Cazkolik.com
Radyo Cazkolik İnternet üzerinde cazkoliklerin
buluştuğu bir caz radyosudur
CazFM.com canlı yayınını dinliyorsunuz.
 
Türkiye'nin Caz Takvimi

Ülkem Özsezen Synesthesia Quartet

Sanatçı: Ülkem Özsezen (p), Bora Çeliker (g), Alper Yılmaz (b), Berke Özgümüş (d)
Mekan: The Badau, Akasya (Rez: 0 532 306 4334)
Tarihi: 22 Kasım.2019
Saat: 21:30
Web Adresi: https://www.facebook.com/events/1
Etkinlik Bilgisi : Piyanist Ülkem Özsezen, gitarist Bora Çeliker, elektrik basçı Selçuk Karaman (SelKa) ve davulcu Ferit Odman ile The Badau`da bir araya geliyor. Müzisyen bir aileden gelen piyanist/besteci Ülkem Özsezen ünlü caz okulu Berklee College of Music?den 2001 yılında mezun oldu. Aynı zamanda caz eğitimcisi ve prodüktör olan müzisyenin tümüyle kendi bestelerinden oluşan Ghost`s Note ve Milliday isimli iki albümü bulunuyor. Synesthesia, Ülkem Özsezen`e ait besteler ve caz standartlarından oluşan bir repertuar sunuyor.


Subway Jazz Station

Sanatçı: Vokal: Bestem Yuvarlak, Saksafon: Serhat Talay, Gitar: Cem Çatık, Kontrbas: Kadir Akyol
Mekan: Yeldeğirmeni Sanat, Rasimpaşa Mah. İskele Sok. No: 43/1, Yeldeğirmeni, Kadıköy (Tel: 0 216 337 0058)
Tarihi: 22 Kasım.2019
Saat: 20:30
Web Adresi: http://yelsanat.kadikoy.bel.tr/
Etkinlik Bilgisi : Subway Jazz Station; 2011 yılında gitar, vokal, saksafondan oluşan caz trio ile metro istasyonlarında üç yıl çalarak grubun temellerini attı. İsmini buradan alan grup 2013 yılında gruba bas ve davulun eklenmesiyle quintet ve quartet alternatifleriyle aktif olarak birçok konser, festival ve özel etkinliklerde sahne almaktadır. Repertuarlarında ballad, swing, gypsy, bossa nova, latin ve blues standartlarından oluşan eserleri kendi yorumlarıyla dinleyiciye ulaştırmayı hedefliyorlar. Bilet Fiyatları: Tam 30 TL, Öğrenci ve İndirimli 15 TL.


İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası Konseri

Sanatçı: Şef: Can Okan, Solist: Can Okan (Piyano)
Mekan: Cemal Reşit Rey Konser Salonu
Tarihi: 22 Kasım.2019
Saat: 20:00
Etkinlik Bilgisi : Program:
Mozart Figaronun Düğünü Uvertürü
Mozart Piyano Konçertosu No: 12
Strauss Kibarlık Budalası Süiti Op. 60 


Kasım Ayında Caz Müziğinin Tüm Renkleri Cloud 34?te Buluşuyor

Mekan: Cloud 34, Hilton İstanbul Bomonti
Tarihi: 22 Kasım.2019
Saat:
Etkinlik Bilgisi : İstanbul’un en büyük oteli Hilton İstanbul Bomonti’de yer alan şehrin popüler mekanı Cloud 34, Kasım ayında düzenleyeceği Colors of Music geceleriyle caz müziğinin en güzel örneklerini misafirlerinin beğenisine sunacak. Eşsiz İstanbul manzarasıyla, 34. kattan İstanbul’u selamlayan mekan, Kasım ayı itibariyle her Cuma ve Cumartesi gecesi farklı ülkelerden ve tarzlardan esintiler içeren konsept geceleriyle misafirlerine adeta bulutların üzerinde bir müzik ziyafeti yaşatacak. “Abbey Lincoln gecesi”, “Latin Amerika Bossa Nova müzikleri”, “Film müzikleri gecesi”, “Bir Parizyen gecesi”, “An evening in song” ve “Other Standarts” gibi farklı müzik konseptlerinden oluşan “Colors of Music” gecelerinde, Emin Fındıkoğlu & Melisa Kral, Deniz Taşar, Cansu Nihal Akarsu & Cem Kaprol, Burcu Hancı, Dolunay Obruk, Gizem Dinç, Seran Bilgi ve Asena Akan gibi caz müziğinin ünlü isimleri sahne alacak.


