Cazkolik.com
Radyo Cazkolik İnternet üzerinde cazkoliklerin
buluştuğu bir caz radyosudur
CazFM.com canlı yayınını dinliyorsunuz.
 
Türkiye'nin Caz Takvimi

Jazz Company Geceleri: Kubilay Kan ile Sinemada Caz

Mekan: Jazz Company, Elite World Hotel, Talimhane, Taksim
Tarihi: 06 Aralık.2019
Saat: 21:00
Etkinlik Bilgisi : “Sinemada Caz” konseptli özel gecedepiyanist, şarkıcı ve besteci Kubilay Kan, 6 Aralık Cuma akşamı sahne alacak. Kubilay Kan’a davulda Emir Özoğlu Ulusoy ve kontrbasta Yiğit Şen eşlik edecek. Bugüne kadar beyazperdede kullanılan en sevilen cazmüziklerinin seçkin örnekleriyle oluşturulan özel repertuvar gecesi, birbirinden renkli sahne şovlarına ev sahipliği yaparak misafirlerine müzik ziyafeti yaşatacak.


İZDSO Konserleri

Sanatçı: Yalçın Adıgüzel Şef, Orhan Teynalov Tar, İzmir Devlet Senfoni Orkestrası
Mekan: AASSM Büyük Salon, İzmir
Tarihi: 06 Aralık.2019
Saat: 20:00
Web Adresi: http://www.biletinial.com
Etkinlik Bilgisi : İzmir Devlet Senfoni orkestrası aralık ayının ilk konserini bu akşam gerçekleştirecek. Ayrıntılı bilgi için www.aassm.org.tr


Erdem Özkan Quartet

Sanatçı: Erdem Özkan (v), Uraz Kıvaner (p), Baran Say (b), Burak Durman (d)
Mekan: The Badau, Akasya (Rez: 0 532 306 4334)
Tarihi: 06 Aralık.2019
Saat: 21:30
Web Adresi: https://www.facebook.com/events/5
Etkinlik Bilgisi : Giriş: 50 TL. Müzik ve dansla küçük yaşta tanışmasına rağmen St. George Avusturya Lisesi ve Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü?nü tamamladıktan sonra kurumsal hayata yönelen Erdem Özkan, müzikle profesyonel olarak 30 yaşından sonra ilgilenmeye başlamıştır. Ankara menşeili müzisyen Nejdi Şimşek tarafından düzenlenen parçalarla Frank Sinatra?ya odaklanan Dance-A-Natra projesi kapsamında ilk vokal tecrübesini yaşadıktan sonra, Sibel Köse Caz Vokal Atölyesi`ne katılarak Sibel Köse, Evrim Özşuca ve Eylül Biçer ile çalışma fırsatı bulmuştur. 2016`da Pulawy, Polonya`da Janusz Szprot koordinasyonunda düzenlenen caz kampına katılmıştır. Bu eğitimleri takiben ilk sahne deneyimlerini Umut Ünleyen, Umut Oymak ve Burak Cihangirli ile gerçekleştirmiştir. 2017 yılında Şef Nail Yavuzoğlu yönetimindeki CRR Caz Orkestrası`yla Cazda Genç Soluklar konserleri kapsamında sahne almıştır. Caz standartları ağırlıklı olmak üzere, Gregory Porter, Kurt Elling gibi çağdaş müzisyenlerin eserlerini de seslendiren Erdem Özkan, müziği hikayeleri aktarmaya yarayan bir araç olarak değerlendirmekte ve sahne programlarında dinleyenlere bu hikayeler eğlenceli bir üslupla aktarmaktadır.


