Cazkolik.com
Radyo Cazkolik İnternet üzerinde cazkoliklerin
buluştuğu bir caz radyosudur
CazFM.com canlı yayınını dinliyorsunuz.
 
Türkiye'nin Caz Takvimi

Alice Müzikali

Mekan: Zorlu PSM Turkcell Sahnesi
Tarihi: 21 Eylül.2019
Saat: 21:00
Web Adresi: http://www.biletix.com/etkinlik-g
Etkinlik Bilgisi : Lewis Carroll`un 174 dile çevrilen eşsiz eseri “Alice Harikalar Diyarında”, Serdar Biliş’in yönetmenliği, Beyhan Murphy’nin koreografisiyle çağdaş bir müzikal uyarlamayla sahneleniyor. Müzikalde Serenay Sarıkaya “Alice”, Ezgi Mola “Kraliçe”, Enis Arıkan “Tavşan”, Şükrü Özyıldız “Şapkacı”, İbrahim Selim “Kral”, Merve Dizdar ise “Kedi” rolü ile başrolleri paylaşacak. “Ben kimim?” Hangisi gerçek, hangisi sanal?
Kendini yaşadığı hayatın içerisine sıkışmış hisseden Alice, bir mobil uygulamanın çağrısına uyar ve beyaz tavşanı takip ederek sanal dünyanın içine dalar.  “Ben Kimim?” sorusuna cevap ararken kendini fantastik bir dünyada bulan Alice, hayal gücü zenginliğiyle bu yeni evrende kendi cesaretini sınayacak, korkularıyla, arzularıyla baş başa kalacaktır.  “Alice” müzikali, gerçek hayattaki iletişimin yalnızlaştırdığı günümüz sanal dünyasında savrulan bir genç kızın, büyüme hikayesidir. Oyuncular: Serenay Sarıkaya, Ezgi Mola, Enis Arıkan, Şükrü Özyıldız, İbrahim Selim, Merve Dizdar, Yönetmen: Serdar Biliş, Müzik: Tuluğ Tırpan, Koreograf: Beyhan Murphy, Metin: Aylin Alıveren, Murat Uyurkulak, Sahne Tasarım: Gamze Kuş, Kostüm Tasarım: Ayşegül Alev, Işık Tasarım: Cem Yılmazer, Multimedya Tasarım ve Prodüksiyon: Illusionist, "Duy Beni" ve "Kuzey Yıldızı" Şarkıları Söz ve Müzik: Nil Karaibrahimgil, Dansçılar: Ahmet Şahin, Burhan Yücel, Buse Öztekin, Ceyda Özcan, Ferhat Güneş, Kamola Rashıdova, Nil Batırbaygil, Ozan Akgün, Taner Güngör, Balca Kızılkaya, Celalettin Rumi Güngör, Cüneyt Üstün, Damla Ürk, Fethi Arda Ergül, Gültekin Karataş, Işıl Derya Bıçakçı, Kaan Doğruer, Mehtap Çınar, Oğuz Turgutgenç, Tuğçe Göncü, Cemal Acet, Ekin Tunceli, Gürdeniz Bursalı, İzel Durmuş.