Küçük bir Kontrbas Festivali: Fora ve Poyraz Baltacıgil

Mekan: Şerefiye Sarnıcı, Binbirdirek, Piyer Loti Cad. No:25, Fatih, İstanbul, Tel: 0 21) 568 6080
Tarihi: 22 Kasım.2019
Saat: 20:30
Etkinlik Bilgisi : Üç konserden oluşan bir mini kontrbas merkezli müzik festivalinin ilk konseri Fora ve Poyraz Baltacıgil konserinden oluşuyor.


Uluslararası Antalya Piyano Festivali: İdil Biret ve Antalya Devlet Senfoni Orkestrası Konseri

Mekan: Antalya Kültür Merkezi
Tarihi: 22 Kasım.2019
Saat: 20:30
Etkinlik Bilgisi : 2000 yılından bu yana Antalya`nın uluslararası "Sanat Şehri" kimliğine katkıda bulunan, Avrupa Festivaller Birliği (EFA) üyesi Uluslararası Antalya Piyano Festivali bu yıl 16 Kasım-30 Kasım tarihleri arasında yapılacak. Bu yıl 20ncisi gerçekleşecek olan festivalde yerli ve yabancı sanatçılar Antalyalı müzikseverlerle buluşacak. Antalyalı müzikseverler 22 Kasım‘da klasik piyanonun ünlü virtüözü İdil Biret’i dinleyecek.


 
PUL (HAFTALIK CAZ KÖŞESİ)

Zamanda değil seste yolculuk?

Feridun Ertaşkan
Yayın Tarihi: 24 12 2018
Değişiklik Tarihi: 31 12 2018 02:39
Bu içerik toplam 1235 defa okunmuştur.
Tüm dostlara sağlık ve mutluluk dolu bir yıl dilerim. (Bu hafta izin. Yeni PUL`larla 7 ocak haftası görüşmek üzere)

Bu sorunun akla gelmesi kaçınılmazdı!

2018`e damga vuran #MeToo hareketi müzik endüstrisini neden pas geçti?

#MeToo hareketi 2018’de çok sayıda ünlünün kariyerinin ipe çekildiği bir yıl oldu, ama, pek çok kişinin aklına gelen bir başka soru oldu bu arada, bu hareket müzik endüstrisini niye teğet geçti? Sinema televizyon dünyası yıkılmaz sanılan şöhretlerin kule misali devrilişine tanık olurken müzik endüstrisini görmezden geldi, pas geçti. Niye? Bu soruyu müzik yazarı Marc Hogan şu konu üzerinden soruyor. Malum, iki sene önce müziğiyle adeta bir salgına dönüşen Floridalı rapçi XXXTentacion haziranda uğradığı silahlı saldırıda öldürülmüştü. Sözlerindeki küfür, argo ve agresifliğin hayatının yansıması olduğu bilinen rapçi hamile bir kadını öldürmekle suçlanıyor, yargılanmayı bekliyordu. Tam o sırada, küresel müzik şirketi Universal şemsiyesi altındaki Capitol Music Group`un yan şirketi Caroline ile sözleşme yaptığı duyuldu. Bu anlaşma #MeToo fırtınasına denk gelmişti ve ortalığa yayılan dedikodularda anlaşmanın şirket çalışanlarını fazlasıyla üzdüğü söyleniyordu. O sıra, bir müzik endüstrisi uzmanı Los Angeles Times’a bu durumu “sorunlu bir siyah sanatçıdan faydalanmaya çalışan bir grup zengin beyaz insandan oluşan bir sorun” olarak tarif ediyordu. Belli ki, gerçek bu son cümlede saklı.