Ceren Gündoğdu

Mekan: Zorlu PSM, Touché Caz Klübü (Rez: 0 212 924 0128)
Tarihi: 06 Aralık.2019
Saat: 21:30
Web Adresi: https://www.biletix.com/etkinlik/
Etkinlik Bilgisi : Piyano başında yazdığı şarkılarıyla melankolik, romantik ve samimi bir müziğin izini süren, alternatif pop`un yükselen ismi Ceren Gündoğdu 6 Aralık’ta touche`de! Müzik hayatına 9 yaşında Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Piyano bölümünde başlayan Ceren Gündoğdu, dinleyenleri vedalar ve yarım kalanlar arasında bir yolculuğa çıkaran sözü ve müziği kendine ait şarkıları 2018 sonbaharında yayınlamaya başladı. Fransız valslerine gönderme yapan ilk teklisi “Kardan Adam”ın ardından, bir diğer melankolik teklisi “Tepetaklak”ı yayınlayan ve halen, bir Zorlu PSM prodüksiyonu olan “Damdaki Kemancı Müzikali”nde “Hodel” karakterini canlandırmaya devam eden Ceren Gündoğdu, farklı müzik türlerine olan ilgisinin yansımalarının derinden hissedildiği, nostaljik ve romantik şarkılardan oluşan repertuvarıyla dinleyiciyle buluşuyor.
Kapı Açılış: 19:00
Etkinlik Başlangıç: 21:30


 
PUL (HAFTALIK CAZ KÖŞESİ)

İnsan gerçekten akıllı mı?

Feridun Ertaşkan
Yayın Tarihi: 22 04 2019
Değişiklik Tarihi: 22 04 2019 00:31
Bu içerik toplam 1289 defa okunmuştur.
Festival cazseverlere iyi bir fırsat sunuyor

Festival cazsevere iyi bir fırsat sunuyor!

Türkiye caz sahnesine dair bir genel fotoğraf

Mayıs ayında fırtına estirecek PSM Caz Festival programına dikkatlice baktınız mı? Bence bir daha bakın... Gözünüz yabancı isimlerden kamaşmış olabilir ama son yılların en kapsamlı Türkiye caz sahnesi panoramasına bu festivalde tanık olacağız. Beni saydığım en az 15 yerli proje var. Bu isimleri yanyana yazınca ortaya çıkan fotoğraf dikkatimi çekti. Caz dünyası olarak dar alanda top koşturmamıza rağmen yine de resmin tamamına hâkim değiliz. Kim nerde ne yapıyor takip etmesi kolay değil, hem festivallere hem bizim gibi caz medyasına daha çok iş düşüyor farkındayım ama bu kez festivalde bu fotoğrafın önemli bölümünü görmek mümkün. Caz sahnemize dair en yeni projeler (meselâ Stanpolites), otobiyografik perspektifler (meselâ İlhan Erşahin), ustaların kendi renk paletleri (meselâ Önder Focan/Şenova Ülker), dünyaca ünlü bir solistle girilen ortak yol (meselâ Kerem Görsev/Ernie Watts -ki besteler Görsev’in-), gençler ve yeni işler... Dediğim gibi, bence festivalin başlamasına ramak kalmışken, eli kulağındayken şu programa bir daha bakın. Gidecekleriniz arasına bizden projeleri de katın. Dilerim bu konserlerin tamamı dolu geçer.


İnsan gerçekten akıllı mı?

Onda bir oranında ufalırsak kaynaklar artar mı?

Çoğumuzun iyi birer film izleyicisi olduğuna eminim. İki yıl öncesinden yönetmen Alexander Payne’nin filmi Downsizing’i yeni izledim. Akla yatkın bilim kurgu türünde iyi bir örnek. Diyeceksiniz ki insanları küçültüyorlar, nesi akla yatkın ama öyle değil. Bir gezegen olarak dünya üzerinde yaşayan en akıllı varlık türü olarak insan yüzünden dünyanın üretebildiği kaynaklar tükenme noktasına gelmekte. Belli ki çok da uzak olmayan bir gelecekte açlık, susuzluk gibi doğal kaynakların yetersizliği nedeniyle kitlesel ölüm haberleri şaşırtıcı olmayacak. Ben daha ziyade insanın gerçekten akıllı bir varlık olup olmadığı sorusuna takıldım. Filmdeki kritik cümleyi Norveçli bilim adamı söylüyordu; “İnsan gelene kadar dünya üzerinde sayısız tür yaşadı. Hâlâ yaşıyor. Yaşayacak da. Timsahlar fındık kadar beyniyle 200 milyon yıldır dünya üzerindeler ama belli ki insan türünün ömrü 200 bin yılı bile bulmayacak. Şimdi söyler misiniz, hangi canlı türü daha akıllı?”


