Cazkolik.com
Radyo Cazkolik İnternet üzerinde cazkoliklerin
buluştuğu bir caz radyosudur
CazFM.com canlı yayınını dinliyorsunuz.
 
Türkiye'nin Caz Takvimi

Ülkem Özsezen Synesthesia Quartet

Sanatçı: Ülkem Özsezen (p), Bora Çeliker (g), Alper Yılmaz (b), Berke Özgümüş (d)
Mekan: The Badau, Akasya (Rez: 0 532 306 4334)
Tarihi: 22 Kasım.2019
Saat: 21:30
Web Adresi: https://www.facebook.com/events/1
Etkinlik Bilgisi : Piyanist Ülkem Özsezen, gitarist Bora Çeliker, elektrik basçı Selçuk Karaman (SelKa) ve davulcu Ferit Odman ile The Badau`da bir araya geliyor. Müzisyen bir aileden gelen piyanist/besteci Ülkem Özsezen ünlü caz okulu Berklee College of Music?den 2001 yılında mezun oldu. Aynı zamanda caz eğitimcisi ve prodüktör olan müzisyenin tümüyle kendi bestelerinden oluşan Ghost`s Note ve Milliday isimli iki albümü bulunuyor. Synesthesia, Ülkem Özsezen`e ait besteler ve caz standartlarından oluşan bir repertuar sunuyor.


Subway Jazz Station

Sanatçı: Vokal: Bestem Yuvarlak, Saksafon: Serhat Talay, Gitar: Cem Çatık, Kontrbas: Kadir Akyol
Mekan: Yeldeğirmeni Sanat, Rasimpaşa Mah. İskele Sok. No: 43/1, Yeldeğirmeni, Kadıköy (Tel: 0 216 337 0058)
Tarihi: 22 Kasım.2019
Saat: 20:30
Web Adresi: http://yelsanat.kadikoy.bel.tr/
Etkinlik Bilgisi : Subway Jazz Station; 2011 yılında gitar, vokal, saksafondan oluşan caz trio ile metro istasyonlarında üç yıl çalarak grubun temellerini attı. İsmini buradan alan grup 2013 yılında gruba bas ve davulun eklenmesiyle quintet ve quartet alternatifleriyle aktif olarak birçok konser, festival ve özel etkinliklerde sahne almaktadır. Repertuarlarında ballad, swing, gypsy, bossa nova, latin ve blues standartlarından oluşan eserleri kendi yorumlarıyla dinleyiciye ulaştırmayı hedefliyorlar. Bilet Fiyatları: Tam 30 TL, Öğrenci ve İndirimli 15 TL.


İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası Konseri

Sanatçı: Şef: Can Okan, Solist: Can Okan (Piyano)
Mekan: Cemal Reşit Rey Konser Salonu
Tarihi: 22 Kasım.2019
Saat: 20:00
Etkinlik Bilgisi : Program:
Mozart Figaronun Düğünü Uvertürü
Mozart Piyano Konçertosu No: 12
Strauss Kibarlık Budalası Süiti Op. 60 


Kasım Ayında Caz Müziğinin Tüm Renkleri Cloud 34?te Buluşuyor

Mekan: Cloud 34, Hilton İstanbul Bomonti
Tarihi: 22 Kasım.2019
Saat:
Etkinlik Bilgisi : İstanbul’un en büyük oteli Hilton İstanbul Bomonti’de yer alan şehrin popüler mekanı Cloud 34, Kasım ayında düzenleyeceği Colors of Music geceleriyle caz müziğinin en güzel örneklerini misafirlerinin beğenisine sunacak. Eşsiz İstanbul manzarasıyla, 34. kattan İstanbul’u selamlayan mekan, Kasım ayı itibariyle her Cuma ve Cumartesi gecesi farklı ülkelerden ve tarzlardan esintiler içeren konsept geceleriyle misafirlerine adeta bulutların üzerinde bir müzik ziyafeti yaşatacak. “Abbey Lincoln gecesi”, “Latin Amerika Bossa Nova müzikleri”, “Film müzikleri gecesi”, “Bir Parizyen gecesi”, “An evening in song” ve “Other Standarts” gibi farklı müzik konseptlerinden oluşan “Colors of Music” gecelerinde, Emin Fındıkoğlu & Melisa Kral, Deniz Taşar, Cansu Nihal Akarsu & Cem Kaprol, Burcu Hancı, Dolunay Obruk, Gizem Dinç, Seran Bilgi ve Asena Akan gibi caz müziğinin ünlü isimleri sahne alacak.