Müzisyenler ve eşleri

Maxine ve Dexter Gordon

Caz tarihinde hakkı yeterince teslim edilmeyen bazı kadınlar var. Bu kadınlar, caz tarihinin efsanevi müzisyenlerin eşleri. Bugün, Dexter Gordon, Art Pepper gibi büyüklerin hayatlarına dair eskiye göre daha çok şey biliyorsak, hatta, hâlâ ortaya çıkan yeni kayıtlarını dinliyorsak o efsanelerin hatıralarını canlı tutmayı başaran eşleri sayesindedir. Bugün, belki çoktan unutulmuş demeyelim ama kesinlikle bugünkü kadar canlı hatırlayamayacağımız Art Pepper karısı Laurie, caz devi Dexter Gordon’da yine eşi Maxine sayesinde her an yeni ve canlı kişilikler olarak gündemde olabiliyor. Bu konuda gelen son haber Maxine Gordon’ın kaleme aldığı “Sophisticated Giant: The Life and Legacy of Dexter Gordon” isimli kitabı oldu. Kaliforniya Üniversitesi yayınlarından çıkan kitap ekim başı çıktı. Maxine, kitabı kaleme alırken Dexter’in mektuplarından, verdiği röportajlardan ve anılarından faydalanmış. Kitabın Dexter’a dair bilinenlerden bilinmeyenlere pek çok şeye açıklık getirdiği söyleniyor.


Türkiye`nin en organize müzik türü hangisi?

Kadrajda olmayanlarla COS`nun kadrosu cazdaki toplam müzisyen sayısı kadar olabilir mi?

Uzatmadan cevabı vereyim; Klasik müzik... Övsem mi kıskansam mı bilemiyorum, şüphesiz övülecek bir şey ama caz adına biraz da hayıflanarak söylüyorum. Memleketimizde caza olan kısıtlı/sınırlı/zayıf ilgi hep dalgalı olmuştur. Değişkendir. Festival dönemleri artar. Gerisi meçhul. Oysa, klasik müziğin yıl boyu seyri dengeli görünür. Yılboyu konser programları doludur. Bunun en önemli sebebi klasik müziğin arkasında kurumlarıyla kapı gibi devletin olması. Devlet caz dahil başka hiçbir batı müziği türünün arkasında değildir. Devletin kurumsal kaç klasik müzik orkestrası var bilmiyorum, Cumhurbaşkanlığının var, konservatuvarların var, bakanlıkların var mı? Yerel yönetimlerin orkestraları var, büyükşehir belediyelerinin var, vakıfların var, üniversitelerin var, var da var… Bu orkestralarda toplam kaç müzisyen çalışıyordur sizce? Peki caz? 80 milyonluk ülkede TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası ile CRR Caz Orkestrası dışında caz orkestramız var mı? Askeriyenin var diyebilirsiniz ama onları konser salonlarında gören, dinleyen var mı? Repertuvarlarını bilen var mı? Kurumsal orkestralar olmadan bu müzik türleri fazla yol alamaz. Pop ve rock gibi müziklerin de yok ama onların arkalarında öyle ya da böyle büyük dinleyici kitleleri var, o dinleyiciyle büyük bir ekonomi dönüyor, cazda hiçbiri yok! PUL’un sonunu umutla bağlıyım bari, ama tüm yoklara rağmen caz bu ülkede bir şekilde hep var. Az var, küçük var, sınırlı var, sessiz sedasız var ama var. Var işte, var!


Köşkün kâhyası!

