Cazkolik.com
Radyo Cazkolik İnternet üzerinde cazkoliklerin
buluştuğu bir caz radyosudur
CazFM.com canlı yayınını dinliyorsunuz.
 
Türkiye'nin Caz Takvimi

Bilkent Müzik Günleri: Hoca Bey`e Saygı

Mekan: Bilkent Konser Salonu, Ankara BSO Gişesi: 0 312 290 1775
Tarihi: 29 Şubat.2020
Saat: 20:00
Web Adresi: http://bso.bilkent.edu.tr/tr/bilk
Etkinlik Bilgisi : Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi tarafından düzenlenen Bilkent Müzik Günleri sekiz konserden oluşuyor. Sanat Direktörlüğünü Kağan Korad’ın yaptığı etkinlik, zengin repertuvarıyla klasik Batı müziğinin en önemli dallarından biri olan oda müziğine dikkat çekmeyi ve bu alanda faaliyet gösteren grupları destekleyerek müzikseverlerle buluşturmayı amaçlıyor. Bilet almak için tıklayın.
Hoca Bey`e Saygı - 29 Şubat 2020 Cumartesi, 20.00
Bilkent Gençlik Senfoni Orkestrası
Işın Metin, şef
Solist: Bilkent Seçmeleri Kazananı
L. van Beethoven | Leonore Uvertürü No.3, Op.72b
W.A. Mozart | Senfoni No.35, Re majör, KV.385 "Haffner".


Gypsy Devils Orchestra

Sanatçı: Ernest Sarkozi cymbalom, sanat yönetmeni Silvia Sarkozi vokal, viyolonsel, Stefan Banyak keman, Jozef Farkas viyola, Zoltan Grunza klarnet ve tarogato Robert Feher kontrbas
Mekan: Cemal Reşit Rey Konser Salonu
Tarihi: 29 Şubat.2020
Saat: 20:00
Etkinlik Bilgisi : Slovak kökenli bir grup olan Gypsy Devils; orijinal çalışmaları, kendine özgö dözenlemeleri, sıra dışı müzik kombinasyonları ile yeni bir tarz görüntüsü veriyor. Caz müziğinden klasik müziğe, film müziklerinden geleneksel çingene şarkılarına uzanan geniş bir repertuvara sahip olan grup; çigan müziğinin en güzel örneklerini CRR sahnesinde dinleyicilerle buluşturuyor.


