aldı mı bilmiyorum, ben Milliyet`in internet sayfasında okudum. Prince Fobi 3 yıl önce Gana`dan sadece bir sırt çantasıyla umut yolculuğuna çıkmış 25 yaşında bir gençti. Afrikalı göçmenlerin yaşadığı Tarlabaşı`ndaki Çukur isimli mahallede 10 kişi bir evde yaşıyorlardı. Boyacılık yapıyordu. Kazandığı paranın nerdeyse tamamını Gana`daki ailesine gönderiyordu. Ciğerlerinin bu kadar kötü durumda olduğunun farkında mıydı yoksa umursamadı mı bilmiyorum ama 2,5 ay önce fenalaşıncaya kadar sesini çıkarmadı. Birgün aniden fenalaştı. Arkadaşları Şişli Etfal`e kaldırdılar. Yaşam mücadelesi 2,5 ay sürdü. İstanbul`da hiç kimsesi olmadığı için cenazesi Çukur mahallesinde yaşayanlar tarafından kaldırıldı. Geride sadece sırt çantası kaldı.


Feridun Ertaşkan

Cazkolik.com / 23 Temmuz 2018, Pazartesi

Kaydet

Paylaş

Konu veya sanatçıyla ilgili yayınlanmış benzer haberler

PSM Caz Festivali Özel; Nazlı Toprak-John McLaughlin Röportajı: Müzisyenlerin karşılaştığı sorunlar anlaşılmalı.
Kültür Bakanlığı`na proje önerisi?
Ünü ülkemiz sınırlarını aşan fotoğrafçı Aykut Uslutekin`in "10. Yılda Fotoğraflarla AAS/SM Sergisi" açıldı...
Bu bölümde yayınlanmış önceki yazılar
» Cazın kayıp halkası » Savaşma, caz yap! » Yeni albümler arası gezinti » Cazla şarabın ortak noktası » Proje nedir? » Bu hafta bütün PUL`lar festivallik » Yeni bir caz festivali » Türk cazının amiral gemisi? » Tatil dönüşü sendromuna çare » Şeytanla değil tanrıyla anlaşan adam » Ölüme mahkum caz grubunun hikâyesi » Festivalin TOP 5`i... » Ressamla müzisyenin aşkı » Caza ne zarar veriyor? » Daha yaratıcı olmak istiyorsan bir duvar inşa et » Cazda küratörlük? » Black argo tarihi » Bir çırpıda bir sürü yeni albüm » Yaşamak yeterli değil, parçası olmalıyız » Üzgünken neden hüzünlü şarkılar dinleriz? » İnsan gerçekten akıllı mı? » Ekonomik krizde caz sponsorlukları ne durumda? » Seçim öncesi talebin tam sırası ama duyan? » Sanatta yanlış anlamalar » Sanat dünyasında hangi iktidar? » Kapitalist Blues? » İlkbahar ve yaz sıcak geçecek » Böyle sesler artık gelmiyor » Dünya nasıl değişir? » Sanal caz klübü mü? » Karşı-kültür ikonu » Caz James Bond`u tükürüğüyle boğabilir mi? » Müzikal soykırım? » Zamanda değil seste yolculuk? » Best of 2018? » Haftalık meraklar... » Yeni bir rakip mi geliyor? » Kültür Bakanlığı`na proje önerisi? » Böyle bir festival bizde de olmalı » Sahici müzikten yapay müziğe » Cazın kırmızı noktası » Müzikte dengelenme zamanı » Yeni yüzyılda caz nasıl olacak? » Caz dünyasında ürkütücü bir ölüm haberi » Kayıplarla dolu bir hafta oldu » Caz müzisyenlerinden tepki » Festival için konser önerileri » Sanat ne yana düşer usta? » Caz ve ticaret? » Cazda yeni bir dergi, yeni kitaplar... » Şu sololara bir kulak verin » Büyük bir sanatçıyı kaybettik » Cazın ve müziğin geleceğine dair sorular » Festival bitti önümüzdeki maçlara bakıcaz » Sahnedeki demokrasi » Deliye hergün caz! » Tatil PUL`ları... » Hollywood starlarının caz sevgisi? » Her festival bir yaz çiçeği » Hangi futbolcu iyi caz müzisyeni olurdu? » Türkiye`de askeri orkestralar ve caz » Caz