Bir dönemin çok konuşulan konusuydu

Şimdilerde, aradan çok vakit geçtiği için bu çelişkilere değinen kalmadı ama tümüyle unutuldu sanmayın. Vaktiyle, altmışlarda, hatta seksenlere kadar cazın kurucu babalarından misal Louis Armstrong gibi sembol bazı isimlere en çok niye kızılırdı bilir misiniz? Başta Louis Armstrong gibi bir kısım caz efsanesi bizzat kendi arkadaşları ve caz çevresince köşkün kâhyası rolünü canla başla oynadıkları için hicranla, esefle, kızgınlıkla eleştirilirdi. Haklıydılar. Çok haklıydılar. İçlerinden çıkan böyle sembol isimlere tahammülsüzlükleri daha fazlaydı. Bunu, Liza Minelli ile eski bir şov videosunu gördüğüm zaman yeniden hatırladım. O videoyu bulup izleyin, Armstrong gibi ikonun bir figürana dönüşmesini, görünürdeki sempatinin ardına gizlenen küçümsenmeyi kesinlikle iliklerinize kadar hissedeceksiniz. Bugün, o nesilden ferâset sahibi kime sorsanız bunu size anlatır. Benzer eleştiriler, atının üzerinde Kızılderili tepeleyen John Wayne gibi görünen Frank Sinatra, Dean Martin’lerin arasında ufak tefek bir siyah olarak dönemin karikatüristlerinin hakarete varan çizimlerine maruz kalan Sammy Davis Jr. ve geçenlerde ölen Nancy Wilson gibi isimler için de benzeri eleştiriler çok yapılırdı.


Çin ve caz

Çin JZ Jazz Festival`de bir caz konseri. Üstte ufak resimde ne yazıyor acaba?

Japonya caz için ne kadar önemli, köklü ve etkili bir ülkeyse Çin tam tersiydi. Kendini kapatan bir ülke olması nedeniyle imparatorluk dönemleri hariç günümüz Çin sanatına, sanatçısına, müziğine dair fazla bilgimiz olmadı. Dünyanın en büyük nüfusunun dünya kültüründe bu kadar etkisiz olması anlaşılır değildi elbette. Tiananmen meydanı bir dönüm noktası oldu (bilmeyen, unutan Google’a sorsun). Sonra, kimi sanatçılarsa yine olumsuzluklar, tutuklamalarla gündem oldu (misal Ai Weiwei). Çin bu döngüyü artık değiştiriyor mu? Bunu bilmiyoruz. Bilen var mı? Geçen internette Çinli caz müzisyenlerini arıyım dedim en fazla birkaç isme rastladım. Amerika ya da başka bir batılı ülkedeki Çin kökenli sanatçıları kastetmiyorum şu an Çin’de doğup büyüyen, caz çalanla, albüm kaydedenleri soruyorum ve pek bir cevap bulamadım. Pekin Caz Festivali’nin kurucusu Çin’de yaşayan bir Alman meselâ. Şangay’da Blue Note Jazz Club var. JZ Caz Festivali var. Başka pekçok şey daha var ama bu büyük ülkenin potansiyeli şimdi konuştuğumuzun belki bin katı olmalı.


Bu kapak hiç oldu mu şimdi?

Rhapsody in Blue ve King Kong?

Bir yerde “15 Best Albums of 2018” listesi görünce bakıyım dedim, içlerinde bu kapak dikkatimi çekti. Bir anlam veremedim. Ne albümü tanıyorum, ne sanatçısını. Biraz daha kurcaladım, piyanist Kirill Gerstein’in Gershwin müziği üzerine kaydı, o kadarını kapaktan anlıyoruz zaten. Gershwin şarkılarının caz ve klasik üzerinden yeni düzenlemeleri, iyi de o kapak illüstrasyonu ne? Şirin bir King Kong mu ne bu? Illustrasyon Michael Roberts isimli bir tasarımcının ama albüme dair bilgiler arasında kapağa niye böyle bir goril konduğunun açıklaması yok. Orada yaşayan insanlar böylesi görsellerin nasıl algılanacağını, imâların nasıl anlaşılacağını bilmiyor olabilir mi? Hele böyle bir zamanda. Albümde büyük vibrafoncu Gary Burton da var. Albümü henüz dinlemedim. Biraz daha bakınıyım belki bir açıklama bulurum. Bulursam gelecek pullarda size de yazarım, yaa haksızlık etmişim filan derim... Bakalım. Bulursam.


Zamanda değil seste yolculuk?