Şenova Ülker Quintet

Sanatçı: Şenova Ülker (tp), Burak Dursun (tb), Önder Focan (g), Anıl Deniz (b), Fırtına Kıral (d)
Mekan: The Badau Akasya (Rez: 0532 306 43 34)
Tarihi: 29 Şubat.2020
Saat: 21:30
Web Adresi: https://www.facebook.com/events/1
Etkinlik Bilgisi : Giriş: 60 TL 1969 yılında Ankara Devlet Konservatuarı?nda başladığı öğrenim yıllarını 1979 MSGSÜ?yü ?Pekiyi? derece ile bitirerek noktaladı. Aynı yıl İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası?nın sınavını kazanıp Birinci Trompetçi olarak çalışmaya başladı. Halen bu orkestrada Trompet Grup Şefi olarak görev yapmaktadır. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuarı?nda toplam 15 yıl öğretmenlik yaptı, ayrıca verdiği özel derslerle öğrenciler yetiştirdi. Klasik müziğin yanı sıra profesyonel olarak caz müziği çalışmalarında sıkça yer almakta olan Şenova Ülker, daha öğrencilik yıllarında (1977) ?Jazz Juniors? adlı grupla caz çalmaya başladı, bu arada Emin Fındıkoğlu?ndan caz teorisini öğrendi. Billy Hart, Buster Williams Joe Handerson, Arto Tunç, Roy Hargrove, Sammy Figueroa, John Scofiield, Bendik Hofseth, Dianne Reeves ve Randy Brecker gibi birçok caz ustasıyla jam-session ve konserlerde çaldı. 1990?lı yıllarda Önder Focan ile yıllarca birlikte çaldığı gruptan ?Erken? ve ?Sekiz? adlı iki albüm oluştu. 1996 yılında genç müzisyenlerden oluşturduğu ?Şenova Ülker Big Band?i, bir buçuk yıl yönetti ve bu grupla konserler verdi, genç caz müzisyenlerinin yetişmesine katkıda bulundu. 1998 yılında katıldığı Pasaporte Latino grubunda Kübalı müzisyenlerle çalarak o müziği kaynağından öğrenme fırsatını buldu ve ?Latin Türküler? adlı albüm oluştu, ilerleyen yıllarda bu müzik ve müzisyenlerle daha yoğun çalıştıkça bu müziğe olan ilgisi arttı. 2001 yılında Selen Gülün?ün ?Just About Jazz? albümünde çaldı. 2003 yılında Hi-Jazz grubu ile yaptığı konser kaydı, CD olarak çıktı. Birlikte kurdukları ?0212? ve Etno Karma adlı gruplar ile Aşkın Arsunan?ın ?One A Day? isimli CD çalışmasında solist ve Kemik3 grubu ile yer aldı (2004). Aynı yıl Sadun Aksüt?ün ?Sisli Bir Eylül Gecesi?, Okan Ersan?ın ?To Whom It May Concern? ve Donovan Mixon`un The Dance Of Life adlı albümlerinde de solist olarak yer aldı. 2005?te Cengiz Baysal?ın ?Candy And Milkshake? adlı albümünde, 2007 yılında ?Istanbul Superband Plays Ömer Göksel? CD?si ile Türk caz tarihinin ilk Big Band çalışmasında Lead trompet ve solist olarak yer aldı. Ayrıca aynı yıl Önder Focan`ın Standard A La Turc ve Swing A La Turc adlı albümlerinde çaldı. 1970?li yıllardan bugüne sayısız müzik albümünün stüdyo kayıt çalışmalarında yer alıp turnelerde bulundu. Aycan Teztel ve Levent Altındağ ile oluşturduğu ŞAL/Kemik3 adlı Brass Section ile stüdyo çalışmalarına ve kendi albümlerinin hazırlıklarına devam etmekte. Ayrıca 2002 yılında kurulan ve gün geçtikçe müzik milli takımına dönüşen ?İstanbul Süperband?in kurucu üyesi ve solist trompetçisi olarak sahne almaktadır.


Tekfen Filarmoni takviye sanatçılarını arıyor

Mekan: Özel Zoğrafyon Rum Lisesi, Beyoğlu
Tarihi: 29 Şubat.2020
Saat:
Etkinlik Bilgisi : Tekfen Filarmoni, takviye listesinde yer vereceği keman ve trombon sanatçıları için seçmeler düzenliyor. Son başvuru tarihi 20 Şubat olan seçmelerin jüri üyeleri arasında ise orkestranın daimi şefi ve sanat yönetmeni Aziz Shokhakimov`un yanı sıra Türk ve yabancı müzisyenler bulunacak. 29 Şubat Cumartesi günü İstanbul Beyoğlu’nda bulunan Özel Zoğrafyon Rum Lisesi’nde gerçekleşecek seçmelerde, jüri görevinde Aziz Shokhakimov`un yanı sıra keman sanatçıları Alexei Moshkov ve Deniz Toygür Conus, trombon sanatçısı Peter Körner, trompet sanatçısı Alper Çoker ile şef yardımcısı Sibil Arsenyan gibi orkestrada yer alan isimler ve misafir sanatçılar bulunacak. Seçmeler sırasında, solo eser olarak keman sanatçılarından Mozart’ın 3, 4 ya da 5 numaralı Keman Konçertosu kadanslarıyla birlikte istenirken, trombon sanatçılarından ise Ferdinand David’in Konçertino’su veya Ernst Sachse’nin Bas Trombon için Konçertino eseri bekleniyor. Bununla birlikte, adayların orkestra repertuvarından hazırlamaları gereken eserler de bulunuyor. Keman sanatçılarından, Richard Strauss’un Don Juan’ından Mozart ve Brahms’ın senfonilerine uzanan bir seçki beklenirken, trombon sanatçılarından ise Strauss’un Ein Heldenleben, Wagner’in Walküre, Rossini’nin La Gazza Ladra, Saint-Saens’ın 3. Senfoni ve Ravel’in Bolero eserlerinden pasajlar talep ediliyor. Son başvuru tarihi 20 Şubat Perşembe günü olan seçmeler hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşılabilir.