Küçük bir Kontrbas Festivali: Fora ve Poyraz Baltacıgil

Mekan: Şerefiye Sarnıcı, Binbirdirek, Piyer Loti Cad. No:25, Fatih, İstanbul, Tel: 0 21) 568 6080
Tarihi: 22 Kasım.2019
Saat: 20:30
Etkinlik Bilgisi : Üç konserden oluşan bir mini kontrbas merkezli müzik festivalinin ilk konseri Fora ve Poyraz Baltacıgil konserinden oluşuyor.


Uluslararası Antalya Piyano Festivali: İdil Biret ve Antalya Devlet Senfoni Orkestrası Konseri

Mekan: Antalya Kültür Merkezi
Tarihi: 22 Kasım.2019
Saat: 20:30
Etkinlik Bilgisi : 2000 yılından bu yana Antalya`nın uluslararası "Sanat Şehri" kimliğine katkıda bulunan, Avrupa Festivaller Birliği (EFA) üyesi Uluslararası Antalya Piyano Festivali bu yıl 16 Kasım-30 Kasım tarihleri arasında yapılacak. Bu yıl 20ncisi gerçekleşecek olan festivalde yerli ve yabancı sanatçılar Antalyalı müzikseverlerle buluşacak. Antalyalı müzikseverler 22 Kasım‘da klasik piyanonun ünlü virtüözü İdil Biret’i dinleyecek.


 
PUL (HAFTALIK CAZ KÖŞESİ)

Şeytanla değil tanrıyla anlaşan adam

Feridun Ertaşkan
Yayın Tarihi: 05 08 2019
Değişiklik Tarihi: 05 08 2019 11:35
Bu içerik toplam 1143 defa okunmuştur.
Blue Note 80 yaşında.

Festivalde açıklananlar bunlar bir de açıklanacaklar var.

Akbank Caz Festivali`nden gövde gösterisi

Sonbaharda caz alevi diye başlık atsam sıradan olur ama başka nasıl tanımlamalı... Ekimde 29. Akbank Caz Festivali cazseveri sarsacak bir kısım ismi açıkladı. Festival son yıllarda isimleri yaz başından itibaren parça parça duyurarak heyecanlandırıyor. Bu yıl da öyle yaptılar. İki grupta açıklanan isimleri topluca yazmakta fayda var; Bu yılın ve hatta son yılların sadece Akbank Caz Festivallerinde değil tüm festivaller kapsamında şehri ziyaret eden en önemli caz grubu şüphesiz Art Ensemble of Chicago olacak. Orijinal gruptan sadece iki kişi hayatta ama onlar bundan çok daha fazlası. Son dönem aynı eksende genç isimlerle hayli kalabalık bir kadroya dönüşen ve konser/albüm yayınlayan topluluk caz tarihinin gerçek ikonu. İkinci konser Mats Eilertsen Trio. Bu yıl iki albümü çıktı, “And Then Come The Night” ve yakınlarda “Reveries and Revelations”. Üçüncü konser saksofoncu James Carter’ın organ triosu. Son dönem böyle bir çalışma yürütüyor kırk yaş grubunun bu seçkin sanatçısı. Dördüncü konser Jakob Bro’nun Joey Baron ve Thomas Morgan ile vereceği konser. Vee yeniden Charles Lloyd. Jason Moran ve Eric Harland ile enfes işler yaptılar ama bu yeni bir üçlü. Gerald Clayton ve Marvin Sewell ile de heyecan verici olacağı şüphesiz. Bugge Wesseltoft’u son üçlüsüyle temmuzda izledik ama bu kez Türk dinleyicisine özel Erkan Oğur ile sahnede olacak. Heyecan verici son bir isim daha var, Louis Sclavis festivale epey farklı bir projeyle geliyor. Şimdi yerim bitti ama bu konserleri ve sanatçıları zaten ayrıntılı yazacağımız için şimdilik burada noktalayalım.


Blue Note 80 yaşında

Şirketin iki kurucusu Lion ve Wollf.