Alice Müzikali

Mekan: Zorlu PSM Turkcell Sahnesi
Tarihi: 22 Eylül.2019
Saat: 21:00
Web Adresi: http://www.biletix.com/etkinlik-g
Etkinlik Bilgisi : Lewis Carroll`un 174 dile çevrilen eşsiz eseri “Alice Harikalar Diyarında”, Serdar Biliş’in yönetmenliği, Beyhan Murphy’nin koreografisiyle çağdaş bir müzikal uyarlamayla sahneleniyor. Müzikalde Serenay Sarıkaya “Alice”, Ezgi Mola “Kraliçe”, Enis Arıkan “Tavşan”, Şükrü Özyıldız “Şapkacı”, İbrahim Selim “Kral”, Merve Dizdar ise “Kedi” rolü ile başrolleri paylaşacak. “Ben kimim?” Hangisi gerçek, hangisi sanal?
Kendini yaşadığı hayatın içerisine sıkışmış hisseden Alice, bir mobil uygulamanın çağrısına uyar ve beyaz tavşanı takip ederek sanal dünyanın içine dalar.  “Ben Kimim?” sorusuna cevap ararken kendini fantastik bir dünyada bulan Alice, hayal gücü zenginliğiyle bu yeni evrende kendi cesaretini sınayacak, korkularıyla, arzularıyla baş başa kalacaktır.  “Alice” müzikali, gerçek hayattaki iletişimin yalnızlaştırdığı günümüz sanal dünyasında savrulan bir genç kızın, büyüme hikayesidir. Oyuncular: Serenay Sarıkaya, Ezgi Mola, Enis Arıkan, Şükrü Özyıldız, İbrahim Selim, Merve Dizdar, Yönetmen: Serdar Biliş, Müzik: Tuluğ Tırpan, Koreograf: Beyhan Murphy, Metin: Aylin Alıveren, Murat Uyurkulak, Sahne Tasarım: Gamze Kuş, Kostüm Tasarım: Ayşegül Alev, Işık Tasarım: Cem Yılmazer, Multimedya Tasarım ve Prodüksiyon: Illusionist, "Duy Beni" ve "Kuzey Yıldızı" Şarkıları Söz ve Müzik: Nil Karaibrahimgil, Dansçılar: Ahmet Şahin, Burhan Yücel, Buse Öztekin, Ceyda Özcan, Ferhat Güneş, Kamola Rashıdova, Nil Batırbaygil, Ozan Akgün, Taner Güngör, Balca Kızılkaya, Celalettin Rumi Güngör, Cüneyt Üstün, Damla Ürk, Fethi Arda Ergül, Gültekin Karataş, Işıl Derya Bıçakçı, Kaan Doğruer, Mehtap Çınar, Oğuz Turgutgenç, Tuğçe Göncü, Cemal Acet, Ekin Tunceli, Gürdeniz Bursalı, İzel Durmuş.


BACHçede Yaz Festivali

Sanatçı: Sigiswald Kuijken keman, Marie Kuijken klavsen
Mekan: Sabancı Müzesi Fıstıklı Teras, Emirgan, İstanbul
Tarihi: 22 Eylül.2019
Saat: 20:30
Etkinlik Bilgisi : J.S. Bach klavsen sonatları.
Kapılar saat 19:00`da açılıyor.
Konserler 20:30`da başlıyor.
Vale hizmeti ücretlidir.
Fiyat aralığı: 56 TL ile 168 TL arası.


 
PUL (HAFTALIK CAZ KÖŞESİ)

Cazda küratörlük?

Feridun Ertaşkan
Yayın Tarihi: 17 06 2019
Değişiklik Tarihi: 18 06 2019 11:26
Bu içerik toplam 830 defa okunmuştur.
Haftaya yapıştırılan caz pulları...

Caz festivali küratörü olarak Gilles Peterson

Seçme sanatı... [Caz festivalleri de küratörlüğe geçebilir mi?]

Günümüzün en havalı işlerinden biri orijinal adıyla -ki öyle söylemesi daha ‘cool’ oluyor- küratörlük. Küratörlük dediğimiz şey aslında seçme sanatıdır. Basit şekliyle böyle söylenebilir. Alt açılımlarında kesinlikle çok daha kapsamlı yetenekler, bilgi birikimi vs. olması lazım. Küratörlük kavramını biz daha çok görsel/kavramsal sanatlarla ilgili biliriz. Ama artık müzikte de var. Gilles Peterson bu işin de öncüsü oldu. Aslında, bu işi teknolojik anlamda Spotify gibi büyük dinleme portallarının karmaşık algoritmalarıyla zaten yaptığını söyleyebiliriz ama insanı çıkarınca işin gizemi ve yaratıcılığı ortadan kalkacağı için gelin öyle demeyelim. İnsan yeteneği ve seçme yetisi en önemlisi elbette. Gilles Peterson’ın İngiltere’de bu kapsamda bir festival gerçekleştireceği söyleniyor. Muhtemelen bu iş için bulanabilecek en iyi isimlerden. Bir diğeri de Don Was olabilir. Bugün, son yıllarda Avrupa’ya hava atan bir ‘İngiliz Cazı’ kavramından sözediliyorsa bu işin altında imzası olan adamdır. Kurduğu şirket Bronswood Records ve başka cin fikir işler beklentiyi şüphesiz ona doğru çeviriyor ve biz de bekliyoruz bakalım ne haberler gelecek. Eğer tutarsa hemen yaygınlaşır ama benim anladığım şekil şöyle, her yıl bir başka küratör, başka bir perspektif, sanırım doğrusu böyle olur, öbür türlüsü yine direktör olur. Son not şöyle olsun, caz festivalleri küratörlük kavramını geliştirir ve doğru uygularsa sanırım alışılageldik festivallerden çok daha renkli programlar izleriz ama tabii doğru soru kimler olacak bu küratörler?


