Cazkolik.com
Radyo Cazkolik İnternet üzerinde cazkoliklerin
buluştuğu bir caz radyosudur
CazFM.com canlı yayınını dinliyorsunuz.
 
Türkiye'nin Caz Takvimi

Kora virtüözü Sona Jobarteh Türkiye`de!

Mekan: İş Sanat Konser Salonu, 4. Levent, İstanbul
Tarihi: 21 Kasım.2019
Saat: 20:30
Etkinlik Bilgisi : Babadan oğula geçen bir öğreti olan korayı çalan ilk kadın sanatçı olan Gambia asıllı İngiliz müzisyen Sona Jobarteh, 21 Kasım akşamı; akustik Batı Afrika müziğini İş Kuleleri Konser Salonu`na taşıyacak. Konser, Sona Jobarteh`in Türkiye`deki dinleyicisiyle ilk buluşması olacak.


İpek Göztepe 4tet

Sanatçı: İpek Göztepe (v), İmer Demirer (tp), Kaan Bıyıkoğlu (p), Ozan Musluoğlu (b)
Mekan: The Badau, Akasya (Rez: 0 532 306 4334)
Tarihi: 21 Kasım.2019
Saat: 21:30
Web Adresi: https://www.facebook.com/events/2
Etkinlik Bilgisi : Müziğe İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı?nda yarı zamanlı olarak aldığı Piyano eğitimiyle başladı. İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası ve Emin Ongan Üsküdar Musiki Cemiyeti dahil olmak üzere çeşitli Klasik Türk Müziği ve Klasik Batı Müziği korolarında yer aldı. On altı yaşından itibaren profesyonel olarak Soul başta olmak üzere Caz ve Blues kökenli müzik türlerine ait çeşitli repertuarlar ile sahne almaya başladı. Güç Başar Gülle ile caz armonisi, teori ve aranjman konularında; Randy Esen ile caz vokal alanında çalıştı. 2017 yılında Nardis Genç Caz Vokal Yarışması`nda dereceye girip Pulawy Jazz Workshop ödülüne layık görüldü. Aynı sene İstanbul Kültür Sanat Vakfı`nın düzenlediği Genç Caz seçmelerinde finale kalıp 24. İstanbul Caz Festivali`nde Parklarda Caz sahnesinde yer almaya hak kazandı. Akbank Caz Festivali, Zorlu PSM Caz Festivali gibi festivallerde de yer aldı. İstanbul ağırlıklı olmak üzere Türkiye`nin çeşitli yerlerindeki caz kulüplerinde ve müzik mekanlarında sahne almaya devam etmektedir.


 
PUL (HAFTALIK CAZ KÖŞESİ)

Karşı-kültür ikonu

Feridun Ertaşkan
Yayın Tarihi: 21 01 2019
Değişiklik Tarihi: 21 01 2019 00:59
Bu içerik toplam 1327 defa okunmuştur.
Her efsane içinde bir sıradan insanı saklar! Bu Miles için doğru mu?

Tariverdiev bir John Le Carre roman kahramanı olur muydu?

Sanki, siyah-beyaz eski bir film kahramanı (karşı-kültür ikonu)