Müziği tarzlara ayıran kim?

Bu konuya en uygun resim olarak bu çocuğu kurban seçtim.

Müziği ısrarla türlere ayıran biz dinleyiciler miyiz? Böyle bir talebimiz var ve birileri de bize kolaylık olsun diye çeşitli isimler mi icat ediyor? Yakında PSM Caz Festivali başlayacak. Her festival dönemi olduğu gibi bu dönem de özellikle yurtdışından gelen ünlü sanatçılarla röportajlar yapıyoruz, hatta, bu festival kendimizi aştık! PSM yetkililerinin de desteğiyle festivalin en ünlü isimleriyle konuşma imkanı buluyoruz, tamam, tanıtım faslını geçeyim esas söyleyeceğim daha önce sık dikkatimi çeken müzisyenlerin ısrarla kendilerini bir türe ait hissetmediklerini söylemeleri. Özellikle yeni nesil müzisyenler de bu daha belirgin. Eski ustalar iyi müzik kavramının altını çizmekle beraber ‘jazz’ kelimesine itirazları yok ama gençler öyle değil. Sadece caz da değil, haklarını yemeyelim, diğer tarzların isimlerini de alerjileri var. Son açıklama sevgili Nazlı’nın Ólafur Arnalds ile yaptığı röportajdan geldi. “Türler anlamsız. İyi müzik iyi müziktir, türü önemli değil”. Bu cümlenin nerdeyse aynısını yaklaşık yüz yıl önce Duke Ellington da söylüyordu. İşte, o zaman ben de diyorum ki, acaba müziği ısrarla türlere ayıran biz miyiz, dinleyiciler mi?


İstanbul’un Yüzleri

Bu musikişinaslar gerçekten tanınması gereken insanlar

İBB yayınlarından çıkan bir kitap serisine dikkatinizi çekmek istiyorum; “İstanbul’un Yüzleri”. Bir İstanbullu olarak İstanbul’a dair kültürel içerikler hoşuma gidiyor. Bu seriyi bu açıdan önemli buluyorum. Seriden kaç kitap çıktı bilmiyorum, benim elimde iki kitap var, “İstanbul’un 100 Sahne Sanatçısı” ki kitap yüzyılları bulan İstanbulun simgeleşmiş isimlerine dair hayatlar derlenmiş, kitabın kapağını Adile Naşit’in hepimizi gülümseten fotoğrafı süslüyor. Diğer kitap ise “İstanbul’un 100 Musikîşinâsı” adını taşıyor. Sahne sanatçıları kitabına göre bu kitapta yeralan isimler tarihte daha geriye gidiyor. 1600’lerin başından besteci, santuri, tercüman, müzik bilimcisi, minyatür sanatçısı gibi vasıflara sahip Ali Ufkî Bey ile başlayan portreler serisi Cüneyt Kosal, Bekir Sıdkı Sezgin, Erol Sayan ve Murat Bardakçı ile sona eriyor. Bardakçı’yı seçmeleri ilginç, müzisyen değil ama kitabın adını hatırlayın, ‘musikîşinâs’ bu seçim nedeni izâh ediyor. Bence kitap alanında başarılı olmakla birlikte eksiği çoksesli müzikler ya da batı müziğiyle ilgili kimsenin olmaması. Kitabı hazırlayanları geleneksel Türk müziğini merkeze almalarını anlarım ama o zaman aynı seriden keşke bu kapsamda bir kitap daha yayınlansa.


Meydan muharebesinden çıkmış gibi

Müziğiyle Ken Loach fiimi izlemiş etkisi bırakan bu herifi çok sevdim...