26. İstanbul Caz Festivali`nde kaçırılmayacak 6 gece

Kaçırılmayacak 6 gece

Tek tek konser olarak değil gece olarak söyleyeceğim zira bazı geceler aynı yerde birden fazla konser olacak, o yüzden. Beykoz Kundura’da Rymden Trio/Love Trio/Barış Demirel gecesi. Bugge Wesseltoft’un European Jazz sularına girdiği yeni üçlüsü, davulcu Turgut Alp Bekoğlu’nun albümü ve yükselişine ara vermeyen Barış Demirel, elde var 1. Caz standartlarına usta işi dokunuşların lezzet ustası Bill Chaplap Trio yanında iki büyük ustayla, elde var 2. Geleneksel big bandlerin modern, yeni ve büyük, karmaşık orkestralara evrildiği dönemde Snarky Puppy groove’lu müzikleriyle dinleyiciyi hırpalarken bir başka büyük topluluk Shake Stew da aynı gece ayrı bir keşif olacak, elde var 3. Kamasi Washington festivalin lokomotif konseri, fazla söze gerek yok, orda olmalı, elde var 4. Bill Charlap’ın New York usülüne karşı Avrupa usülü Paolo Fresu/Lars Danielsson ikilisi, elde var 5 ve 35. yılını kutlayan efsanevi topluluk Mozaik’in konseri elde var 6.


"Kariyerimi eleştirmenlerin desteği olmadan yaptım"

Franco Zefirelli 96 yaşında öldü

Müziğin sinema/sahne sanatıyla ilişkisinde çok önemli isimlerdendi Franco Zeffirelli. Bir yüzyılı yaşamış muazzam bir kültürel birikim. Sanırım filmleri bizde çağdaşı diğer yönetmenler kadar tanınmadı. Başlıktaki laf cımbızlanmış değil, bizzat söylediği söz. Hatta, cümlenin sonunda ‘Tanrıya şükür’ de var. “Romeo Juliet”i tanımamış milyonlarca dönemin gencine filmleriyle dokunması ayrıca önemli. Tabii bu dokunma o zamandı, aradan kırk yıl iki nesil geçti, yeni Zeffirelli’ler lazım. Set tasarımları, abartılı kostümleri günümüz modern opera sahne tasarımlarına göre fazla barok sayılsa da Zeffirelli’nin başka bir yüzyılın insanı olduğu gerçek. Bir de, Maria Callas konusundaki zaafiyeti. Divalar üzerindeki etkisi bilinir. “Carmen” rolündeki Denyce Graves’in Carmen hakkında o güne kadar bildiği tüm fikirleri beş dakikada değiştiren, dolayısıyla, oyunun yönünü de değiştirebilen biriydi. Son notlar şöyle olsun; Evlilik dışı bir çocuk olarak dünyaya gelen Zeffirelli siyasi olarak kürtaja şiddetle karşı bir eşcinseldi, iki kez İtalyan parlamentosuna seçildi ve hayatının aşkı bir diğer büyük sinema yönetmeni Lucino Visconti idi. Öte yandan, 2. Dünya Savaşı sırası üniversite eğitimini yarıda kesip önce Mussolini sonra Nazilere karşı komünist partizanlar safında savaşmıştı.