Soğuk savaş dönemi casus filmlerine meraklıysanız şimdi bahsedeceğim besteci ilginizi çekecektir. Mikael Tariverdiev 2. Dünya Savaşı dahil tüm soğuk savaş dönemi kutuplaşmasının Sovyetler Birliği tarafının kültürel, popüler, müzikal ikonlarından biriydi. Soğuk savaşın uç kalesi Türkiye dahil bu meseleye ebediyen batı gözlüğünden baktığımız için konu iyilerlerle kötüler arası bir meseleydi ve batı iyiydi, Sovyetler kötü. Gerçi biz o zaman çok genç olarak tam tersini savunuyorduk ama kültürel genelleme olarak dünya böyleydi. Sovyetler Birliğine yönelik muazzam kötüleme kampanyasının sayısız silahı ve sözde özgürlük kahramanı varken Sovyetler tarafının bu şansı olmadığı gibi yönlendirme aklı ve becerisi de sınırlıydı hatta yoktu. İşte, bu noktada Mikael Tariverdiev gibi tek tük adamlar öne çıkıyordu. Tarverdiev Tiflis doğumlu bir besteci. Sovyet besteci Aram Haçaturyan’ın öğrencisi. Elllili yıllardan itibaren Batının tam karşısında kültürel işler üreten bir popüler kültür sanatçısı. Bu tarafta son derece az tanıdığımız karşı-kahramanlardan biri. Sayısız sahne sanatları, film ve TV dizi müzikleri var. Orkestralar, baleler, tiyatrolar için besteler, hatta bir kısım insan için caz müzisyeni kimliği de var. Daha çok popüler müzikler yapmış, bilhassa film müzikleri konusunda inanılmaz kariyeri var. O bir SSCB kahramanı değil de batı kahramanı olsaydı şimdi muhtemelen yerle gök bir olmuştu, öylesine övülürdü ama hâlâ tanıyan çok az! Özellikle SSCB dönemi yapımı film ve diziler için yaptığı müziklerin yeri ayrıdır. 1995 yılında 64 yaşında ölen büyük besteci son dönem Çernobil için de beste yapmıştı. Uluslararası 18 ödülü var. Bilhassa org kullanımı konservatuvar öğrencileri için tez konusu bile olabilir. Stalin sonrası Kruşçev reform dönemi KGB imajının müzikteki simgelerinden biriydi. Bu satırları yazarken bir yandan Olga’s Melody’i dinliyorum. O kadar nostaljik ki, etkilenmemek mümkün değil.


2019’da neler görünüyor? (-mışlı muşlu haberler)

Yeni bir the WHO albümü sever miyim?

Yılbaşı geldi derken ocak ortasını bulduk. Takip ettiğim dergilerin yeni sayıları çoktan çıktı. Cazkolik baştan aşağı cazla dolu olduğu, yeni haberleri, albümleri yakinen takip ettiğim için bu PUL biraz sevdiğimiz caz dışı isimler neler yapıyor bakayım dedim. Biraz eskiler, biraz yeniler *** Son İstanbul Caz Festivali’nde konseri büyük ilgi gören Nick Cave and the Bad Seeds eylülden itibaren Los Angeles’da yeni albüm kaydına başlamış. *** Rock tarihinin büyüklerinden The Who’dan -ki benim satın aldığım ilk kasetlerden biridir- Pete Townshend ile Roger Daltrey’nin eşit sayıda şarkısının yer alacağı yeni albüm yılın sürprizlerinden olacakmış. *** Mick Jagger sert gitar rifli müzik eşliğinde ağız mızıkası çaldığı bir video paylaştığından beri yeni LP’mi geliyor diye konuşuluyormuş. *** The Cure’un efsanevi solisti Robert Smith son Meltdown festivalde küratörlük yapmasının ardından yoğunlaştığı ilhamı 2019’da albüme dönüştürmeye karar vermiş, eğer olmazsa müziği tümüyle bırakırım artık diyormuş.


Bir efsanenin arkasındaki adam?

Miles Davis`le ilgili her belgeselde Carlos Tantana ile konuşmak şart mı? Genellikle aynı şeyleri söyleyip duruyor!