Caz tarihinde müzisyenler ayrıcalıklı olsa da görkemli geçmişi oluşturan tüm unsurlarıyla tarih bir bütündür. Bu bütünün çok önemli bir parçası olan Blue Note müzik şirketi 80. yılını kutluyor. Amerikan caz basını ve büyük basın kült şirkete dair haberleri artırdı. Caz tarihinde ‘Blue Note tarzı’ diye bir tarz var malum ve bu tarzı yaratan isimlerin bir bölümü halen hayatta. Geçen hafta NY Times’da Giovanni Russonello imzasıyla şirketin 80. yılı kutlanırken bir soru soruldu; ‘Cazın geçmişinin sembolü geleceği şekillendirmeye yardımcı olabilir mi?’. Kritik bir soru. Blue Note şirketi artık iki efsanevi kurucusnun şirketi değil, uzun zamandır büyük bir şirketler topluluğunun parçası. Bu şirket bir dönem Blue Note’u gözden çıkarmıştı. Şirketin tarihine damga vuran Don Was gibi isimler şirketin hem kapanmamasını hem yeniden öne çıkmasını sağladı. Halbuki Was tipik bir ‘jazzman’ bile değildi. Blue Note’un kurulduğu dönem Amerikan müzik sektöründe büyük prodüktörler döneminin başladığı yıllardı. Alfred Lion ve Francis Wollf Boogie-woogie piyanisti Meade Lux Lewis ve Albert Ammons kaydıyla başladığı yolculuk caz tarihini şekillendirirken diğer prodüktörlerin katılımıyla yüzyıl eşiğine dayandı.


Tarihe eşlik eden albümler

Caz tarihi Blue Note`dan sorulur.

Blue Note konusuna devam. NY Times firmanın tarihine damga vuran albümlerin bir kısmını seçmiş. Hepsi köşetaşı albümler hiç şüphe yok. 1939 tarihli ilk albümle başlayan yolculuk Bud Powell’ın 1952 “The Amazing Bud Powell”, Monk’un 1956 albümü, Coltrane’in 1958 “Blue Train”, 1959 yılının Art Blakey Jazz Messengers albümü ki içinde ‘Moanin’ olan albümdür, Wayne Shorter 1965 ile yine aynı yıl Hancock’ın “Maiden Voyage”ı. Bir yıl sonra Cecil Taylor’ın “Unit Structures” albümü. 1973 yılından Bobbi Humphery’in “Blacks and Blues” albümü, liste oradan zıplıyor ta 1986 yılı Bobby McFerrin “The Voice”a oradan yakınlarda genç yaşta ölen piyanist Geri Allen’ın 1992 albümü “Maroons”a, 1999 yılından klavye genius James Hurt’ün “Dark Grooves Mystical Rhythms” albümüne ve tabii Norah Jones’u ünlü yapan 2002 albümüne, Jason Moran’ın 2010 tarihli “Ten” albümüne derken geçen sene Ambrose Akinmusire’in “Origami Harvest”ine ki bu albüm daha çok yazılıp çizilmeyi hakediyor aslında. Herkes kendi Blue Note listesini yapabilir elbet, benim listem başka olurdu ama önemli değil.


Bugün var mı böyle iki güzel adam?

Meade "Lux" Lewis ve Albert Ammons.

Blue Note’un 80. yaş kutlamasında konu konuyu açtı. Bu mevzuların meraklısı azdır ama kendi aramızda konuşuyoruz şurda. Yukarda, Blue Note ilk kaydını Meade “Lux” Lewis ve Albert Ammons yaptı demiştik ya, aklıma bu iki müzisyen geldi. Şu anda Albert Ammons dinlerken yazıyorum (ki Ammons’ın ‘tenor giant’ oğlu Gene Ammons babasından ünlüdür bilirsiniz). Her ikisi de artık tarihin derinlerinde kalmış görünse de etkileri çoktur. Bu iki yetenekli adam 1920’lerde Şikago “Silver Taxicab” şirketinin şoförüydü. Yeteneklerini nasıl geliştirdiler biliyor musunuz? İş yokken taksi şirketindeki duvar piyanosunda çalarak (ama eğlenerek). Bazen ikili dört el öyle harika şeyler yapıyorlarmış ki taksi durağı dinleyici dolar taksiler gecikirmiş. O günler onları öyle çalarken düşünebiliyor musunuz, keşke görme imkanı olsaydı. İşte halka açık konser daha ne olsun! Akşam da tabi klüplerde klavye kırmaya kadar varıyordu işler. Swing orkestralar Boogie-Woogie müziğini ehlileştirip dans edilir beyaz hale getirince bu müzik kaybolmadı, 1940’lara kadar devam etti. Son not; Baba-oğul Ammons’ların kaderi de benzer. Baba Ammons 1949 yılında 42 yaşında ölürken oğul Ammons 1974 yılında 49 yaşında babasını takip etti.