basını en çok kimi seviyor? » Müzikal çöpler dijital yayıncılığa mı boşaltılıyor? » Caz: 1 - Siyaset: 0 » Müziğe yön verecek 9 yeni enstrüman » 1 numaralı caz festivalinin başına kim geliyor? » Caz insanı şaşırtır » Bir halkın müziği caz » Kerem Görsev bu kez niye farklı? » Klasik müzikle cazın farkı? » CRR Caz Şubatı`nda ne oldu? » Cazda idealizm nedir? » Bebop`ın yanında bol acılı chili yemeği nasıl gider? » Bir yıl daha biterken... » Cazda derin dalga » Sonny Rollins saksofonunu emekli etti » Cazda Fransız erotizmi » Törkiş saykodelik patlaması » Müzisyen sağlığı önemli » Best of`lar dönemine girdik » Vampirler, zombiler... Bu hafta böyle! » Devir açan ilk albümler » Vize krizi cazı da vurdu » Yemek yazarı & caz yazarı? » Saksofonu bulan bir müslüman mı? » İğrenç bir müzik olarak caz :) » Mürekkepte caz mavisi... » Cazın kayıp ruhları... » Yeni sezon başlıyor... » Bir sanat dalı olarak caz » Kan, ter ve şarkı söylemek » Uzun menzilli akustik aygıt » Bergama`da harikulade bir caz girişimi » Caz biyografileri önemli... » 5 yıldız albümler hangileri? » Emoji sanatı... » Hi-Fi`cılar hangi albümleri öneriyor? » #Festivalleştiremediklerimizden misiniz? » Festvaldeeen festivale... » Bizim de bir caz diasporamız olsa... » Yeni bir para birimi olarak LiKE » Paraya kıyın bunları alın » Bu fotoğraf bir son olabilir mi? » Miles Davis dersi » Cep telefonları konserleri mahvediyor » PTT ilk caz albümünü özel pulla anamaz mı? » Cazda artık eskileri merak etmiyorum... » İtalyan caz tarihinde Mussolini ve Sinatra etkisi. » Çalışanlar için sanal tasma? » Türkiye`de kaç kişi caz dinliyor? » Bill Evans`ın bilinmeyen müzikleri... » Vokal caz poplaşırsa ne olur? » Bazı şeyler hiç değişmiyor... » Avrupalı cazcılar daha mı politik? » Cazda dinleyecek ne çok albüm, ne çok müzik var... » Reklamcılar caz müziğini nasıl algılıyor? » Grammy ödülleri bize ne anlatıyor? » Belediyelerin caz müziğiyle ilişkisi?
Bu içeriğe yapılan yorumlar
Bu içeriğe hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapabilirsiniz!
Reklam İçin Bize Yazın Bizi Arayın
0 216 385 4912
Cazkolik Shop Yeni
Albüm Bülten Üyeliği
Bizi Takip
Edin
Cazkolik.com • Türkiye’nin Caz Takvimi • Günün Albümü • Günün Parçası • Günün Müzisyeni • “Jazz”lı Gündem • Albüm Eleştirileri • Cazkolik Röportajları • Yerli Caz Albümleri Arşivi • Yerli Caz Müzisyenleri Arşivi Cazkolik Yazarları:
• Ali Haluk İmeryüz • Arto Peştemalcıgil • Ayşe Tütüncü • Beliz Hazan • Burak Sülünbaz • Cenk Akyol • Cenk Erdem • Deniz Türkoğlu • Emre Kartarı • Güç Başar Gülle • Güzin Yalın
 
• Levent Öget • Leyla Diana Gücük • Murat Ali Oral • Murat Beşer • Okan Aydın • Salim Zaimoğlu • Sami Kısaoğlu • Sevin Okyay • Tunçel Gülsoy • Turgay Yalçın • Zekeriya Şen
Radyo Cazkolik Servisleri: • Radyo Cazkolik Programları • Radyo Cazkolik Playlistleri • CazFM.com (Online stream radio)
Cazkolik.com bir Feridun Ertaşkan Rek. ve Tas. Hiz. Ltd. Şti. hizmetidir. | İletişim için: cazkolik@cazkolik.com | info@cazkolik.com | Tel: 0 216 385 4912

“Jazz, insan ruhunun zaferinin sembolüdür.” Archie Shepp