Zamanı önemsizleştiren yapı

Bilgisayar, similasyon, modelleme kavramları hayatımıza girdi gireli neyi yapıp yapamayacağımızı öngörmesi artık kolay değil. Bir zamanlar, zamanda yolculuğu konuşurduk, bunun mümkün olmadığını anlayınca (en azından şimdilik) şimdi yeni moda, geçmişte yaşıyormuş gibi dönemin seslerini simüle edebilmek. Konuyu inşallah iyi anlatabilirim. Şöyle; sesle işitsel deneyim hissini yaşamak diyelim. Buna ‘erişim yankısı’ diyorlar. Dinlemenin zamansal olduğu kadar mekânsal bir deneyim olduğundan hareketle, örneğin, bundan bin yıl önce Ayasofya’da işitilen seslerin benzerini üretmek mümkünmüş. Bunu da, işte bu yansıma dedikleri şekilde yapabiliyorlar. Bin yıl önce Ayasofya’nın içindeki bir rahibin ya da daha sonra namaz kılan bir müslümanın o anda işittiği şeylerin aynısı yankı teknikleriyle psikoakustik olarak canlandırılabiliyormuş. Sesin hava basıncı da hesaba katılıyor. Nasıl yapıldığını ancak bu kadar anlatabilirim ama tüm bu hesaplamaların ardından insana tabii ki zamanda yolculuk gibi gelmez ama etkileyici bir his olacağı kesin.