Sıkıcı bir popüler caz figürü olarak Wynton Marsalis

Wynton Marsalis misyonunu abartmaya başladı

Amerikan müesses caz nizamının bir numaralı aktörü Wynton Marsalis giderek sıkıcı bir karaktere dönüşmeye başladı. Herkes gibi sahnede müziğini çalıp gitmek yerine nerdeyse her konser öncesi sahnede ders verir gibi vaazlar veriyor, kendince espriler patlatıyor, kaşlarını kaldıra kaldıra cazın ne olduğunu tarif edip duruyor falan filan. İyi ne var bunda diyebilirsiniz, bir kere, iki kere tamam da adam yıllardır böyle. Kendine bir misyonerlik görevi biçmiş, tamam, caz Amerika’da genç nüfusların ilgi duyduğu bir müzik artık değil, hem Lincoln Center gibi önemli bir kurumun başındaki biri ve en caz dünyasının en popüler isimlerinden biri olarak kendine biçtiği bu misyon dünyanın neresine giderse gitsin icracılığından, müzisyenliğinden önce gelmeye başladı, onu bunu yapmayın, doğru oturun, hoplayıp zıplamayın diyen okul müdürüne dönüştü. Mesela şu son cümlesi; “Tekrarlayan biçim temel ve sabittir. Üzerinde yaptığımız şey, bilinmeyen şeydir. Eylemdeki demokrasidir”. Bu gayet beylik bir caz cümlesidir, bunu okullarda söyle, derslerde söyle, çocuklara anlat ama konserlerde bu vaazların ne gereği var. Biri onu cazın genel müdürü olarak tayin etse de herkes rahatlasa.


Kaçırılmayacak bir fırsat

ECM`in 50 yılı

ECM firması dijital platformlara uzun süre direndi ama sonunda kabullenmek durumunda kaldı. Kaçınılmazdı. Şimdi bu muazzam arşive isteyen bir tıkla erişebiliyor. Ama, öte yandan, albüm formatını da ihmal etmiyor, hatta, tüm müzik firmaları arasında bu konuda en atak olan o denebilir. ECM firma olarak 50. yılını kutluyor. Muhtemelen zamanla kimi kutlama haberleri vs gelebilir. İlk önemli haber ise firmanın bu elli yıl zarfında yayınladığı albüm arasında mihenk taşı gibi gördüğü 50 albümü yeniden basması oldu. Malum albüm satın alma işi artık küçük bir koleksiyoner grubunun elinde ama dünya çapında diye düşünürseniz azımsanmayacak rakamlar çıkıyor ortaya. Şimdi, fırsat bu fırsat, herkes listeye bakıp eksiklerini tamamlasın. Kimler yok ki. Bu durum aynı zamanda 1969 yılından bugüne tüm dönemi yeniden hatırlamak/keşfetmek için harika bir fırsat. Listeye uzun uzun baktım, bilmediğim/unuttuğum ne çok albüm varmış. Gözüme ilk kestirdiğim Enrico Rava’nın ‘diskografimin en başarılı albümü’ dediği “East Living”’ oldu. Hakikaten güzelmiş. Bunca yıl bu albümü dinlememişim mesela…


New York`tan Paris`e

Bu yl bu tarzın en iyi kayıtlarından biri

Her işte olduğu gibi cazda da işini iyi yapan insanların yeri ayrı. Nicki Parrott da bu insanlardan. Şarkıcılığı kadar basçılığı da iyi, hatta basçılığı daha iyi. İyi bir eğitimci ve başka özellikler... Yeni albümü “From New York to Paris” Parrott’nun hayatında yer tutan iki şehre verdiği önemi albümün kalitesi fevkalâde tamamlıyor, tabii albüm için kurduğu ekip de öyle. Tenor saksofonda Harry Allen, akordiyonda Gil Goldstein, piyanoda John DiMartino ve davulda Alvin Atkinson bu iş olmuş dedirten bir topluluk. Bir eleştirmen albüm için ‘Nicki Parrott herkesin cazı sevmesini sağlayabilir’ demiş, kesinlikle katılıyorum. Vokalli caz dünyanın en geçerli tarzı. Repertuvarı iyi seç, kadronu iyi kur, icraların birinci sınıf olsun, samimi yorumlar, parçaların düzenlenmesinde yaratıcı tavırlar, sürpriz sololar, swingli ritmin altın kural olduğunu da unutmadan eklersek eğer bu albüm ister kendin için, ister sevdiğin birine iyi bir hediye etmek bakımından ki eğer plağını alırsanız 10 puan daha alırsınız, mükemmel bir seçim yapmış olursunuz. Kesin tavsiye. (İki dili karıştırarak söylemesi çok hoş olmasına rağmen ben sadece “If You Go Away”i biraz daha az sevdim ama piyano bölümü iyiydi).