Provokatif kelimesini ülkece severiz ülkece ama ben şimdi bunu bir caz albümü için kullanacağım, hatta, bu albümün içinden özellikle bir parça için, albüme adını veren parça. Şikago’lu davulcu Dana Hall’un trompetçi Terell Stafford, saksofoncu Tim Warfield, piyanist Bruce Barth ve kontrbasçı Rodney Whitaker gibi ustalarla kaydettiği albümü Into the Light son dönem Amerikan cazında yayınlanmış en iyi kayıtlardan biri olabilir. Albüm yumruk gibi bir parça “I Have a Dream” ile başlıyor. Bir Herbie Hancock bestesi. Orijinali asıldı acaba? Hall sert bir davulcu. Devrimci bir karakteri var. Mücadeleci. Tavizsiz. Dinamik yoğunluğu yüksek. Yeni nesil bir Art Blakey. Bu devir Blakey’nin devrine göre daha sert bir devir, Hall da öyle biri. Dinleyene bazen kaba gelebilir tarzı. Allah yarattı dememiş o ‘beat’ler allah biliyor ya sert ve içten bir samimiyeti var. Yemişim tekniğinizi diyor sanki ve ben de haklısın ulan diyorum tutamayıp kendimi. Böyle giderken albüme adını veren o kısa parça “into the Light”a geliyoruz, arkadaş, o nedir öyle! Yazının başlığına dönüp bir daha bakın. Üç dakika sonunda meydan muharebesinden çıkmış gibi oluyorsun.


İstiklal Caddesi’nin müzikle imtihanı

Sokak müziği dinlemek güzel bir şey ama?

İstanbul caddelerinde, metrolarda çalınan müziklere dair beklentiye girmek bana fazlaca hayalperest geliyor. Son sıra İstiklal Caddesi’ne yolum sık düştü. Herkes gibi cadde popülasyonundaki olağanüstü değişim benim de dikkatimi çekiyor ama daha çok dikkatimi çeken Taksim’den Tünel’e sağlı sollu eline enstrüman alıp çalan, üçerli beşerli çalıp söyleyenlerin artık tamamı İstanbul’a yeni bir hayat aramaya gelmiş olanlar. Caddenin ziyaretçi nüfusu da çoğunlukla turist olunca onların çevresine halka olup dinleyenler de bu insanlar oluyor. Tüm bunlara hiçbir itirazım yok. Peki, güzel müzik yapan var mı? Valla ben rastlamadım. Sesi iyi olan birkaç kişi duydum ama iyi enstrüman çalan, iyi müzik yapana rastlamadım. Bir şey iyiyse bile o devâsâ hengâmede inanın ayırdetmesi zor, bazen bir iki dakika kulak kabartıp anlamaya çalışıyorum. Eskiden, hiç değilse Galatasaray meydanı ile Tünel arası daha sakin olurdu, artık bu kısım da zıvanadan çıktı. Metrolardaki müzikler de kezâ öyle. İlk başlarda sevimli, samimi birkaç müzisyene rastlamak mümkündü, şimdi onları da ara ki bulasın. Yani, lafın kısası, Taksim/İstiklal Caddesi müzikle imtihanı çoktan kaybedildi.


Gelin bize katılın!

Gelin bize katılın!

Gospelden bluesa, soul müzikten caza siyah Amerikan müziği, müzikle sosyal itiraz korelasyonunu en yüksek kalitede kurabilen belki tek müzik türü. Karmaşık oldu. Şöyle söyliyim. Politik marşların müzikal kalitesi düşüktür çünkü insanlar müziğe değil ne söylendiğine bakar. Sıkılmış yumruklar ve sloganlar müziğin önüne geçer. Oysa, diyorum ki, tüm Amerikan siyah müziklerinde bu tersinedir. Dini müzik gospel coşkusu insanı dindar yapar, blues acıyı tek kelime etmeden hissettirebilir, soul sokağı ve hayatı anlatır, cümleleri eşsizdir, cazda ise hepsi var! Şimdi gelin tam bu noktada Şikago’lu Damon Locks’un yeni albümü “Come on, join us”ı örnek veriyim. “The Colors That You Bring” isimli bir albüm yayılayan sanatçıya albümde 15 kişilik Black Monument Ensemble da eşlik etmiş. Bir eleştirmen eklektik yahni diyor, çok hoşuma gitti. Locks’un müziğinde hip hop var, astral bir caz var, soul var, sözler özgür ve açık bir toplum inancını destekliyor, müzikse capcanlı, nefes alan bir müzik. Demek ikisini birarada yapmak mümkünmüş.