Nilüfer Caz Tatili: Bülent Ortaçgil & Birsen Tezer

Mekan: Bursa Suare, Bursa
Tarihi: 29 Şubat.2020
Saat: 20:30
Web Adresi: https://bilet.nilufer.bel.tr/etki
Etkinlik Bilgisi : Nilüfer Caz Tatili konserleri bu akşam Bülent Ortaçgil ve Birsen Tezer konseriyle sona eriyor.


 
PUL (HAFTALIK CAZ KÖŞESİ)

Dünya nasıl değişir?

Feridun Ertaşkan
Yayın Tarihi: 04 02 2019
Değişiklik Tarihi: 04 02 2019 01:11
Bu içerik toplam 1297 defa okunmuştur.
Yarışmalar ve yeni yüzler, yeni isimler...

İlüstrasyondaki sanatçı Grace Kelly

Cazda cinsiyet adaleti!

Cazın önde gelen davulcularından Terri Lyne Carrington’ın cevabını aradığı soru ataerkillik/erkek egemenlik (patriarchy) olmasaydı caz bugün nasıl olurdu? Kabul etmek lazım ki cevabını vermesi zor ama haklı bir soru. Carrington bu amaçla 30 ekim günü Berklee Music College’da açık katılımlı “Institute of Jazz and Gender Justice” isimli enstitüyü kurmuş. Carrington’ı cazda cinsiyet ve adalet konularıyla ilgili çok sayıda haber ve oluşumun içinde görüyoruz, bizzat kendi de kurucu, öncü isimlerden. Üç yıl önceki albümünün benzer bir mesajı vardı. Bu enstitüde sanat yönetmeni olarak çalışan başarılı davulcu cazda cinsiyet ve modern kültürün kesiştiği alanlarda seçkin öğrenci müzik gruplarını yönlendirme yardımı yapıyor. Başlangıç için küçük bir girişim olduğunun farkındayım diyor Carrington ama başlamanın önemine değiniyor. Bu toplantılardan birinde konuşan Columbia Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı, karşılaştırmalı edebiyat ve Afrika kökenli Amerikan çalışmaları hocası Dr. Sarah Jasmine güç, bilgi ve kaynakların eşit dağılımındaki payların altını çiziyor.


İstanbul cazda bir dünya şehri mi?

Dergi her şehir için kriter belirlemiş ama bunların arasında İstanbul yok

Bana göre öyle, ama, bana göre öyle olması bir şeyi değiştirmiyor, dünyaya göre öyle mi? İyimser yorumla şimdilik değil demek mümkün! Down Beat dergisi şubat sayısında bu konuya epey sayfa ayırmış ve başlığını World’s Best Jazz Cities olarak atmış. Girişten anlaşalacağı gibi İstanbul bu şehirler arasında yok. Hangi şehirler var? Elbette New York başkent ilan edilmiş, hadi o tamam. ABD’den başka Washington, Boston, New Orleans, Detroit, Chicago, elbette Los Angeles, Kaliforniya gibi şehirler, Seatle, Montreal, Portland okyanusun öbür tarafından, kardeşim, geriye ne kaldı zaten? Kalanlar şunlar; Londra, Havana, Viyana, Amsterdam, Kopenhag, Paris, Berlin, Lisbon, Stockholm, Oslo, Helsinki, Tokyo ve Capetown. Gelelim benim yorumlarıma. ABD şehirleri tamam ama belli ki ne şiş yansın ne kebap fikri öne çıkmış. Avrupa büyük pazar olduğu için başkentler küstürülmemiş. Viyana bende şüphe uyandırdı mesela. Klasik müzikte OK ama caz? Lizbon’a lafım yok. Şu dönem İstanbul’dan daha fazla hakettiği kesin. Nedenlerini uzun uzun yazmışlar meraklısı baksın derim.


Vokal dünyasına yeni isimler...

Yeni yüzler, yeni sesler...