Kesinlikle özel bir yetenek

Bence adını not alın

Geçen bir videoya denk geldim, genç bir piyanist ama nasıl çalıyor, nasıl güçlü bir teknik, nasıl hızlı anlatamam ve adını ilk defa duyuyorum; Dmitry Masleev. 31 yaşında bir Rus. Moskova Üniversitesinden 2011’de mezun olmuş. Birçok yarışmaya katılmış ama ilk ödülünü yeni kazanmış, prestijli bir ödül olan 15. Çaykovski Yarışmasının galibi olmuş. O yarışmada sergilediği final performansını izledim, inanılmazdı. YouTube’daki videonun altında yazılanlar doğruysa ikinci turda annesi ölmüş ama yarışmaya devam edecek gücü bulabilmiş kendinde ve sanırım hem kendi hem annesi için kazanmış bu ödülü. Finalde Çaykovski’nin Piyano ve Orkestra için 1 Numaralı Konçertosu seslendirilmiş, sonra da Prokofiev’in 3 Numaralı Piyano Konçertosu. Basında biraz karıştırdım, hem seyirci hem jüri hem de medyadan önemli destek almış, annesiyle ilgili bir durum olabilir ama bir cümle dikkatimi çekti; “Metafiziksel oranlardaki müzikalitesi salonu dönüştürdü. Alternatif bir realiteye girdiğimize dair bir his vardı”. Valla bana başka laf kalmadı.


Bırak rüzgar işini yapsın

Bir mini türbin enerji derdini çözüyor

Gün geçmiyor ki teknolojik faydalara dair yeni haber gelmesin. Deniz ve kara taşıtlarında akü şarj problemi her zaman başa bela olmuştur, çoğumuz şehirlerde yaşasak da uzun yolda, kırsal kesimde olanlar bunu daha iyi anlar. Sadece onlar değil, uzun yaz tatillerinde, uzun seyahatlerde enerji erişimi bazen cidden sorun olabiliyor. Buna kesintileri de katarsanız ihtiyaç fotoğrafı daha net anlaşılır. İngiliz Windward şirketi taşınabilir güneş panellerini şarj cihazı olarak kullanmada değerlendiriyor. Mesela resimdeki gibi şeyler. Tam da tarif etmeye çalıştığım gibi bir durumu anlatmıyor mu? Şirket son olarak cep telefonları dahil taşınabilir tüm elektronik cihazları şarj edebilecek bir mini türbin geliştirmiş. Bir kilo ağırlığındaki cihaz rüzgardan şarj elde ediyor ve fiyatı da TL’ye çevirince pahalı olsa da 99 pound fiyatıyla makul görünüyor. Bu bilgi çevresinde şu not da önemli, taşınabilir enerji pazarı bu başlık altında çok kapsamlı bir konu. Bu pazarın 2020 yılına kadar dünya genelinde tahmini 11 milyar dolar değerinde olacağı söyleniyor.