Feridun Ertaşkan

Cazkolik.com / 22 Nisan 2019, Pazartesi

Paylaş

Konu veya sanatçıyla ilgili yayınlanmış benzer haberler

Deniz Koloğlu "Müzikle Yaşayan Kadınlar" kitabını arkadaşımız Işıl Çalışkan`a anlattı.
Cazda herkes üstüne düşeni yapıyor mu? Arkadaşımız Ekin Çakmak tecrübeli caz fotoğrafçısı ve radyo programcısı Levent Öget ile konuştu.
Başak Yavuz İstanbul`un yeni caz klübü Maestro Donizetti`yi arkadaşımız Işıl Çalışkan`a anlattı.
Bu bölümde yayınlanmış önceki yazılar
» Leonard Cohen`in sırrı » Akıllı yaşam mı, aptallaştıran yaşam mı? » Cazın kayıp halkası » Savaşma, caz yap! » Yeni albümler arası gezinti » Cazla şarabın ortak noktası » Proje nedir? » Bu hafta bütün PUL`lar festivallik » Yeni bir caz festivali » Türk cazının amiral gemisi? » Tatil dönüşü sendromuna çare » Şeytanla değil tanrıyla anlaşan adam » Ölüme mahkum caz grubunun hikâyesi » Festivalin TOP 5`i... » Ressamla müzisyenin aşkı » Caza ne zarar veriyor? » Daha yaratıcı olmak istiyorsan bir duvar inşa et » Cazda küratörlük? » Black argo tarihi » Bir çırpıda bir sürü yeni albüm » Yaşamak yeterli değil, parçası olmalıyız » Üzgünken neden hüzünlü şarkılar dinleriz? » İnsan gerçekten akıllı mı? » Ekonomik krizde caz sponsorlukları ne durumda? » Seçim öncesi talebin tam sırası ama duyan? » Sanatta yanlış anlamalar » Sanat dünyasında hangi iktidar? » Kapitalist Blues? » İlkbahar ve yaz sıcak geçecek » Böyle sesler artık gelmiyor » Dünya nasıl değişir? » Sanal caz klübü mü? » Karşı-kültür ikonu » Caz James Bond`u tükürüğüyle boğabilir mi? » Müzikal soykırım? » Zamanda değil seste yolculuk? » Best of 2018? » Haftalık meraklar... » Yeni bir rakip mi geliyor? » Kültür Bakanlığı`na proje önerisi? » Böyle bir festival bizde de olmalı » Sahici müzikten yapay müziğe » Cazın kırmızı noktası » Müzikte dengelenme zamanı » Yeni yüzyılda caz nasıl olacak? » Caz dünyasında ürkütücü bir ölüm haberi » Kayıplarla dolu bir hafta oldu » Caz müzisyenlerinden tepki » Festival için konser önerileri » Sanat ne yana düşer usta? » Caz ve ticaret? » Cazda yeni bir dergi, yeni kitaplar... » Şu sololara bir kulak verin » Büyük bir sanatçıyı kaybettik » Cazın ve müziğin geleceğine dair sorular » Festival bitti önümüzdeki maçlara bakıcaz » Sahnedeki demokrasi » Deliye hergün caz! » Tatil PUL`ları... » Hollywood starlarının caz sevgisi? » Her festival bir yaz çiçeği » Hangi futbolcu iyi caz müzisyeni olurdu? » Türkiye`de askeri orkestralar ve caz » Caz basını en çok kimi seviyor? » Müzikal çöpler dijital yayıncılığa mı boşaltılıyor? » Caz: 1 - Siyaset: 0 » Müziğe yön verecek 9 yeni enstrüman » 1 numaralı caz festivalinin başına kim geliyor? » Caz insanı şaşırtır » Bir halkın müziği caz » Kerem Görsev bu kez niye farklı? » Klasik müzikle cazın farkı? » CRR