Feridun Ertaşkan

Cazkolik.com / 24 Aralık 2018, Pazartesi

Paylaş

Konu veya sanatçıyla ilgili yayınlanmış benzer haberler

Operayı kurtarmak için ölmesine izin vermeliyiz
Zamanda değil seste yolculuk?
Art Pepper (Alto Saxophone)
Bu bölümde yayınlanmış önceki yazılar
» Cazın kayıp halkası » Savaşma, caz yap! » Yeni albümler arası gezinti » Cazla şarabın ortak noktası » Proje nedir? » Bu hafta bütün PUL`lar festivallik » Yeni bir caz festivali » Türk cazının amiral gemisi? » Tatil dönüşü sendromuna çare » Şeytanla değil tanrıyla anlaşan adam » Ölüme mahkum caz grubunun hikâyesi » Festivalin TOP 5`i... » Ressamla müzisyenin aşkı » Caza ne zarar veriyor? » Daha yaratıcı olmak istiyorsan bir duvar inşa et » Cazda küratörlük? » Black argo tarihi » Bir çırpıda bir sürü yeni albüm » Yaşamak yeterli değil, parçası olmalıyız » Üzgünken neden hüzünlü şarkılar dinleriz? » İnsan gerçekten akıllı mı? » Ekonomik krizde caz sponsorlukları ne durumda? » Seçim öncesi talebin tam sırası ama duyan? » Sanatta yanlış anlamalar » Sanat dünyasında hangi iktidar? » Kapitalist Blues? » İlkbahar ve yaz sıcak geçecek » Böyle sesler artık gelmiyor » Dünya nasıl değişir? » Sanal caz klübü mü? » Karşı-kültür ikonu » Caz James Bond`u tükürüğüyle boğabilir mi? » Müzikal soykırım? » Zamanda değil seste yolculuk? » Best of 2018? » Haftalık meraklar... » Yeni bir rakip mi geliyor? » Kültür Bakanlığı`na proje önerisi? » Böyle bir festival bizde de olmalı » Sahici müzikten yapay müziğe » Cazın kırmızı noktası » Müzikte dengelenme zamanı » Yeni yüzyılda caz nasıl olacak? » Caz dünyasında ürkütücü bir ölüm haberi » Kayıplarla dolu bir hafta oldu » Caz müzisyenlerinden tepki » Festival için konser önerileri » Sanat ne yana düşer usta? » Caz ve ticaret? » Cazda yeni bir dergi, yeni kitaplar... » Şu sololara bir kulak verin » Büyük bir sanatçıyı kaybettik » Cazın ve müziğin geleceğine dair sorular » Festival bitti önümüzdeki maçlara bakıcaz » Sahnedeki demokrasi » Deliye hergün caz! » Tatil PUL`ları... » Hollywood starlarının caz sevgisi? » Her festival bir yaz çiçeği » Hangi futbolcu iyi caz müzisyeni olurdu? » Türkiye`de askeri orkestralar ve caz » Caz basını en çok kimi seviyor? » Müzikal çöpler dijital yayıncılığa mı boşaltılıyor? » Caz: 1 - Siyaset: 0 » Müziğe yön verecek 9 yeni enstrüman » 1 numaralı caz festivalinin başına kim geliyor? » Caz insanı şaşırtır » Bir halkın müziği caz » Kerem Görsev bu kez niye farklı? » Klasik müzikle cazın farkı? » CRR Caz Şubatı`nda ne oldu? » Cazda idealizm nedir? » Bebop`ın yanında bol acılı chili yemeği nasıl gider? » Bir yıl daha biterken... » Cazda derin dalga » Sonny Rollins saksofonunu emekli etti » Cazda Fransız erotizmi » Törkiş saykodelik patlaması » Müzisyen sağlığı önemli » Best of`lar dönemine girdik » Vampirler, zombiler... Bu hafta böyle! » Devir açan ilk albümler » Vize krizi cazı da vurdu » Yemek yazarı & caz yazarı? » Saksofonu bulan bir müslüman mı? » İğrenç bir müzik olarak caz :) » Mürekkepte caz mavisi... » Cazın kayıp ruhları... » Yeni sezon başlıyor... » Bir sanat dalı olarak caz » Kan, ter ve şarkı söylemek » Uzun menzilli akustik aygıt » Bergama`da harikulade bir caz girişimi » Caz biyografileri önemli... » 5 yıldız albümler hangileri? » Emoji sanatı... » Hi-Fi`cılar hangi albümleri öneriyor? » #Festivalleştiremediklerimizden misiniz? » Festvaldeeen festivale... » Bizim de bir caz diasporamız olsa... » Yeni bir para birimi olarak LiKE » Paraya kıyın bunları alın » Bu fotoğraf bir son olabilir mi? » Miles Davis dersi » Cep telefonları konserleri mahvediyor » PTT ilk caz albümünü özel pulla anamaz mı? » Cazda artık eskileri merak etmiyorum... » İtalyan caz tarihinde Mussolini ve Sinatra etkisi. » Çalışanlar için sanal tasma? » Türkiye`de kaç kişi caz dinliyor? » Bill Evans`ın bilinmeyen müzikleri... » Vokal caz poplaşırsa ne olur? » Bazı şeyler hiç değişmiyor... » Avrupalı cazcılar daha mı politik? » Cazda dinleyecek ne çok albüm, ne çok müzik var... » Reklamcılar caz müziğini nasıl algılıyor? » Grammy ödülleri bize ne anlatıyor? » Belediyelerin caz müziğiyle ilişkisi?
Bu içeriğe yapılan yorumlar
Bu içeriğe hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapabilirsiniz!
Reklam İçin Bize Yazın Bizi Arayın
0 216 385 4912
Cazkolik Shop Yeni
Albüm Bülten Üyeliği
Bizi Takip
Edin
Cazkolik.com • Türkiye’nin Caz Takvimi • Günün Albümü • Günün Parçası • Günün Müzisyeni • “Jazz”lı Gündem • Albüm Eleştirileri • Cazkolik Röportajları • Yerli Caz Albümleri Arşivi • Yerli Caz Müzisyenleri Arşivi Cazkolik Yazarları:
• Ali Haluk İmeryüz • Arto Peştemalcıgil • Ayşe Tütüncü • Beliz Hazan • Burak Sülünbaz • Cenk Akyol • Cenk Erdem • Deniz Türkoğlu • Emre Kartarı • Güç Başar Gülle • Güzin Yalın
 
• Levent Öget • Leyla Diana Gücük • Murat Ali Oral • Murat Beşer • Okan Aydın • Salim Zaimoğlu • Sami Kısaoğlu • Sevin Okyay • Tunçel Gülsoy • Turgay Yalçın • Zekeriya Şen
Radyo Cazkolik Servisleri: • Radyo Cazkolik Programları • Radyo Cazkolik Playlistleri • CazFM.com (Online stream radio)
Cazkolik.com bir Feridun Ertaşkan Rek. ve Tas. Hiz. Ltd. Şti. hizmetidir. | İletişim için: cazkolik@cazkolik.com | info@cazkolik.com | Tel: 0 216 385 4912

“Jazz, insan ruhunun zaferinin sembolüdür.” Archie Shepp