Miles Davis hakkında çekilen belgesellerin en merak edilenlerinden yönetmen Stanley Nelson’ın “Miles Davis: Birth of the Cool” isimli çalışması son Sundance Film Festivali’nde prömiyerini yaptı. Belgesel, bir efsanenin arkasındaki adam teması üzerine kurgulanmış. Nelson yine Sundance’da gösterilen Afro-Amerikalılarla ilgili daha önce iki film çekmişti. İzleyiciler yeni belgeselde ilk defa ortaya çıkan kimi fotoğrafların yanısıra Miles’ın verdiği röportajlar eşliğinde yine ilk kez yayınlanacak kimi filmlerden bölümleri, Quincy Jones, Carlos Santana, Clive Davis, Wayne Shorter, Ron Carter gibi efsanelerle yapılan özel çekimleri Miles’ın hayatı ve müziğinden bölümler eşliğinde izleyecekmiş. Yönetmen Nelson huzursuz estetiğiyle olağanüstü bir ressama benzettiği Miles’ın müziğin akışını bir çok değiştirmeyi başardığını, bugün dinlediğimiz sadece caz değil, rock, funk, hip hop müziklerine doğrudan etki ettiğini, çoğu etkisini yeni anlamaya başladığımızı söylüyor. Belgeseli izlemek şart. Nerde buluruz?


Müzik belgeselleri patlaması

Ken Burns country müziğe el attı

İzleme/dinleme olayları artık internetten yürüdüğü için eskiden ‘aman ya nerden bulup izlicem’ dediğimiz belgeseller bir tık uzakta. Bu yüzden, yukarda bahsettiğim Miles’ın ardından burada çok konuşulan diğer belgesellere değineyim dedim. *** Ken Burns Jazz serisini duymayan var mı? Yoksa var mı? Çok ünlü seridir. Ken Burns bu serinin ardından şimdi ‘Country Music’ hakkında bir seriye başlamış. Bize her zaman uzak gelen country efsaneleri Hank Williams, Loretta Lynn, Charley Pride, Johny Cash, Willie Nelson, Dolly Parton ve Merle Haggard’ı bu seride bulmak mümkün. *** Anlaşılan, Woodstock’ta daha çok ekmek var. Yönetmen Barack Goodman de iki saatlik yeni bir seri yapmış. Yok 50. yıl, yok bilmem ne, yürür gider bu mevzu. *** Amerikan kültür endüstrisi yetiştirdiği ikonları evir çevir pazarlamayı biliyor. Yıllar önce ölen Tupac Shakur da bu turnikeden nasibini ara ara alıyor. *** Amerikan sanayisinin kalbi Detroit müzik endüstrisinin de kalbi. Şimdi, seksenlerin meşhur Detroit teknosu da belgesele konu olmuş. Bence, şahıslar kadar böylesi dönem belgeselleri de o şahısları anlamak bakımından kritik önemde.


Altmışların kapıları

Bu durumda Ray Manzarek bile Jim Morrison`dan faydalanmış mı oluyor?

Dünyayı değiştiren altmışlar tüm o sembol isimlerin arasında The Doors demek, Jim Morrison demek. Hâlâ konuşulacak konular olması aradan geçen 50 küsur yıla rağmen şaşırtıcı geliyor. O kuşak tamamıyla hayattan çekilmediği sürece konuşulmaya devam edecek ki bu da keşfedecek yeni şeyler demek. Jim Morrison çok genç yaşta ölerek Jimi Hendrix gibi efsane ölümler serisi başlatmamış yaşlı biri olarak hayatta olsaydı bu konular hâlâ bugünkü kadar ateşli konuşulur muydu bilmiyorum, bence, tıpkı The Doors üyelerinden Ray Manzarek’in hayatının son senelerinde yaptığı gibi müziğin entelektüel alanında işler üretirdi. Bunları Manzarek’in Jim Morrison ve The Doors yıllarını anlattığı ‘spoken word history’ tarzı albümü “Myth and Reality”i dinlerken yazıyorum. “Paris: The Mystery” diye başlıyor. Bunları dönemin en yakın tanığından dinlemek ilginç. Tıpkı ilk konuşmanın adı gibi Morrison’ın Paris’te ölmesi bile ölümü üzerinde yaratılan efsaneyi büyüttü, büyüttü. Hâlâ da büyüyor.


Multi kültürel kakafoni ile kozmik müzik arası

Bu müziklerin sorunu kalıcı olamamak!