Caz Şubatı`nda ne oldu? » Cazda idealizm nedir? » Bebop`ın yanında bol acılı chili yemeği nasıl gider? » Bir yıl daha biterken... » Cazda derin dalga » Sonny Rollins saksofonunu emekli etti » Cazda Fransız erotizmi » Törkiş saykodelik patlaması » Müzisyen sağlığı önemli » Best of`lar dönemine girdik » Vampirler, zombiler... Bu hafta böyle! » Devir açan ilk albümler » Vize krizi cazı da vurdu » Yemek yazarı & caz yazarı? » Saksofonu bulan bir müslüman mı? » İğrenç bir müzik olarak caz :) » Mürekkepte caz mavisi... » Cazın kayıp ruhları... » Yeni sezon başlıyor... » Bir sanat dalı olarak caz » Kan, ter ve şarkı söylemek » Uzun menzilli akustik aygıt » Bergama`da harikulade bir caz girişimi » Caz biyografileri önemli... » 5 yıldız albümler hangileri? » Emoji sanatı... » Hi-Fi`cılar hangi albümleri öneriyor? » #Festivalleştiremediklerimizden misiniz? » Festvaldeeen festivale... » Bizim de bir caz diasporamız olsa... » Yeni bir para birimi olarak LiKE » Paraya kıyın bunları alın » Bu fotoğraf bir son olabilir mi? » Miles Davis dersi » Cep telefonları konserleri mahvediyor » PTT ilk caz albümünü özel pulla anamaz mı? » Cazda artık eskileri merak etmiyorum... » İtalyan caz tarihinde Mussolini ve Sinatra etkisi. » Çalışanlar için sanal tasma? » Türkiye`de kaç kişi caz dinliyor? » Bill Evans`ın bilinmeyen müzikleri... » Vokal caz poplaşırsa ne olur? » Bazı şeyler hiç değişmiyor... » Avrupalı cazcılar daha mı politik? » Cazda dinleyecek ne çok albüm, ne çok müzik var... » Reklamcılar caz müziğini nasıl algılıyor? » Grammy ödülleri bize ne anlatıyor? » Belediyelerin caz müziğiyle ilişkisi?
Bu içeriğe yapılan yorumlar
Bu içeriğe hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapabilirsiniz!
Reklam İçin Bize Yazın Bizi Arayın
0 216 385 4912
Cazkolik Shop Yeni
Albüm Bülten Üyeliği
Bizi Takip
Edin
Cazkolik.com • Türkiye’nin Caz Takvimi • Günün Albümü • Günün Parçası • Günün Müzisyeni • “Jazz”lı Gündem • Albüm Eleştirileri • Cazkolik Röportajları • Yerli Caz Albümleri Arşivi • Yerli Caz Müzisyenleri Arşivi Cazkolik Yazarları:
• Ali Haluk İmeryüz • Arto Peştemalcıgil • Ayşe Tütüncü • Beliz Hazan • Burak Sülünbaz • Cenk Akyol • Cenk Erdem • Deniz Türkoğlu • Emre Kartarı • Güç Başar Gülle • Güzin Yalın
 
• Levent Öget • Leyla Diana Gücük • Murat Ali Oral • Murat Beşer • Okan Aydın • Salim Zaimoğlu • Sami Kısaoğlu • Sevin Okyay • Tunçel Gülsoy • Turgay Yalçın • Zekeriya Şen
Radyo Cazkolik Servisleri: • Radyo Cazkolik Programları • Radyo Cazkolik Playlistleri • CazFM.com (Online stream radio)
Cazkolik.com bir Feridun Ertaşkan Rek. ve Tas. Hiz. Ltd. Şti. hizmetidir. | İletişim için: cazkolik@cazkolik.com | info@cazkolik.com | Tel: 0 216 385 4912

“Jazz, insan ruhunun zaferinin sembolüdür.” Archie Shepp