Bankamatikleri bir de böyle kullanmak var

Faydalı bankamatikler

Son sıralar duyduğum en güzel haberlerden biri tek kullanımlık plastiklerin kaldırılacağıydı. Hani akşam eve dışardan yemek söyleriz de yanında plastik çatal bıçak gelir, en başta onlar. Kuzey Avrupa ülkeleri bu konuda öncü, onları Kanada takip ediyor. 2020’ye kadar komple yasaklanacakmış. Darısı başımıza. Böyle toplumsal fayda ve farkındalık üreten bir diğer haber de ATM’lerden gelmiş. ATM’lere uğramadığımız gün var mı? Ben ulan bankalar ya oraları reklama boğarsa diye telaşlanırken Hollanda’dan akıllı bir fikir geldi. Uygulanmaya başlanmış. Hollanda ATM ekranlarını kullanarak kayıp çocuk duyurularını gösteren ilk ülke olmuş. Buna Amber Alerts deniyor ve Hollanda genelinde 300’den fazla bankamatikte başlamış. Uyumlu ATM’ler, iki türde uyarı yayınlıyormuş: Hollanda’ya özgü bir Vermist Kind Alert ve bir AMBER Alert. İkincisi daha ciddi: Bir çocuğun hayatının tehlikede olduğuna inanılıyorsa kullanılıyor. Uygulamaya adını veren Amber Alerts 1996 yılında 9 yaşındaki Amber Hagerman isimli çocuğun kaçırılıp öldürülmesi üzerine çıkmış. Uygulamanın diğer Avrupa ülkelerinde de yaygınlaşacağı söyleniyor.