En olmayacak soundlar, binlerce kilometre uzak görünenler buluşuyor. Kahire’li müzisyen Michael Louca Arap coğrafyasından kozmik caz uçuşuna geçiyor. Bir an Sun Ra akla geliyor, bir an Meksika çöllerinde, Western tınılarda geziniyor. Arapça kulağa şaşırtıcı geliyor. Daha önce tanımıyordum, neler yapmış bakınınca 2010’lara giden izleri var. Yeni çalışması Elephantine’de 12 kişilik topluluk kurmuş ama dinlemeye geriden başlamak daha iyi. Herkes sever mi bilmem, ben sevdim mi onu da bilmiyorum, ama dinledim. Geçen yılki albümü “Lekhfa” daha ilginç geldi. O gizemli perküsyon insanı içine çekiyor. Ama son çalışması daha farklı, benim gördüğüm albümden sadece bir single var şimdilik. Louca Kahire’den dünyaya panoramik kozmik mesajlar gönderiyor. İlk albümü “Garraya” ile geleneksel Arap müziğinden Yemen çöllerine, Western looplarına vizyoner bir fikir ortaya koymuş. Yalnız son olarak şu notu düşeyim, sadece bu albüm için demiyorum, Arap şarkıcıları hakikaten iyiler. “Ekaa Maksour”u bir dinleyin! CazFM.com’a girdik, belki orda denk gelirsiniz.


Art-pop kraliçesinden nefes ve rüzgarın albümü

Flüt ve synth kullanımında yaratıcı fikirler

Hep mütereddit baktığım Björk için fikrimi değiştiren müzik yazarı Jeremy D. Larson oldu. Otuz yıldır gözümüzün önünde olan Björk’ün onuncu albümü “Utüpya”dan dinlediğim “Paradisia” beni fena şaşırtmıştı. Gerisini Larson’ın yazısı halletti. Adam öyle güzel yazmış ki, onun gibi yazabilsem o makaleyi kafamın üstünde taşırdım. Björk’ün albümde flüt ve synth kullanımı alışılmadık seviyede çarpıcı. Şimdi Larson’ın yazısından bir bölüm, ben kendimi niye paralıyım, adam ne güzel anlatmış; “Björk’ün müziğinin kırk yılı, dünyadaki varoluşsal ruhsal enerji ve duygu kıvılcımının her detayını ayrıntılandırmak için uzun bir yolculuk/göç olarak görülebilir. Duygu ile olan ilişkisi özellikle mekânsaldır, ortamlarda yaşamak, tarihin tüm çığlıkları ve fısıltıları Björk`ü zorlaştırmıştır: duygusal manzaralar, gizli yerler, iç bulutsular, karşılıklı koordinatlar. Avangard pop yıldızından sürükleyici multimedya sanatçısına geçişi, kariyer anlamında marka oluşturma değil, insani duyuların, kökenlerinin ve geleceklerinin bu huzursuz kazısı için daha fazla araca sahip olma hizmeti veriyor. Bu çok fikirli gözüküyorsa, öyledir, ancak Björk’ün müziğinin şimdiye dek daha büyük müzikal kadrolarda var olmasından da kaynaklanmaktadır.” Ben daha ne diyim ki...


Gözler için caz

Tanınmış fotoğraflarından biri.