Alışılmadık bir avangart

Mikrotonal müziğin babası; Ben Johnston

Müzikte mikrotonalite diye bir kavram var, bilen bilir. Bu tarz müziğin bizdeki temsilcisi gitarist Tolgan Çoğulu’dur (ki Radyo Cazkolik’te Tunçel Gülsoy ve vaktiyle sevgili Cenk Erdoğan bu önemli sanatçıyla radyo programları yapmıştı, halen yayındadır). Ama konumuz Tolgan Çoğulu değil. Anlatıyım. Mikrotonal müzik kısaca bir oktavın alışılageldiği şekilde 12 perdeye bölünmesi yerine düzinelerce perdeye bölünmesi olarak tarif edilebilir (hatta, Tolgahan bu tarz müzik için özel yapım gitarıyla bilinir). Ama, bu müziğin yaşayan en önemli bestecisi Ben Johnston isimli bir sanatçıydı ki resimde gördüğünüz Johnston geçen hafta 93 yaşında öldü. Bu müzik avangart olarak nitelenebilir ama Johnson’ın müziği çoğu müziksevere öyle melodik ve saydam gelir ki çoğu dinleyici ona avangart yerine neo-romantik filan der. Johnston çokyönlü bir besteciydi. Cazla ilgili olan besteleri yanında oda müziği ve bale gibi sahne gösterileri için de müzikler yazardı. Bildiğim son çalışması yaylı dörtlüsü için yazılmıştı ve Kepler Quartet seslendirmişti.

Var biraz da sen oyalan...

Blues gitarıyla caz/rock saksofonu kapışırsa...

Yunus Emre’nin insanı ‘lan ben ne yapıyorum’ diye hafiften titreten özlü sözü. Hani diyeceğim o ki, müzikte öyle uzun uzun anlamlar aramayıp amaan iyi vakit geçireyim ama iyisi de olsun diyorsanız blues gitaristi Robben Ford ve caz saksofoncusu Bill Evans yanlarında Keith Carlock ve James Genius gibi iki ritm ustasını alarak kaydettikleri “The Sun Room” albümüne kulak verin derim. Robben Ford blues gitaristi olarak bilinir ama her dalda pena sallamıştır, Evans o kadar değil caz/caz rock vs. İkisinin buluşması iyi olmuş. Tonları uymuş derler ya, aynen öyle. Albüm konser albümü olsun diye kaydedilmiş bir çalışma kokuyor Şöyle baktım zaten uzun mu uzun bir turne planlamışlar. Tabi Japonya turnenin uzun ayağı. Buraya gelirler mi bilmiyorum. Olabilir. Albümdeki her müzisyen tecrübeli ve kaçın kurası adamlar. Çalıştıkları isimleri yazmaya sayfalar yetmez ama birlikte mutlu oldukları kesin. Birbirlerine ‘well done guys, let’s do it again!’ mesajları gönderip duruyorlar. Diyeceğim o ki, elde birayla salına salına müzik dinlemek için ustalardan garanti müzikler bunlar. Gelirler mi bilmem ama albümü dinleyerek işe başlayabilirsiniz.


Şeytanla değil tanrıyla anlaşan adam

Coltrane`in sırları...

Alice kocası John’un üst kattaki odasından iki haftadır çıkmadığını söylüyordu. Sadece yemek için çıkan, az konuşan ve hemen odasına dönen bir adam. Evin babası. Yaklaşık iki hafta, belki daha uzun süre o odada tek başına kimseyle konuşmadan geçen zamanın ardından yeniden ev halkının arasına karışınca karısına ‘her şeyi düşündüm, stüdyoda kimin ne yapacağını tek tek hesapladım. Tüm notalar yazıldı’ diyen yepyeni bir başka adam; John Coltrane. Karısı böyle anlatıyordu. Tamı tamına böyle mi oldu bilmiyorum. Böyle bir süreç olduğu muhakkak. Kimileri o dönemi zihnî/duygusal bir dalgalanma diye anlatır, kimi de giderek bozulan bir ruhsal durum tasviri yapar. Ben daha ileri giderek Coltrane’in tanrıyla bir anlaşma yaptığını söylüyorum. Gidişat bunu gösteriyor. Faust’taki gibi şeytanla değil bu kez. Dinler üstü bir inanışı vardı Coltrane’in. Kendince bir ifade biçimi. Öfkesi kükreyen türde değildi, daha derinden ve güçlüydü. Mistik diyerek yuvarlayacak şekilde işin içinden çıkılan değil doğrudan kendine özgü bir tasavvufî inanıştı bu. Tanrıyla bir anlaşmaydı.