Feridun Ertaşkan

Cazkolik.com / 17 Haziran 2019, Pazartesi

Paylaş

Konu veya sanatçıyla ilgili yayınlanmış benzer haberler

Feridun Ertaşkan Röportajı: Zorlu PSM Neue Step! Festivalde izleyeceğimiz Sylvain Chauveau ile konuştuk.
Feridun Ertaşkan Röportajı: Salon İKSV konseri öncesi Idris Ackamoor`dan çok şey öğrendik.
Yeni bir caz festivali
Bu bölümde yayınlanmış önceki yazılar
» Yeni bir caz festivali » Türk cazının amiral gemisi? » Tatil dönüşü sendromuna çare » Şeytanla değil tanrıyla anlaşan adam » Ölüme mahkum caz grubunun hikâyesi » Festivalin TOP 5`i... » Ressamla müzisyenin aşkı » Caza ne zarar veriyor? » Daha yaratıcı olmak istiyorsan bir duvar inşa et » Cazda küratörlük? » Black argo tarihi » Bir çırpıda bir sürü yeni albüm » Yaşamak yeterli değil, parçası olmalıyız » Üzgünken neden hüzünlü şarkılar dinleriz? » İnsan gerçekten akıllı mı? » Ekonomik krizde caz sponsorlukları ne durumda? » Seçim öncesi talebin tam sırası ama duyan? » Sanatta yanlış anlamalar » Sanat dünyasında hangi iktidar? » Kapitalist Blues? » İlkbahar ve yaz sıcak geçecek » Böyle sesler artık gelmiyor » Dünya nasıl değişir? » Sanal caz klübü mü? » Karşı-kültür ikonu » Caz James Bond`u tükürüğüyle boğabilir mi? » Müzikal soykırım? » Zamanda değil seste yolculuk? » Best of 2018? » Haftalık meraklar... » Yeni bir rakip mi geliyor? » Kültür Bakanlığı`na proje önerisi? » Böyle bir festival bizde de olmalı » Sahici müzikten yapay müziğe » Cazın kırmızı noktası » Müzikte dengelenme zamanı » Yeni yüzyılda caz nasıl olacak? » Caz dünyasında ürkütücü bir ölüm haberi » Kayıplarla dolu bir hafta oldu » Caz müzisyenlerinden tepki » Festival için konser önerileri » Sanat ne yana düşer usta? » Caz ve ticaret? » Cazda yeni bir dergi, yeni kitaplar... » Şu sololara bir kulak verin » Büyük bir sanatçıyı kaybettik » Cazın ve müziğin geleceğine dair sorular » Festival bitti önümüzdeki maçlara bakıcaz » Sahnedeki demokrasi » Deliye hergün caz! » Tatil PUL`ları... » Hollywood starlarının caz sevgisi? » Her festival bir yaz çiçeği » Hangi futbolcu iyi caz müzisyeni olurdu? » Türkiye`de askeri orkestralar ve caz » Caz basını en çok kimi seviyor? » Müzikal çöpler dijital yayıncılığa mı boşaltılıyor? » Caz: 1 - Siyaset: 0 » Müziğe yön verecek 9 yeni enstrüman » 1 numaralı caz festivalinin başına kim geliyor? » Caz insanı şaşırtır » Bir halkın müziği caz » Kerem Görsev bu kez niye farklı? » Klasik müzikle cazın farkı? » CRR Caz Şubatı`nda ne oldu? » Cazda idealizm nedir? » Bebop`ın yanında bol acılı chili yemeği nasıl gider? » Bir yıl daha biterken... » Cazda derin dalga » Sonny Rollins saksofonunu emekli etti » Cazda Fransız erotizmi » Törkiş saykodelik patlaması » Müzisyen sağlığı önemli » Best of`lar dönemine girdik » Vampirler, zombiler... Bu hafta böyle! » Devir açan ilk albümler » Vize krizi cazı da vurdu » Yemek yazarı & caz yazarı? » Saksofonu bulan bir müslüman mı? » İğrenç bir müzik olarak caz :) » Mürekkepte caz mavisi... » Cazın kayıp ruhları... » Yeni sezon başlıyor... » Bir sanat dalı olarak caz » Kan, ter ve şarkı söylemek » Uzun menzilli akustik aygıt » Bergama`da harikulade bir caz girişimi » Caz biyografileri önemli... » 5 yıldız albümler hangileri? » Emoji sanatı... » Hi-Fi`cılar hangi albümleri öneriyor? » #Festivalleştiremediklerimizden misiniz? » Festvaldeeen festivale... » Bizim de bir caz diasporamız olsa... » Yeni bir para birimi olarak LiKE » Paraya kıyın bunları alın » Bu fotoğraf bir son olabilir mi? » Miles Davis dersi » Cep telefonları konserleri mahvediyor » PTT ilk caz albümünü özel pulla anamaz mı? » Cazda artık eskileri merak etmiyorum... » İtalyan caz tarihinde Mussolini ve Sinatra etkisi. » Çalışanlar için sanal tasma? » Türkiye`de kaç kişi caz dinliyor? » Bill Evans`ın bilinmeyen müzikleri... » Vokal caz poplaşırsa ne olur? » Bazı şeyler hiç değişmiyor... » Avrupalı cazcılar daha mı politik? » Cazda dinleyecek ne çok albüm, ne çok müzik var... » Reklamcılar caz müziğini nasıl algılıyor? » Grammy ödülleri bize ne anlatıyor? » Belediyelerin caz müziğiyle ilişkisi?
Bu içeriğe yapılan yorumlar
Bu içeriğe hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapabilirsiniz!
Reklam İçin Bize Yazın Bizi Arayın
0 216 385 4912
Cazkolik Shop Yeni
Albüm Bülten Üyeliği
Bizi Takip
Edin
Cazkolik.com • Türkiye’nin Caz Takvimi • Günün Albümü • Günün Parçası • Günün Müzisyeni • “Jazz”lı Gündem • Albüm Eleştirileri • Cazkolik Röportajları • Yerli Caz Albümleri Arşivi • Yerli Caz Müzisyenleri Arşivi Cazkolik Yazarları:
• Ali Haluk İmeryüz • Arto Peştemalcıgil • Ayşe Tütüncü • Beliz Hazan • Burak Sülünbaz • Cenk Akyol • Cenk Erdem • Deniz Türkoğlu • Emre Kartarı • Güç Başar Gülle • Güzin Yalın
 
• Levent Öget • Leyla Diana Gücük • Murat Ali Oral • Murat Beşer • Okan Aydın • Salim Zaimoğlu • Sami Kısaoğlu • Sevin Okyay • Tunçel Gülsoy • Turgay Yalçın • Zekeriya Şen
Radyo Cazkolik Servisleri: • Radyo Cazkolik Programları • Radyo Cazkolik Playlistleri • CazFM.com (Online stream radio)
Cazkolik.com bir Feridun Ertaşkan Rek. ve Tas. Hiz. Ltd. Şti. hizmetidir. | İletişim için: cazkolik@cazkolik.com | info@cazkolik.com | Tel: 0 216 385 4912

“Jazz, insan ruhunun zaferinin sembolüdür.” Archie Shepp