Nardis Jazz Club cazda istikrarın sembolü. Bizim gibi ülkeler için istikrar öyle önemli kelime ki. Büyük hedeflerle yola çıkıp çakıl taşlarıyla yetinilen bir ülke burası. Türlü badireler atlatarak caz klübü olarak 20 yıldır hayatta kalmayı başarmanın yanında 15 yıldır süren Nardis Genç Jazz Vokal Yarışması ayrı övgüye değer. Bugün, Türkiye caz ortamına bakınca caz şarkıcılarının çoğunun Nardis’in sahnesinden mezun olduğunu görüyoruz. Bu yıl 15inci kez gerçekleşen vokal yarışması da aynı sahnede yeni mezunlar verdi. Cazın yeni neferleri diyebileceğimiz genç arkadaşlar arasında çeşitli ödüller ve temsil hakları kazanan Dila Bahar, Duru And, Baran Deniz Bagatur, Cemre Kıralioğlu, Merve Kırkbeşoğlu ve Can Yapıcıoğlu isimleri öne çıkıyor. Genç sanatçıları sahnelerde izlemeyi, dinlemeyi heyecanla bekliyoruz. Yolları açık, moralleri yüksek olsun. Caz en başta sevgi ister, bağlılık ister, aşk ister, alçak gönüllülük ister. Başka müzikler aklınızı çelmesin ;)


Thelonious Monk yarışmasını kim kazandı?

Herbie Hancock da jüride miydi?

Dünyanın önde gelen caz yarışmalarından Thelonious Monk Competition’ın bu yılki kazanan ismi açıklandı. İsmi bizim için şimdilik önemli değil. İsmi Tom Oren. Esas onu bundan sonra test edeceğiz. Monk yarışması 2 yıl ara vermiş, bunu bilmiyordum. Bilmediğim bir diğer şey de 2011’den sonra piyano yarışmasına ilk kez yer verilmesiymiş. Oren piyano galibi. Jüride yer alan Jason Moran İsrailli sanatçının icrasını risk almaya istekli diyerek alkışlıyor. Genç sanatçı Cole Porter’in “Just One of Those Things”, Tommy Dorsey Orkestrasının “Just As Though You Were Here” isimli baladını yorumlamış. Moran’ın jüri olarak yorumlarını okurken nelere dikkat ettiği önemliydi. Risk alma konusu bunlardan biri. Caz standartları yorumlarında sanatçıların yeni şeyler denemeye cesaret edip edemeyecekleri kadar cesaretlerinin sonuçları da önemli. Doğaçlama bölümlerdeki hassasiyet ve incelik sanatçı icra kalitesi bakımından dikkat çekmiş. Son olarak, Tom Oren İsrailli olunca yarışmanın uluslararası özelliği öne çıkmış. Yarışmanın vokal kazananı kim? O da Laurin Talese olmuş. Onu da not alın.


Dünya nasıl değişir?

Lionel Loueke herkesin bildiğini söylüyor

Ülke olarak kendi içimize odaklandığımız için dış dünyanın sokağını da sorunlarını da tanımıyor, anlamıyor, önemsemiyoruz. Oysa, ötekileştirme ve ayrımcılık dünyanın şu an temel sorunlarından biri. Gitarist Lionel Loueke yeni albümü “The Journey”de albüme ismini veren kelimeyi bir nevi metafor olarak kullanmış. Benin’de dünyaya gelen gitarist hayatının yolculuk olduğunu söylerken kastettiği yaşadığı ötekileştirmeler, dışlanmalarla ve ayrımcılıkla mücadeleyle geçtiği. Aslında hâlâ öyle, kimseyi suçlamıyorum diyor. Politikacıları suçlamak en kolayı, oysa, ben hepimizi, kendimizi suçluyorum. Albümdeki şarkılardan biri annesini savaşta kaybeden bir çocukla ilgili. İnsanlık modern kölelik günlerine, iklimin insanlığı tehdit ettiği günlere, milyonlarca insanın hayatta kalmak için yerini yurdunu terkedip göçmen durumuna düştüğü günlere nasıl geldik diye soruyor. Cevap aslında ortada ve bariz. Anlayışsızlık bu kadar kesif ve acımasız olursa sorunlar da, şikayetler de katlanarak artar. Başka yolu yok. Karamsar olacak ama daha en kötüsünü görmedik.