Klas adamdı Işıtan Abi

Işıtan Gündüz

İki hafta önce sevgili Parkan Özturan’ı anmak için üniversite ve Cağaloğlu çevresinde beraber geçen günlerimizi anarken bu hafta Işıtan Abi’nin ölümü haberi geldi. Bir aydan fazladır onun da rahatsız olduğunu duymuştum, hastanedeydi. Yine seksenlere dönüyorum. Fakülteden mezun olup gazetedeki işimden de ayrılınca -zaten doğru düzgün para verdikleri yoktu- bir süre Cağaloğlu’nda bir reklam ajansında çalıştım (Cağaloğlu o yıllarda hâlâ gazete ve yayıncılığın hatta reklamcılığın merkeziydi). Patronum, nûr içinde yatsın harika bir insandı. Buraları geçelim. İşte, tam o sıra tanıdım Işıtan abiyi. Yayıncıydı. Neşeli ve eğlenceli, renkli ve entelektüeldi. Eskilerin rind dediklerinden. Öfkeli bir solcu hiç değildi. Kadıköy Maarif mezunu bir Moda’lıydı. Bana sanki hep aileden varlıklı da sevdiği için yayıncılığa girmiş gibi gelirdi, gençlik işte, oysa durum hiç de öyle değildi. Yaş olarak benden epey büyüktü ama sohbette fark kalmazdı. Müzik üzerine konuştuğumuzu hayal meyâl hatırlıyorum, keşke ne konuştuğumuzu da hatırlasam.