William Claxton... Ne fotoğrafçı ama... Artık böyle adamlar mı yetişmiyor yoksa biz mi görmüyor, keşfedemiyoruz. Claxton’ın çalıştığı döneme ve bölgelere bakınca sadece cazcılar değil fotoğrafçılar da NY tarzı, West Coast tarzı diye ayrılmış sanki ama daha ziyade coğrafi ayrılıklar bunlar, ne de olsa büyük ülke. Howard Mandel onun fotoğrafları için ‘gözler için caz’ demiş. Bin kelimeden iyi laf. Özellikle Chet Baker fotoğrafları meşhurdur. Ama siyah beyaz tartışılmaz. Sadece dönemin mecburi teknik renkleri değil. Cazın doğal karakteri adeta. Claxton ve fotoğrafları hakkında bir kitap çıkmış. 168 sayfa, 150’den fazla fotoğraf. Bu kitaplar tam arşivliktir. 1950 ile 70 arası caz dünyasının görsel zenginliği. Daha önce aynı dönemin bir başka fotoğrafçısı Jean-Pierre Leloir ve kitabını yazmıştım bunu da hatırlatmadan geçmek olmaz. Tavsiyem, bu kitapları alıp fotoğraflarına o müzikler eşliğinde bakmanız, ben henüz böyle bir şey denemedim ama yazarken aklıma iyi bir fikir gibi geldi. Ne dersiniz?