Caz müzisyeni caz klübü açmaya karar verirse...

Klüp bana biraz karmaşık göründü

Bu sorunun caz tarihinde cevabı çok. Lighthouse Club’den Ronnie Scott’s`a birçok örneği var ama örneklerde genel durum caz klübü açan müzisyenlerin aslında işadamlığını tercih ettiği yönünde olmuştur. Günümüzde cazın ünlü isimlerinden biri olan Rus Igor Butman son dönem müzisyenliği kadar jazz business diyebileceğimiz işlerle de anıldı. Geçen sene Dünya Caz Günü kutlamaları Rusya’da yapılırken başrolde Igor Butman vardı. Şimdi kendi adını verdiği bir caz külübüyle duyduk ünlü müzisyeni. Klübü Moskova’da açmış. Yanda fotoğrafı var. Programı bana pek güçlü görünmedi, bizim yeni açılan Touché’nin daha iyi programı olur bence. Bir de, klübün iç tasarımı güzel gelmedi bana, tabi sadece resme bakarak yorum yapıyorum ama müziğe odaklanmayacak epey oturma birimi var, burada oturanlar bence gürültü yapar, fazla aydınlık hali de güzel gelmedi. Masa yerleşimi filan. Tabi performans esnasında ve yerinde görmek daha iyi olur. Neyse, hayırlı olsun. Bakalım Butman’ın kariyerini nasıl etkileyecek.


Cazda Fransız damgası artık yok!

Michel Legrand anılarını yayınladıysa mutlaka okumalı

Caza Fransız damgası vuran Michel Legrand da ölmüş. Kaç yıldır ilk kez yeni yıla ölüm haberiyle başlamamıştık ki Legrand’ın ölümü haberi geldi. Efsane bestecinin nisanda Paris’te konser vermesi planlanmış, demek kaderin başka planları varmış. Aslında, uzun sayılacak bir hayat sürdü Legrand. Ellili ve altmışlı yıllarda Amerikalı caz müzisyenleri birer Parisien gibi şehirde salınırken Miles Davis, Ray Charles, Frank Sinatra gibi daha nice ismin yakın arkadaşıydı. Caz müzisyeninden ziyade film müzikleriyle iştigâl etti desek yanlış olmaz. Orson Welles, Jean Cocteau gibi yönetmenlerle çalıştı, müzikleriyle Fransız Yeni Dalga sinemasına emeği çoktur. Cherbourg Şemsiyeleri zamanında dünyayı kasıp kavururken herkesin ıslığındaki melodiler Legrand’ın melodileriydi. İlk oskarını 1963 yılında kazanan besteci “What are You Doing the Rest of Your Life” ile caz standartları külliyatına damgasını vurdu. Savaş yıllarında çok genç biri olarak aslında şanson çalarım diye düşünüyordu ki şansonun nostaljik ve eski, cazın yeni bir müzik olduğunu keşfetti. Daha yirmili yaşlarında hem ABD hem Fransa’da ünü hızlı yükseldi. Fauré’nin öğrencisi müzisyen babanın cazcı çocuğu müziğe kendi damgasını vurmayı bildi.


Jack Whitten da öldü!

Bu heykelin adı John Lennon Altar

20. yüzyıla damga vurmuş her sanatçı, hele Afrika asıllı Amerikalıysa mutlaka caza yakın olmuştur. Tutkun olmuştur. Meftun olmuştur. Jack Whitten da öyle biriydi. Ben onu heykel sanatçısı olduğundan değil sanatın metamatiğini merak etmesinden ve eserlerini yaparken John Coltrane gibi birinden ilham aldığı için tanıyorum ama eserlerini görünce ayrıca çok sevdim. Bu adamı niye daha önce duymamışım diye merak ettim meğer zaten ABD’de dahi adı az biliniyormuş. Yılın büyük bölümünü Girit’te bir köyde geçirdiği için, kendi ülkesiyle irtibatı az olduğu için, ortaya çıkmayı pek sevmediği için az tanınıyormuş. Obama’dan önceki yıl başarı ödülü almış. 28 ocak günü de vefat haberi geldi sanata notaların matematiğini sokan adamın. Alabama gibi ırkçı bir yerde büyüyen Whitten çağdaşları olan cazcılar gibi demek kaçmanın çare olduğunu düşünmüş. Cüretkâr, kabalalık ama ne kalabalık ve politik dozu yüksek eserleri çok şaşırtıcı. Gerçekten şaşırtıcı. Tanımıyorsanız arama motoruna hemen adını yazın. Eserlerine bakın. Bir de Coltrane çalsın.