Feridun Ertaşkan

Cazkolik.com / 05 Ağustos 2019, Pazartesi

Paylaş

Konu veya sanatçıyla ilgili yayınlanmış benzer haberler

Işıl Çalışkan Röportajı: Kerem Görsev yeni albümüyle mükemmel denge arayışında.
Savaşma, caz yap!
Yeni albümler arası gezinti
Bu bölümde yayınlanmış önceki yazılar
» Cazın kayıp halkası » Savaşma, caz yap! » Yeni albümler arası gezinti » Cazla şarabın ortak noktası » Proje nedir? » Bu hafta bütün PUL`lar festivallik » Yeni bir caz festivali » Türk cazının amiral gemisi? » Tatil dönüşü sendromuna çare » Şeytanla değil tanrıyla anlaşan adam » Ölüme mahkum caz grubunun hikâyesi » Festivalin TOP 5`i... » Ressamla müzisyenin aşkı » Caza ne zarar veriyor? » Daha yaratıcı olmak istiyorsan bir duvar inşa et » Cazda küratörlük? » Black argo tarihi » Bir çırpıda bir sürü yeni albüm » Yaşamak yeterli değil, parçası olmalıyız » Üzgünken neden hüzünlü şarkılar dinleriz? » İnsan gerçekten akıllı mı? » Ekonomik krizde caz sponsorlukları ne durumda? » Seçim öncesi talebin tam sırası ama duyan? » Sanatta yanlış anlamalar » Sanat dünyasında hangi iktidar? » Kapitalist Blues? » İlkbahar ve yaz sıcak geçecek » Böyle sesler artık gelmiyor » Dünya nasıl değişir? » Sanal caz klübü mü? » Karşı-kültür ikonu » Caz James Bond`u tükürüğüyle boğabilir mi? » Müzikal soykırım? » Zamanda değil seste yolculuk? » Best of 2018? » Haftalık meraklar... » Yeni bir rakip mi geliyor? » Kültür Bakanlığı`na proje önerisi? » Böyle bir festival bizde de olmalı » Sahici müzikten yapay müziğe » Cazın kırmızı noktası » Müzikte dengelenme zamanı » Yeni yüzyılda caz nasıl olacak? » Caz dünyasında ürkütücü bir ölüm haberi » Kayıplarla dolu bir hafta oldu » Caz müzisyenlerinden tepki » Festival için konser önerileri » Sanat ne yana düşer usta? » Caz ve ticaret? » Cazda yeni bir dergi, yeni kitaplar... » Şu sololara bir kulak verin » Büyük bir sanatçıyı kaybettik » Cazın ve müziğin geleceğine dair sorular » Festival bitti önümüzdeki maçlara bakıcaz » Sahnedeki demokrasi » Deliye hergün caz! » Tatil PUL`ları... » Hollywood starlarının caz sevgisi? » Her festival bir yaz çiçeği » Hangi futbolcu iyi caz müzisyeni olurdu? » Türkiye`de askeri orkestralar ve caz » Caz basını en çok kimi seviyor? » Müzikal çöpler dijital yayıncılığa mı boşaltılıyor? » Caz: 1 - Siyaset: 0 » Müziğe yön verecek 9 yeni enstrüman » 1 numaralı caz festivalinin başına kim geliyor? » Caz insanı şaşırtır » Bir halkın müziği caz » Kerem Görsev bu kez niye farklı? » Klasik müzikle cazın farkı? » CRR Caz Şubatı`nda ne oldu? » Cazda idealizm nedir? » Bebop`ın yanında bol acılı chili yemeği nasıl gider? » Bir yıl daha biterken... » Cazda derin dalga » Sonny Rollins saksofonunu emekli etti » Cazda Fransız erotizmi » Törkiş saykodelik patlaması » Müzisyen sağlığı önemli » Best of`lar dönemine girdik » Vampirler, zombiler... Bu hafta böyle! » Devir açan ilk albümler » Vize krizi cazı da vurdu » Yemek yazarı & caz yazarı? » Saksofonu bulan bir müslüman mı? » İğrenç bir müzik olarak caz :) » Mürekkepte caz mavisi... » Cazın kayıp ruhları... » Yeni sezon başlıyor... » Bir sanat dalı olarak caz » Kan, ter ve şarkı söylemek » Uzun menzilli akustik aygıt » Bergama`da harikulade bir caz girişimi » Caz biyografileri önemli... » 5 yıldız albümler hangileri? » Emoji sanatı... » Hi-Fi`cılar hangi albümleri öneriyor? » #Festivalleştiremediklerimizden misiniz? » Festvaldeeen festivale... » Bizim de bir caz diasporamız olsa... » Yeni bir para birimi olarak LiKE » Paraya kıyın bunları alın » Bu fotoğraf bir son olabilir mi? » Miles Davis dersi » Cep telefonları konserleri mahvediyor » PTT ilk caz albümünü özel pulla anamaz mı? » Cazda artık eskileri merak etmiyorum... » İtalyan caz tarihinde Mussolini ve Sinatra etkisi. » Çalışanlar için sanal tasma? » Türkiye`de kaç kişi caz dinliyor? » Bill Evans`ın bilinmeyen müzikleri... » Vokal caz poplaşırsa ne olur? » Bazı şeyler hiç değişmiyor... » Avrupalı cazcılar daha mı politik? » Cazda dinleyecek ne çok albüm, ne çok müzik var... » Reklamcılar caz müziğini nasıl algılıyor? » Grammy ödülleri bize ne anlatıyor? » Belediyelerin caz müziğiyle ilişkisi?
Bu içeriğe yapılan yorumlar
Bu içeriğe hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapabilirsiniz!
Reklam İçin Bize Yazın Bizi Arayın
0 216 385 4912
Cazkolik Shop Yeni
Albüm Bülten Üyeliği
Bizi Takip
Edin
Cazkolik.com • Türkiye’nin Caz Takvimi • Günün Albümü • Günün Parçası • Günün Müzisyeni • “Jazz”lı Gündem • Albüm Eleştirileri • Cazkolik Röportajları • Yerli Caz Albümleri Arşivi • Yerli Caz Müzisyenleri Arşivi Cazkolik Yazarları:
• Ali Haluk İmeryüz • Arto Peştemalcıgil • Ayşe Tütüncü • Beliz Hazan • Burak Sülünbaz • Cenk Akyol • Cenk Erdem • Deniz Türkoğlu • Emre Kartarı • Güç Başar Gülle • Güzin Yalın
 
• Levent Öget • Leyla Diana Gücük • Murat Ali Oral • Murat Beşer • Okan Aydın • Salim Zaimoğlu • Sami Kısaoğlu • Sevin Okyay • Tunçel Gülsoy • Turgay Yalçın • Zekeriya Şen
Radyo Cazkolik Servisleri: • Radyo Cazkolik Programları • Radyo Cazkolik Playlistleri • CazFM.com (Online stream radio)
Cazkolik.com bir Feridun Ertaşkan Rek. ve Tas. Hiz. Ltd. Şti. hizmetidir. | İletişim için: cazkolik@cazkolik.com | info@cazkolik.com | Tel: 0 216 385 4912

“Jazz, insan ruhunun zaferinin sembolüdür.” Archie Shepp