Feridun Ertaşkan

Cazkolik.com / 21 Ocak 2019, Pazartesi

Paylaş

Konu veya sanatçıyla ilgili yayınlanmış benzer haberler

Karşı-kültür ikonu
Bu bölümde yayınlanmış önceki yazılar
» Cazın kayıp halkası » Savaşma, caz yap! » Yeni albümler arası gezinti » Cazla şarabın ortak noktası » Proje nedir? » Bu hafta bütün PUL`lar festivallik » Yeni bir caz festivali » Türk cazının amiral gemisi? » Tatil dönüşü sendromuna çare » Şeytanla değil tanrıyla anlaşan adam » Ölüme mahkum caz grubunun hikâyesi » Festivalin TOP 5`i... » Ressamla müzisyenin aşkı » Caza ne zarar veriyor? » Daha yaratıcı olmak istiyorsan bir duvar inşa et » Cazda küratörlük? » Black argo tarihi » Bir çırpıda bir sürü yeni albüm » Yaşamak yeterli değil, parçası olmalıyız » Üzgünken neden hüzünlü şarkılar dinleriz? » İnsan gerçekten akıllı mı? » Ekonomik krizde caz sponsorlukları ne durumda? » Seçim öncesi talebin tam sırası ama duyan? » Sanatta yanlış anlamalar » Sanat dünyasında hangi iktidar? » Kapitalist Blues? » İlkbahar ve yaz sıcak geçecek » Böyle sesler artık gelmiyor » Dünya nasıl değişir? » Sanal caz klübü mü? » Karşı-kültür ikonu » Caz James Bond`u tükürüğüyle boğabilir mi? » Müzikal soykırım? » Zamanda değil seste yolculuk? » Best of 2018? » Haftalık meraklar... » Yeni bir rakip mi geliyor? » Kültür Bakanlığı`na proje önerisi? » Böyle bir festival bizde de olmalı » Sahici müzikten yapay müziğe » Cazın kırmızı noktası » Müzikte dengelenme zamanı » Yeni yüzyılda caz nasıl olacak? » Caz dünyasında ürkütücü bir ölüm haberi » Kayıplarla dolu bir hafta oldu » Caz müzisyenlerinden tepki » Festival için konser önerileri » Sanat ne yana düşer usta? » Caz ve ticaret? » Cazda yeni bir dergi, yeni kitaplar... » Şu sololara bir kulak verin » Büyük bir sanatçıyı kaybettik » Cazın ve müziğin geleceğine dair sorular » Festival bitti önümüzdeki maçlara bakıcaz » Sahnedeki demokrasi » Deliye hergün caz! » Tatil PUL`ları... » Hollywood starlarının caz sevgisi? » Her festival bir yaz çiçeği » Hangi futbolcu iyi caz müzisyeni olurdu? » Türkiye`de askeri orkestralar ve caz » Caz basını en çok kimi seviyor? » Müzikal çöpler dijital yayıncılığa mı boşaltılıyor? » Caz: 1 - Siyaset: 0 » Müziğe yön verecek 9 yeni enstrüman » 1 numaralı caz festivalinin başına kim geliyor? » Caz insanı şaşırtır » Bir halkın müziği caz » Kerem Görsev bu kez niye farklı? » Klasik müzikle cazın farkı? » CRR Caz Şubatı`nda ne oldu? » Cazda idealizm nedir? » Bebop`ın yanında bol acılı chili yemeği nasıl gider? » Bir yıl daha biterken... » Cazda derin dalga » Sonny Rollins saksofonunu emekli etti » Cazda Fransız erotizmi » Törkiş saykodelik patlaması » Müzisyen sağlığı önemli » Best of`lar dönemine girdik » Vampirler, zombiler... Bu hafta böyle! » Devir açan ilk albümler » Vize krizi cazı da vurdu » Yemek yazarı & caz yazarı? » Saksofonu bulan bir müslüman mı? » İğrenç bir müzik olarak caz :) » Mürekkepte caz mavisi... » Cazın kayıp ruhları... » Yeni sezon başlıyor... » Bir sanat dalı olarak caz » Kan, ter ve şarkı söylemek » Uzun menzilli akustik aygıt » Bergama`da harikulade bir caz girişimi » Caz biyografileri önemli... » 5 yıldız albümler hangileri? » Emoji sanatı... » Hi-Fi`cılar hangi albümleri öneriyor? » #Festivalleştiremediklerimizden misiniz? » Festvaldeeen festivale... » Bizim de bir caz diasporamız olsa... » Yeni bir para birimi olarak LiKE » Paraya kıyın bunları alın » Bu fotoğraf bir son olabilir mi? » Miles Davis dersi » Cep telefonları konserleri mahvediyor » PTT ilk caz albümünü özel pulla anamaz mı? » Cazda artık eskileri merak etmiyorum... » İtalyan caz tarihinde Mussolini ve Sinatra etkisi. » Çalışanlar için sanal tasma? » Türkiye`de kaç kişi caz dinliyor? » Bill Evans`ın bilinmeyen müzikleri... » Vokal caz poplaşırsa ne olur? » Bazı şeyler hiç değişmiyor... » Avrupalı cazcılar daha mı politik? » Cazda dinleyecek ne çok albüm, ne çok müzik var... » Reklamcılar caz müziğini nasıl algılıyor? » Grammy ödülleri bize ne anlatıyor? » Belediyelerin caz müziğiyle ilişkisi?
Bu içeriğe yapılan yorumlar
Bu içeriğe hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapabilirsiniz!
Reklam İçin Bize Yazın Bizi Arayın
0 216 385 4912
Cazkolik Shop Yeni
Albüm Bülten Üyeliği
Bizi Takip
Edin
Cazkolik.com • Türkiye’nin Caz Takvimi • Günün Albümü • Günün Parçası • Günün Müzisyeni • “Jazz”lı Gündem • Albüm Eleştirileri • Cazkolik Röportajları • Yerli Caz Albümleri Arşivi • Yerli Caz Müzisyenleri Arşivi Cazkolik Yazarları:
• Ali Haluk İmeryüz • Arto Peştemalcıgil • Ayşe Tütüncü • Beliz Hazan • Burak Sülünbaz • Cenk Akyol • Cenk Erdem • Deniz Türkoğlu • Emre Kartarı • Güç Başar Gülle • Güzin Yalın
 
• Levent Öget • Leyla Diana Gücük • Murat Ali Oral • Murat Beşer • Okan Aydın • Salim Zaimoğlu • Sami Kısaoğlu • Sevin Okyay • Tunçel Gülsoy • Turgay Yalçın • Zekeriya Şen
Radyo Cazkolik Servisleri: • Radyo Cazkolik Programları • Radyo Cazkolik Playlistleri • CazFM.com (Online stream radio)
Cazkolik.com bir Feridun Ertaşkan Rek. ve Tas. Hiz. Ltd. Şti. hizmetidir. | İletişim için: cazkolik@cazkolik.com | info@cazkolik.com | Tel: 0 216 385 4912

“Jazz, insan ruhunun zaferinin sembolüdür.” Archie Shepp