Feridun Ertaşkan

Cazkolik.com / 04 Şubat 2019, Pazartesi

Paylaş

Konu veya sanatçıyla ilgili yayınlanmış benzer haberler

New York müzik ve eğlence dünyasında zoru başaran bir Türk. Serdar İlhan ile Işıl Çalışkan konuştu.
Müzik öğrencisinin ufkunun genişlemesi için öncelikle müzik öğretmenlerine eğitim verildi.
Sevin Okyay yazdı: Reggae baharatlı caz
Bu bölümde yayınlanmış önceki yazılar
» Ortaya karışık caz » Caz konserleri atağa kalktı? » Salman Rushdie`yi hatırlayan var mı? » Caza nerden başlamalı? » Yılın son, yılın ilk PUL`ları... » Best of 2019 » Akıllı müziksever, akılsız müziksever? » Leonard Cohen`in sırrı » Akıllı yaşam mı, aptallaştıran yaşam mı? » Cazın kayıp halkası » Savaşma, caz yap! » Yeni albümler arası gezinti » Cazla şarabın ortak noktası » Proje nedir? » Bu hafta bütün PUL`lar festivallik » Yeni bir caz festivali » Türk cazının amiral gemisi? » Tatil dönüşü sendromuna çare » Şeytanla değil tanrıyla anlaşan adam » Ölüme mahkum caz grubunun hikâyesi » Festivalin TOP 5`i... » Ressamla müzisyenin aşkı » Caza ne zarar veriyor? » Daha yaratıcı olmak istiyorsan bir duvar inşa et » Cazda küratörlük? » Black argo tarihi » Bir çırpıda bir sürü yeni albüm » Yaşamak yeterli değil, parçası olmalıyız » Üzgünken neden hüzünlü şarkılar dinleriz? » İnsan gerçekten akıllı mı? » Ekonomik krizde caz sponsorlukları ne durumda? » Seçim öncesi talebin tam sırası ama duyan? » Sanatta yanlış anlamalar » Sanat dünyasında hangi iktidar? » Kapitalist Blues? » İlkbahar ve yaz sıcak geçecek » Böyle sesler artık gelmiyor » Dünya nasıl değişir? » Sanal caz klübü mü? » Karşı-kültür ikonu » Caz James Bond`u tükürüğüyle boğabilir mi? » Müzikal soykırım? » Zamanda değil seste yolculuk? » Best of 2018? » Haftalık meraklar... » Yeni bir rakip mi geliyor? » Kültür Bakanlığı`na proje önerisi? » Böyle bir festival bizde de olmalı » Sahici müzikten yapay müziğe » Cazın kırmızı noktası » Müzikte dengelenme zamanı » Yeni yüzyılda caz nasıl olacak? » Caz dünyasında ürkütücü bir ölüm haberi » Kayıplarla dolu bir hafta oldu » Caz müzisyenlerinden tepki » Festival için konser önerileri » Sanat ne yana düşer usta? » Caz ve ticaret? » Cazda yeni bir dergi, yeni kitaplar... » Şu sololara bir kulak verin » Büyük bir sanatçıyı kaybettik » Cazın ve müziğin geleceğine dair sorular » Festival bitti önümüzdeki maçlara bakıcaz » Sahnedeki demokrasi » Deliye hergün caz! » Tatil PUL`ları... » Hollywood starlarının caz sevgisi? » Her festival bir yaz çiçeği » Hangi futbolcu iyi caz müzisyeni olurdu? » Türkiye`de askeri orkestralar ve caz » Caz basını en çok kimi seviyor? » Müzikal çöpler dijital yayıncılığa mı boşaltılıyor? » Caz: 1 - Siyaset: 0 » Müziğe yön verecek 9 yeni enstrüman » 1 numaralı caz festivalinin başına kim geliyor? » Caz insanı şaşırtır » Bir halkın müziği caz » Kerem Görsev bu kez niye farklı? » Klasik müzikle cazın farkı? » CRR Caz Şubatı`nda ne oldu? » Cazda idealizm nedir? » Bebop`ın yanında bol acılı chili yemeği nasıl gider? » Bir yıl daha biterken... » Cazda derin dalga » Sonny Rollins saksofonunu emekli etti » Cazda Fransız erotizmi » Törkiş saykodelik patlaması » Müzisyen sağlığı önemli » Best of`lar dönemine girdik » Vampirler, zombiler... Bu hafta böyle! » Devir açan ilk albümler » Vize krizi cazı da vurdu » Yemek yazarı & caz yazarı? » Saksofonu bulan bir müslüman mı? » İğrenç bir müzik olarak caz :) » Mürekkepte caz mavisi... » Cazın kayıp ruhları... » Yeni sezon başlıyor... » Bir sanat dalı olarak caz » Kan, ter ve şarkı söylemek » Uzun menzilli akustik aygıt » Bergama`da harikulade bir caz girişimi » Caz biyografileri önemli... » 5 yıldız albümler hangileri? » Emoji sanatı... » Hi-Fi`cılar hangi albümleri öneriyor? » #Festivalleştiremediklerimizden misiniz? » Festvaldeeen festivale... » Bizim de bir caz diasporamız olsa... » Yeni bir para birimi olarak LiKE » Paraya kıyın bunları alın » Bu fotoğraf bir son olabilir mi? » Miles Davis dersi » Cep telefonları konserleri mahvediyor » PTT ilk caz albümünü özel pulla anamaz mı? » Cazda artık eskileri merak etmiyorum... » İtalyan caz tarihinde Mussolini ve Sinatra etkisi. » Çalışanlar için sanal tasma? » Türkiye`de kaç kişi caz dinliyor? » Bill Evans`ın bilinmeyen müzikleri... » Vokal caz poplaşırsa ne olur? » Bazı şeyler hiç değişmiyor... » Avrupalı cazcılar daha mı politik? » Cazda dinleyecek ne çok albüm, ne çok müzik var... » Reklamcılar caz müziğini nasıl algılıyor? » Grammy ödülleri bize ne anlatıyor? » Belediyelerin caz müziğiyle ilişkisi?
Bu içeriğe yapılan yorumlar
Bu içeriğe hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapabilirsiniz!
Reklam İçin Bize Yazın Bizi Arayın
0 216 385 4912
Cazkolik Shop Yeni
Albüm Bülten Üyeliği
Bizi Takip
Edin
Cazkolik.com • Türkiye’nin Caz Takvimi • Günün Albümü • Günün Parçası • Günün Müzisyeni • “Jazz”lı Gündem • Albüm Eleştirileri • Cazkolik Röportajları • Yerli Caz Albümleri Arşivi • Yerli Caz Müzisyenleri Arşivi Cazkolik Yazarları:
• Ali Haluk İmeryüz • Arto Peştemalcıgil • Ayşe Tütüncü • Beliz Hazan • Burak Sülünbaz • Cenk Akyol • Cenk Erdem • Deniz Türkoğlu • Emre Kartarı • Güç Başar Gülle • Güzin Yalın
 
• Levent Öget • Leyla Diana Gücük • Murat Ali Oral • Murat Beşer • Okan Aydın • Salim Zaimoğlu • Sami Kısaoğlu • Sevin Okyay • Tunçel Gülsoy • Turgay Yalçın • Zekeriya Şen
Radyo Cazkolik Servisleri: • Radyo Cazkolik Programları • Radyo Cazkolik Playlistleri • CazFM.com (Online stream radio)
Cazkolik.com bir Feridun Ertaşkan Rek. ve Tas. Hiz. Ltd. Şti. hizmetidir. | İletişim için: cazkolik@cazkolik.com | info@cazkolik.com | Tel: 0 216 385 4912

“Jazz, insan ruhunun zaferinin sembolüdür.” Archie Shepp